Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Çocuklarda Deprem Korkusu: Afet Sonrası Çocuklara Nasıl Destek Olunur?

Çocuklarda deprem korkusu nasıl anlaşılır ve azaltılır? Afet sonrası çocukların tepkilerini, yaşa göre konuşma önerilerini ve destek yollarını öğrenin.

Türkiye bir deprem ülkesi. 6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli depremler, milyonlarca insanın hayatını doğrudan ya da dolaylı olarak etkiledi. Depremi bizzat yaşayan, yakınını kaybeden, evinden ve şehrinden ayrılmak zorunda kalan çocukların yanı sıra, olayları televizyon ve sosyal medya üzerinden izleyen pek çok çocuk da yoğun korku ve kaygı yaşadı. Bugün hâlâ her küçük sarsıntıda ya da deprem haberlerinde endişelenen çocuklar ve ebeveynler var. Çocuklarda deprem korkusu, yaşanan bir afetin ardından ya da afet riskinin sık konuşulduğu bir ortamda oldukça anlaşılır bir tepkidir. Bu yazıda afet sonrası çocuklarda görülebilecek tepkileri, çocuğunuzla deprem hakkında yaşına uygun biçimde nasıl konuşabileceğinizi, evde uygulayabileceğiniz somut adımları ve profesyonel destek gerektiren durumları ele alıyoruz.

Çocuklarda Deprem Korkusu Neden Olur?

Korku, insanı tehlikeye karşı koruyan doğal bir duygudur. Deprem gibi öngörülemeyen, kontrol edilemeyen ve hayatı tehdit eden bir olay, çocuğun en temel ihtiyacı olan güvenlik duygusunu doğrudan sarsar. Çocuk, "Evim beni korur, annem babam her zaman yanımda olur" inancının bir anda yıkılabileceğini deneyimler ya da duyar.

Deprem korkusunun ortaya çıkmasında birkaç etken rol oynar:

  • Doğrudan deneyim: Depremi yaşamak, enkaz altında kalmak, yaralanmak ya da yaralanan birini görmek
  • Kayıp: Ebeveynin, kardeşin, akrabanın, arkadaşın ya da öğretmenin kaybı
  • Yerinden edilme: Evden, okuldan, mahalleden ve arkadaşlardan ayrılmak; çadır, konteyner ya da akraba evinde yaşamak
  • Medya maruziyeti: Yıkım görüntülerini, kurtarma çalışmalarını ve acı haberleri tekrar tekrar izlemek
  • Yetişkinlerin kaygısı: Evdeki yetişkinlerin sürekli deprem konuşması, panik içinde olması ya da beklenen büyük deprem hakkındaki tartışmalar
  • Artçı sarsıntılar: Her yeni sarsıntının yaşanan korkuyu yeniden canlandırması

Depremi uzaktan izleyen çocukların da yoğun korku yaşayabileceğini unutmamak gerekir. İstanbul gibi büyük deprem riskinin sık konuşulduğu şehirlerde, çocuklar yetişkin sohbetlerinden yarım yamalak bilgiler edinerek kaygılanabilir.

Afet Sonrası Çocuklarda Görülen Tepkiler

Afet sonrasında çocukların gösterdiği tepkilerin büyük kısmı, olağanüstü bir olaya verilen olağan tepkilerdir. Bu tepkiler çoğu zaman zamanla ve güvenli bir ortamın yeniden kurulmasıyla azalır. Yaşa göre görülebilecek bazı tepkiler şunlardır:

Okul öncesi dönem (2–6 yaş)

  • Ebeveynden ayrılmak istememek, sürekli kucakta olmak isteme
  • Gerileme: Altını ıslatma, parmak emme, bebeksi konuşma
  • Uyku sorunları, kâbuslar, karanlıktan korkma
  • Oyunlarında depremi tekrar tekrar canlandırma (blokları yıkma, "deprem oldu" oyunu)
  • Yüksek seslerden ve titreşimlerden aşırı irkilme
  • Öfke nöbetlerinde artış

Okul çağı (7–12 yaş)

  • Depremle ilgili sürekli soru sorma ya da konuyu tamamen konuşmaktan kaçınma
  • Okulda dikkat ve konsantrasyon güçlüğü
  • Karın ağrısı, baş ağrısı gibi bedensel şikâyetler
  • Yalnız kalmaktan, kapalı alanlardan, binalara girmekten korkma
  • Suçluluk duyguları ("Bir şey yapabilirdim")
  • Sinirlilik, kardeşlerle ve arkadaşlarla daha sık çatışma

Ergenlik (13–18 yaş)

  • İçe kapanma, aileden ve arkadaşlardan uzaklaşma
  • Gelecekle ilgili umutsuzluk ve anlamsızlık duyguları
  • Uyku düzeninin bozulması
  • Risk alma davranışlarında artış
  • Hayatta kalan suçluluğu ("Neden ben kurtuldum?")
  • Ders başarısında düşüş; LGS ya da YKS hazırlığına odaklanamama

Bu tepkiler tek başına bir ruhsal bozukluk anlamına gelmez. Ancak yoğunluğu ve süresi dikkatle izlenmelidir.

Deprem Korkusu Çocuğun Günlük Hayatını Nasıl Etkiler?

Deprem korkusu yalnızca sarsıntı anında hissedilen bir duygu değildir; çocuğun gündelik yaşamına da sızabilir. Bazı çocuklar evin üst katındaki odasında tek başına uyumak istemez, bazıları asansöre binmeyi reddeder, bazıları da okulda sınıfın kapıya en yakın sırasında oturmak ister. Ayakkabısını yatağın yanına koymadan uyuyamayan, gece boyunca birkaç kez uyanıp ebeveyninin yanına gelen çocuklar olabilir.

Okul yaşamı da etkilenir. Deprem bölgesinden başka bir şehre taşınan çocuklar yeni bir okula, yeni arkadaşlara ve bazen farklı bir şiveye uyum sağlamak zorunda kalır. Bu süreçte "deprem bölgesinden gelen çocuk" olarak etiketlenmek, yalnızlık duygusunu artırabilir. Öğretmenlerle iş birliği yapmak, çocuğun sınıfta kendini güvende hissetmesi açısından önemlidir.

Aile içinde ise ekonomik kayıplar, ev arayışı ve iş kaygıları ebeveynlerin stresini artırır. Çocuklar bu stresi hisseder ve bazen kendilerini ailenin yükü gibi görebilirler. Diyelim ki on yaşındaki bir çocuk, ailesinin maddi sıkıntılarını duyduktan sonra okul gezisine gitmek istediğini söylemekten vazgeçiyor. Bu tür sessiz fedakârlıkları fark etmek ve çocuğa "Bu yetişkinlerin sorunu, biz çözeceğiz" mesajını vermek, onun çocukluğunu korumaya yardımcı olur.

Çocuklarla Deprem Hakkında Nasıl Konuşulur?

Çocuklar, yetişkinlerin konuşmadığı konuları kendi hayal güçleriyle doldurur ve bu hayal gücü çoğu zaman gerçeklikten daha korkutucudur. Bu nedenle deprem hakkında yaşa uygun, dürüst ve sakin bir konuşma yapmak önemlidir.

Önce dinleyin

Çocuğunuza ne bildiğini ve ne düşündüğünü sorun: "Deprem hakkında neler duydun?", "Seni en çok ne korkutuyor?" Bu sorular, yanlış bilgileri düzeltmenize ve çocuğun asıl kaygısını anlamanıza yardımcı olur.

Basit ve somut açıklamalar yapın

Küçük çocuklar için: "Deprem, yerin altındaki büyük taşların hareket etmesiyle olur. Bu yüzden yer sallanır. Deprem olunca ne yapacağımızı biliyoruz ve birbirimizi koruyacağız."

Okul çağı çocukları için deprem bilimini daha ayrıntılı anlatabilir, çocuğun merak ettiği soruları birlikte araştırabilirsiniz.

Güvenlik vurgusu yapın, ama gerçek dışı vaatlerde bulunmayın

"Bir daha asla deprem olmayacak" demek, çocuğun güvenini zedeleyebilir; çünkü artçı sarsıntılar ya da gelecekteki depremler bu sözü boşa çıkarabilir. Bunun yerine "Deprem olursa ne yapacağımızı biliyoruz. Seni korumak için elimizden geleni yapacağız. Şu an güvendeyiz" gibi gerçekçi ama güven veren cümleler kurun.

Duyguları kabul edin

"Korkacak bir şey yok" demek yerine "Korkman çok normal, ben de bazen korkuyorum. Korktuğunda bana gelebilirsin" demek, çocuğun duygusunu geçerli kılar.

Konuşmayı tek seferlik bir olay olarak görmeyin

Çocuklar aynı soruları günler, hatta haftalar sonra yeniden sorabilir. Bu, açıklamanızın yetersiz olduğu anlamına gelmez; çocuk bilgiyi parça parça sindirir. Her seferinde kısa, tutarlı ve sakin yanıtlar vermek yeterlidir. Bazı çocuklar ise doğrudan konuşmak yerine resim yaparak ya da oyuncaklarıyla anlatarak kendini ifade eder. Çocuğunuzun çizdiği bir resim üzerinden "Burada neler oluyor?" diye sormak, sohbeti başlatmanın yumuşak bir yolu olabilir. Ergenlerle ise göz göze oturup konuşmak yerine arabada, yürüyüşte ya da birlikte yemek hazırlarken açılan sohbetler çoğu zaman daha rahat ilerler.

Çocuğa güven vermek, tehlikenin hiç olmadığını söylemek değil; tehlike karşısında yalnız olmadığını hissettirmektir.

Çocuklarda Deprem Korkusu Nasıl Azaltılır? Evde Uygulanabilecek Adımlar

1. Rutinleri yeniden kurun

Afet sonrasında hayat altüst olur. Ancak mümkün olduğunca kısa sürede yemek, uyku ve oyun saatlerini düzenlemek çocuğa öngörülebilirlik ve kontrol duygusu kazandırır. Konteyner ya da geçici bir evde yaşıyorsanız bile küçük ritüeller (yatmadan önce masal okumak, sabah birlikte kahvaltı yapmak) önemli bir etki yaratabilir.

2. Aile deprem planını birlikte hazırlayın

Deprem çantasını çocukla birlikte hazırlamak, toplanma alanını birlikte ziyaret etmek ve "Çök-Kapan-Tutun" hareketini oyun biçiminde çalışmak, çocuğun çaresizlik duygusunu azaltır. Çocuğa çantaya kendi seçtiği küçük bir oyuncak ya da kitap koyma görevi vermek, ona hazırlıkta aktif bir rol sunar. Ancak bu çalışmaları çok sık ve kaygı yaratacak biçimde tekrarlamaktan kaçının.

3. Medya maruziyetini sınırlayın

Yıkım görüntüleri, kurtarma çalışmaları ve "büyük deprem" tartışmaları çocuğun korkusunu sürekli canlı tutabilir. Haberleri çocukların yanında izlemekten kaçının; ergenlerle ise sosyal medya kullanımı ve güvenilir bilgi kaynakları hakkında konuşun.

4. Oyuna izin verin

Çocuğun oyunlarında depremi canlandırması ebeveynleri endişelendirebilir. Oysa bu, çocuğun yaşadıklarını işlemesinin doğal bir yoludur. Oyunu yasaklamak yerine yanında olun; oyunda kurtarma, iyileşme ve güvenlik temalarının yer alması için nazikçe destek olabilirsiniz ("Bakalım ambulans ne zaman gelecek?").

5. Uyku zamanını yumuşatın

Uyku, korkunun en çok hissedildiği zaman olabilir. Gece lambası kullanmak, çocuğun yanınızda uyumasına geçici olarak izin vermek ve yatmadan önce sakinleştirici rutinler uygulamak faydalıdır. Uykuyla ilgili sorunlar uzarsa uykusuzluk nasıl geçer yazımızdaki genel uyku hijyeni ilkeleri de yol gösterici olabilir.

6. Bedensel rahatlama tekniklerini öğretin

Çocuklarla yapılabilecek basit nefes ve gevşeme egzersizleri, korkunun bedendeki etkilerini azaltmaya yardımcı olur:

  • Balon nefesi: Çocuk karnına elini koyar, burnundan derin nefes alarak karnını balon gibi şişirir ve ağzından yavaşça verir.
  • Kaplumbağa egzersizi: Çocuk bir kaplumbağa gibi omuzlarını kulaklarına doğru kaldırıp birkaç saniye tutar, sonra bırakır.
  • 5-4-3-2-1 egzersizi: Görebildiği beş şeyi, dokunabildiği dört şeyi, duyabildiği üç şeyi, koklayabildiği iki şeyi ve tadabildiği bir şeyi sayar. Bu egzersiz özellikle büyük çocuklarda ve ergenlerde ani korku anlarında işe yarar.

7. Kendi kaygınızı yönetin

Çocuklar ebeveynlerinin duygusal durumunu çok yakından izler. Sizin sakin olmanız, çocuğunuzun da sakinleşmesine yardımcı olur. Kendi korkularınızı ve kaygılarınızı paylaşabileceğiniz yetişkinler bulun; gerekirse kendiniz için de destek alın.

8. Yardım etmeye fırsat verin

Daha büyük çocuklar ve ergenler için yardım kampanyalarına katılmak, bir mektup yazmak ya da oyuncak bağışlamak, çaresizlik duygusunu azaltabilir ve anlam duygusunu güçlendirebilir.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Afet sonrası tepkilerin çoğu zamanla hafifler. Ancak aşağıdaki durumlarda bir uzmandan destek almak faydalı olabilir:

  • Tepkiler haftalar geçmesine rağmen azalmıyor ya da artıyorsa
  • Çocuk depremi kâbuslarda, ani anılarda ya da oyunlarda kaygı verici biçimde sürekli yeniden yaşıyorsa
  • Okula gitmeyi, binalara girmeyi ya da ebeveynden ayrılmayı uzun süre reddediyorsa
  • Gerileme davranışları belirgin biçimde sürüyorsa
  • Çocuk sürekli kendini suçluyor, umutsuzluk ifade ediyorsa
  • Ergen çocuğunuzda madde kullanımı, risk alma ya da tamamen içe kapanma görülüyorsa
  • Afette bir yakınını kaybettiyse

Çocuğunuz kendine zarar vermekten ya da ölmek istediğinden söz ediyorsa bunu ciddiye alın; acil durumlarda 112'yi arayın. Travma sonrası uzun süren tepkiler hakkında travma sonrası stres bozukluğu yazımız ek bilgi sunar. Bu belirtiler tek başına tanı anlamına gelmez; değerlendirme bir uzman tarafından yapılmalıdır.

Terapide Afet Sonrası Çocuklar Nasıl Desteklenir?

Afet sonrası çocuklarla yürütülen psikolojik destek, çocuğun yaşına, yaşadıklarının niteliğine ve ailenin durumuna göre planlanır. İlk aşamada genellikle güvenlik, istikrar ve temel ihtiyaçların karşılanması önceliklidir.

Küçük çocuklarla çocuk ve oyun terapisi sıklıkla kullanılan bir yaklaşımdır. Oyun, çocuğun kelimelerle anlatamadığı korku ve kayıpları güvenli bir ortamda ifade etmesine olanak tanır. Terapist, çocuğun oyununa eşlik ederek onun duygularını anlamlandırmasına yardımcı olur.

Daha büyük çocuklar ve ergenlerde travma odaklı bilişsel davranışçı yaklaşımlar kullanılabilir. Bu yaklaşımda çocuk, travmatik anıları kontrollü ve güvenli bir biçimde işler, korkuyla ilişkili düşüncelerini fark eder ve baş etme becerileri geliştirir. Ebeveyn görüşmeleri ise sürecin önemli bir parçasıdır; çünkü ailenin kendi travmasıyla baş edebilmesi, çocuğun iyileşmesini doğrudan etkiler.

Deprem bölgesinden başka bir şehre taşınmış ya da yüz yüze görüşme olanağı kısıtlı olan aileler için online terapi de bir seçenek olabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuklarda deprem korkusu ne kadar sürer?

Bu, çocuğun yaşına, yaşadıklarının yoğunluğuna ve aldığı desteğe göre değişir. Pek çok çocukta tepkiler güvenli bir ortamın yeniden kurulmasıyla birlikte haftalar ya da aylar içinde azalır. Tepkiler uzun süre devam ediyor ya da günlük yaşamı ciddi biçimde etkiliyorsa uzman desteği önerilir.

Depremi yaşamayan çocuk da korkabilir mi?

Evet. Depremi televizyondan ya da sosyal medyadan izleyen, yetişkinlerin kaygılı konuşmalarına tanık olan çocuklar da yoğun korku yaşayabilir. Bu çocukların korkuları da ciddiye alınmalı ve yaşa uygun bir konuşmayla ele alınmalıdır.

Çocuğum oyunlarında sürekli deprem oynuyor, bu normal mi?

Afet sonrasında çocukların oyunlarında depremi canlandırması oldukça yaygındır ve yaşadıklarını işleme biçimidir. Ancak oyun aynı şekilde, yoğun sıkıntıyla ve hiçbir çözüm içermeden tekrar ediyorsa bir uzmanla görüşmek faydalı olabilir.

Deprem tatbikatı çocuğu korkutur mu?

Sakin, oyunlaştırılmış ve çocuğun yaşına uygun biçimde yapılan tatbikatlar, çocuğa kontrol duygusu kazandırabilir. Ancak çok sık, korkutucu ya da zorlayıcı biçimde yapılan tatbikatlar kaygıyı artırabilir. Tatbikat sonrası çocuğun duygularını konuşmak önemlidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler