Çocuğunuz öğretmenle sorun yaşıyorsa hem gencin anlattığını dinlemek hem okulla iş birliği kurmak mümkün. Taraf tutmadan izlenebilecek adımları anlatıyoruz.
Kızınız okuldan gelip çantasını koridora fırlatıyor: "Kimya hocası benden nefret ediyor. Bugün beni tahtaya kaldırdı, çözemeyince bütün sınıfın önünde 'Senden bir şey olmaz' dedi." Gözleri dolu, sesi titriyor. Siz bir yandan çocuğunuzun kırgınlığını görüyor, bir yandan da aklınızdan "Acaba yine ders sırasında telefonla mı oynuyordu?" sorusunun geçmesine engel olamıyorsunuz. Akşam veli grubunda başka bir velinin aynı öğretmenden şikâyet ettiğini görünce kafanız daha da karışıyor. Öğretmenle sorun yaşayan bir gencin anne babası olmak, iki zor soruyla baş başa kalmak demektir: Çocuğuma mı inanmalıyım, öğretmene mi? Ve hangi noktada araya girmeliyim? Bu yazıda bu soruların cevabını ararken taraf tutmak yerine nasıl köprü kurulabileceğini ele alıyoruz.
Öğretmenle Sorun Yaşayan Öğrenci: Aile Hangi Tarafta?
Türkiye'de birkaç kuşak önce okula giden pek çok kişi "Eti senin, kemiği benim" cümlesini hatırlar. Öğretmen sorgulanmaz bir otoriteydi; çocuk okuldan şikâyetle geldiğinde ilk soru "Sen ne yaptın?" olurdu. Bugün ise sarkacın öbür ucu da sıkça görülüyor: Çocuğunun her şikâyetini doğrudan öğretmene yönelik bir suçlamaya çeviren, okul kapısına öfkeyle giden veliler.
Bu iki uç da gence yardımcı olmaz. Her durumda öğretmenin tarafını tutan bir aile, gencin yaşadığı gerçek haksızlıkları görmezden gelir ve ona "Sana kimse inanmaz" mesajı verir. Her durumda çocuğunun tarafını tutan aile ise gencin kendi payını görmesini engeller ve zor ilişkileri yönetme becerisini geliştirmesine fırsat tanımaz.
Asıl yapılması gereken, taraf seçmek değil, gerçeği anlamaya çalışmaktır. Gencin tarafında durmak, ona her koşulda hak vermek değil; onu dinlemek, ciddiye almak ve sorunun çözümünde yanında olmaktır.
Öğretmenle Sorun Neden Yaşanır?
Öğretmen ile öğrenci arasındaki gerginliklerin çoğunda tek bir haklı ya da haksız yoktur. Sorun genellikle iki tarafın davranışlarının birbirini beslediği bir döngüdür.
Gencin Tarafında
- Otoriteyle sınanma: Ergenlik, kurallar ve otoriteyle ilişkinin yeniden tartışıldığı bir dönemdir. Bazı gençler bu sorgulamayı sınıfta, öğretmene itiraz ederek yaşar.
- Duygu düzenleme güçlükleri: Öfkesini kontrol etmekte zorlanan, eleştiriye anında sert tepki veren bir genç, öğretmenle küçük bir anlaşmazlığı hızla büyütebilir. Bu konuda ergen öfkesi yazımız fikir verebilir.
- Dikkat ve öğrenme güçlükleri: Derste odaklanmakta zorlanan, sürekli hareket eden ya da derse yetişemeyen bir öğrenci, öğretmen tarafından "ilgisiz" ya da "yaramaz" olarak algılanabilir.
- Kaygı: Tahtaya kalkmaktan, soru sorulmaktan çok korkan bir genç, bu kaygıyı ilgisizlik ya da ukalalık gibi görünen davranışlarla saklayabilir.
- Evdeki ya da arkadaşlarla ilgili sorunlar: Başka bir alandan taşan gerginlik, sınıftaki otorite figürüne yönelebilir.
Öğretmenin Tarafında
- Kalabalık sınıflar ve yorgunluk: Otuz beşi aşan sınıflarda her öğrenciyle tek tek ilgilenmek zordur. Yorgun bir öğretmen, sorun çıkaran öğrenciye daha sert tepki verebilir.
- Etiketleme: Bir öğrenci bir kez "sorunlu" olarak görüldüğünde, sonraki davranışları da bu çerçeveden yorumlanabilir.
