Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Afet Sonrası İş Yeri: İşe Dönüş Süreci ve Kurumsal Psikolojik Destek

Afet sonrası iş yeri düzeni nasıl kurulur? Deprem ve sel gibi afetlerden sonra çalışanların işe dönüşü, psikolojik ilk yardım ve işverenin adımları.

6 Şubat 2023 depremleri, Türkiye'de milyonlarca insanın hayatını bir gecede değiştirdi. Evler, iş yerleri, okullar yıkıldı; insanlar yakınlarını, komşularını, iş arkadaşlarını kaybetti. Depremden doğrudan etkilenmeyen illerdeki işletmeler bile, bölgede ailesi olan, gönüllü olarak bölgeye giden ya da haberleri izlerken derin bir çaresizlik yaşayan çalışanlarla karşı karşıya kaldı. Sel, yangın ve heyelan gibi afetler de benzer biçimde hem fiziksel hem de psikolojik izler bırakır. Afet sonrası iş yeri ortamını yeniden kurmak, yalnızca binaların ve makinelerin onarılmasıyla sınırlı değildir; insanların güvenlik duygusunun, çalışma düzeninin ve birbirine olan güvenin de yeniden inşa edilmesini gerektirir. Bu yazıda afet sonrasında çalışanların işe dönüş sürecini, işverenin psikolojik açıdan dikkat etmesi gereken noktaları ve kurumsal destek programının nasıl kurulabileceğini ele alıyorum.

Afet Çalışanları Psikolojik Olarak Nasıl Etkiler?

Afet, insanın dünyanın güvenli ve öngörülebilir bir yer olduğuna dair temel inancını sarsar. Bu sarsıntının etkileri, kişinin afeti nasıl yaşadığına, ne kaybettiğine ve sonrasında ne kadar destek bulduğuna göre büyük farklılıklar gösterir. Afet sonrasında çalışanlarda sık görülen tepkiler şunlardır:

  • Duygusal tepkiler: Korku, kaygı, üzüntü, öfke, suçluluk ("ben kurtuldum ama onlar..."), çaresizlik ve duygusal uyuşukluk.
  • Bilişsel tepkiler: Dikkat dağınıklığı, unutkanlık, karar vermede güçlük, olayın zihinde tekrar tekrar canlanması.
  • Bedensel tepkiler: Uyku sorunları, yorgunluk, baş ve mide ağrıları, irkilme, kalp çarpıntısı.
  • Davranışsal tepkiler: Belirli yerlerden ya da durumlardan kaçınma (örneğin kapalı alanlarda ya da üst katlarda çalışmak istememe), sosyal geri çekilme, alkol ve sigara kullanımında artış.

Bu tepkilerin büyük bölümü, olağanüstü bir olaya verilen olağan tepkilerdir ve çoğu insanda zamanla hafifler. Ancak bazı çalışanlarda belirtiler haftalar ve aylar boyunca sürebilir, günlük işlevselliği bozabilir ve travma sonrası stres bozukluğu, depresyon ya da kaygı bozukluklarına dönüşebilir. Bu konuda daha fazla bilgi için travma sonrası stres bozukluğu yazısına göz atabilirsiniz.

İş yaşamı açısından afetin etkileri genellikle şöyle görünür: Dikkat ve odaklanma azalır, hata ve iş kazası riski artabilir, devamsızlık yükselir, bazı çalışanlar başka şehirlere taşınmak zorunda kalır ya da taşınmayı tercih eder. Ciddi travmatik deneyimlerden sonra işe dönüşün daha zor olabileceğine dair bulgular da bulunmaktadır; örneğin kas-iskelet yaralanmasıyla birlikte travma sonrası stres belirtileri yaşayan kişilerde işe dönüş oranlarının daha düşük olduğu bildirilmiştir (Lin ve ark., 2016; orta ve düşük kalitede kanıt).

Afet Sonrası İş Yerinde Kimler Daha Fazla Risk Altında?

Afetten herkes etkilenir, ancak bazı çalışanlar daha yoğun destek gerektirebilir:

  • Yakınlarını, evini ya da birikimini kaybeden çalışanlar
  • Afet sırasında yaralanan ya da enkaz altında kalan çalışanlar
  • Arama-kurtarma ya da yardım çalışmalarına katılan çalışanlar
  • Afet öncesinde de ruhsal zorluklar yaşayan çalışanlar
  • Çocuklarının, yaşlı ebeveynlerinin ya da engelli yakınlarının bakımını üstlenen çalışanlar
  • Geçici barınma koşullarında yaşayan, uzun yol giderek işe gelmek zorunda kalan çalışanlar
  • Afetin yaşandığı bölgede çalışan ve hem kendi kaybıyla hem de iş sorumluluğuyla baş etmeye çalışan yöneticiler

Afetin hemen ardından en çok etkilenen çalışanlar her zaman en çok konuşanlar değildir. Sessizleşen, molalarda ekipten ayrı duran, daha önce dakik olduğu hâlde sık geç kalmaya başlayan çalışanlar da dikkatli bir gözlemi hak eder. Yöneticiler genellikle "güçlü durmak" zorunda hissettikleri için kendi yaslarını ve kaygılarını erteleme eğilimindedir. Oysa yöneticilerin de desteğe ihtiyacı vardır; destek almayan bir yönetici, ekibine de sağlıklı destek veremeyebilir.

Mevzuat ve Standart Çerçevesi

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverene çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlama yükümlülüğü verir (md. 4). Kanunun 17. maddesi, İSG eğitimlerinin değişen ve ortaya çıkan yeni risklere uygun olarak yenilenmesini öngörür. Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği ise psikososyal tehlike kaynaklarının da belirlenip kayda alınmasını ister (md. 8). Afet sonrası dönemde iş yerinin fiziksel güvenliğinin yanı sıra çalışanların psikolojik durumunu da gözeten bir değerlendirme yapılması, bu çerçeveyle uyumludur.

DSÖ ve ILO'nun işyeri ruh sağlığı politika çerçevesi, önleme, koruma ve geliştirme ile destekleme basamaklarından oluşur. Destekleme basamağı; ruh sağlığı sorunu yaşayan çalışanlar için makul düzenlemeleri ve işe dönüş programlarını kapsar (DSÖ/ILO, 2022). Afet sonrası iş yeri düzenlemeleri bu basamağın somut bir uygulamasıdır.

Bina güvenliği, acil durum planlaması, ücret ve izin hakları gibi konular kendi mevzuatına tabidir ve afetin türüne, işletmenin durumuna göre farklılık gösterebilir. Bu konularda kesin bilgi için iş güvenliği uzmanınıza ve bir iş hukuku uzmanına danışmanızı öneririm.

Afet Sonrası İş Yerine Dönüş: İşverenin Adım Adım Yapabilecekleri

İlk günler: güvenlik ve temel ihtiyaçlar

  1. Can güvenliğini önceliklendirin. Binanın kullanılabilirliği uzmanlarca değerlendirilmeden çalışanları içeri almayın. Çalışanlara bu değerlendirmenin yapıldığını açıkça duyurun; güvenlik kaygısı, işe dönüşün önündeki en büyük engellerden biridir.
  2. Çalışanlara ulaşın. Her çalışanın ve ailesinin durumunu öğrenmek için bir iletişim listesi oluşturun. Kimin neye ihtiyacı olduğunu belirleyin: barınma, ulaşım, sağlık, maddi destek.
  3. Pratik destek sağlayın. Afet sonrasında insanların en acil ihtiyaçları genellikle pratiktir. Ulaşım desteği, esnek çalışma saatleri, avans ya da geçici barınma desteği, psikolojik destekten önce gelebilir.
  4. Psikolojik ilk yardım uygulayın. DSÖ'nün psikolojik ilk yardım rehberi, Bak, Dinle, Bağlantı kur ilkelerini önerir: Kimin desteğe ihtiyacı olduğunu fark etmek, konuşmak isteyenleri baskı yapmadan dinlemek ve pratik ihtiyaçlarla destek kaynaklarına bağlantı kurmak (DSÖ, 2011). Psikolojik ilk yardım profesyonel danışmanlık değildir; eğitim almış yöneticiler ve çalışanlar da bu ilkeleri uygulayabilir.

İlk haftalar: kademeli dönüş

  • Esnek ve kademeli bir dönüş planı yapın. Herkesin aynı anda tam kapasiteyle çalışmaya dönmesini beklemeyin. Kısmi çalışma, esnek saatler ya da geçici görev değişiklikleri düşünülebilir.
  • Çalışanları konuşmaya zorlamayın. Afet sonrasında herkesi bir araya toplayıp yaşadıklarını ayrıntılı biçimde anlatmalarını istemek iyi niyetli görünse de önerilen bir yöntem değildir. DSÖ, yakın zamanda travmatik bir olaya maruz kalan kişilere psikolojik debriefing uygulanmamasını önerir (DSÖ mhGAP, 2012/2013). Bunun yerine gönüllü ve gizli destek imkânı sunmak daha doğrudur.
  • Rutini yeniden kurun. Düzenli çalışma saatleri, tanıdık görevler ve ekip arkadaşlarıyla bir arada olmak, birçok insan için güvenlik duygusunu yeniden kazanmanın önemli bir parçasıdır. İş, doğru dozda olduğunda iyileştirici bir yapı sunabilir.
  • İş güvenliğine ekstra dikkat edin. Dikkat dağınıklığı ve yorgunluk, iş kazası riskini artırabilir. Bu dönemde riskli işlerde ek kontroller, daha sık molalar ve ekip çalışması önemlidir.

Sonraki aylar: izleme ve uzun vadeli destek

  • Çalışanların durumunu düzenli aralıklarla izleyin. Yöneticilerin ekipleriyle kısa bire bir görüşmeler yapması, desteğe ihtiyaç duyanları erken fark etmeyi sağlar.
  • Uzman desteğine yönlendirin. Belirtileri haftalar sonra hâlâ yoğun olan, işlevselliği bozulan çalışanları, gizliliği koruyarak uzman değerlendirmesine yönlendirin. Travma odaklı bilişsel davranışçı terapi, travma sonrası belirtilerde sık kullanılan yaklaşımlardandır.
  • Yıl dönümlerine hazırlıklı olun. Afetin yıl dönümü, birçok çalışan için zor bir dönem olabilir. Bu tarihlerde anma, esneklik ve destek imkânlarının hatırlatılması planlanabilir.
  • Yöneticileri destekleyin. Yöneticilerin kendi yorgunluklarını ve yaslarını paylaşabilecekleri bir alan oluşturun.

Ebeveyn çalışanlar ve aileler

Afet sonrasında çocukların okulları kapanabilir, bakım düzeni bozulabilir ve çocuklar da korku, uyku sorunları ya da ebeveynden ayrılamama gibi tepkiler gösterebilir. Ebeveyn çalışanlar bu dönemde hem kendi kaygılarıyla hem de çocuklarının ihtiyaçlarıyla baş etmeye çalışır. Esnek saatler, kısa süreli izinler ya da uzaktan çalışma imkânı, bu çalışanların işe dönüşünü kolaylaştırabilir. Çocuklarla afet hakkında yaşlarına uygun biçimde nasıl konuşulacağına dair kısa bilgilendirme oturumları da ailelere yardımcı olabilir.

Taşınan ya da uzaktan çalışmaya geçen çalışanlar

Bazı çalışanlar afet sonrasında başka bir şehre taşınmak zorunda kalabilir. Bu çalışanlar hem yeni bir ortama uyum sağlamaya çalışır hem de ekipten kopma ve yalnızlık hissi yaşayabilir. Düzenli çevrim içi görüşmeler, ekip toplantılarına uzaktan katılım imkânı ve yöneticinin kısa ama düzenli iletişimi, aidiyet duygusunun korunmasına yardımcı olur.

Afet sonrasında iş yerine dönmek yalnızca işe başlamak değildir; güvenli olduğuna yeniden inanabilmektir.

Diyelim ki depremden etkilenen bir ildeki bir tekstil fabrikası, binanın güvenli olduğu raporlandıktan sonra yeniden açılıyor. Yönetim ilk gün tüm çalışanları bahçede topluyor; bina güvenlik raporunu ve hangi önlemlerin alındığını anlatıyor, ulaşım ve esnek çalışma imkânlarını açıklıyor, gizli psikolojik destek görüşmelerinin nasıl alınabileceğini duyuruyor. Üst katlarda çalışmakta zorlanan birkaç çalışana geçici olarak zemin kattaki görevler veriliyor. Bu yaklaşım, çalışanlara hem güvende olduklarını hem de ihtiyaçlarının görüldüğünü hissettiriyor.

Afet Sonrası İş Yeri Kültüründe Dayanışma ve Anlam

Afetler, acı verici olmalarının yanında insanlarda güçlü bir dayanışma duygusu da uyandırabilir. 6 Şubat depremlerinden sonra pek çok işletmenin çalışanlarıyla birlikte yardım kampanyaları düzenlemesi, bölgeye malzeme göndermesi ya da etkilenen çalışma arkadaşlarına destek olması, bu dayanışmanın örnekleridir. Bu tür ortak çabalar, çaresizlik duygusunu azaltabilir ve ekibin birbirine olan bağlılığını güçlendirebilir.

Ancak dayanışmanın bir baskıya dönüşmemesine de dikkat etmek gerekir. Her çalışan aynı biçimde katkı sunmak istemeyebilir ya da kendi kayıplarıyla meşgul olabilir. Katılımın gönüllü olması, farklı yas ve toparlanma biçimlerine saygı gösterilmesi önemlidir. Afet sonrasında bazı çalışanlar işe hızla dönmek isterken, bazıları daha fazla zamana ihtiyaç duyar; her iki tepki de olağandır.

Kurumunuzda Nasıl Başlanır?

Afet sonrası iş yeri desteği, afet yaşanmadan önce planlandığında çok daha etkili olur. Türkiye gibi deprem riski yüksek bir ülkede bu hazırlık, her işletme için anlamlıdır.

1. İhtiyaç analizi: Acil durum planınızın psikolojik destek ve iletişim boyutlarını içerip içermediğini kontrol edin. Afet sonrasında çalışanlara nasıl ulaşacağınızı, hangi pratik destekleri sunabileceğinizi ve hangi kurum ya da uzmanlarla çalışacağınızı belirleyin. Daha önce bir afet yaşadıysanız, o dönemde neyin iyi işlediğini ve neyin eksik kaldığını çalışanlarla birlikte değerlendirin.

2. Program: Yöneticilere ve gönüllü çalışanlara psikolojik ilk yardım eğitimi verin. Afet sonrası iletişim şablonları, kademeli dönüş planı ve destek kaynakları listesi hazırlayın. DSÖ'nün işyeri ruh sağlığı kılavuzunda yöneticilere ruh sağlığı eğitimi, kanıtı en güçlü öneri olarak öne çıkmaktadır (DSÖ, 2022). Konuyla ilgili ayrıntılar için kriz anında çalışanlarla iletişim yazısına da göz atabilirsiniz.

3. Ölçme: Afet sonrası dönemde devamsızlık, iş kazası ve ramak kala olayları, işten ayrılmaları ve destek hizmeti kullanımını izleyin. Birkaç ay sonra çalışanlara isimsiz kısa bir anketle, sunulan desteğin yeterli olup olmadığını sorun ve planınızı buna göre güncelleyin.

Afet ve kriz sonrası kurumsal psikolojik destek seçeneklerini kurumsal hizmetler sayfasında bulabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Afet sonrası çalışanlar ne zaman işe dönmeli?

Bunun herkes için geçerli tek bir cevabı yoktur. Bina güvenliği sağlandıktan sonra, çalışanların temel ihtiyaçları ve kişisel durumları gözetilerek kademeli ve esnek bir dönüş planı yapmak en sağlıklı yaklaşımdır. İzin ve ücret hakları gibi konularda bir iş hukuku uzmanına danışmanız uygun olur.

Afet sonrası tüm çalışanlara psikolojik destek zorunlu tutulmalı mı?

Hayır. Psikolojik destek gönüllü ve gizli olmalıdır. Çalışanları konuşmaya zorlamak yerine, desteğe nasıl ulaşabileceklerini açıkça duyurmak ve yöneticilerin değişen davranışları fark edip nazikçe yönlendirmesini sağlamak daha doğru bir yaklaşımdır.

Afet sonrası hangi belirtiler uzman desteği gerektirir?

Olayın zihinde sürekli canlanması, kâbuslar, yoğun kaçınma, sürekli tetikte olma, uzun süreli çökkünlük ve günlük işlevlerin bozulması haftalar sonra hâlâ devam ediyorsa uzman değerlendirmesi gerekir. Kendine zarar verme düşünceleri varsa vakit kaybetmeden 112 aranmalıdır.

Afetten doğrudan etkilenmeyen çalışanlar da destek ihtiyacı duyar mı?

Evet. Afet bölgesinde yakını olan, haberleri yoğun biçimde takip eden ya da yardım çalışmalarına katılan çalışanlar da dolaylı olarak etkilenebilir. Bu çalışanların da destek kaynaklarından haberdar edilmesi önemlidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler