Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Kendimi Başarısız Hissediyorum: Başarısızlık Duygusuyla Baş Etmek

Kendimi Başarısız Hissediyorum: Başarısızlık Duygusuyla Baş Etmek

Kendimi başarısız hissediyorum diyorsanız bu duygunun nereden geldiğini, kıyaslamanın ve iç eleştirinin rolünü, baş etmek için atabileceğiniz adımları okuyun.

Otuz iki yaşındasınız. Lise arkadaş grubunuzun mesajlaşma grubunda biri yeni evinin anahtarını paylaşıyor, bir diğeri terfisini, bir başkası ikinci çocuğunu. Siz telefonu ters çevirip tavana bakıyorsunuz ve içinizden aynı cümle geçiyor: "Kendimi başarısız hissediyorum." Belki KPSS'ye üçüncü kez girip yine istediğiniz puanı alamadınız, belki yıllarca emek verdiğiniz dükkânı kapatmak zorunda kaldınız, belki de dışarıdan bakınca her şey yolunda ama içeride sürekli bir "yetmedi" sesi var. Bu yazıda başarısızlık duygusunun nasıl oluştuğunu, neden gerçek durumla her zaman örtüşmediğini ve bu duyguyla daha sağlıklı bir ilişki kurmanın yollarını konuşacağız.

"Kendimi Başarısız Hissediyorum" Ne Anlatıyor?

Bu cümle tek bir şeyi anlatmaz. Bazen somut bir hayal kırıklığının ardından gelir: bir sınav, bir iş görüşmesi, bir ilişki. Bazen ise belirli bir olaya bağlı değildir; kişi hayatının genel gidişatına bakar ve bir yerde "geride kaldığını" düşünür.

Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir: Başarısız olmak bir olaydır, başarısız hissetmek ise bir yorumdur. Bir girişimin sonuç vermemesi gerçek ve acı verici olabilir. Ama "Bu iş olmadı" cümlesi ile "Ben bir başarısızım" cümlesi arasında büyük bir mesafe vardır. İlki bir durumu tarif eder; ikincisi bütün bir kişiliği hükme bağlar. Başarısızlık duygusu çoğu zaman bu iki cümle arasındaki köprünün fark edilmeden geçilmesiyle büyür.

Bazı kişilerde bu duygu, nesnel başarılarla neredeyse hiç ilişkili değildir. Yüksek lisansını bitirmiş, iyi bir işte çalışan biri kendini derinden başarısız hissedebilirken, çok daha zorlu koşullarda yaşayan bir başkası kendi yolundan memnun olabilir. Bu da bize şunu söyler: Başarısızlık duygusunu belirleyen şey yalnızca yaşananlar değil, o yaşananları hangi ölçüyle tarttığımızdır.

Başarısızlık Duygusu Neden Olur?

Başkasının cetveliyle ölçmek

Hepimiz bir "başarı tanımıyla" büyürüz ve bu tanım çoğu zaman bize ait değildir. Türkiye'de pek çok aile için başarı belirli bir sırayı izler: iyi bir üniversite, güvenceli görülen bir meslek, evlilik, ev, araba, çocuk. Bu sıradan sapan ya da onu geç tamamlayan kişi, kimse bir şey söylemese bile kendini eksik hissedebilir. Bayram ziyaretlerinde sorulan "Ee, ne zaman?" soruları ise bu cetveli her yıl yeniden önümüze koyar.

Sorun, bu cetvelin kişinin kendi değerlerini, koşullarını ve imkânlarını hesaba katmamasıdır. Ekonomik koşulların bir kuşak için evlilik, ev ve iş basamaklarını belirgin biçimde geciktirdiği bir dönemde, yirmi yıl önceki ölçütlerle kendinizi değerlendirmek, adil olmayan bir sınava girmek gibidir.

Sürekli kıyaslama

İnsan doğası gereği kendini başkalarıyla karşılaştırır. Ancak sosyal medya bu karşılaştırmayı hem sürekli hem de çarpık hale getirdi. Başkalarının hayatından yalnızca vitrin anlarını görürüz: terfi duyurusunu görürüz ama öncesindeki uykusuz geceleri görmeyiz; tatil fotoğrafını görürüz ama arkasındaki kredi kartı borcunu görmeyiz. Kendi hayatımızın ise tamamını, perde arkasıyla birlikte biliriz. Bu eşitsiz karşılaştırmanın nasıl işlediğini sosyal medyada kıyaslama yazısında daha ayrıntılı bulabilirsiniz.

Sürekli ileri kayan hedefler

Bazı insanlar bir hedefe ulaştıkları anda onu küçümsemeye başlar. "Üniversiteyi kazandım ama iyi bir bölüm değil." "İşe girdim ama maaşı düşük." "Terfi aldım ama zaten herkes alıyor." Hedef çizgisi her seferinde biraz daha ileri çekilir ve kişi hiçbir zaman varmış hissetmez. Bu örüntü, dışarıdan çok başarılı görünen kişilerde bile yoğun bir başarısızlık hissi yaratabilir.

Ya hep ya hiç düşüncesi

Bilişsel davranışçı terapide "ya hep ya hiç düşüncesi" diye adlandırılan bir düşünce tuzağı vardır. Bu tuzakta sonuçlar yalnızca iki kategoriye ayrılır: tam başarı ya da tam başarısızlık. Sınavda hedeflediğiniz puanın birkaç puan altında kalmak, bu bakışla tamamen başarısızlık sayılır. Aradaki geniş gri alan, yani ilerleme, öğrenme ve kısmi başarı görünmez hale gelir.

Çocukluktan gelen izler

Sevginin ve onayın notlara, derecelere ya da "elalemin ne diyeceğine" bağlandığı ortamlarda büyüyen çocuklar, yetişkinlikte değerlerini performanslarıyla eşitleme eğiliminde olabilir. Karne günü yapılan karşılaştırmalar, "Komşunun oğlu kazandı da sen niye kazanamadın?" cümleleri, yıllar sonra kişinin kendi iç sesine dönüşebilir. Bu iç ses artık ebeveynin değil, kişinin kendi sesi gibi duyulur.

Başarısızlık Duygusu ile Depresyon Arasındaki İlişki

Başarısızlık hissi tek başına depresyon değildir. Hepimiz zaman zaman kendimizi yetersiz hissederiz. Ancak bu his kalıcı hale geldiğinde ve kişinin kendine bakışının merkezine yerleştiğinde, depresyonla iç içe geçebilir.

Depresyonda düşünceler belirli bir yöne kayar: Kişi geçmişindeki başarıları hatırlamakta zorlanır, hatalarını ise canlı bir şekilde hatırlar. Geleceğe dair "Nasılsa yine olmayacak" beklentisi yerleşir. Bu beklenti denemeyi azaltır, denememek ise yeni başarı deneyimlerini engeller. Böylece döngü kendini doğrular gibi görünür.

Aşağıdaki işaretler, başarısızlık duygusunun daha geniş bir duygu durum sorununun parçası olabileceğini düşündürür:

  • Kendinizi yalnızca belirli alanlarda değil, hemen her konuda yetersiz görmek
  • Geçmişteki başarıları "şanstı" ya da "önemsizdi" diyerek silmek
  • Gün içinde uzun süre kendinizi eleştiren düşüncelerle meşgul olmak
  • Uyku, iştah ve enerjide belirgin değişiklikler
  • Eskiden ilgi duyduğunuz şeylere karşı isteksizlik
  • "Ben bir yüküm", "Herkes benden daha iyi" gibi genel ve değişmez görünen yargılar

Gündelik hayatta nasıl görünür?

Başarısızlık duygusu her zaman gözyaşı ya da açık bir çöküntü olarak ortaya çıkmaz. Çoğu zaman sessiz davranışlarda kendini gösterir. Kişi iş ilanlarını açar ama başvuru butonuna basmadan kapatır. Arkadaş buluşmalarına "Ne anlatacağım ki?" diye düşünerek gitmez. Eşi ya da ailesi bir başarısından söz ettiğinde konuyu hemen değiştirir. Kendisi için para harcamayı, dinlenmeyi ya da bir hobiye vakit ayırmayı "hak etmediğini" düşünür. Bazen de tam tersine, kendini kanıtlamak için aşırı çalışır, hiç durmaz ve yine de akşam yatağa yattığında "Bugün de yetmedi" der. Dışarıdan bakan biri bu davranışları tembellik, ilgisizlik ya da hırs olarak yorumlayabilir; oysa altında çoğu zaman aynı inanç yatar: "Ben yeterli değilim."

Bir sonuç sizin hakkınızda bir bilgi verebilir ama asla sizin tamamınızı anlatmaz; kendinizi tek bir sınavın, tek bir işin, tek bir yılın toplamına indirgemeyin.

Kendimi Başarısız Hissediyorum: Ne Yapabilirim?

Aşağıdaki öneriler, başarısızlık duygusunu bir anda ortadan kaldırmayı değil, onunla daha dengeli bir ilişki kurmayı amaçlar.

1. Başarı tanımınızı denetleyin

Bir kâğıda "Başarılı bir hayat benim için ..." cümlesini tamamlayan beş madde yazın. Sonra her maddenin yanına şu soruyu sorun: "Bu ölçüt gerçekten bana mı ait, yoksa aileden, çevreden, sosyal medyadan mı geldi?" Pek çok kişi, en çok acı çektiği maddelerin kendi seçmediği ölçütler olduğunu fark eder. Bu fark ediş, o ölçütleri bir anda bırakmayı sağlamaz ama onlara karşı bir seçim alanı açar.

2. Sonuç ile emeği ayırın

Bir hedefe ulaşamadığınızda yalnızca sonuca bakmak yerine şu soruları sorun: Ne kadar emek verdim? Hangi koşullarda çalıştım? Neleri öğrendim? Kontrolüm dışında neler oldu? Örneğin aynı dönemde hem çalışıp hem sınava hazırlanan biri ile yalnızca sınava odaklanabilen birinin sonuçlarını aynı terazide tartmak adil değildir.

3. Bir kanıt defteri tutun

İki hafta boyunca her akşam, gün içinde yaptığınız küçük de olsa üç şeyi yazın: zor bir telefonu açmak, bir faturayı ödemek, bir arkadaşa destek olmak, bir işi bitirmek. Başarısızlık duygusu yoğun olduğunda zihin bu küçük adımları kaydetmez. Defter, zihnin atladığı kanıtları görünür kılar.

4. İç eleştirmeninizin dilini fark edin

Kendinize hangi cümlelerle konuştuğunuzu birkaç gün boyunca not edin. "Beceriksiz", "Hiçbir şeyi beceremiyorsun", "Herkes ilerledi bir sen kaldın" gibi ifadeler sık geçiyor mu? Sonra aynı durumu yaşayan bir arkadaşınıza ne söyleyeceğinizi yazın. Aradaki fark, kendinize ne kadar haksız davrandığınızı gösterebilir. Amaç kendinizi pohpohlamak değil, gerçekçi ve adil bir dil kullanmaktır.

5. Hedefleri küçültün, adımları görünür kılın

Büyük ve belirsiz hedefler, örneğin "Hayatımı düzene sokacağım", başarısızlık duygusunu besler; çünkü ne zaman ulaşıldığı belli değildir. Bunun yerine bir hafta içinde tamamlanabilecek, ölçülebilir küçük adımlar belirleyin: "Bu hafta iki iş ilanına başvuracağım", "Çarşamba akşamı bir saat sınav sorusu çözeceğim." Küçük ve tamamlanan adımlar, "yapabiliyorum" duygusunu yavaş yavaş geri getirir.

6. Kıyaslama kaynaklarını sınırlayın

Belirli hesaplar, gruplar ya da ortamlar sizi her seferinde daha kötü hissettiriyorsa, onlara maruz kalma sürenizi azaltmayı deneyin. Bu bir kaçış değil, zaten yorgun olan zihninize bir nefes alanı açmaktır. Kendinizi kıyaslamak istiyorsanız, bunu bir yıl önceki kendinizle yapın.

7. Yaşadığınızı birine anlatın

Başarısızlık duygusu utançla beslenir; utanç ise gizlilikte büyür. Dükkânını kapatan bir esnaf, aylarca çevresine "işler biraz durgun" deyip gerçeği saklayabilir. Sınavı tekrar kazanamayan biri, akrabalarından kaçmak için bayram ziyaretlerine gitmeyebilir. Oysa güvendiğiniz bir kişiye "Bu yıl beklediğim gibi geçmedi ve bu beni çok yordu" diyebilmek, yükün önemli bir kısmını hafifletir. Çoğu zaman karşınızdakinin de benzer bir dönemden geçtiğini ya da sizi düşündüğünüzden çok daha az yargıladığını görürsünüz. Anlatılan bir deneyim, kafanın içinde dönen bir hükümden daha küçük görünür.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Şu durumlarda bir uzmandan destek almak yararlı olabilir:

  • Başarısızlık duygusu haftalardır gündelik hayatınızı belirgin biçimde etkiliyorsa
  • İşe, okula ya da sınav hazırlığına dair hiçbir adım atamaz hale geldiyseniz
  • Yeni şeyler denemekten, başvurmaktan, tanışmaktan tamamen kaçınıyorsanız
  • Bu duyguya umutsuzluk, değersizlik ya da yaşamın anlamsız olduğu düşünceleri eşlik ediyorsa

Bu işaretler tek başına bir tanı anlamına gelmez; ancak bir değerlendirmeyi hak ederler. Kendinize zarar verme düşünceleriniz varsa lütfen beklemeden 112'yi arayın. Değersizlik duygusunun nasıl işlediğini ayrıca merak ediyorsanız değersizlik hissi yazısına da göz atabilirsiniz.

Terapide Başarısızlık Duygusu Nasıl Ele Alınır?

Bilişsel davranışçı terapide, başarısızlık duygusunu tetikleyen durumlar, o anda akıldan geçen düşünceler ve bu düşüncelerin yarattığı duygu ve davranışlar birlikte incelenir. "Ben bir başarısızım" gibi genel bir yargının hangi kanıtlara dayandığı, hangi kanıtları görmezden geldiği adım adım ele alınır. Ya hep ya hiç düşüncesi, kişiselleştirme, olumluyu küçümseme gibi düşünce tuzakları tanınır ve daha dengeli alternatifler üzerinde çalışılır.

Şema terapi bakış açısı, bu duygunun köklerini anlamak açısından özellikle yararlıdır. Şema terapide "başarısızlık şeması" ve "yüksek standartlar şeması" olarak adlandırılan örüntüler, çocuklukta oluşan ve yetişkinlikte kişinin kendini algılama biçimini belirleyen derin inançlardır. Başarısızlık şeması olan biri, ne kadar başarılı olursa olsun, kendini akranlarından geride görme eğilimindedir. Yüksek standartlar şeması olan biri ise hiçbir sonucu yeterli bulmaz. Terapide bu şemaların hangi yaşantılardan beslendiği anlaşılır ve kişinin kendine bakışını değiştirmek için hem düşünsel hem de duygusal düzeyde çalışılır.

Bu süreç, kişinin hedeflerinden vazgeçmesi anlamına gelmez. Aksine, kendi değerleriyle uyumlu hedefler belirlemesi ve o hedeflere kendini ezmeden yürüyebilmesi amaçlanır. Depresif belirtilerin eşlik ettiği durumlarda yürütülen çalışmalar hakkında depresyon ve duygu durumu sayfasında bilgi bulabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Başarılı olduğum halde neden kendimi başarısız hissediyorum?

Başarısızlık duygusu çoğu zaman nesnel sonuçlardan değil, kullandığınız ölçütten kaynaklanır. Hedef çizgisi sürekli ileri kayıyorsa ya da değeriniz yalnızca performansa bağlıysa, hiçbir başarı yeterli gelmeyebilir. Bu örüntüyü fark etmek değişimin ilk adımıdır.

Otuzlu yaşlarda hâlâ yerimi bulamamış olmak normal mi?

Evet, sanıldığından çok daha yaygındır. Ekonomik koşullar, uzayan eğitim süreleri ve değişen iş dünyası, pek çok kişinin hayat basamaklarını önceki kuşaklardan farklı bir hızda çıkmasına yol açıyor. Bu sizin değil, çoğu zaman dönemin gerçekliğidir.

Başarısızlık duygusu motivasyonumu artırmaz mı?

Kısa süreli ve ölçülü bir hoşnutsuzluk bazen harekete geçirici olabilir. Ancak yoğun ve kalıcı başarısızlık duygusu genellikle tersini yapar: Kişiyi denemekten alıkoyar, erteleme ve kaçınmayı artırır. Kendinize karşı adil bir dil, sert bir dilden çoğu zaman daha sürdürülebilir bir motivasyon sağlar.

Ailemin beklentilerini karşılayamadığım için suçluluk duyuyorum, ne yapmalıyım?

Ailenizin beklentileri ile sizin değerlerinizin farklı olması, sizin başarısız olduğunuz anlamına gelmez. Bu beklentileri tanımak, hangilerini benimseyip hangilerini benimsemediğinize karar vermek ve gerekirse aile ile sınırları konuşmak önemli adımlardır. Bu süreçte zorlanıyorsanız bir uzmanla birlikte düşünmek yol gösterici olabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler
Okumaya devam edin

İlgili makaleler