- Üslup: Bazı öğretmenler eleştiriyi kişiliğe yönelik ya da alaycı bir dille yapar. Yetişkin için önemsiz görünen bir söz, ergen için derin bir utanç kaynağı olabilir.
İlişkinin Kendisinde
Bazen ortada belirgin bir hata yoktur; iki kişinin tarzı uyuşmaz. Hızlı ve şakacı bir öğretmen ile ciddi ve çekingen bir öğrenci ya da tam tersi, birbirini sürekli yanlış anlayabilir. Bu da zamanla karşılıklı bir önyargıya dönüşür.
Geçen yıl hiçbir sorun yaşamadığı bir derste bu yıl sürekli gerginlik yaşayan bir genç için bu ayrım özellikle önemlidir. Değişen şey dersin kendisi değil, öğretmenle kurulan ilişki olabilir. Yeni öğretmenin beklentilerini, kurallarını ve iletişim tarzını anlamak, gence uyum için zaman tanımak ve ilk haftaların gerginliğini kalıcı bir yargıya dönüştürmemek, çoğu zaman sorunun kendiliğinden yumuşamasını sağlar.
Gencin Anlattığını Nasıl Dinlemeli?
Genç okuldan bir şikâyetle geldiğinde ilk tepkiniz, sonraki konuşmaların yönünü belirler.
- Önce duyguyu karşılayın. "Herkesin önünde böyle bir şey duymak çok kırıcı olmalı" demek, gencin anlatmaya devam etmesini sağlar. Hemen savunmaya ya da çözüm önermeye geçmek, konuşmayı kapatabilir.
- Ayrıntıları merakla sorun. "Tam olarak ne oldu? Ondan önce ne oluyordu? Sınıfta başka kimler vardı?" gibi sorular, olayı daha net görmenize yardım eder. Bu soruları sorgu tonunda değil, anlamak için sorduğunuzu belli ederek sorun.
- Bir kez mi, sürekli mi? Tek seferlik bir gerginlik ile haftalardır süren bir örüntü farklı yaklaşımlar gerektirir.
- Kendi duygunuzu fark edin. Çocuğunuzun aşağılandığını duymak sizde güçlü bir öfke uyandırabilir. Bu öfkeyle hemen okula gitmek yerine birkaç saat ya da bir gün beklemek, daha etkili bir görüşme yapmanızı sağlar.
- Öğretmeni gencin yanında küçümsemeyin. "O zaten hiçbir şey bilmiyor" gibi cümleler, gencin derse ve okula olan bağını zayıflatır. Öğretmenin davranışını eleştirebilirsiniz, ama kişiliğini değil.
Ergenlerin anlatımlarında zaman zaman abartı olabilir; "Hep bana bağırıyor" cümlesi aslında iki ya da üç olaya dayanıyor olabilir. Bu, gencin yalan söylediği anlamına gelmez. Güçlü duygular, olayları olduğundan daha büyük ve daha sürekli gösterir. Abartıyı düzeltmeye çalışmak yerine "Bu hafta kaç kez oldu, hatırlıyor musun?" gibi somut sorularla tabloyu netleştirmek, hem sizin hem de gencin olaya daha gerçekçi bakmasını sağlar.
Gencin yanında durmak, onun her söylediğini onaylamak değil; onu yalnız bırakmamaktır.
Öğretmenle Sorun Yaşandığında Okulla Nasıl Görüşülmeli?
Sorun tekrarlıyorsa ya da gence belirgin biçimde zarar veriyorsa, okulla iletişime geçmek gerekir. Bu görüşmenin nasıl yapıldığı, sonucunu büyük ölçüde etkiler.
- Önce öğretmenin kendisiyle konuşun. Doğrudan okul müdürüne gitmek, öğretmeni savunmaya iter. Veli görüşme saatinde ya da randevu alarak öğretmenle yüz yüze konuşmak, çoğu zaman en verimli ilk adımdır.
- Suçlama yerine gözlemle başlayın. "Kızıma haksızlık yapıyorsunuz" yerine "Kızım son zamanlarda kimya dersine gitmek istemiyor, sınıfta bir şeyler olduğunu düşünüyorum, sizin gözleminizi merak ediyorum" demek, öğretmenin iş birliğine açılmasını kolaylaştırır.
- Öğretmenin bakış açısını gerçekten dinleyin. Öğretmen, gencin sınıftaki davranışlarına dair sizin bilmediğiniz şeyler anlatabilir. Bu bilgiler, tabloyu tamamlamanıza yardım eder.
- Ortak bir hedef belirleyin. Görüşmenin amacı kimin haklı olduğunu kanıtlamak değil, gencin derste daha iyi olmasını sağlamaktır. Somut bir adım üzerinde anlaşmak, örneğin "İki hafta sonra tekrar konuşalım" demek, süreci canlı tutar.
- Rehberlik servisini dahil edin. Okul rehber öğretmeni, hem öğrenciyle hem öğretmenle konuşabilecek tarafsız bir kişidir. Özellikle iletişim tıkandığında rehber öğretmenin arabuluculuğu çok değerlidir.
- Gerekirse bir üst kademeye gidin. Öğretmenle ve rehberlik servisiyle yapılan görüşmeler sonuç vermediyse, okul idaresiyle konuşmak bir sonraki adımdır.
Görüşmeye giderken gencin kendisinin de katılıp katılmayacağına birlikte karar vermek iyi bir fikirdir. Bazı gençler kendi sesini duyurmak ister; bazıları ise öğretmenin karşısında konuşmaktan çok çekinir. Ortaokul ve lise çağındaki bir gencin en azından görüşmenin bir kısmına katılması, sorunun çözümünde edilgen bir izleyici değil, sorumluluk alan bir taraf olmasını sağlar.
Görüşmeden sonra gence ne konuşulduğunu uygun bir dille anlatmak da önemlidir. Arkasından iş çevrildiği duygusu, gencin hem size hem okula güvenini zedeleyebilir.
Ciddi Durumlar: Aşağılama, Şiddet ve Ayrımcılık
Her öğretmenle sorun bir iletişim meselesi değildir. Bazı durumlar, bekleyip görmeyi değil, açık ve hızlı bir müdahaleyi gerektirir:
- Fiziksel şiddet ya da fiziksel cezalandırma
- Gencin sistematik olarak aşağılanması, lakap takılması ya da sınıfta alay konusu yapılması
- Gencin ailesi, kökeni, inancı, görünüşü ya da bir engeli nedeniyle ayrımcılığa uğraması
- Not ya da tehdit yoluyla baskı kurulması
Böyle bir durumdan şüpheleniyorsanız, gencin anlattıklarını tarih ve ayrıntılarıyla not almak, varsa tanıkları belirlemek ve okul idaresine yazılı olarak başvurmak önemlidir. Okul düzeyinde çözülemeyen durumlarda ilçe ya da il milli eğitim müdürlüğüne başvurmak mümkündür. Bu süreçte gence, yaşadıklarının ciddiye alındığını ve bunun onun suçu olmadığını açıkça söylemek, yaşadığı utancın hafiflemesine yardım eder.
Gence Zor İlişkileri Yönetmeyi Öğretmek
Gencin hayatında anlaşamadığı öğretmenler, ileride anlaşamadığı yöneticiler, iş arkadaşları ve komşular olacaktır. Bu nedenle öğretmenle yaşanan sorun, aynı zamanda önemli bir öğrenme fırsatıdır.
Gençle birlikte şu becerileri konuşabilirsiniz:
- Kendini saygıyla ifade etmek: Sınıfın ortasında itiraz etmek yerine ders sonrasında öğretmenin yanına gidip "Bugünkü uyarınızı tam anlamadım, konuşabilir miyiz?" demek.
- Tepki ile cevap arasına zaman koymak: Haksızlığa uğradığını düşündüğü anda derin bir nefes alıp hemen karşılık vermemek, durumun büyümesini önler.
- Kontrol edebildiği şeye odaklanmak: Öğretmenin tarzını değiştiremez, ama ödevlerini zamanında teslim etmek, derse hazırlıklı gelmek onun elindedir.
- Kişiyi ve dersi ayırmak: Öğretmenle anlaşamamak, o derste başarısız olmayı gerektirmez. "Bu dersi kendim için çalışıyorum" bakış açısı, gencin notunu ilişkinin rehinesi olmaktan kurtarır.
Diyelim ki oğlunuz edebiyat öğretmeninin kendisine sürekli "geç kalan çocuk" diye seslendiğini, bunun da sınıfta alay konusu olduğunu anlatıyor. Birlikte konuştuğunuzda, sabah servisinin gerçekten sık geciktiğini fark ediyorsunuz. Burada atılacak adım hem öğretmene servisin durumunu açıklamak hem de oğlunuza, lakap konusunu öğretmenle sakin bir dille nasıl konuşabileceğini çalıştırmak olabilir.
Okulda yaşanan çatışmalar bazen disiplin sürecine de taşınabilir; bu durumda okulda disiplin cezası yazımız size yol gösterebilir.
Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?
Bir öğretmenle anlaşamamak okul hayatının olağan bir parçasıdır. Ancak aşağıdaki durumlarda bir uzmanla görüşmek faydalı olabilir:
- Genç okula gitmek istemiyor, sabahları karın ağrısı, bulantı gibi şikâyetler yaşıyorsa
- Sorun tek bir öğretmenle sınırlı değil, neredeyse tüm yetişkin otorite figürleriyle çatışma yaşanıyorsa
- Genç öfkesini kontrol etmekte belirgin biçimde zorlanıyor, okulda sık sık kavgaya karışıyorsa
- Yaşanan bir aşağılama ya da şiddet olayından sonra içe kapanma, uykusuzluk, yoğun utanç ya da kaygı görülüyorsa
- Dikkat ya da öğrenme güçlüğünden şüpheleniliyorsa
Bu işaretler tek başına bir tanı anlamına gelmez; ama gencin bu süreçte ek desteğe ihtiyaç duyabileceğini gösterir.
Terapide Otorite Çatışmaları Nasıl Ele Alınır?
Terapide genç, öğretmeniyle yaşadığı sorunu yargılanmadan anlatabileceği bir alan bulur. Bu alan, onun hem yaşadığı haksızlıkları dile getirmesine hem de kendi payını daha rahat görebilmesine olanak tanır.
Bilişsel davranışçı terapi (BDT) yaklaşımında, çatışma anlarında devreye giren düşünceler incelenir: "Benden nefret ediyor", "Beni herkesin önünde küçük düşürmek istiyor", "Ne yapsam beğenmeyecek" gibi. Bu düşüncelerin duygu ve davranış üzerindeki etkisi fark edildiğinde, genç daha esnek yorumlar geliştirebilir. Öfke yönetimi, kendini ifade etme ve problem çözme becerileri üzerinde çalışılır.
Bazı gençlerde otoriteyle yaşanan çatışmalar, daha önceki deneyimlerle şekillenmiş kalıplarla da ilişkilidir. Eleştiriye aşırı duyarlılık ya da haksızlığa uğrama beklentisi gibi örüntülerin fark edilmesi, gencin yalnızca o öğretmenle değil, gelecekteki ilişkilerinde de daha sağlıklı tepkiler vermesine katkı sağlar. Ebeveynlerle yapılan görüşmeler ise okulla iletişim kurma biçimini ve evdeki yaklaşımı birlikte gözden geçirme fırsatı sunar. Ergenlerle yürütülen çalışmalar için ergen danışmanlığı sayfasına göz atabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Çocuğumun sınıfını ya da şubesini değiştirmek çözüm olur mu?
Ciddi ve tekrarlayan bir sorun varsa, şube değişikliği bazen gerçekten rahatlatıcı olabilir. Ancak bu karar ilk adım değil, iletişim yolları denendikten sonra başvurulacak bir seçenek olmalıdır. Aksi hâlde genç, zor bir ilişkiyle karşılaştığında tek çözümün ortamdan uzaklaşmak olduğunu öğrenebilir.
Öğretmenle konuştuktan sonra çocuğuma daha kötü davranırsa ne yapmalıyım?
Bu, pek çok velinin görüşmeye gitmekten çekinme nedenidir. Görüşmeyi sakin ve iş birliğine dayalı bir tonda yapmak bu riski azaltır. Yine de sonrasında gencin anlattıklarında bir kötüleşme fark ederseniz, rehberlik servisini ve okul idaresini bilgilendirmek gerekir.
Genç öğretmeniyle sorunu kendisi çözmek istiyor, karışmamalı mıyım?
Gencin bu isteği, gelişen özerkliğinin olumlu bir işaretidir. Ciddi bir güvenlik ya da istismar durumu yoksa, ona bu fırsatı tanımak ve hazırlanmasına yardım etmek değerlidir. Sonucunu birlikte değerlendirmek ve gerektiğinde devreye girebileceğinizi bilmesini sağlamak yeterli olabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.