Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Hasta Çocuk Bebek Gibi Davranıyor: Gerilemeyi Anlamak ve Desteklemek

Hasta Çocuk Bebek Gibi Davranıyor: Gerilemeyi Anlamak ve Desteklemek

Hasta çocuk bebek gibi davranıyor, altını ıslatıyor ya da bebek gibi konuşuyorsa bu bir gerileme olabilir. Nedenleri, yaşa göre işaretleri ve aileye öneriler.

Aylar önce tuvalet eğitimini tamamlamış olan çocuğunuz yeniden altını ıslatmaya başlamış olabilir. Ya da dört yaşındaki kızınız birden bebek sesiyle konuşuyor, kendi başına yediği yemeği artık sizin yedirmenizi istiyor, gece yatağınıza geliyor. Okula giden oğlunuz ise hastalık döneminde bir an bile yanınızdan ayrılmak istemiyor. Bu değişiklikler anne babaları hem endişelendirir hem de şaşırtır: "Zaten hasta, bir de bu mu çıktı?" Oysa hasta çocuk bebek gibi davranıyor gibi görünen bu tablo, çoğu zaman psikolojide "gerileme" olarak adlandırılan, strese karşı oldukça yaygın ve anlaşılır bir tepkidir. Bu yazıda gerilemenin ne olduğunu, neden ortaya çıktığını, yaşa göre nasıl görünebileceğini ve ailenin bu dönemde nasıl bir tutum izleyebileceğini ele alıyorum. Altını ıslatma ya da yeme değişiklikleri gibi bedensel işaretlerin tıbbi bir nedeni olup olmadığını ise mutlaka çocuğunuzu izleyen hekimle konuşmanızı öneririm.

Gerileme Nedir?

Gerileme, çocuğun daha önce kazanmış olduğu bir beceriyi ya da davranışı geçici olarak bırakıp daha küçük yaştaki davranışlara dönmesidir. Bunu bir tür geri adım olarak düşünebilirsiniz: Zorlu bir durumla karşılaşan çocuk, kendini en güvende hissettiği döneme geri çekilir.

Gerileme yalnızca hastalıkta görülmez. Yeni bir kardeşin doğumu, taşınma, okula başlama, anne babanın ayrılığı ya da bir deprem gibi büyük değişimler de benzer tepkiler doğurabilir. Ancak ciddi ya da uzun süren bir hastalık, çocuğun hem bedenini hem günlük düzenini hem de duygusal dünyasını aynı anda sarstığı için gerilemenin en sık görüldüğü durumlardan biridir.

Önemli olan şudur: Gerileme, çocuğun "şımardığı" ya da "bilerek yaptığı" bir şey değildir. Çoğu zaman çocuğun kendisi de neden böyle davrandığını bilmez. Bu davranışlar, onun "Şu an bana biraz daha bakılmaya ihtiyacım var" demenin sözsüz bir yoludur.

Hasta Çocuk Bebek Gibi Davranıyor: Hangi İşaretler Görülür?

Gerilemenin görünümü çocuktan çocuğa değişir. Hastalık sürecinde sık görülen işaretler şunlardır:

  • Tuvalet becerilerinde geri dönüş. Gündüz ya da gece altını ıslatma, kakasını tutamama ya da yeniden bez istemek.
  • Bebek gibi konuşma. Kelimeleri yuvarlama, "bebek sesi" kullanma, cümleler yerine tek kelimelerle iletişim kurma.
  • Bağımsız becerileri bırakma. Kendi giyinebildiği hâlde giydirilmek istemek, kaşığı eline almamak, yürüyebildiği hâlde kucağa çıkmak istemek.
  • Emzik, biberon ya da parmak emme. Çoktan bırakılmış alışkanlıklara yeniden dönmek.
  • Yapışkanlık ve ayrılık kaygısı. Anne ya da babadan bir dakika bile ayrılmak istememek, yalnız uyuyamamak.
  • Ağlama ve öfke nöbetlerinde artış. Daha küçük yaşlardaki gibi yere atılarak ağlamak, sakinleşmekte zorlanmak.

Bu işaretlerin bir kısmı tıbbi süreçle de ilişkili olabilir. Bazı hastalıklar, tedaviler ya da hastanede kalmanın getirdiği değişiklikler, çocuğun tuvalet kontrolünü veya uyku düzenini doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle bedensel değişiklikleri yalnızca psikolojik diye yorumlamadan önce hekiminize danışmanız önemlidir. Genel olarak alt ıslatma konusunu merak ediyorsanız alt ıslatma yazısı da yol gösterici olabilir.

Hastalık Döneminde Gerileme Neden Olur?

Hasta çocukta gerilemenin birden fazla nedeni olabilir ve çoğu zaman bunlar bir arada çalışır.

Enerjinin yeniden yönlendirilmesi. Hasta bir bedenin iyileşmek için çok enerjiye ihtiyacı vardır. Yeni öğrenilmiş beceriler, henüz tam oturmamış olduğu için, zor dönemlerde ilk bırakılanlardır. Tıpkı yorgun bir yetişkinin karmaşık işleri erteleyip yalnızca temel işlerini yapması gibi.

Güvenlik arayışı. Hastalık, çocuk için korkutucu ve kontrol edemediği bir deneyimdir. Bebeklik dönemi ise anne babanın her ihtiyacı karşıladığı, en çok korunduğu dönemdir. Çocuk o döneme ait davranışlara dönerek, aslında o koruyucu ilgiyi yeniden çağırır.

Kontrol kaybı. Kendi bedeni üzerinde söz hakkı azalan, ne zaman iğne olacağına ya da ne yiyeceğine karar veremeyen çocuk, kontrol edebildiği tek alanlarda farklı tepkiler verebilir. Yemek yememek ya da tuvalete gitmek istememek bazen bu kontrol arayışının bir parçasıdır.

Rutinlerin bozulması. Hastane yatışları, sık kontroller, okul ve kreşten uzak kalmak, çocuğun alışkanlıklarını destekleyen düzeni dağıtır. Uzun yatışlarda bu durumu nasıl yönetebileceğinizi hastanede yatan çocuk yazısında ayrıntılı olarak ele aldım.

Ailedeki gerginliği hissetmek. Çocuklar, anne babanın kaygısını sözlerden çok yüz ifadesinden, ses tonundan ve evdeki havadan anlar. Evdeki gerginlik arttıkça, çocuk daha fazla güvence arayışına girebilir.

Diyelim ki beş yaşındaki bir çocuk, akciğer enfeksiyonu nedeniyle bir hafta hastanede kalıp eve dönüyor. Hastanede oldukça uyumlu davranmış, işlemlerde fazla ağlamamış. Ama eve geldikten birkaç gün sonra geceleri altını ıslatmaya, annesinin yanından ayrılmamaya ve bebek sesiyle konuşmaya başlıyor. Bu kurgusal örnekte gördüğümüz şey, çocuğun hastanede "dayanıp" güvenli ortama döndüğünde biriktirdiği gerginliği bırakmasıdır. Yani gerileme bazen tam da tehlike geçtiğinde, çocuk kendini yeniden güvende hissettiğinde ortaya çıkar. Bu, anne babanın bir şeyi yanlış yaptığını değil, çocuğun artık rahatlayabildiğini gösterir.

Yaşa Göre Gerileme: Neye Dikkat Etmeli?

Küçük çocuklar (1–3 yaş)

Bu yaştaki çocuklarda beceriler henüz yeni olduğundan gerileme çok sık görülür. Yürümeyi yeni öğrenmiş bir çocuk yeniden emeklemeyi tercih edebilir, birkaç kelime söyleyen çocuk sessizleşebilir. Bu dönemde en önemli şey, çocuğun tanıdık bir yetişkinin yakınlığında güvende hissetmesidir. Becerileri zorlamak yerine bol ten teması, ninni ve öngörülebilir bir rutin çoğu zaman yeterlidir.

Okul öncesi çocuklar (3–6 yaş)

Gerilemenin en belirgin görüldüğü yaş grubudur. Tuvalet kazaları, bebek gibi konuşma, emzik istemek ve yalnız uyuyamamak sık görülür. Bu yaştaki çocuklar hastalığı bazen kendi yaptıkları bir şeyin cezası olarak algılayabilir; bu yüzden "Hasta olman senin suçun değil" mesajını sık sık tekrar etmek önemlidir. Oyun, bu yaştaki çocukların duygularını ifade etmesinin en doğal yoludur.

Okul çağı çocukları (7–12 yaş)

Okul çağı çocuklarında gerileme daha az göze çarpan biçimlerde görülebilir: anne babayla yatmak istemek, ödevlerini kendi başına yapamamak, eskiden yaptığı sorumlulukları bırakmak, daha çabuk ağlamak. Bu yaştaki çocuklar "bebek gibi" davrandıkları için utanabilir. Onları yargılamadan, "Bu aralar biraz daha yakınımda olmak istiyorsun, bu çok anlaşılır" demek utancı azaltır.

Ergenler

Ergenlerde gerileme daha nadir konuşulsa da görülebilir. Normalde bağımsızlık için mücadele eden genç, hastalık döneminde anne babaya beklenmedik ölçüde bağımlı hâle gelebilir, kararlarını onlara bırakabilir ya da çocukluğuna ait eşyalara, dizilere, oyunlara geri dönebilir. Bu durum genellikle geçicidir. Gencin özerkliğine saygı göstermek ve aynı zamanda ihtiyaç duyduğu yakınlığı sağlamak arasında denge kurmak önemlidir.

Hasta Çocuk Bebek Gibi Davranıyor: Anne Babalar Ne Yapmalı?

Gerilemeyle karşılaşan anne babaların iki yaygın tepkisi vardır: Ya davranışı sert biçimde düzeltmeye çalışırlar ya da tamamen içine girip her şeyi çocuğun yerine yapmaya başlarlar. Çoğu durumda ikisinin ortası daha iyi sonuç verir.

Ne söylenebilir?

  • "Şu sıralar kendini yorgun ve korkmuş hissediyorsun. Biraz daha kucakta kalmak istemen çok normal."
  • "Altını ıslatman sorun değil, birlikte temizleriz. Vücudun iyileşince bu da düzelecek."
  • "Bebek gibi konuşmak istiyorsun galiba. Ben seni nasıl konuşursan konuş anlıyorum. Bir de büyük çocuk sesiyle anlatır mısın, merak ettim."
  • "Bu akşam yemeği ben yedireyim, yarın sabah kahvaltıda kaşığı sen tutarsın, olur mu?"

Ne söylenmemeli?

  • "Koca kız oldun, ayıp değil mi?"
  • "Kardeşin bile senden daha büyük davranıyor."
  • "Bir daha altını ıslatırsan bez bağlarım."
  • "Hasta diye her şeyi yaptıracağını mı sanıyorsun?"

Utandırma ve karşılaştırma, çocuğun kaygısını artırarak gerilemeyi çoğu zaman uzatır. Çocuğun kendini kötü hissettiği bir anda kınanması, ona "Zor anlarımda kabul görmüyorum" mesajını verir.

Pratik öneriler

  1. Duyguyu kabul edin, davranışı nazikçe yönlendirin. Çocuğun ihtiyacını karşılayın, ama bağımsız becerilerin kapısını da açık tutun.
  2. Küçük seçimler sunun. "Pijamanı sen mi giymek istersin, yoksa ben mi yardım edeyim?" gibi sorular çocuğa kontrol hissi verir.
  3. Rutinleri koruyun. Mümkün olduğunca uyku, yemek ve oyun saatlerini düzenli tutun. Öngörülebilirlik güven duygusunu destekler.
  4. Oyun için zaman ayırın. Bebek bakma, doktorculuk ya da hayvan oyunları, çocuğun yaşadıklarını işlemesine yardım eder.
  5. Başarıları fark edin. Çocuk kendi başına bir şey yaptığında abartısız bir takdirle fark edin: "Bugün çoraplarını kendin giydin, gördüm."
  6. Kendi kaygınıza da bakın. Çocuğunuz sizin sakinliğinizden güç alır. Kendi yorgunluğunuzu paylaşabileceğiniz birilerini bulmanız onu da dolaylı olarak destekler.

Bazı aileler hasta çocuğa karşı sınırları tamamen kaldırmanın doğru olup olmadığını merak eder. Bu dengeyi hasta çocuğu şımartmak yazısında ayrıca ele alıyorum.

Gerileme, çocuğun geride kaldığını değil; ileri gitmek için önce güvenli bir yere dönmesi gerektiğini gösterir.

Kardeşlerde ve Akrabalarda Gerileme

Gerileme sadece hasta çocukta görülmez. Evdeki sağlıklı kardeş de, anne babanın dikkatinin hasta kardeşe yönelmesiyle birlikte bebek gibi davranmaya başlayabilir. "Ben de hasta olsam bana da bakarlar mı?" düşüncesi, küçük çocukların kafasından geçebilir. Bu kardeşe de kısa ama düzenli, yalnız onunla geçirilen zamanlar ayırmak, gerilemenin yatışmasına yardımcı olur.

Büyükanne ve büyükbabaların "Bu çocuk çok şımardı" ya da "Ben olsam bir güzel azarlardım" gibi yorumları ise anne babayı ikilemde bırakabilir. Akrabalarla şöyle konuşmak yararlı olabilir: "Biz de fark ettik. Doktorlarımız ve okuduklarımız, bunun hastalığa karşı yaygın bir tepki olduğunu söylüyor. Şu an sabırla yaklaşmayı tercih ediyoruz."

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Hastalık döneminde görülen gerileme çoğunlukla geçicidir ve çocuk iyileştikçe, rutinler yerine oturdukça kendiliğinden azalır. Ancak şu durumlarda bir çocuk ruh sağlığı uzmanına danışmak yararlı olabilir:

  • Hastalık sona erdiği ya da durum stabil hâle geldiği hâlde gerilemenin haftalarca devam etmesi
  • Gerilemenin çok sayıda alanı birden kapsaması ve giderek derinleşmesi
  • Çocuğun aşırı içine kapanması, oyuna ilgisini tamamen kaybetmesi
  • Yoğun kabuslar, korkular ya da hastaneyi hatırlatan şeylerden belirgin kaçınma
  • Ailenin bu durum karşısında tükenmesi, çocukla sürekli çatışma yaşanması

Bedensel belirtilerin (örneğin uzun süren alt ıslatma, kilo kaybı ya da beslenme reddi) tıbbi değerlendirmesi ise her zaman hekiminizle birlikte yapılmalıdır.

Terapide Hasta Çocuktaki Gerileme Nasıl Ele Alınır?

Gerileme yaşayan çocuklarla çalışırken amaç, davranışı hızla ortadan kaldırmak değil; çocuğun altta yatan korkusunu, kontrol kaybını ve güvence ihtiyacını anlamaktır. Çocuk ve oyun terapisi bu noktada önemli bir alan açar. Çocuk merkezli oyun terapisinde çocuk, oyuncaklar ve hikâyeler aracılığıyla hastalık deneyimini kendi hızında işler; terapist çocuğun duygularını yansıtarak onun anlaşıldığını hissetmesini sağlar.

Ebeveyn görüşmeleri de sürecin önemli bir parçasıdır. Anne babayla birlikte çocuğun davranışlarının anlamı konuşulur, evde uygulanabilecek tutarlı bir yaklaşım planlanır ve ebeveynin kendi kaygıları için alan açılır. Okul çağı ve daha büyük çocuklarla bilişsel davranışçı yaklaşımdan uyarlanmış, yaşa uygun teknikler kullanılarak kaygıyı yönetme becerileri de çalışılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Gerileme ne kadar sürer?

Süre çocuğa, hastalığın seyrine ve evdeki koşullara göre değişir. Çoğu çocukta, güvenlik duygusu yeniden kurulup rutinler oturdukça gerileme yavaş yavaş azalır. Hastalık geçtikten sonra da uzun süre devam ediyorsa bir uzmana danışmak iyi olur.

Bebek gibi davranmasına izin vermek bunu kalıcı hâle getirir mi?

Genellikle hayır. Çocuğun güvence ihtiyacını karşılamak, onun daha hızlı toparlanmasına yardım eder. Önemli olan, ihtiyacını karşılarken bağımsız becerilerine de alan bırakmak ve küçük adımlarını fark etmektir.

Altını ıslattığında ceza vermeli miyim?

Hayır. Ceza ve utandırma kaygıyı artırarak durumu kötüleştirebilir. Sakin bir tavırla birlikte temizlemek ve konuyu büyütmemek daha yararlıdır. Altı ıslatmanın tıbbi bir nedeni olup olmadığını ise hekiminizle konuşun.

Okul çağındaki çocuğum bebek gibi davrandığı için arkadaşlarından utanıyor, ne yapabilirim?

Bu davranışların hastalığa karşı geçici bir tepki olduğunu ve kendisinin kötü bir şey yapmadığını anlatın. Arkadaşlarına ne söyleyeceğini birlikte planlamak ve gerekirse öğretmeniyle iş birliği yapmak, çocuğun kendini daha güvende hissetmesine yardım eder.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler
Okumaya devam edin

İlgili makaleler