Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

LGS Stresi: 8. Sınıftaki Çocuğun Omzundaki Yük Nasıl Hafifler?

LGS Stresi: 8. Sınıftaki Çocuğun Omzundaki Yük Nasıl Hafifler?

LGS stresi 8. sınıftaki çocuğunuzu zorluyor mu? Belirtiler, stresi artıran gizli kaynaklar ve evde yükü hafifletmek için ailelere somut, uygulanabilir öneriler.

Sabah okul servisinin gelmesine on dakika var. Çocuk kahvaltı masasında, tabağındaki peyniri bir yandan öbür yana itiyor ve "Karnım ağrıyor" diyor. Dün de demişti, geçen hafta da. Doktora gidilmiş, bir şey çıkmamış. Akşam ise aynı çocuk, deneme sonuçları açıklanmadan önce telefonu elinden bırakamıyor, sonuç gelince sessizce odasına çekiliyor. LGS stresi çoğu zaman böyle görünür: Bir 13 yaşındaki çocuğun, kelimelerle anlatamadığı bir yükü bedeniyle ve davranışlarıyla anlatması. Bu yazıda, 8. sınıftaki çocuğun yaşadığı stresi nasıl tanıyabileceğinizi, bu stresi farkında olmadan neyin artırdığını ve evde yükü hafifletmek için neler yapabileceğinizi konuşuyoruz.

LGS Stresi: Bu Yaşta Bu Yük Neden Bu Kadar Ağır?

Liselere Geçiş Sistemi kapsamındaki merkezi sınav, pek çok çocuğun hayatında karşılaştığı ilk büyük, ulusal ölçekli sınavdır. Bu sınav, gelişimsel olarak hassas bir döneme denk gelir. 8. sınıftaki çocuk ergenliğin tam ortasındadır: Bedeni hızla değişir, duyguları yoğunlaşır, arkadaş ilişkileri her zamankinden önemli hale gelir ve kendine bakışı henüz oturmamıştır.

Bu yaşta çocuklar soyut ve uzun vadeli düşünmeyi yeni yeni geliştirir. "Bu sınav dört yıllık lise hayatımı, oradan da üniversiteyi ve mesleğimi etkileyecek" gibi büyük ve soyut bir yükü taşımak, bir yetişkin için bile zorken bir çocuk için çok daha ağırdır. Bir de bu yük çoğu zaman yalnızca çocuğun değil, tüm ailenin gündemine yerleşir.

Üstelik 8. sınıf, yalnızca bir sınav yılı değil, aynı zamanda bir veda yılıdır. Çocuk dört yıldır birlikte olduğu arkadaşlarından, alıştığı öğretmenlerinden ve tanıdık okul binasından ayrılacağını bilir. Sınavın sonucu, bu ayrılığın nasıl olacağını, en yakın arkadaşıyla aynı okula gidip gitmeyeceğini de belirler. Bu nedenle sınav kaygısının içinde çoğu zaman sessiz bir ayrılık kaygısı da vardır. Bazı çocuklarda bu kaygı, sınav yaklaştıkça arkadaşlarına daha sıkı tutunma ya da tam tersine, ayrılığa hazırlanır gibi onlardan uzaklaşma biçiminde görülebilir.

Kısacası LGS stresi, çocuğun "dayanıksız" olmasından değil, gelişim döneminin özellikleriyle sınavın taşıdığı anlamın çakışmasından doğar. Bunu bilmek, çocuğun tepkilerine daha anlayışla yaklaşmayı kolaylaştırır.

LGS Stresinin Belirtileri: Çocuğunuz Size Ne Anlatıyor?

13-14 yaşındaki çocuklar stresi çoğu zaman "Stresliyim" diye ifade etmez. Bunun yerine stres bedende, davranışta ve ilişkilerde kendini gösterir.

Bedende görülen işaretler

  • Özellikle sabahları ya da sınav öncesinde tekrarlayan karın ağrısı, bulantı, baş ağrısı
  • Uykuya dalmakta güçlük, gece sık uyanma ya da sabah kalkamama
  • İştahta belirgin azalma ya da artış
  • Tırnak yeme, dudak kemirme, saç çekiştirme gibi alışkanlıklarda artış

Duygularda ve davranışlarda görülen işaretler

  • Sık ağlama, küçük şeylere aşırı tepki verme
  • Eskiden oynadığı oyunlardan, sevdiği etkinliklerden uzaklaşma
  • Kardeşleriyle her zamankinden sık kavga etme
  • "Ben zaten aptalım", "Hiçbir şeyi beceremiyorum" gibi kendini küçümseyen sözler
  • Deneme sonuçlarından önce aşırı huzursuzluk, sonrasında içine kapanma
  • Ders çalışmaktan kaçınma ya da tam tersine, kendini hiç dinlendirmeden saatlerce masada oturma

Tekrarlayan bedensel şikâyetlerde öncelikle bir hekim değerlendirmesi önemlidir. Bedensel bir neden bulunmadığında, bu belirtilerin stresin bir dili olabileceğini düşünmek gerekir. Sınavlara özgü kaygı belirtilerini ayrıntılı ele aldığımız sınav kaygısı yazımız da bu konuda yol gösterici olabilir.

Stresi Artıran Gizli Kaynaklar

Aileler çoğu zaman çocuğa baskı yapmadıklarını düşünür ve büyük ölçüde haklıdırlar; kimse çocuğuna bilerek yük bindirmek istemez. Ancak stres, açık baskıdan çok gündelik hayatın küçük ayrıntılarından beslenir.

Evin gündeminin sınava kilitlenmesi: Akşam yemeğinde, arabada, telefon görüşmelerinde konu dönüp dolaşıp sınava geliyorsa, çocuk sınavdan bir an bile uzaklaşamaz.

Veli gruplarının yansıması: Sınıfın veli mesajlaşma grubunda paylaşılan deneme sonuçları, kurs önerileri ve "Bizimki bu hafta şu kadar soru çözdü" mesajları, ebeveynin kaygısını artırır. Bu kaygı da farkında olmadan çocuğa geçer.

Ödül ve ceza vaatleri: "Fen lisesini kazanırsan sana telefon alırız" ya da "Kazanamazsan yaz tatili yok" gibi cümleler, motivasyon sağlamak amacıyla söylense de sınavın üzerindeki yükü artırır. Çocuk sınavı yalnızca okul için değil, bir ödül ya da cezayı belirleyecek bir olay olarak görmeye başlar.

Çocukluğun askıya alınması: "Bu yıl oyun yok, sınavdan sonra oynarsın" yaklaşımı, 13 yaşındaki bir çocuğun en temel dinlenme ve rahatlama yolunu elinden alır. Oyun, bu yaştaki bir çocuk için lüks değil, bir ihtiyaçtır.

Öğretmenlerin ve çevrenin söylemi: "Bu yıl hayatınızın en önemli yılı" cümlesi, okulda, kursta ve akraba ziyaretlerinde sıkça tekrarlanır. İyi niyetli olsa da bu cümle çocuğun zihninde sınavı bir ölüm kalım meselesine dönüştürebilir.

Kardeşle ya da çevreyle kıyaslama: Ağabeyinin ya da kuzeninin geçen yılki başarısı, çocuğun omzuna kendi yükünden fazlasını bindirir.

Diyelim ki bir anne, akşam veli grubunda başka bir öğrencinin bir denemede çok az yanlış yaptığını okuyor. Hiçbir şey söylemeden odaya girip "Bugün kaç test çözdün?" diye soruyor. Anne yalnızca bilgi almak istediğini düşünür; ama çocuk o sorunun ardındaki gerginliği sesinin tonundan, kaşlarının çatılmasından hemen sezer. Stresin önemli bir kısmı, böyle sözsüz yollardan aktarılır.

Evde Yükü Hafifletmenin Yolları

Stresi tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir ve gerekli de değildir; makul düzeyde stres, çocuğun harekete geçmesine yardımcı olur. Amaç, stresin çocuğu ezmesini önlemektir.

Sınavı evin tek gündemi olmaktan çıkarın

Evde sınavın konuşulmadığı zaman dilimleri belirleyin. Örneğin akşam yemekleri sınavdan bağımsız bir sohbet zamanı olabilir. Çocuğun gününü, arkadaşlarını, ilgi duyduğu şeyleri sormak, ona sınavdan ibaret olmadığını hatırlatır.

Oyuna ve hobiye yer açın

Çocuğun sevdiği bir oyunu, sporu ya da hobiyi tamamen yasaklamak yerine, programın içinde ona yer açın. Haftada birkaç saat basketbol, resim, müzik ya da arkadaşlarla buluşma, çocuğun stres düzeyini belirgin biçimde azaltabilir.

Ödül ve cezayı sınav sonucundan ayırın

Sonuca değil, çabaya ve sürece odaklanın. "Bu hafta planını gerçekten uyguladın, bununla gurur duyuyorum" demek, puana bağlı bir ödülden çok daha sağlıklı bir motivasyon kaynağıdır.

Kendi kaygınızı çocuğunuzdan ayrı tutun

Veli gruplarında okuduklarınızın, başka ailelerin anlattıklarının sizi nasıl etkilediğini fark edin. Gerekirse bu grupların bildirimlerini kapatın. Kendi kaygınızı eşinizle, bir yakınınızla ya da bir uzmanla konuşmak, çocuğa daha sakin bir tutumla yaklaşmanızı sağlar.

Bedenin sakinleşmesine yardım edin

Düzenli uyku, yatmadan önce ekransız bir yarım saat, akşam kısa bir yürüyüş ve basit nefes egzersizleri, çocuğun bedenindeki gerginliği azaltır. Örneğin yatmadan önce birlikte dörde kadar sayarak nefes alıp altıya kadar sayarak vermek, uykuya geçişi kolaylaştırabilir.

Çalışma planını çocukla birlikte kurun

Bu yaştaki çocuklar, kendilerine hazır olarak verilen bir programa uymakta zorlanabilir; ama planın hazırlanmasına katıldıklarında ona daha çok sahip çıkarlar. Hangi gün hangi derse çalışacağını, ara vermeyi nasıl istediğini, hangi saatlerde daha dinç olduğunu çocukla birlikte konuşun. Planda okul, kurs ve ödevlerin yanı sıra boş zamanın da açıkça yazılı olması, çocuğa "Dinlenmek de plana dahil" mesajını verir. Plan uygulanamadığında suçlamak yerine "Neresi zorladı, nasıl değiştirelim?" diye sormak, çocuğun kendi çalışma düzenini tanımasına yardım eder.

Okulla iletişimde kalın

Sınıf öğretmeni ve okulun rehberlik servisi, çocuğunuzun okuldaki ruh halini ve davranışlarını sizden farklı bir açıdan görür. Evde fark ettiğiniz değişiklikleri onlarla paylaşmak ve okulda neler gözlemlendiğini sormak, çocuğun ihtiyacını daha bütünlüklü anlamanızı sağlar. Bazı okullar sınav dönemine yönelik rehberlik etkinlikleri de düzenler; bunlardan haberdar olmak yararlı olabilir.

Duyguyu konuşabileceği bir ortam yaratın

Çocuğunuz kaygısını dile getirdiğinde "Korkacak bir şey yok" ya da "Sen yaparsın" demek, iyi niyetli olsa da duygusunu geçiştirir. Bunun yerine "Bu sınav seni gerçekten korkutuyor, değil mi? Bana biraz anlatır mısın?" demek, çocuğun duygusunun kabul edildiğini hissettirir.

Çocuğunuzla LGS Hakkında Nasıl Konuşmalı?

Sınav hakkında konuşmak, sınavdan hiç bahsetmemekten daha sağlıklıdır; önemli olan nasıl konuşulduğudur.

"Ya kazanamazsam?" sorusuna alan açın. Çocuklar bu soruyu çoğu zaman yüksek sesle sormaz ama zihinlerinde sürekli taşırlar. Sakin bir anda "Diyelim ki istediğin okula yerleşemedin, ne olur sence?" diye sormak, çocuğun en kötü senaryoyu konuşabilmesine olanak tanır. Birlikte "Başka hangi okullar var, orada neler yapabilirsin?" diye düşünmek, felaket senaryosunu gerçekçi bir plana dönüştürür.

Sevginin koşulsuz olduğunu açıkça söyleyin. Çocuklar, sınav sonucunun ailelerinin onlara olan sevgisini etkileyeceğinden gizlice korkabilir. "Sonuç ne olursa olsun seni seviyoruz ve seninle gurur duyuyoruz" cümlesini açıkça duymak, bu korkuyu azaltır.

Kendi deneyimlerinizden söz edin. Sizin de bir sınavda zorlandığınız, beklediğinizi alamadığınız ama yolunuzu bulduğunuz bir anıyı anlatmak, çocuğa hayatın tek bir sınavla belirlenmediğini somut olarak gösterir.

Çocuğunuzun LGS'de alacağı puan, onun kim olduğunu anlatmaz. Ama bu yılı nasıl geçirdiği, ileride zorluklarla nasıl baş edeceğine dair önemli bir şey öğretir.

Sonuç beklendiği gibi gelmezse çocuğa nasıl destek olunacağı ile ilgili LGS sonucu kötü geldi yazımız da önceden okunabilecek bir kaynak olabilir.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Aşağıdaki durumlarda bir uzmandan destek almak faydalı olur:

  • Bedensel şikâyetler hekim değerlendirmesine rağmen sürüyor ve okula gitmeyi engelliyorsa
  • Uyku ve iştah sorunları haftalardır devam ediyorsa
  • Çocuk sık sık ağlıyor, kendini sürekli küçümsüyor ya da umutsuz görünüyorsa
  • Sınav ya da deneme öncesinde panik atak benzeri nöbetler yaşıyorsa
  • Arkadaşlarından ve sevdiği etkinliklerden tamamen uzaklaşmışsa
  • Sınav konusu evde sürekli kavgalara yol açıyorsa

Çocuğunuz kendine zarar vermekten ya da ölmek istediğinden söz ediyorsa bu sözleri asla geçiştirmeyin, onu yalnız bırakmayın ve acil durumlarda vakit kaybetmeden 112'yi arayın.

Terapide LGS Kaygısı Nasıl Ele Alınır?

  1. sınıftaki bir çocukla yapılan terapide hem çocuğun kendisiyle hem de aileyle çalışmak önemlidir. Ergen danışmanlığı kapsamında şu yaklaşımlardan yararlanılabilir:

Kaygıyı tanıma ve adlandırma: Çocuk, kaygının bedeninde nasıl hissedildiğini, hangi durumlarda arttığını ve hangi düşüncelerle beslendiğini fark etmeyi öğrenir. Bu yaştaki çocuklarla çalışırken çizimler, kaygı termometresi gibi somut araçlar sıklıkla kullanılır.

Bilişsel Davranışçı Terapi teknikleri: "Kazanamazsam ailem beni sevmez" ya da "Bir soruyu bile yanlış yaparsam her şey biter" gibi düşünceler fark edilir ve daha gerçekçi düşüncelerle dengelenir.

Baş etme becerileri: Nefes egzersizleri, kas gevşetme çalışmaları ve sınav anında dikkatini toplamasına yardımcı olacak kısa teknikler öğretilir ve birlikte pratik edilir.

Aile görüşmeleri: Ebeveynlerle, evdeki atmosfer, beklentilerin dengelenmesi ve çocuğun duygularına nasıl eşlik edilebileceği üzerinde çalışılır. Ailenin kendi kaygısını yönetmesi, çocuğun kaygısının azalmasında önemli bir etkendir. Gerektiğinde kardeşlerin de bu süreçten nasıl etkilendiği konuşulur; çünkü sınav yılında evin dikkati tek bir çocuğa yöneldiğinde diğer çocuklar kendilerini geri planda hissedebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuğum LGS'ye girmek zorunda mı?

Merkezi sınava girmek isteğe bağlıdır; sınavla öğrenci alan okullar dışındaki okullara yerleştirme farklı bir sistemle yapılır. Güncel kuralları okulunuzun rehberlik servisinden öğrenmek önemlidir. Ancak bu kararı yalnızca stresten kaçınmak için değil, çocuğun ilgi ve hedeflerini birlikte değerlendirerek vermek daha sağlıklıdır.

Kazanırsa ödül vaat etmek doğru mu?

Sonuca bağlı büyük ödüller, sınavın üzerindeki baskıyı artırabilir. Bunun yerine sınav ne olursa olsun yapılacak küçük bir kutlama planlamak ya da çocuğun süreç boyunca gösterdiği çabayı takdir etmek daha destekleyici bir yaklaşımdır.

Sabahları gelen karın ağrısı gerçekten psikolojik olabilir mi?

Stres, bedende gerçek belirtiler yaratabilir; çocuk numara yapmıyor, ağrıyı gerçekten hissediyordur. Yine de önce bir hekimle bedensel nedenlerin değerlendirilmesi gerekir. Bedensel bir neden bulunmazsa, stresin ele alınması şikâyetlerin azalmasına yardımcı olabilir.

Çocuğum hiç stresli görünmüyor, sınavı umursamıyor mu?

Her çocuk stresi aynı şekilde göstermez. Bazı çocuklar kaygılarını umursamazlık ya da şakayla örter, bazıları ise gerçekten daha rahat bir mizaca sahiptir. Çocuğunuzla sınav hakkında baskısız bir sohbet açmak, ne hissettiğini anlamanıza yardımcı olur.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler
Okumaya devam edin

İlgili makaleler