Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Dershane Yorgunluğu: Okul, Etüt ve Kurs Arasında Sıkışan Genç

Dershane Yorgunluğu: Okul, Etüt ve Kurs Arasında Sıkışan Genç

Dershane yorgunluğu gencinizin enerjisini mi tüketiyor? Okul, etüt ve kurs arasında sıkışan öğrencide belirtiler, nedenler ve programı dengelemenin yolları.

Pazartesi sabah yedide servis, öğleden sonra okul etüdü, akşam yediye kadar kurs, eve dönünce ödev. Cumartesi sabah dokuzda kursta deneme sınavı, öğleden sonra özel ders. Pazar günü bir deneme daha. Bu program bir yetişkinin çalışma haftasından daha uzun olabilir ve pek çok lise öğrencisi için artık sıradan bir haftadır. Resmi adı ne olursa olsun herkesin hâlâ dershane dediği kurslarla, okul etütleri ve özel derslerle örülen bu tempo, bir noktada gençte derin bir dershane yorgunluğu yaratabilir. Bu yazıda, dolu programın genç üzerindeki görünmeyen yükünü, yorgunluğu tembellikten ayırmanın yollarını ve programı gencin sağlığını koruyacak biçimde yeniden düzenlemenin adımlarını konuşuyoruz.

Dershane Yorgunluğu Nedir? Dolu Bir Haftanın Görünmeyen Bedeli

Dershane yorgunluğu bir tanı adı değil, gençlerin ve ailelerin gündelik dilde tarif ettiği bir durumdur: Okul, etüt, kurs ve özel ders arasında dinlenmeye, oyuna, arkadaşlara ve uykuya yeterince yer kalmadığında ortaya çıkan bedensel ve zihinsel bir tükenmişlik hali.

Burada önemli olan, yorgunluğun tek bir uzun günden değil, birikimden kaynaklanmasıdır. Bir gece geç yatmak ertesi gün telafi edilebilir; ama haftalarca, aylarca süren uyku açığı ve dinlenmesiz geçen hafta sonları zamanla gencin dikkatini, ruh halini ve öğrenme kapasitesini aşındırır. İronik biçimde, daha çok çalışsın diye doldurulan program, bir noktadan sonra öğrenmeyi zorlaştırmaya başlar.

Beyin yeni bilgiyi kalıcı hale getirmek için uykuya ve dinlenmeye ihtiyaç duyar. Gün boyu art arda ders dinleyen ama bu bilgileri sindirecek boşluk bulamayan bir genç, çok çalıştığı halde ilerleyemediğini hisseder. Bu da "Demek ki daha çok çalışmalıyım" düşüncesiyle programın daha da doldurulmasına, yani yorgunluğun derinleşmesine yol açabilir.

Dershane Yorgunluğunun Belirtileri

Gençler yorgunluklarını çoğu zaman doğrudan söylemez, çünkü "Herkes böyle, ben de dayanmalıyım" diye düşünürler. Bu nedenle yorgunluğu davranışlardan okumak gerekir.

Bedensel işaretler

  • Sabahları kalkmakta belirgin zorlanma, alarmı defalarca erteleme
  • Serviste, derste ya da kurs arasında uyuyakalma
  • Sık baş ağrısı, kas ağrıları, sık sık hastalanma
  • İştahta değişiklik; sürekli atıştırma ya da öğün atlama
  • Hafta sonu öğlene kadar uyuyup yine dinlenmiş hissetmeme

Duygusal ve zihinsel işaretler

  • Küçük şeylere hızla sinirlenme, ağlama ya da kardeşlerle sık kavga
  • Masaya oturduğunda dikkatin hemen dağılması, okuduğunu anlamama
  • Deneme sonuçlarında yükselme yerine durgunluk ya da düşüş
  • Eskiden keyif aldığı şeylere vakit ayırmak istememe, "Hiçbir şeye hâlim yok" deme
  • Pazar akşamları belirgin bir huzursuzluk, yeni haftaya karşı isteksizlik

Davranışsal işaretler

  • Kursa ya da etüde gitmemek için bahaneler üretme
  • Ders çalışıyor görünüp telefonla vakit geçirme
  • Arkadaşlarla görüşmeyi tamamen bırakma ya da tam tersine, her fırsatta programdan kaçma

Aynı tablo yalnızca lise öğrencilerinde değil, LGS'ye hazırlanan 8. sınıf öğrencilerinde de giderek daha sık görülüyor. On üç, on dört yaşındaki bir çocuğun hafta sonu da dahil kesintisiz bir programla yaşaması, hem bedensel gelişimi hem de oyuna ve arkadaşlığa duyduğu ihtiyaç açısından ayrıca dikkat gerektirir. Bu işaretlerin birkaçı bir arada ve haftalarca sürüyorsa, gencin programı sürdürülebilir olmaktan çıkmış olabilir.

