Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Kursu Bırakmak İstiyor: Spor, Müzik ve Hobilerde Yarıda Bırakan Gence Yaklaşım

Kursu Bırakmak İstiyor: Spor, Müzik ve Hobilerde Yarıda Bırakan Gence Yaklaşım

Çocuğunuz kursu bırakmak istiyor ve siz ısrar mı etmeli, izin mi vermeli bilemiyor musunuz? İsteğin ardındaki nedenler ve karar verirken bakılacaklar.

Ekim başında heyecanla gitar kursuna yazıldı. Gitarı siz aldınız, dönemlik ücreti peşin ödediniz, ilk haftalarda akşamları odasından tıngırtılar geldi. Şimdi aralık ortası ve bir akşam yemekte, gözlerini tabağından kaldırmadan söylüyor: "Ben artık gitmeyeceğim." İçinizden ilk geçen cümle belki "Yine mi?" oluyor; çünkü geçen yıl da yüzmeyi, ondan önceki yıl da satrancı bıraktı. Gencin bir kursu bırakmak istiyor olması, ebeveynlerin en sık karşılaştığı ama en az konuşulan ikilemlerden biridir: Israr etmek mi sorumluluk öğretir, izin vermek mi saygı? Bu yazıda bu isteğin ardında neler olabileceğini, karar vermeden önce nasıl bir konuşma yapılabileceğini ve vazgeçmenin her zaman bir başarısızlık olmadığını ele alıyoruz.

Kursu Bırakmak İstiyor: Bu İstek Ne Anlatıyor Olabilir?

"Bırakmak istiyorum" cümlesi, tek başına çok az bilgi taşır. Aynı cümle; sıkılmış, yorulmuş, utanmış, zorlanmış ya da gerçekten ilgisini kaybetmiş bir gencin ağzından çıkabilir. Ebeveynin işi, bu cümleyi bir karar olarak değil, bir mesajın başlığı olarak duymaktır.

Ergenlik, kimliğin denendiği ve yeniden şekillendiği bir dönemdir. On iki yaşında sevilen bir şeyin on dört yaşında artık "ona ait" hissettirmemesi oldukça olağandır. Bu açıdan bakıldığında farklı uğraşları deneyip bazılarını bırakmak, gencin kendini tanıma sürecinin doğal bir parçası olabilir. Öte yandan her zorlukta bırakmak, zorlukla karşılaşınca geri çekilme alışkanlığına da işaret edebilir. Hangisinin söz konusu olduğunu anlamak için isteğin ardındaki nedene bakmak gerekir.

Bir de zamanlamaya dikkat etmek gerekir. Bırakma isteği bir turnuva yenilgisinin, bir sahne gösterisinde yapılan hatanın ya da hocanın sınıf önünde yaptığı bir eleştirinin hemen ardından geliyorsa, büyük olasılıkla o anın kırgınlığını taşır. Böyle zamanlarda verilen kararlar, birkaç gün sonra çoğu zaman yumuşar. Buna karşılık haftalardır sessizce biriken, kursa gitmeden önceki akşamlarda huzursuzluk olarak kendini gösteren bir isteksizlik, daha ciddiye alınmayı hak eder.

Gençler Bir Kursu Neden Yarıda Bırakmak İster?

İlk Heyecanın Bittiği Plato Dönemi

Hemen her beceride ilk haftalar hızlı ilerlemeyle geçer. İlk akorlar, ilk kulaç, ilk açılış hamleleri kısa sürede öğrenilir ve bu ilerleme motive eder. Sonra bir dönem gelir ki çok çalışılsa da ilerleme görünmez. Bu "plato" dönemi, pek çok gencin vazgeçtiği yerdir; çünkü emek artarken ödül azalmıştır.

Hoca ya da Grupla Yaşanan Sorunlar

Sert bir antrenör, sürekli kıyas yapan bir öğretmen ya da grupta dışlanmışlık hissi, gencin kursa duyduğu isteği hızla söndürebilir. Ergenler bu tür sorunları çoğu zaman doğrudan anlatmaz; "Sıkıldım" demek, "Orada kendimi kötü hissediyorum" demekten daha kolaydır.

Zamanın ve Enerjinin Yetmemesi

Okul, etüt, özel ders, ödev ve deneme sınavları arasında sıkışan bir genç için haftada iki akşam kursa gitmek, zevkten çok yük hâline gelebilir. Özellikle 8. sınıf ve lise son sınıf gibi sınav yıllarında hobiler, ilk kesilen kalem olur. Bu yoğunluğun gence etkisiyle ilgili dershane yorgunluğu yazımız da fikir verebilir.

Aslında Hiç Onun İsteği Değildi

Bazı kurslar, gencin değil ailenin hayalidir. Çocukken piyano çalmak isteyip imkânı olmayan bir anne, kızını piyano dersine yazdırabilir. Kuzeni yüzmede derece yapan bir genç, karşılaştırılmamak için havuza gidebilir. Bu durumda bırakma isteği, ilk kez kendi sesini kullanma girişimi olabilir.

Utanç ve Akranların Bakışı

Halk oyunları ya da bale gibi bazı uğraşlar, ergenlik çağında akranlar tarafından alay konusu yapılabilir. Okulda bir arkadaşının "Hâlâ mı gidiyorsun oraya?" demesi, yıllardır sevilen bir uğraşı bir gecede bırakılmak istenen bir şeye dönüştürebilir.

Bedenin Değişmesi

Ergenlikte hızla değişen beden, bazı uğraşları bir anda rahatsız edici hâle getirebilir. Yüzme kursunda mayoyla görünmekten çekinen, balede aynanın karşısında kendini eleştiren ya da boyu bir yaz içinde uzadığı için koordinasyonu bozulan bir genç, bunları dile getirmek yerine kursu bırakmayı seçebilir. Bu tür nedenler genellikle sorulmadıkça anlatılmaz; yargılamadan, nazikçe sormak gerekir.

"Bırakan Çocuk Hayatta da Bırakır mı?" Ebeveyn Korkusu Üzerine

Pek çok anne babanın asıl kaygısı kursun kendisi değildir. Asıl soru şudur: "Şimdi bırakmasına izin verirsem, ileride işini de, okulunu da, ilişkisini de ilk zorlukta mı bırakacak?" Bu kaygı anlaşılırdır, ama genellikle abartılıdır.

Bir uğraşı bırakmak ile her şeyi bırakmak arasında doğrudan bir bağ yoktur. Asıl önemli olan, gencin vazgeçme kararını nasıl verdiğidir. Ani bir öfkeyle, ilk kötü günde bırakmak ile düşünülmüş, konuşulmuş ve belli bir süre denendikten sonra bırakmak arasında büyük fark vardır. İkincisi, aslında yetişkin yaşamında son derece işe yarayacak bir beceriyi öğretir: Bir şeyin artık kendisine uygun olmadığını fark etmek ve bunu sorumlu bir şekilde sonlandırmak.

Bu noktada ebeveynin kendi geçmişine bakması da işe yarar. Kendi çocukluğunda "Bir işe başladın mı bitireceksin" diye büyümüş bir baba, oğlunun bırakma isteğini kişisel bir yenilgi gibi yaşayabilir. Tersine, çocukken sevmediği bir enstrümana yıllarca zorla gönderilmiş bir anne, kızının en küçük isteksizliğinde hemen geri adım atabilir. Her iki tepki de çoğu zaman gençten çok ebeveynin kendi hikâyesiyle ilgilidir.

Öte yandan "Asla bırakamazsın" tutumu da bedelsiz değildir. İstemediği bir kursa zorla devam ettirilen genç, çoğu zaman sabır değil, öfke ve pasif direnç öğrenir. Derse geç kalır, ödevini yapmaz, antrenmanda kendini salar. Sonunda hem uğraş hem de ebeveynle ilişki zarar görür.

Çocuğunuz Kursu Bırakmak İstiyor: Karar Vermeden Önce Konuşma

İlk tepkinizi biraz bekletmek, sonraki her adımı kolaylaştırır. "Olmaz, paramız gitti" ya da "Tamam, nasıl istersen" cümlelerinin ikisi de konuşmayı başlamadan bitirir.

Ergen kursu bırakmak istiyor diye hemen bir hüküm vermek yerine, konuşmayı açmak için şunları deneyebilirsiniz:

  • Merakla sorun. "Ne oldu da bırakmak istedin?" sorusu suçlayıcı olmadan sorulduğunda, gencin gerçek nedeni anlatma ihtimali artar.
  • Ne zaman başladığını öğrenin. "Ne zamandır böyle hissediyorsun?" sorusu, bu isteğin bir anlık mı yoksa uzun süredir biriken bir duygu mu olduğunu gösterir.
  • Neyi sevip neyi sevmediğini ayırın. Belki müziği seviyor ama hocayla anlaşamıyor. Belki basketbolu seviyor ama takımdaki gerginlikten yoruldu. Bu ayrım, alternatif çözümlerin önünü açar.
  • Kendi beklentinizi dürüstçe gözden geçirin. Bu kursun devam etmesini neden istiyorsunuz? Onun için mi, yoksa ödenen ücret, harcanan emek ya da çevreye söylenmiş sözler yüzünden mi?

Diyelim ki on üç yaşındaki kızınız iki yıldır gittiği voleybol kulübünü bırakmak istiyor. Konuşurken, takıma yeni gelen iki kızın onu sürekli eleştirdiğini ve antrenörün bunu görmezden geldiğini anlatıyor. Bu durumda mesele voleybol değil, oradaki ilişkilerdir. Çözüm de bırakmak yerine antrenörle görüşmek ya da başka bir kulübe geçmek olabilir.

Gencin "bırakmak istiyorum" demesi bir kapanış değil, çoğu zaman bir konuşmanın açılış cümlesidir.

Bırakmak mı, Devam Etmek mi? Karar Verirken Bakılacaklar

Konuşmadan sonra hâlâ bir karar vermeniz gerekiyorsa, aşağıdaki çerçeve yol gösterici olabilir.

  1. Taahhüt süresini tamamlamak. Bir takıma ya da gruba katılmış, bir döneme kaydolmuşsa, dönemin ya da sezonun sonuna kadar devam etmek, hem başkalarına karşı sorumluluğu hem de bir şeyi düzgün bitirmeyi öğretir. Bunu ceza gibi değil, "Söz verdik, sözümüzü tamamlayalım" diye anlatmak önemlidir.
  2. Deneme süresi belirlemek. "Dört hafta daha devam et, sonra birlikte yeniden değerlendirelim" demek, ani kararların önüne geçer. Bu süre içinde gencin hislerinin değişip değişmediğini gözlemleyebilirsiniz.
  3. Değişikliği denemek. Kursun kendisini değil, biçimini değiştirmek bazen yeterlidir: farklı bir hoca, daha az sıklıkta ders, bireysel yerine grup çalışması ya da tersi.
  4. Bırakmanın yerine ne koyacağını konuşmak. Bırakma kararı verildiyse, boşalan zamanın sadece ekrana gitmemesi için gençle birlikte yeni bir uğraş ya da dinlenme planı düşünmek faydalıdır.
  5. Bırakmayı onurlu kılmak. Hocasına ya da takım arkadaşlarına kendisinin haber vermesi, teşekkür etmesi, ödünç aldığı malzemeyi geri vermesi gibi küçük adımlar, gence bir şeyi saygıyla bitirmeyi öğretir.

Sınav yıllarında ise bambaşka bir dengeyi gözetmek gerekir. Bir saatlik yüzme ya da haftalık müzik dersi, ders çalışma süresinden "çalınan" bir zaman değil, zihnin toparlandığı bir alan olabilir. Hobilerin tamamen kesilmesi, motivasyonu artırmak yerine düşürebilir. Bu konuda ders çalışma motivasyonu yazımız da farklı bir bakış sunabilir.

Karar verirken ısrar ile esneklik arasındaki dengeyi kurmak için kabaca şöyle düşünebilirsiniz: Genç bir takımın parçasıysa, sezonun ortasındaysa ya da yalnızca ilk zorlukla karşılaşmışsa, belirli bir süre daha devam etmesini istemek makuldür. Buna karşılık uğraş onun hiç seçmediği bir şeyse, orada kendini aşağılanmış ya da güvensiz hissediyorsa veya ilgisi uzun süredir gerçekten başka bir alana kaymışsa, esneklik göstermek daha yerinde olur.

Her Şeyi Bırakan Gence Ayrıca Dikkat

Eğer genç yalnızca bir kursu değil, uzun süredir sevdiği her şeyi peş peşe bırakıyorsa, arkadaşlarıyla buluşmayı da azaltmışsa ve genel olarak keyif alamıyor gibi görünüyorsa, mesele hobilerle sınırlı olmayabilir. Bu tablo, kendi başına bir tanı anlamına gelmese de daha yakından bakmayı gerektirir.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Bir kursu bırakmak çoğu zaman olağan bir gelişim durumudur ve aile içinde konuşularak çözülebilir. Ancak aşağıdaki durumlarda bir uzmanla görüşmek faydalı olabilir:

  • Genç önceden zevk aldığı hemen her etkinliğe ilgisini kaybettiyse
  • Bırakma isteğinin ardında zorbalık, aşağılanma ya da kötü muamele olduğundan şüpheleniyorsanız
  • Kursa gitmeden önce karın ağrısı, mide bulantısı, ağlama krizleri gibi yoğun kaygı belirtileri görülüyorsa
  • En küçük hatada "Ben zaten hiçbir şeyi beceremiyorum" diyerek her uğraşı bırakıyorsa
  • Kurs konusu evde sürekli büyük kavgalara yol açıyor ve aile kendi başına bir çıkış bulamıyorsa

Bu durumlar, kurstan bağımsız olarak gencin duygusal dünyasında desteğe ihtiyaç duyan bir alan olabileceğini gösterir.

Terapide Vazgeçme ve Motivasyon Nasıl Ele Alınır?

Terapide genç, öncelikle neden bırakmak istediğini kendisi için de netleştirebileceği bir alan bulur. Ergenler çoğu zaman duygularını anlamlandırmakta zorlanır; "sıkıldım" diye tarif ettikleri şeyin altında kaygı, utanç ya da yetersizlik duygusu olabilir.

Bilişsel davranışçı terapi (BDT) yaklaşımında, bırakma isteğine eşlik eden düşünceler incelenir. "Hemen iyi olamıyorsam yeteneğim yok demektir", "Herkes benden iyi, ben orada rezil oluyorum" gibi düşünceler, mükemmeliyetçilik ya da sosyal kaygıyla ilişkili olabilir. Bu düşüncelerin fark edilmesi ve daha esnek bir bakışla değiştirilmesi, gencin zorlanmaya daha dayanıklı bir yerden bakmasına yardım eder.

Ebeveynlerle yapılan görüşmelerde ise beklentiler, gencin özerklik ihtiyacı ve sorumluluk duygusu arasındaki denge konuşulur. Hangi kararların gence bırakılabileceği, hangilerinde ailenin söz sahibi olacağı birlikte netleştirilir. Ergenlerle yürütülen çalışmalar hakkında bilgi almak için ergen danışmanlığı sayfasını inceleyebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Kursun parasını peşin ödedik, bırakırsa para boşa mı gitmiş olur?

Ödenen ücreti düşünmek doğaldır, ancak bu düşünce tek başına karar ölçütü olmamalıdır. İstemeden devam edilen bir kurs, hem parayı hem de gencin o uğraşla ilişkisini tüketebilir. Gençle bu konuyu açıkça konuşmak, "Bir sonraki sefere daha dikkatli karar verelim" fikrini birlikte oluşturmak, kaybı bir öğrenmeye dönüştürebilir.

Kaç farklı kursu denemesi normaldir?

Bunun için belirli bir sayı yoktur. Ergenlik, farklı alanları denemenin doğal olduğu bir dönemdir. Önemli olan, her denemenin ardından gencin kendisi hakkında bir şey öğrenip öğrenmediği ve bırakma kararlarının konuşularak verilip verilmediğidir.

Kardeşi aynı kursa devam ediyor, ikisini kıyaslamadan nasıl konuşabilirim?

Kardeşlerin aynı uğraşta farklı yollar seçmesi, kıyası neredeyse kendiliğinden davet eder. "Bak, kardeşin bırakmıyor" cümlesi bırakmak isteyen gencin utancını, devam eden kardeşin ise üzerindeki yükü artırır. Her çocukla kararını ayrı ayrı konuşmak ve iki kararın da kendi koşullarında değerlendirildiğini açıkça söylemek, evdeki rekabeti azaltır.

Bıraktığı kursa daha sonra geri dönmek isterse ne yapmalıyım?

Bu oldukça sık görülür ve olumlu bir gelişme olabilir. "Ben demiştim" demek yerine dönüşü kolaylaştırmak, gencin kararlarını yeniden değerlendirebileceğini ve bunun utanılacak bir şey olmadığını öğrenmesini sağlar. Geri dönüşte birlikte belirlenen küçük bir taahhüt süresi, yeni başlangıcı daha sağlam kılar.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler