Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Karalama Yapmanın Faydaları: Toplantıda Çizmek Dikkati Dağıtır mı?

Karalama Yapmanın Faydaları: Toplantıda Çizmek Dikkati Dağıtır mı?

Karalama yapmanın faydaları neler, toplantıda ya da derste çizmek dikkati dağıtır mı? Kenar boşluğundaki çizimlerin psikolojisi, sınırları ve yanlış inanışlar.

Uzun bir bütçe toplantısının ortasında defterinize bakıyorsunuz: Kenar boşluğu küçük küplerle, iç içe geçmiş spirallerle, bir de neden çizdiğinizi bilmediğiniz bir kedi yüzüyle dolmuş. Karşınızdaki yönetici konuşurken siz farkında olmadan kalemle kâğıt arasında gidip gelmişsiniz. Belki biraz utanıyorsunuz: "Dinlemiyor gibi mi göründüm?" Okul yıllarında da aynı şeyi yapmış, öğretmenden "Ders dinle, resim yapma" uyarısı almış olabilirsiniz. Peki karalama gerçekten bir dikkat dağınıklığı mıdır, yoksa zihnin kendini toparlama yollarından biri mi? Karalama yapmanın faydaları, son yıllarda hem gündelik hayatta hem de psikoloji yazınında merak edilen bir konu hâline geldi. Bu yazıda kenar boşluklarındaki çizimlerin ne anlama gelebileceğini, nelere yardımcı olabileceğini, nelere olamayacağını ve hangi yaygın inanışların abartılı olduğunu ele alıyoruz.

Karalama Nedir, Neden Yaparız?

Karalama, belirli bir amaca ya da plana bağlı olmadan, çoğu zaman başka bir işe dikkat verirken kâğıda çizilen şekiller, desenler, harfler ya da figürlerdir. Telefonda konuşurken not kâğıdına çizilen kareler, derste defterin köşesine yapılan yıldızlar, toplantıda adınızın harflerini tekrar tekrar süslemek... Bunların hepsi karalamadır.

Karalamanın en belirgin özelliği, sonucun önemli olmamasıdır. Kimse kenar boşluğundaki spirali sergilemek için çizmez. Bu yönüyle karalama, resim yapmaktan farklıdır: Resimde bir ürün ortaya koyma niyeti vardır; karalamada ise elin hareketi ve zihnin o hareket sırasında bulunduğu hâl öne çıkar.

İnsanların neden karaladığına dair farklı açıklamalar yapılır:

  • Uyarılmışlık düzeyini ayarlamak: Sıkıcı bir ortamda zihin uyuşmaya başladığında, el hafif bir hareketle "uyanık kalmaya" çalışıyor olabilir.
  • Gerginliği boşaltmak: Kaygılı ya da huzursuz anlarda tekrar eden küçük hareketler, bedendeki gerginliği biraz azaltabilir.
  • Düşünmeye eşlik etmek: Bazı insanlar bir problemi düşünürken kalemle bir şeyler çizdiklerinde fikirlerin daha rahat aktığını anlatır.
  • Alışkanlık: Çocukluktan beri süregelen bir el alışkanlığı olabilir.

Bu açıklamaların hiçbiri tek başına her durumu açıklamaz; çoğu zaman birkaçı aynı anda rol oynar. Aynı kişi bir gün sıkıldığı için, başka bir gün gergin olduğu için karalama yapabilir.

Karalama Yapmanın Faydaları: Araştırmalar Ne Söylüyor?

Karalamanın dikkat ve bellek üzerindeki etkisini inceleyen bazı küçük deneysel çalışmalar vardır. Bu çalışmaların bir kısmı, sıkıcı bir dinleme görevinde basit şekiller karalayan katılımcıların dinlediklerini biraz daha iyi hatırlayabildiğini düşündürmüştür. Bu bulgu medyada sıkça "Karalama yapmak hafızayı güçlendirir" başlığıyla yer almıştır.

Ancak burada temkinli olmak gerekir. Bu alandaki çalışmaların çoğu küçük örneklemlerle yapılmıştır ve sonuçlar her çalışmada aynı çıkmamıştır. Bazı çalışmalarda karalamanın hatırlamayı etkilemediği, hatta karmaşık çizimlerin dikkati bölebileceği gözlenmiştir. Sonuçlar; karalamanın türüne, görevin zorluğuna ve kişinin özelliklerine göre değişiyor gibi görünmektedir.

Sonuçların neden bu kadar değişken olduğuna dair birkaç olası açıklama vardır. Birincisi, "karalama" dediğimiz şey çok farklı davranışları kapsar: Kâğıda gelişigüzel çizgiler çekmek ile bir şekli dikkatle doldurmak aynı zihinsel yükü taşımaz. İkincisi, insanların dikkat düzeyleri ve sıkılma eşikleri birbirinden farklıdır; birine uyanık kalmak için gereken hafif uyarıyı sağlayan bir hareket, bir başkasının odağını dağıtabilir. Üçüncüsü, laboratuvar ortamındaki kısa ve yapay görevler, gerçek hayattaki uzun toplantılara ya da derslere birebir benzemez. Bu yüzden bir çalışmanın sonucunu "herkes için geçerli bir kural" gibi okumamak gerekir.

Bugünkü bilgilerle söylenebilecek şey şudur: Karalama yapmanın faydaları bazı kişiler ve bazı durumlar için söz konusu olabilir, özellikle de görev sıkıcı ve pasif bir dinleme gerektiriyorsa. Ama karalamanın herkesin dikkatini ya da belleğini güçlendirdiğini söylemek, eldeki kanıtın taşıyabileceğinden fazlasıdır.

Kenar boşluğundaki bir spiral, dinlemediğinizin kanıtı değildir; ama dinlediğinizin kanıtı da değildir. Ona bakmanın en sağlıklı yolu, merak etmektir.

Basit Karalama ile Karmaşık Çizim Arasındaki Fark

Karalamanın dikkatle ilişkisini anlamak için onu ikiye ayırmak yararlıdır.

Basit, tekrar eden karalama: Küpler, daireler, çizgiler, dalgalar. Bu tür çizimler fazla düşünme gerektirmez. El neredeyse kendi başına hareket eder, zihin ise büyük ölçüde konuşulana açık kalır. Kişi için hafif bir "meşguliyet" sağlarken, ana görevi pek engellemez.

Karmaşık, planlı çizim: Ayrıntılı bir manzara, bir karakter tasarımı, gölgelendirilmiş bir portre. Bu tür çizimler dikkat ister; karar vermeyi, bakmayı, düzeltmeyi gerektirir. Bu durumda çizim, dinlenen konuşmayla dikkat için yarışmaya başlar.

Pratik bir ölçüt şu olabilir: Karalarken konuşulanı takip edebiliyor, gerektiğinde söz alıp katkı sunabiliyor musunuz? Cevap evetse, karalama büyük olasılıkla sizin için bir sorun değildir. Toplantının sonunda ne konuşulduğunu hiç hatırlamıyorsanız ama defterinizde harika bir ejderha varsa, belki de dikkatiniz başka bir yere kaymıştır.

Bu ayrım, okulda çocukların karalamaları için de geçerlidir. Defterin köşesine küçük yıldızlar çizen bir öğrenci dinliyor olabilir; bütün ders boyunca çizgi roman karakteri tasarlayan bir öğrenci ise büyük olasılıkla dersten kopmuştur.

Toplantıda ve Derste Karalama Yapmanın Faydaları ve Sınırları

Karalamanın etkisi, ortamın ve görevin özelliklerine göre değişir.

Yardımcı olabileceği durumlar:

  • Uzun, tek yönlü ve görsel desteği az olan sunumlar
  • Telefon görüşmeleri ya da çevrim içi toplantılar
  • Bekleme anları, kaygı yaratan beklemeler (örneğin bir sınav sonucunu ya da muayene sırasını beklerken)
  • Düşünmeye ihtiyaç duyulan ama elin boş kaldığı anlar

Engel olabileceği durumlar:

  • Aktif katılım, not alma ya da hızlı karar verme gerektiren toplantılar
  • Görsel materyali takip etmeniz gereken dersler (örneğin tahtadaki bir çözümü izlerken)
  • Çizimin ayrıntılı ve "eğlenceli" hâle gelip ana görevin önüne geçtiği anlar

Bir de sosyal boyut vardır. Bazı iş ortamlarında karalama, ilgisizlik ya da saygısızlık olarak algılanabilir. Diyelim ki bir bankada çalışan biri, müdürünün konuşması sırasında kalemle sürekli bir şeyler çiziyor ve toplantıdan sonra "Seni sıkıyor muyuz?" diye bir sitemle karşılaşıyor. Oysa o, dinlemek için çiziyordu. Böyle bir durumda, uygun bir anda "Kalemle oynamak dinlerken odaklanmama yardımcı oluyor" diye açıklamak, yanlış anlaşılmayı önleyebilir. Ortamın kültürünü gözetmek ve gerektiğinde karalamayı not almayla birleştirmek de bir seçenektir. Örneğin konuşulan başlıkları kutucuklar içine yazıp etrafını süslemek, hem dinlediğinizi gösterir hem de elinizi meşgul eder.

Karalamanın Rahatlatıcı Yanı ve Gündelik Hayatta Kullanımı

Karalamanın bir başka yönü de sakinleştirici olabilmesidir. Tekrar eden çizgiler, desenler ve ritmik el hareketleri, bazı insanlar için kısa bir mola, bir nefes alma anı gibi işler. Bu nedenle karalama, mandala boyama ya da desen çizme gibi etkinliklerle akraba sayılabilir.

Karalama yapmanın faydaları arasında belki en az konuşulanı da budur: Hiçbir şey üretmek zorunda olmadan bir şey yapabilmenin hafifliği. Sürekli verimli olma baskısı hissettiğimiz bir dönemde, sonucu olmayan küçük bir el hareketi, zihne kısa bir boşluk tanıyabilir.

Gündelik hayatta karalamayı bilinçli bir mola olarak kullanmak isteyenler için birkaç öneri:

  1. Yanınızda küçük bir defter taşıyın. Telefonda gezinmek yerine birkaç dakika karalama yapmak, ekrandan uzaklaşmanın basit bir yolu olabilir.
  2. Sonucu önemsemeyin. Güzel olsun diye uğraşmaya başladığınızda, karalama bir performans işine dönüşür. Amaç elinizi serbest bırakmaktır.
  3. Nefesinizle birleştirin. Bir çizgi çekerken nefes alıp, bir diğerinde vermek gibi basit ritimler, kısa bir sakinleşme alıştırması olabilir.
  4. Duyguya bir şekil verin. Gergin olduğunuz bir günde, o gerginliği bir çizgi ya da şekil olarak kâğıda bırakmayı deneyin. Bu, duyguyu fark etmenin ve adlandırmanın küçük bir yolu olabilir.
  5. Bekleme anlarını değerlendirin. Hastane bekleme salonunda, bir sonucu beklerken ya da servisle uzun bir yolculukta karalama, kaygılı bekleyişe eşlik edebilir.

Burada önemli bir ayrımı korumak gerekir: Bu tür etkinlikler bir öz bakım ve yaratıcı mola biçimidir; terapi değildir. Karalamak bazı insanlara iyi gelebilir; ama uzun süren bir kaygıyı ya da çökkün ruh hâlini tek başına çözmesi beklenmemelidir.

Karalamalarınız Kişiliğinizi Ele Verir mi?

İnternette "Küp çizenler mantıklıdır", "Göz çizenler gizemlidir", "Spiral çizenler kaygılıdır" gibi listelere sıkça rastlanır. Bu tür yorumlar eğlenceli olabilir; ama bilimsel olarak desteklenmiş değildir.

Çizimlerden kişilik, ruh hâli ya da psikolojik sorunlar hakkında kesin sonuçlar çıkarmak, çocuk resimlerinde olduğu gibi yetişkin karalamalarında da güvenilir bir yöntem değildir. Bir kişinin hep küp çizmesi, okulda öğrendiği ilk "üç boyutlu" şeklin küp olmasından, o gün elindeki kalemin türünden ya da sadece alışkanlıktan kaynaklanabilir.

Karalamalarınıza bakarken yorum yapmak yerine merak etmeyi deneyebilirsiniz: "Bugün neden bu kadar çok çizdim? Toplantı mı sıkıcıydı, ben mi gergindim?" Bu sorular, kendinizi tanımaya bir kapı aralayabilir; ama cevabı çizimde değil, sizin deneyiminizde aramak daha doğru olur.

Çocuklarda ve Gençlerde Karalama: Öğretmen ve Ebeveynler İçin Notlar

Okulda karalama çoğu zaman bir disiplin konusu olarak ele alınır. Defterin kenarları çizimlerle dolu bir öğrenci, "derse ilgisiz" diye etiketlenebilir. Oysa bazı çocuklar ve gençler, ellerini meşgul ettiklerinde daha uzun süre oturabilir ve dinleyebilir.

Öğretmenler ve ebeveynler için birkaç öneri:

  • Önce gözlemleyin. Çocuk karalarken soru sorulduğunda cevap verebiliyor mu, derse katılabiliyor mu? Eğer evetse, karalama onun için bir dinleme stratejisi olabilir.
  • Uygun alan tanıyın. Defterin ders notlarının yazıldığı sayfaları yerine ayrı bir müsvedde kâğıdı ya da defterin arka sayfaları karalama için kullanılabilir.
  • Utandırmayın. Sınıf önünde "Yine resim mi yapıyorsun?" demek, çocuğu hem mahcup eder hem de asıl sorunu anlamayı zorlaştırır.
  • Çizimlerini yorumlamayın. Kenar boşluğundaki bir kafatası ya da yıldırım çizimi, çoğu zaman izlenen bir diziden ya da oyundan esinlenmiştir; tek başına bir tehlike işareti değildir.

Lise yıllarında, özellikle LGS ve YKS hazırlığının yoğun olduğu dönemlerde, uzun ders saatleri ve deneme sınavları arasında karalama bazı gençler için küçük bir nefes alma alanı olabilir. Buna izin vermek, gencin kendi dikkatini düzenleme biçimini tanımasına da yardımcı olur.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Karalama çoğu zaman tamamen olağan bir davranıştır. Ancak bazı durumlarda dikkatle ilgili daha geniş bir zorluğun parçası olabilir:

  • Hemen her toplantıda, derste ve konuşmada dikkatinizi sürdürmekte belirgin zorluk yaşıyorsanız
  • Unutkanlık, dağınıklık ve işleri yarım bırakma hayatınızın pek çok alanını etkiliyorsa
  • Huzursuzluk, yerinde duramama ve ellerinizi sürekli meşgul etme ihtiyacı yoğun kaygıyla birlikte görülüyorsa
  • Odaklanma güçlüğüne uzun süren çökkünlük, uyku sorunları ya da isteksizlik eşlik ediyorsa

Çocukluktan beri süren dikkat ve hareketlilikle ilgili zorluklar merak ediliyorsa DEHB belirtileri yazımız bir çerçeve sunabilir; iş yerinde bölünen dikkatin etkileri için de odaklanma krizi yazımıza göz atabilirsiniz. Bu belirtiler tek başına bir tanı anlamına gelmez; değerlendirme bir uzman tarafından yapılmalıdır. Bireysel terapi sürecinde dikkat, kaygı ve gündelik işlevsellikle ilgili zorluklar, kişinin kendi deneyimi ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alınabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Toplantıda karalama yapmak kaba mı?

Bu, ortamın kültürüne bağlıdır. Bazı iş yerlerinde olağan karşılanırken bazılarında ilgisizlik olarak algılanabilir. Karalama sizin için dinlemeye yardımcı oluyorsa bunu kısaca açıklamak ya da karalamayı not almayla birleştirmek yanlış anlaşılmayı azaltabilir.

Çocuğum derste sürekli karalama yapıyor, endişelenmeli miyim?

Tek başına endişe verici değildir; birçok çocuk dinlerken karalar. Ancak öğretmenden dikkatle ilgili sık geri bildirim alıyorsanız, ödevler sürekli yarım kalıyorsa ve çocuk başka alanlarda da zorlanıyorsa bir uzmanla görüşmek yararlı olabilir.

Karalama yapmak hafızayı güçlendirir mi?

Bazı küçük çalışmalar, sıkıcı bir dinleme görevinde basit karalamanın hatırlamaya biraz yardımcı olabileceğini düşündürmüştür. Ancak sonuçlar tutarlı değildir ve herkes için geçerli olduğu söylenemez. Karmaşık çizimler ise dikkati bölebilir.

Karalama ile mandala boyamak arasında fark var mı?

Karalama genellikle kendiliğinden ve başka bir işe eşlik ederek yapılır. Mandala boyama ise daha çok bilinçli olarak ayrılan bir zamanda, hazır bir desen üzerinde yapılır. İkisi de bazı insanlar için rahatlatıcı olabilir, ama ikisi de terapi yerine geçmez.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler
Okumaya devam edin

İlgili makaleler