Yorgunluk mu, Tembellik mi? Ailelerin Sık Düştüğü Yanılgı

Yorgun bir genç, dışarıdan bakıldığında çoğu zaman tembel, isteksiz ya da umursamaz görünür. Masada saatlerce oturup tek sayfa ilerleyememesi, telefonla oyalanması ya da kurs dönüşü kanepeye uzanıp kalması, ebeveynde "Hiç çalışmıyor" düşüncesini doğurabilir.

Oysa tembellikle yorgunluk arasında önemli bir fark vardır. Tembellik çoğunlukla bir isteksizlik ya da motivasyon sorunudur; dinlendikten sonra da çalışmaya yönelik bir istek doğmaz. Yorgunlukta ise genç çalışmak ister, hatta çalışmadığı için suçluluk duyar, ama zihni ve bedeni buna izin vermez. Yorgun bir gence "Daha çok gayret et" demek, suçluluk duygusunu artırırken yorgunluğu gidermez.

Diyelim ki 11. sınıftaki bir genç, cumartesi kurs dönüşü odasına kapanıp üç saat telefonla vakit geçiriyor. Ebeveyn bunu zaman kaybı olarak görebilir. Ama genç için bu üç saat, haftanın tek "kimsenin ondan bir şey istemediği" zaman dilimi olabilir. Telefonu elinden almak yerine, haftanın içinde gerçek bir dinlenme alanı açmak bu davranışı kendiliğinden azaltabilir.

Program Neden Bu Kadar Doldu?

Hiçbir aile, çocuğunu bilerek tüketmek istemez. Programın bu denli dolmasının arkasında genellikle iyi niyetli ama gözden geçirilmemiş bazı inançlar ve baskılar vardır:

"Ne kadar çok, o kadar iyi." Daha fazla kurs saatinin daha yüksek puan getireceği inancı yaygındır. Oysa öğrenme, yalnızca derste geçirilen süreyle değil, bu bilginin işlenmesi, tekrar edilmesi ve dinlenmeyle pekişmesiyle ilgilidir.

Karşılaştırma. "Sınıftaki herkes iki kursa gidiyor" düşüncesi, gencin kendi ihtiyacından bağımsız olarak programın genişlemesine yol açabilir. Veli grupları ve komşu sohbetleri bu kaygıyı besler.

Ekonomik fedakârlığın yükü. Hayat pahalılığının yoğun hissedildiği dönemlerde kurs ve özel ders ücretleri aile bütçesinde büyük bir yer tutar. Aile "Bu kadar para veriyoruz" duygusuyla gençten daha fazla verim beklerken, genç de bu fedakârlığın borcunu ödemek zorunda hissedebilir. Bu suçluluk, gencin yorgunluğunu dile getirmesini zorlaştırır.

Gencin kendi kaygısı. Bazı gençler programı kendileri doldurur. Bir boşluk kaldığında kaygıları artar, "Boş durursam geride kalırım" diye düşünürler. Bu durum çoğu zaman sınav kaygısı ile iç içedir.

Okulun ve kursun beklentileri. Okul etütleri, kurs denemeleri ve ödevler farklı kaynaklardan gelir ve kimse toplam yükü görmez. Her öğretmen kendi dersinin ödevini makul bulur; ama hepsi birleştiğinde gencin önüne bir dağ çıkar.

Programı Yeniden Düzenlemek: Aile ve Genç İçin Pratik Adımlar

Programı düzenlemek, gencin hedeflerinden vazgeçmek anlamına gelmez. Amaç, aynı hedefe daha sürdürülebilir bir yoldan yürümektir.

Haftanın gerçek fotoğrafını çekin

Bir hafta boyunca gencin tüm zamanını birlikte bir tabloya yazın: okul, etüt, kurs, özel ders, yol, ödev, uyku, yemek ve serbest zaman. Çoğu aile bu tabloyu gördüğünde şaşırır; yol için harcanan saatler ve neredeyse hiç kalmayan serbest zaman, ancak yazıya döküldüğünde fark edilir.

Her etkinliği sorgulayın

Tablodaki her kalem için gençle birlikte şu soruları sorun: "Bu gerçekten işe yarıyor mu? Bundan ne öğreniyorsun? Bu saati başka nasıl kullanabilirdin?" Bazen bir kurs ya da etüt, gencin zaten başarılı olduğu bir dersi tekrar ediyor, bazen de yorgunluktan verimsiz geçen bir saat haline gelmiş olabilir. Özel derse ve kursa aşırı bağımlı hale gelen gençler için kendi başına çalışma becerisi kazanmak da ayrıca önemlidir.

Hedefi gerçekçi bir çerçeveye oturtun

Program çoğu zaman belirsiz bir hedefin, "olabildiğince yüksek puan" beklentisinin etrafında büyür. Gençle birlikte somut ve ulaşılabilir hedefler konuşmak, hangi dersin gerçekten ek desteğe ihtiyaç duyduğunu, hangisinin bireysel tekrarla sürdürülebileceğini görmeyi kolaylaştırır. Hedef netleştiğinde, programdaki fazlalıklar da daha kolay fark edilir ve gencin "Bu kadar çabanın bir sonu var mı?" duygusu hafifler.

Uykuyu pazarlık dışı bırakın

Programdan kısılacak ilk şey uyku olmamalıdır. Gençlerin uyku ihtiyacı yetişkinlerden fazladır ve düzenli bir uyku saati, en az bir ders saati kadar değerlidir. Gece yarısını geçen ders çalışmaları, ertesi günün verimini düşürür.

Haftada en az bir gerçek boşluk yaratın

Haftanın bir yarım gününü, hiçbir ders ya da sınavın olmadığı, gencin istediğini yapabileceği bir zaman olarak ayırın. Bu boşluk bir lüks değil, öğrenmenin bir parçasıdır. Arkadaşlarla buluşmak, bir maça gitmek, bir hobiyle uğraşmak ya da sadece uyumak bu zamanın meşru kullanımlarıdır.

Hareketi programa ekleyin

Uzun saatler boyunca oturmak, yorgunluğu artırır. Kurs dönüşü kısa bir yürüyüş, hafta sonu bir spor etkinliği ya da ders araları için birkaç dakikalık esneme, enerjiyi tazeler ve uyku kalitesini destekler.

Duyguyu da konuşun

Genç yorgunluğunu dile getirdiğinde "Herkes yoruluyor, biraz daha dayan" demek yerine "Bu tempo seni gerçekten zorluyor gibi görünüyor, nasıl daha iyi hissedebilirsin?" diye sormak, gencin kendi ihtiyacını tanımasına yardım eder.

Gence söz: Yorgunluğunu nasıl anlatabilirsin?

Bu yazıyı okuyan bir öğrenciyseniz, yorgun olduğunuzu söylemenin bir zayıflık ya da bahane olmadığını bilmenizi isteriz. Ailenizle konuşurken genel bir "Çok yoruldum" cümlesi yerine somut örnekler vermek işe yarar: "Salı akşamları kurstan dönünce ödevi yaparken gözlerim kapanıyor, o gün yaptığım hiçbir şeyi hatırlamıyorum." Bir de çözüm önerisiyle gitmek konuşmayı kolaylaştırır: "Cumartesi öğleden sonraki dersi iki haftada bire indirip o saati kendi tekrarıma ayırmayı deneyebilir miyiz?" Böyle bir öneri, ailenize sizin de sorumluluk aldığınızı gösterir ve onların kaygısını azaltır.

Ücret konusunu gencin omzundan alın

Kurs ve ders ücretlerinin aile için ne kadar zorlayıcı olduğunu sürekli dile getirmek, gencin yorgunluğunu suçlulukla birleştirir. Ekonomik kararlar ailenin sorumluluğundadır; gencin üzerine bu yükü bırakmamaya özen gösterin.

Dinlenen bir zihin, yorgun bir zihnin saatlerce yapamadığını kısa sürede yapabilir. Boş bırakılan bir akşam, kaybedilmiş değil, yatırım yapılmış bir zamandır.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Programdaki düzenlemelere rağmen aşağıdaki durumlar sürüyorsa, bir uzmandan destek almak faydalı olabilir:

  • Genç dinlendiği halde uzun süre yorgun, isteksiz ve mutsuz kalıyorsa
  • Uyku sorunları, iştah değişiklikleri ve bedensel şikâyetler giderek artıyorsa
  • Sınav ya da ders düşüncesi yoğun kaygı, çarpıntı ya da ağlama nöbetlerine yol açıyorsa
  • Genç kendini değersiz, başarısız ya da umutsuz hissettiğini söylüyorsa
  • Okula ya da kursa gitmeyi tamamen reddetmeye başladıysa

Süregelen yorgunluk her zaman yalnızca yoğun programdan kaynaklanmayabilir; öncelikle bir hekim kontrolüyle bedensel nedenlerin dışlanması önemlidir. Sınav yılının ortasında enerjisi tamamen tükenen gençler için 12. sınıf tükenmişliği yazımız da yol gösterici olabilir. Gencin kendine zarar verme düşüncesi ya da ölümle ilgili sözleri varsa, bu sözleri ciddiye alın ve acil durumlarda 112'yi arayın.

Terapide Aşırı Yüklenme ve Yorgunluk Nasıl Ele Alınır?

Terapide ilk adım, gencin yorgunluğunu ve bu yorgunluğun ardındaki düşünce ve duyguları anlamaktır. Ergen danışmanlığı sürecinde şu konular üzerinde çalışılabilir:

Kaygı ve mükemmeliyetçilik: Programını sürekli dolduran, dinlenmeyi suçlulukla karşılayan gençlerde "Boş durursam her şeyi kaybederim" gibi düşünceler sıkça görülür. Bilişsel Davranışçı Terapi teknikleriyle bu düşünceler fark edilir ve gerçekçi biçimde değerlendirilir.

Zaman ve enerji yönetimi: Gençle birlikte verimli olduğu saatler, dikkatini toplayabildiği süreler ve kendisini dinlendiren etkinlikler belirlenir. Ders çalışma planı bu bilgilere göre yeniden kurulur.

Duygu düzenleme becerileri: Yorgunlukla birlikte artan sinirlilik ve kaygıyla baş etmek için nefes çalışmaları, kısa gevşeme egzersizleri ve duyguları adlandırma becerileri üzerinde durulur.

Aile görüşmeleri: Ebeveynlerle, programın nasıl bu kadar dolduğu, ailenin kaygıları ve beklentileri konuşulur. Ebeveynin gence "Dinlenmek de çalışmanın bir parçası" mesajını verebilmesi, sürecin önemli bir parçasıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Kursu ya da etüdü azaltırsa geride kalmaz mı?

Her kurs saati aynı verimi sağlamaz. Yorgun bir zihinle geçirilen saatlerin katkısı sınırlıdır. Programı azaltmak yerine yeniden düzenlemek, yani verimsiz saatleri dinlenmeye ya da bireysel tekrara ayırmak, çoğu zaman öğrenmeyi olumsuz değil olumlu etkiler.

Hafta sonunu tamamen boş bırakmak doğru mu?

Her aile ve genç için uygun denge farklıdır. Hafta sonunun tamamını boş bırakmak her zaman gerekli değildir; ama en az yarım günün gerçek bir dinlenme zamanı olması, haftanın geri kalanında verimi destekler.

Sürekli yorgunluk bedensel bir nedenden kaynaklanıyor olabilir mi?

Evet, olabilir. Uzun süren yorgunlukta öncelikle bir hekime başvurarak kansızlık, tiroit sorunları gibi bedensel nedenlerin değerlendirilmesi önemlidir. Bedensel bir neden bulunmazsa, programın ve duygusal yükün gözden geçirilmesi gerekir.

Gencim kendisi daha fazla kursa gitmek istiyor, durdurmalı mıyım?

Gencin isteğini küçümsemeden, bu isteğin ardındaki nedeni konuşmak önemlidir. Bazen bu istek gerçek bir hedeften, bazen de boş kalma kaygısından doğar. Uyku ve dinlenme zamanını koruyan bir program içinde gencin isteğine yer açmak, dengeli bir yol olabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler