Çocuk psikoloğuna ne zaman gidilmeli? Çocuğunuzda dikkat etmeniz gereken uyarı işaretlerini, yaşa göre belirtileri ve ilk görüşme sürecini okuyun.
"Bu dönem geçer mi, yoksa bir uzmana mı danışmalıyım?" Pek çok anne babanın aklından en az bir kez geçen bir sorudur bu. Çocuğunuzun öfke patlamaları sıklaştığında, geceleri uyuyamadığında, okula gitmek istemediğinde ya da birden içine kapandığında ne yapacağınızı bilemeyebilirsiniz. Bir yanınız "abartıyorum" derken diğer yanınız "ya bir şeyi kaçırıyorsam" diye endişelenir. Bu yazıda bir çocuk psikoloğuna başvurmayı gerektirebilecek durumları, yaşa göre dikkat edilmesi gereken işaretleri, ailelerin sık yaşadığı tereddütleri ve ilk görüşmenin nasıl geçtiğini sakin ve anlaşılır bir dille ele alacağız.
Çocuk Psikoloğu Ne İş Yapar?
Çocuk psikoloğu, çocukların ve ailelerin duygusal, davranışsal ve gelişimsel zorluklarını değerlendiren ve bu zorluklar üzerinde psikoterapi yöntemleriyle çalışan bir ruh sağlığı uzmanıdır. Çocuklarla çalışmak, yetişkinlerle çalışmaktan oldukça farklıdır; çünkü çocuklar yaşadıklarını çoğu zaman kelimelerle değil, davranışlarıyla, oyunlarıyla ve bedenleriyle anlatırlar.
Bu nedenle çocuklarla yapılan çalışmalarda oyun, resim, hikâye ve yaşa uygun etkinlikler önemli bir yer tutar. Daha küçük çocuklarda oyun terapisi gibi yaklaşımlar öne çıkarken, okul çağındaki ve daha büyük çocuklarda Bilişsel Davranışçı Terapi teknikleri yaşa uygun biçimde uyarlanarak kullanılabilir. Çalışmanın önemli bir parçası da ebeveynlerle yapılan görüşmelerdir.
Psikolog mu, psikiyatrist mi?
Çocuk psikiyatristi, tıp eğitiminin ardından çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında uzmanlaşmış bir hekimdir; tanı koyabilir ve gerektiğinde ilaç tedavisi düzenleyebilir. Psikolog ise değerlendirme ve psikoterapi alanında çalışır, ilaç yazmaz. İki meslek birbirinin alternatifi değil, çoğu zaman tamamlayıcısıdır. Örneğin dikkat eksikliği, otizm spektrumu ya da ağır kaygı gibi durumlarda çocuk psikiyatrisi değerlendirmesi önemlidir ve terapi süreci bu değerlendirmeyle eş zamanlı yürütülebilir.
Çocuk psikoloğu seçerken nelere dikkat edilmeli?
Çocuklarla çalışmak, yetişkin psikoterapisinden farklı bilgi ve beceriler gerektirir. Bu nedenle bir çocuk psikoloğu ile çalışmaya başlamadan önce uzmanın çocuk ve ergenlerle çalışma deneyimini, oyun terapisi ya da çocuklara uyarlanmış Bilişsel Davranışçı Terapi gibi alanlarda aldığı eğitimleri sormanız doğaldır. Görüşme ortamının çocuğun yaşına uygun olması, oyuncak ve materyallerin bulunması da önemlidir.
Bunun yanı sıra ebeveynlerle nasıl iletişim kurulacağı, görüşmelerin hangi sıklıkla yapılacağı ve gizliliğin nasıl korunacağı gibi konuların baştan açıkça konuşulması güven ilişkisini güçlendirir. Çocuğunuzun uzmanla zamanla rahatlayıp rahatlamadığını gözlemlemek de iyi bir göstergedir; ilk seanslarda çekingenlik normaldir, ancak birkaç görüşmenin ardından çocuğun görüşmelere gitmeye daha istekli olması, kurulan ilişkinin olumlu bir işaretidir. Sizin de uzmanla rahatça konuşabildiğinizi, sorularınızın yanıtlandığını hissetmeniz sürecin sağlıklı ilerlemesi için önemlidir.
Çocuk Psikoloğuna Ne Zaman Gidilmeli? Dikkat Edilmesi Gereken İşaretler
Her çocuk büyürken zaman zaman zorlanır. Öfke nöbetleri, korkular, kardeş kıskançlığı, inatlaşma ve kısa süreli uyku sorunları gelişimin doğal parçalarıdır. Bir davranışın endişe verici olup olmadığını anlamak için şu üç soruyu sormak yol gösterici olabilir:
- Süre: Bu davranış birkaç haftadan uzun süredir devam ediyor mu?
- Yoğunluk: Davranış, çocuğun yaşıtlarına göre belirgin biçimde daha sık ya da daha şiddetli mi?
- Etki: Davranış, çocuğun evdeki, okuldaki ya da arkadaşlarıyla olan yaşamını zorlaştırıyor mu?
Bu sorulardan birkaçına "evet" yanıtı veriyorsanız, bir uzmanla görüşmek faydalı olabilir.
Duygusal işaretler
- Sürekli mutsuzluk, ağlama, sık sık "kimse beni sevmiyor" gibi ifadeler
- Yaşına göre aşırı korku ve endişeler, sürekli kötü bir şey olacağı beklentisi
- Anne ya da babadan ayrılmakta yoğun zorlanma
- Daha önce keyif aldığı etkinliklere ilginin kaybolması
- Kendini değersiz ya da kötü hissettiğini ifade etme
Davranışsal işaretler
- Sık ve yoğun öfke patlamaları, saldırganlık
- Kurallara uymakta belirgin ve sürekli zorlanma
- Dikkatini toplayamama, yerinde duramama, sürekli hareket hâlinde olma. Bu konuda dikkat eksikliği belirtileri yazımız yol gösterici olabilir.
- İçe kapanma, arkadaşlarından uzaklaşma
- Okula gitmeyi reddetme
- Yalan söyleme, çalma gibi davranışlarda belirgin artış
Bedensel ve gelişimsel işaretler
- Tıbbi bir nedeni bulunmayan tekrarlayan karın ağrısı ya da baş ağrısı
- Uykuya dalmakta zorlanma, sık kâbus görme, gece uyanmaları
- İştahta belirgin değişiklikler
- Kazanılmış becerilerde gerileme: tuvalet eğitimini tamamlamış bir çocuğun yeniden altını ıslatması, bebeksi konuşmaya dönmesi
- Konuşma, sosyal iletişim ya da oyun becerilerinde yaşıtlarından belirgin geride kalma
Hemen destek alınması gereken durumlar
Bazı durumlar beklemeyi gerektirmez. Çocuğunuz kendine zarar veriyorsa, ölmek istediğini söylüyorsa, başkalarına ciddi zarar verme davranışları gösteriyorsa ya da istismar şüphesi varsa vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmanız gerekir. Acil durumlarda 112'yi arayın.
Yaşa Göre Dikkat Edilmesi Gereken Durumlar
Çocukların gelişim dönemlerine göre karşılaştıkları zorluklar da farklılaşır.
Okul öncesi dönem (2-6 yaş)
Bu dönemde öfke nöbetleri ve ayrılık kaygısı oldukça yaygındır. Ancak nöbetler çok sık, uzun ve şiddetliyse, çocuk kreşe ya da anaokuluna uzun süre uyum sağlayamıyorsa, konuşma ve sosyal iletişimde belirgin gecikme varsa ya da yeni bir kardeşin doğumu sonrası gerileme uzun sürüyorsa değerlendirme faydalı olabilir.
İlkokul dönemi (6-10 yaş)
Okula başlamak, çocuğun yaşamında büyük bir değişikliktir. Okuma-yazma öğrenmede belirgin güçlük, dikkat ve odaklanma sorunları, arkadaş edinmekte zorlanma, okula gitmeyi reddetme ve sınav ya da başarısızlık konusunda yoğun kaygı bu dönemde dikkat edilmesi gereken işaretlerdir.
Ergenliğe geçiş (10-12 yaş)
Bedensel değişimlerin başladığı bu dönemde beden algısıyla ilgili kaygılar, akran ilişkilerinde zorlanma, akran zorbalığı, ekranla geçirilen sürenin kontrolden çıkması ve LGS hazırlığıyla birlikte artan sınav kaygısı sık karşılaşılan konulardır. Çocuğun aileyle iletişiminde belirgin bir kopuş ya da ani davranış değişiklikleri de dikkat gerektirir.
Çocukları Zorlayan Yaşam Olayları
Bazı yaşam olayları, belirgin bir belirti olmasa bile çocuğun destek almasını gerektirebilir. Çocuklar bu tür değişiklikleri yetişkinlerden farklı biçimde yaşar ve çoğu zaman ne hissettiklerini anlatamazlar.
- Anne babanın boşanması ya da ayrılığı
- Bir yakının, özellikle bir ebeveynin ya da büyükanne-büyükbabanın kaybı
- Taşınma, şehir ya da ülke değiştirme, göç
- Yeni bir kardeşin doğumu
- Ebeveynin ağır bir hastalığı
- Aile içi yoğun çatışma, şiddete tanıklık
- Deprem, kaza gibi travmatik olaylar
Türkiye'de 6 Şubat 2023 depremleri, pek çok çocuğun evini, okulunu, arkadaşlarını ve yakınlarını kaybetmesine yol açtı. Doğrudan etkilenmeyen çocuklar bile televizyon ve sosyal medya aracılığıyla yoğun görüntülere maruz kaldı. Bu tür olaylardan sonra çocuklarda uyku sorunları, ayrılık kaygısı ve olayı tekrar tekrar oyunla canlandırma gibi tepkiler görülebilir. Bu tepkilerin çoğu zamanla hafifler; ancak uzun sürüyor ya da yoğunlaşıyorsa destek almak önemlidir.
Hayat pahalılığı ve ekonomik zorlukların ailelerde yarattığı gerginlik de çocuklara yansıyabilir. Çocuklar evdeki konuşulmayan stresi çoğu zaman hisseder ve bunu davranışlarıyla ifade edebilir.
Büyük şehirlerde yaşayan ailelerde uzun çalışma saatleri, trafikte geçen zaman ve çocuğun gün boyu farklı bakım verenlerle kalması da çocuğun duygusal dengesini etkileyebilir. Bu tür değişikliklerin yaşandığı dönemlerde bir çocuk psikoloğu ile birkaç görüşme yapmak, belirgin bir sorun ortaya çıkmadan önce çocuğun ve ailenin uyum sürecini desteklemeye yardımcı olabilir. Bu görüşmeler, ebeveynlerin çocuğa değişimi nasıl anlatacaklarını ve onun tepkilerini nasıl karşılayacaklarını planlamaları için de bir fırsattır.
Ailelerin Sık Yaşadığı Tereddütler ve Evde Neler Yapabilirsiniz?
Pek çok ebeveyn, çocuğunu bir uzmana götürme kararını verirken çeşitli kaygılar yaşar:
- "Çocuğuma bir etiket yapıştırılır mı?" Değerlendirmenin amacı çocuğu etiketlemek değil, onu daha iyi anlamaktır. Bir tanı söz konusu olsa bile bu, çocuğun ihtiyaçlarına uygun destek almasının yolunu açar.
- "Kötü bir ebeveyn olduğum anlaşılır mı?" Destek aramak, çocuğunuza duyduğunuz özenin ve sorumluluğun bir göstergesidir. Uzmanın görevi suçlu aramak değil, birlikte çözüm bulmaktır.
- "Çevre ne der?" Türkiye'de ruh sağlığı desteği almak hâlâ bazı çevrelerde damgalanabiliyor. Ancak bu durum giderek değişiyor ve görüşmeler gizlilik ilkesi kapsamında yürütülüyor.
- "Belki kendiliğinden geçer." Bazı zorluklar gerçekten zamanla geçer. Ancak uzun süren sorunlar çocuğun özgüvenini, okul başarısını ve ilişkilerini etkileyebilir. Erken bir değerlendirme, en azından neyle karşı karşıya olduğunuzu anlamanıza yardımcı olur.
Bir uzmana başvurmadan önce ya da başvuru süreciyle birlikte evde şunları yapabilirsiniz:
- Gözlem yapın ve not alın: Davranışın ne zaman, nerede, hangi durumlarda ortaya çıktığını yazmak, hem sizin hem de uzmanın durumu daha iyi anlamasına yardımcı olur.
- Çocuğunuzu dinleyin: Yargılamadan, hemen çözüm önermeden dinlemek çocuğun açılmasını kolaylaştırır.
- Rutinleri koruyun: Düzenli uyku, yemek ve oyun saatleri çocuğa güven verir.
- Ekran süresini gözden geçirin: Özellikle uyku öncesi ekran kullanımı uyku ve duygu düzenlemesini etkileyebilir.
- Öğretmenle iletişim kurun: Okuldaki gözlemler, evde göremediğiniz önemli bilgiler sunabilir.
- Kendinize de bakın: Ebeveynin yorgunluğu ve stresi çocuğa yansır. Kendi ihtiyaçlarınızı ihmal etmemek, çocuğunuza da iyi gelir.
Çocuğunuz için destek aramak, bir başarısızlık itirafı değil; onu anlamak için attığınız sevgi dolu bir adımdır.
Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?
Özetlemek gerekirse, şu durumlarda bir uzmana başvurmayı düşünebilirsiniz:
- Davranış ya da duygu değişikliği birkaç haftadan uzun sürüyorsa
- Zorluklar birden fazla alanda (ev, okul, arkadaşlık) birlikte görülüyorsa
- Çocuğunuz daha önce kazandığı becerilerde gerileme gösteriyorsa
- Yaşanan bir kayıp, boşanma, göç ya da travma sonrası belirgin bir değişim varsa
- Öğretmeniniz ya da çocuğunuzun doktoru bir değerlendirme önerdiyse
- Siz, ebeveyn olarak, içgüdüsel olarak bir şeylerin yolunda gitmediğini hissediyorsanız
Ebeveynin içgüdüsü önemlidir. Çocuğunuzu en yakından tanıyan kişi sizsiniz; bir şeylerin değiştiğini hissediyorsanız bu hissi ciddiye almak yerinde olur. Sıraladığımız işaretlerin tek başına bir tanı anlamına gelmediğini, kapsamlı bir değerlendirmenin ancak bir uzman tarafından yapılabileceğini de hatırlatmak isteriz.
Terapide Çocuğun Sorunları Nasıl Ele Alınır?
Bir çocuk psikoloğu ile yapılan ilk görüşmeler, çoğunlukla ebeveynlerle başlar. Bu görüşmede çocuğun gelişim öyküsü, şikâyetlerin başlangıcı, aile yapısı, okul durumu ve ebeveynlerin gözlemleri ayrıntılı olarak konuşulur. Ardından çocukla tanışma seansları planlanır.
Çocukla yapılan görüşmelerde soru-cevap biçiminde bir sorgulama yapılmaz. Çocuk, yaşına uygun oyuncaklar ve materyallerle donatılmış bir odada, kendini rahat hissedeceği bir ortamda tanınır. Oyun, resim ve hikâye gibi araçlar, çocuğun iç dünyasına açılan pencereler olarak kullanılır. Gerektiğinde gelişimsel değerlendirme araçlarından yararlanılabilir.
Değerlendirmenin ardından çocuğun ihtiyacına uygun bir çalışma planı oluşturulur. Çocuk ve oyun terapisi sürecinde küçük çocuklarla genellikle oyun temelli yöntemler kullanılırken, daha büyük çocuklarla Bilişsel Davranışçı Terapi teknikleri yaşa uygun biçimde uyarlanabilir. Oyun temelli çalışmaların nasıl ilerlediğini merak ediyorsanız oyun terapisi nedir başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.
Ebeveynlerle düzenli görüşmeler, sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu görüşmelerde çocuğun gelişimi değerlendirilir, evde uygulanabilecek yaklaşımlar konuşulur ve ebeveynlerin kendi zorlandıkları noktalar ele alınır. Gerektiğinde okul ve çocuk psikiyatrisi ile iş birliği yapılır.
Sıkça Sorulan Sorular
Çocuğuma psikoloğa gideceğini nasıl anlatmalıyım?
Yaşına uygun, sade ve dürüst bir açıklama yapmanız önerilir. "Duygular hakkında konuşmayı ve oyun oynamayı bilen biriyle tanışacağız" gibi bir cümle çoğu zaman yeterlidir. Görüşmeyi bir ceza ya da tehdit gibi sunmamak önemlidir.
İlk görüşmeye çocuğumla birlikte mi gitmeliyim?
Pek çok uzman, ilk görüşmeyi yalnızca ebeveynlerle yapmayı tercih eder. Böylece çocuğun yanında konuşulması uygun olmayan konular rahatça ele alınabilir. Çocukla tanışma, genellikle sonraki seanslarda planlanır.
Görüşmelerde çocuğumun anlattıklarını öğrenebilir miyim?
Çocuğun güvenini korumak için seanslarda paylaşılan ayrıntılar genellikle birebir aktarılmaz. Bununla birlikte ebeveynlere sürecin genel gidişatı, öne çıkan temalar ve evde yapılabilecekler hakkında düzenli bilgi verilir. Çocuğun güvenliğini ilgilendiren bir durum söz konusu olduğunda ise ebeveynlerle mutlaka paylaşılır.
Çocuk psikoloğu ile çalışmak ne kadar sürer?
Süre; çocuğun yaşına, yaşadığı zorluğun niteliğine ve ne kadar süredir devam ettiğine göre değişir. Bazı durumlarda kısa süreli bir ebeveyn danışmanlığı yeterli olurken bazı durumlarda daha uzun soluklu bir terapi süreci gerekebilir. Süreç, düzenli değerlendirmelerle birlikte planlanır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.