Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Kötü Haber Kaydırma (Doomscrolling) ve Ruh Sağlığı

Kötü haber kaydırma (doomscrolling) nedir, neden bırakamayız? Olumsuz haberleri saatlerce kaydırmanın ruh sağlığına etkilerini ve çıkış yollarını öğrenin.

Gece yatağa "beş dakika bakıp uyuyacağım" diye girip, bir bakmışsınız saat ikiyi geçmiş; ekranda bir haberden diğerine, bir felaket görüntüsünden bir başka tartışmaya geçmişsiniz. Telefonu bıraktığınızda ise içinizde ağır bir huzursuzluk, kalbinizde hafif bir çarpıntı ve uykusuz bir gecenin başlangıcı kalıyor. Bu deneyimin bir adı var: Kötü haber kaydırma, İngilizce adıyla doomscrolling. Ekonomik belirsizlik, depremler, savaş haberleri, doğal afetler ve sürekli akan gündemle dolu bir dönemde pek çoğumuz bu döngüye farkında olmadan kapılıyoruz. Bu yazıda kötü haber kaydırmanın ne olduğunu, neden bırakmakta zorlandığımızı, ruh sağlığımızı nasıl etkilediğini ve bu alışkanlıktan çıkmak için adım adım neler yapabileceğinizi ele alacağız.

Kötü Haber Kaydırma (Doomscrolling) Nedir?

Kötü haber kaydırma, olumsuz, endişe verici ya da üzücü haberleri ve paylaşımları, kişi kendini kötü hissetmesine rağmen uzun süre ve neredeyse duramadan kaydırmaya devam etmesidir. Bir tanı adı değildir; bir davranış örüntüsünü anlatır.

Bu davranışı sıradan haber takibinden ayıran birkaç özellik vardır:

  • Amaçsızlık: Belirli bir bilgiyi aramak yerine akış içinde sürüklenmek
  • Süre kaybı: Planlanandan çok daha uzun süre ekranda kalmak
  • Olumsuz duygu artışı: Kaydırdıkça kaygı, öfke, üzüntü veya çaresizliğin artması
  • Bırakamama: Kötü hissetmesine rağmen "bir tane daha" diyerek devam etmek

Haber takip etmek elbette doğal ve gereklidir. Özellikle afet, deprem veya önemli bir gelişme sırasında bilgi almak isteriz. Sorun, bilgi edinme ihtiyacının yerini durdurulamayan bir kaydırma döngüsünün almasıdır.

Kötü Haber Kaydırma Neden Bu Kadar Bağımlılık Yapıcı?

"Bu kadar kötü hissettiriyorsa neden bırakamıyorum?" sorusu son derece yerindedir. Cevabı, beynimizin nasıl çalıştığında ve dijital platformların nasıl tasarlandığında saklıdır.

Tehdit odaklı beyin: İnsan beyni, hayatta kalmak için tehlikeye dikkat etmeye programlanmıştır. Olumsuz bilgi, olumlu bilgiden daha fazla dikkat çeker ve daha uzun süre akılda kalır. Psikolojide buna olumsuzluk yanlılığı denir. Kötü bir haber gördüğümüzde beynimiz "Bunu bilmem gerek, belki önemli" sinyali verir.

Kontrol yanılsaması: Belirsizlik dönemlerinde daha fazla bilgi toplamak, bizi daha hazırlıklı hissettirir gibi gelir. "Her şeyi takip edersem kötü bir sürprizle karşılaşmam" düşüncesi, kaydırmayı sürdürmemizin gizli nedenlerinden biridir. Oysa bilgi miktarı arttıkça kontrol hissi değil, kaygı artar.

Sonsuz akış tasarımı: Sosyal medya ve haber uygulamalarının çoğu, sonu olmayan akışlar ve kişiye özel öneriler üzerine kuruludur. Doğal bir durma noktası olmadığı için "yeter" demek zorlaşır. Daha fazla tepki alan içerikler, yani genellikle daha korkutucu ya da öfke uyandıran içerikler, akışta daha sık karşımıza çıkar.

Ara sıra gelen ödül: Kaydırma sırasında arada bir ilginç, komik ya da rahatlatıcı bir içerikle karşılaşırız. Bu öngörülemeyen ödüller, beyni "biraz daha kaydırırsan iyi bir şey bulabilirsin" beklentisine sokar.

Duygulardan kaçış: Bazen kaydırma, yalnızlık, can sıkıntısı, kaygı ya da yorgunluktan kaçmanın bir yoludur. Ne yazık ki kaçmak istediğimiz duyguyu çoğu zaman daha da büyütür.

Kötü Haber Kaydırmanın Ruh Sağlığına Etkileri

Olumsuz içeriklere uzun süre maruz kalmak hem zihni hem bedeni etkiler. Aşağıdaki etkiler sık görülür; ancak bunların tek başına bir tanı anlamına gelmediğini hatırlatalım.

Kaygı ve sürekli tetikte olma hâli

Sürekli tehdit içeren haberlere maruz kalmak, beynin alarm sistemini açık tutar. Kişi kendini gerekçesiz yere huzursuz, gergin ve "bir şeyler olacak" hissi içinde bulabilir. Deprem, afet veya savaş görüntülerine tekrar tekrar bakmak, olayı doğrudan yaşamamış kişilerde bile yoğun stres tepkilerine yol açabilir.

Uyku sorunları

Gece yatakta yapılan kaydırma, hem ekran ışığı hem de içeriklerin yarattığı duygusal uyarılma nedeniyle uykuya dalmayı zorlaştırır. Uyku kalitesi düştükçe ertesi gün kaygı ve sinirlilik daha da artar. Bu konuda ayrıntılı öneriler için uykusuzluk nasıl geçer yazımıza göz atabilirsiniz.

Umutsuzluk ve çaresizlik

Dünyanın yalnızca kötü haberlerden oluştuğu izlenimi, geleceğe dair karamsarlığı besler. "Her şey kötüye gidiyor, yapacak bir şey yok" düşüncesi zamanla motivasyonu ve keyif alma kapasitesini azaltabilir.

Dikkat ve odaklanma güçlüğü

Sürekli kısa, yoğun ve duygusal içeriklerle beslenmek, uzun süre tek bir işe odaklanmayı zorlaştırabilir. Kitap okumak, film izlemek veya bir işi tamamlamak eskisi kadar kolay gelmeyebilir.

İlişkilerde mesafe

Akşam yemeğinde, sohbet sırasında ya da çocuklarla oyun oynarken elde tutulan telefon, yakın ilişkilerde fark edilmeden bir mesafe yaratır. Kişi fiziksel olarak oradadır ama zihni haber akışındadır.

Diyelim ki akşam eve geldiniz, yorgunsunuz ve "biraz kafamı dağıtayım" diye telefonu elinize aldınız. Bir saat sonra ekonomi, deprem tahminleri ve bir tartışma videosu arasında gidip geldiğinizi, ama kafanızın dağılmak yerine daha da dolduğunu fark ediyorsunuz. Çoğu zaman kötü haber kaydırma, dinlenme sandığımız ama aslında bizi daha da yoran bir etkinliktir.

Türkiye'de Gündem Yoğunluğu ve Haber Yorgunluğu

Türkiye'de gündem çoğu zaman hızlı ve yoğundur. Ekonomik gelişmeler, fiyat artışları, deprem riskine dair tartışmalar, doğal afetler ve bölgedeki çatışmalara dair haberler aynı gün içinde peş peşe akabilir. 6 Şubat 2023 depremleri sırasında ve sonrasında pek çok kişi, enkaz görüntülerini ve yardım çağrılarını saatlerce, günlerce takip etti. Bu takip o dönemde dayanışmanın da bir parçasıydı; ancak birçok insan, aylar sonra bile haberlere bakarken bedeninin aynı alarm tepkisini verdiğini fark etti.

Bu yoğunluk bazı kişilerde "haber yorgunluğu" yaratır: Haberlere bakmak istememek, ama bakmazsa önemli bir şeyi kaçıracağından korkmak. Bu ikilem, kişiyi ya aşırı takip ya da tam kopuş arasında savrulmaya iter. Sağlıklı olan ise bu iki uç arasında, bilinçli ve sınırlı bir haber tüketimi alışkanlığı geliştirmektir.

Kötü haberlerin yalnızca haber uygulamalarından gelmediğini de hatırlamak gerekir. Aile ve arkadaş mesajlaşma gruplarında paylaşılan doğrulanmamış uyarılar, korkutucu videolar ve "herkese iletin" çağrıları da aynı döngüyü besler. Bu gruplarda bildirimleri sessize almak, doğruluğundan emin olmadığınız içerikleri iletmemek ve gerektiğinde nazikçe "Bunun kaynağı belli mi?" diye sormak, hem sizin hem de sevdiklerinizin kaygısını azaltmaya katkı sağlar.

Kötü Haber Kaydırmadan Nasıl Kurtulunur? Adım Adım Öneriler

Amaç dünyadan kopmak değil; bilgiyle sağlıklı bir ilişki kurmaktır. Aşağıdaki adımları küçük denemeler olarak düşünün ve size uyanları seçin.

1. Önce fark edin

Birkaç gün boyunca ne zaman, nerede ve ne hissederken kaydırmaya başladığınızı not edin. Çoğu kişi, belirli anların (yatmadan önce, sabah uyanır uyanmaz, toplu taşımada, iş arasında, yalnız kaldığında) tetikleyici olduğunu fark eder. Telefonunuzun ekran süresi raporu da bu farkındalık için yardımcı bir araçtır.

2. Haber için zaman ve süre belirleyin

Haberleri günde bir veya iki kez, belirli saatlerde ve sınırlı bir süreyle takip edin. Örneğin öğle arasında ve akşam yedide on beşer dakika. Bu süre dışında haber uygulamalarını açmamaya özen gösterin. Gerçekten acil ve önemli bir gelişme olduğunda, bu bilgi size zaten bir şekilde ulaşacaktır.

3. Yatak odasını ekransız bölge yapın

Telefonunuzu yatak odasının dışında şarj edin ya da en azından yatağınızdan uzanamayacağınız bir yere koyun. Alarm için ayrı bir saat kullanmak, sabah ilk iş olarak haber akışına dalmayı da engeller. Yatmadan önceki son bir saati ekransız geçirmeyi hedefleyin.

4. Sürtünme yaratın

Alışkanlıkları kolaylaştıran şey, kolay ulaşılabilir olmalarıdır. Haber ve sosyal medya uygulamalarını ana ekrandan kaldırın, bildirimleri kapatın, uygulamalara her seferinde yeniden giriş yapmayı gerektiren ayarlar kullanın. Küçük bir zorluk bile otomatik davranışı yavaşlatır ve "Gerçekten bakmak istiyor muyum?" diye düşünmenize fırsat verir.

5. Kaynaklarınızı seçin

Sonsuz akışlar yerine güvenilir, özet sunan haber kaynaklarını tercih edin. Sürekli öfke ve korku yaratan hesapları sessize alın ya da takipten çıkın. Doğrulanmamış iddiaları paylaşan kaynaklar, kaygıyı gereksiz yere büyütür.

6. Kaydırırken kendinize bir soru sorun

Kaydırdığınızı fark ettiğinizde bir an durun ve sorun: "Bu içerik bana şu an ne katıyor? Bilgi mi edindim, yoksa yalnızca daha mı kötü hissediyorum?" Bu soru, otomatik pilottan çıkıp bilinçli seçim yapmanızı sağlar.

7. Kaydırmanın yerine bir şey koyun

Bir alışkanlığı bırakmak, yerine yeni bir davranış koyduğunuzda kolaylaşır. Kaydırma isteği geldiğinde yapabileceğiniz alternatiflerin bir listesini hazırlayın: kısa bir yürüyüş, birkaç dakikalık nefes egzersizi, bir bardak çay demlemek, bir arkadaşınızı aramak, birkaç sayfa kitap okumak ya da müzik dinlemek.

8. Olumsuzu dengeleyin

Dünyada yalnızca kötü şeyler olmuyor; ama akışlar bize çoğunlukla bunları gösteriyor. Bilinçli olarak dayanışma hikâyeleri, bilimsel gelişmeler, sanat, doğa ve mizah içeren içeriklere de yer açın. Gerçek hayatta da küçük güzel anları fark etmeye çalışın.

Her şeyi bilmek zorunda değilsiniz. Kendinizi korumak için bazen ekranı kapatıp şimdiki ana, nefesinize ve yanınızdaki insanlara dönmek, en sorumlu davranıştır.

9. Kaygıyı eyleme dönüştürün

Bir haber sizi derinden etkilediyse, kaydırmaya devam etmek yerine yapabileceğiniz somut bir şey olup olmadığını düşünün: Güvenilir bir kuruma bağış yapmak, gönüllü olmak, bir yakınınızı aramak ya da kendi hazırlığınızı gözden geçirmek. Eylem, çaresizliğin panzehiridir.

Daha kapsamlı bir ekran molası düşünüyorsanız, dijital detoks yazımızda gerçekçi ve uygulanabilir bir plan bulabilirsiniz. Ekran kullanımının genel olarak kontrolden çıktığını düşünüyorsanız ekran bağımlılığı yazımız da yol gösterici olabilir.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Herkes zaman zaman olumsuz haberlerde kaybolabilir. Ancak aşağıdaki durumlar, bir ruh sağlığı uzmanından destek almanın faydalı olabileceğine işaret eder:

  • Kaydırmayı denemenize rağmen bir türlü azaltamıyorsanız
  • Uyku sorunlarınız haftalardır sürüyorsa
  • Sürekli kaygı, huzursuzluk veya panik atakları yaşıyorsanız
  • Umutsuzluk, keyifsizlik ve isteksizlik çoğu güne yayıldıysa
  • İş, okul veya ilişkilerinizde belirgin sorunlar ortaya çıktıysa
  • Afet veya şiddet görüntülerini zihninizden atamıyor, kâbuslar görüyorsanız

Umutsuzluk duygusu yaşamınızı sonlandırma ya da kendinize zarar verme düşüncelerine dönüştüyse, lütfen yalnız kalmayın; acil durumlarda 112'yi arayın.

Kaygı belirtileri günlük yaşamınızı zorlaştırıyorsa kaygı ve panik alanında uzman desteği almak yararlı olabilir.

Terapide Kötü Haber Kaydırma Nasıl Ele Alınır?

Terapide kötü haber kaydırma, yalnızca bir ekran alışkanlığı olarak değil, altında yatan duygusal ihtiyaçlarla birlikte ele alınır.

Bilişsel davranışçı terapi (BDT): Kaydırmayı başlatan tetikleyiciler, eşlik eden düşünceler ("Her şeyi bilmeliyim", "Bakmazsam kötü bir şey olur") ve davranışın kısa ve uzun vadeli sonuçları birlikte incelenir. Bu farkındalıkla davranış zinciri adım adım değiştirilir.

Belirsizliğe tahammül çalışmaları: Bilgi toplama ihtiyacının arkasında çoğu zaman belirsizliğe dayanamama yatar. Terapide belirsizlikle daha rahat yaşamanın yolları üzerinde çalışılır.

Duygu düzenleme becerileri: Kaydırma bir kaçış yoluysa, kaçılan duyguyla (yalnızlık, kaygı, can sıkıntısı) baş etmenin sağlıklı yolları öğrenilir.

Davranış planlaması: Ekran kullanımı için gerçekçi hedefler belirlenir, alternatif etkinlikler planlanır ve ilerleme birlikte takip edilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kötü haber kaydırma bir bağımlılık mı?

Kötü haber kaydırma resmî bir bağımlılık tanısı değildir; ancak kontrol kaybı, bırakmakta zorlanma ve olumsuz sonuçlara rağmen sürdürme gibi bağımlılık benzeri özellikler taşıyabilir. Davranış hayatınızı belirgin biçimde etkiliyorsa destek almak yararlı olabilir.

Haberleri hiç takip etmemek doğru mu?

Tamamen kopmak her zaman gerekli değildir ve bazı kişilerde belirsizlik kaygısını artırabilir. Daha sağlıklı olan, güvenilir kaynaklardan, belirli saatlerde ve sınırlı süreyle haber takip etmektir.

Gece telefonda haber okumadan uyuyamıyorum, ne yapabilirim?

Telefonu yatak odasının dışında şarj etmeyi, yerine kâğıt kitap veya rahatlatıcı bir ses kaydı koymayı ve yatmadan önce bir saatlik ekransız süre belirlemeyi deneyebilirsiniz. Başlangıçta zor gelebilir, ama birkaç hafta içinde uyku düzeninizde fark görebilirsiniz.

Çocuklarım da sürekli kötü haberlere maruz kalıyor, ne yapmalıyım?

Çocukların, özellikle afet ve şiddet görüntülerine maruz kalmasını sınırlayın. Gördükleri haberler hakkında yaşlarına uygun biçimde konuşun ve sorularını dinleyin. Siz de kendi ekran alışkanlıklarınızla onlara örnek olabilirsiniz; zorlandığınızda destek almanın her zaman mümkün olduğunu unutmayın.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler