Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com

OKB (Obsesif Kompulsif Bozukluk) Nedir? Belirtileri ve Terapi Süreci

Obsesif kompulsif bozukluk nedir, belirtileri nelerdir? Takıntılı düşünceler, kontrol ve temizlik zorlantıları ile OKB terapi sürecini öğrenin.

Kapıyı kilitlediğinizden emin olmak için evden çıktıktan sonra geri dönüyor, sonra bir kez daha dönüyor musunuz? Ellerinizi yıkadıktan sonra "Yeterince temizlenmedi" hissiyle yeniden yıkamaktan kendinizi alamıyor musunuz? Ya da zihninize istemediğiniz, sizi dehşete düşüren düşünceler giriyor ve onları uzaklaştırmak için içinizden belirli cümleler tekrarlıyor musunuz? Bu deneyimler, obsesif kompulsif bozukluk ile ilişkili olabilir. Halk arasında kısaca OKB ya da takıntı hastalığı olarak bilinen bu durum, sanıldığından çok daha yaygındır ve çoğu zaman yıllarca kimseye anlatılmadan yaşanır. Bu yazıda OKB'nin ne olduğunu, belirtilerini, nedenlerini ve terapide nasıl ele alındığını sakin ve anlaşılır bir dille anlatıyoruz.

Obsesif Kompulsif Bozukluk Nedir?

Obsesif kompulsif bozukluk, iki temel bileşenden oluşan bir ruh sağlığı sorunudur: obsesyonlar ve kompulsiyonlar.

Obsesyonlar, kişinin zihnine istemeden giren, tekrarlayan ve yoğun sıkıntı yaratan düşünceler, imgeler ya da dürtülerdir. Kişi bu düşüncelerin mantıksız ya da aşırı olduğunu çoğu zaman bilir, ama onları zihninden uzaklaştıramaz.

Kompulsiyonlar ise obsesyonların yarattığı sıkıntıyı azaltmak ya da korkulan bir şeyin olmasını önlemek amacıyla yapılan tekrarlayıcı davranışlar ya da zihinsel eylemlerdir. El yıkamak, kontrol etmek, saymak, belirli bir düzende yerleştirmek ya da zihinden belirli cümleleri tekrarlamak buna örnektir.

Kompulsiyonlar kısa süreli bir rahatlama sağlar; ancak bu rahatlama, zihnin "Demek ki bu düşünce gerçekten tehlikeliydi ve davranışım beni korudu" sonucuna varmasına neden olur. Böylece obsesyon güçlenir ve döngü kendini sürdürür. Zamanla kompulsiyonlar günün saatlerini alabilir, kişinin işini, ilişkilerini ve yaşam kalitesini ciddi biçimde etkileyebilir.

Gündelik dilde "Ben de biraz OKB'liyim, masamın düzenli olmasını severim" gibi ifadeler sık kullanılır. Oysa düzenli olmayı sevmek ya da titiz olmak OKB değildir. OKB'de belirleyici olan, düşünce ve davranışların kişiye ciddi sıkıntı vermesi, zaman alması ve yaşamı kısıtlamasıdır.

Obsesif Kompulsif Bozukluk Belirtileri Nelerdir?

OKB'nin belirtileri kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterir. En sık karşılaşılan temalar şunlardır:

Bulaşma ve Temizlik

Mikrop, kir, hastalık ya da zararlı maddeler bulaşacağı korkusu, sık el yıkama, uzun süren duşlar, belirli eşyalara dokunmaktan kaçınma, evin sürekli ve belirli bir düzende temizlenmesi bu temanın tipik örnekleridir. Kişi bazen kendine değil, sevdiklerine bir şey bulaştıracağından korkar.

Şüphe ve Kontrol

Kapıyı kilitlemediği, ocağı açık bıraktığı, ütünün fişini çekmediği ya da birine zarar verdiği şüphesiyle defalarca kontrol etme görülür. Kontrol ettikten sonra bile "Ya tam emin olamadıysam?" düşüncesi yeniden başlar.

Zarar Verme Düşünceleri

Sevdiği birine, örneğin bebeğine ya da eşine istemeden zarar vereceğine dair rahatsız edici düşünce ya da imgeler yaşanabilir. Bu düşünceler kişinin değerlerine tamamen ters olduğu için büyük bir dehşet ve suçluluk yaratır. Burada önemli bir noktanın altını çizmek gerekir: Bu tür düşünceler, kişinin bunu istediği ya da yapacağı anlamına gelmez. Tam tersine, düşüncenin bu kadar rahatsız edici olması, kişinin değerleriyle çeliştiğini gösterir.

Dini ve Ahlaki Takıntılar

Türkiye'de sıkça "vesvese" olarak adlandırılan bu tema; ibadetin doğru yapılıp yapılmadığına dair sürekli şüphe, abdestin bozulduğu düşüncesiyle tekrar tekrar abdest alma, istemeden günah işlediği ya da küfür ettiği korkusu gibi biçimlerde görülebilir. Kişi bu düşüncelerden derin bir suçluluk duyar ve çoğu zaman kimseyle paylaşamaz.

Simetri, Düzen ve "Tam Olma" Hissi

Eşyaların belirli bir düzende olması, bir işin "tam doğru" hissedilene kadar tekrarlanması, belirli sayılara ya da sıralamalara bağlılık bu gruba girer.

Zihinsel Kompulsiyonlar

Her kompulsiyon dışarıdan görülmez. İçinden dua etmek, belirli sayıları saymak, "kötü" bir düşünceyi "iyi" bir düşünceyle nötrlemek, geçmişteki olayları zihinde defalarca gözden geçirmek ya da yakınlardan sürekli güvence istemek de kompulsiyon işlevi görebilir.

Burada sayılan belirtilerden birkaçını yaşamak tek başına bir tanı anlamına gelmez. Tanı, ancak bir uzmanın kapsamlı değerlendirmesiyle konabilir.

OKB Neden Olur?

Obsesif kompulsif bozukluğun tek bir nedeni yoktur; biyolojik, psikolojik ve çevresel etkenlerin bir araya gelmesiyle geliştiği düşünülmektedir.

  • Biyolojik etkenler: Araştırmalar, beyindeki bazı devrelerin ve kimyasal ileticilerin OKB'de rol oynadığını göstermektedir. Ailede OKB bulunması yatkınlığı artırabilir.
  • Düşüncelere yüklenen anlam: Herkesin zihnine zaman zaman tuhaf, rahatsız edici düşünceler gelir. OKB'de fark, bu düşüncelere yüklenen anlamdadır: "Bunu düşündüysem kötü bir insanım", "Düşünmek yapmakla aynı şeydir", "Bir şey olursa sorumlusu ben olurum" gibi inançlar, sıradan bir düşünceyi büyük bir tehdide dönüştürür.
  • Aşırı sorumluluk ve kesinlik ihtiyacı: Kötü olayları önlemek için kişinin kendini aşırı sorumlu hissetmesi ve belirsizliğe tahammül edememesi OKB'yi besler.
  • Stresli yaşam olayları: Belirtiler çoğu zaman yoğun stres dönemlerinde başlar ya da artar. Doğum sonrası dönem, yeni bir sorumluluk üstlenmek, taşınma, kayıp ya da sağlık sorunları bu dönemlere örnek olabilir.
  • Öğrenme ve aile ortamı: Aşırı kuralcı, eleştirel ya da kaygılı bir aile ortamı, mükemmeliyetçilik ve aşırı sorumluluk inançlarının gelişimine katkıda bulunabilir.

Bu etkenlerin hiçbiri tek başına OKB'ye yol açmaz ve hiçbir ebeveyn ya da kişi bu durumdan "suçlu" değildir. Nedenleri anlamaya çalışmanın amacı suçlu aramak değil, döngünün nasıl oluştuğunu ve nasıl değiştirilebileceğini görmektir. Terapide de odak, geçmişin ayrıntılarından çok bugün belirtileri sürdüren düşünce ve davranışlar üzerindedir.

OKB Günlük Hayatı Nasıl Etkiler?

OKB, yaşamın hemen her alanını etkileyebilir. Sabah evden çıkmak kontrol ritüelleri nedeniyle uzun sürebilir, iş yerinde aynı belgeyi defalarca kontrol etmek verimliliği düşürebilir, temizlik ritüelleri saatler alabilir. Kişi zamanla belirli yerlerden, insanlardan ya da nesnelerden kaçınmaya başlayabilir.

Aile ilişkileri de etkilenir. Ev halkı çoğu zaman farkında olmadan ritüellere katılır: Eve gelen herkesin kıyafetini hemen değiştirmesi, belirli eşyalara dokunulmaması, sürekli verilen güvenceler... Buna aile uyumu denir ve iyi niyetle yapılsa da döngünün sürmesine katkıda bulunabilir. Geniş aile ortamında yaşayan kişilerde ise "Abartıyorsun, bırak şunu" gibi tepkiler utancı ve gizlemeyi artırabilir.

Diyelim ki yeni anne olmuş bir kadının zihnine, bebeğini yıkarken ona zarar verebileceğine dair bir imge geldi. Bu düşünceden o kadar korktu ki bebeği yalnız yıkamaktan kaçınmaya, mutfaktaki bıçakları saklamaya başladı ve kimseye bir şey söyleyemedi; çünkü anlatırsa "kötü bir anne" olarak görüleceğinden korkuyordu. Bu tür deneyimler OKB'de oldukça bilinen ve terapide ele alınabilen durumlardır. Yalnız olmadığınızı ve bu düşüncelerin sizi tanımlamadığını bilmek, ilk adımı atmanızı kolaylaştırabilir.

OKB Neden Yıllarca Kimseye Anlatılmaz?

OKB yaşayan pek çok kişi, belirtilerinin başlamasından uzun süre sonra destek arar. Bunun en önemli nedenlerinden biri utançtır. Zihne gelen düşüncelerin içeriği, özellikle zarar verme, cinsellik ya da dinle ilgili olduğunda, kişi "Bunu anlatırsam beni yargılarlar" ya da "Benim gibi düşünen başka kimse yoktur" diye düşünür. Bir diğer neden de ritüellerin zamanla olağan hâle gelmesidir; kişi her sabah kırk dakika kontrol yapmayı yaşamının sıradan bir parçası olarak görmeye başlayabilir. Oysa bu düşünceler ruh sağlığı uzmanlarının çok iyi tanıdığı deneyimlerdir. Terapide yargılanmadan, ayrıntılı biçimde konuşulabilirler.

Zihninize gelen bir düşünce, sizin kim olduğunuzu değil, yalnızca zihninizin o an ürettiği bir şeyi gösterir.

OKB ile Baş Etmek İçin Kendi Kendinize Yapabilecekleriniz

OKB genellikle profesyonel destek gerektiren bir durumdur; ancak aşağıdaki öneriler sürece yardımcı olabilir:

  1. Düşünceyi adlandırın: Takıntılı bir düşünce geldiğinde "Bu bir OKB düşüncesi" demek, onunla aranıza mesafe koymanıza yardımcı olabilir.
  2. Düşünceyi bastırmaya çalışmayın: Bir düşünceyi zorla uzaklaştırmaya çalışmak, onun daha sık gelmesine neden olabilir. "Pembe bir fil düşünmeyin" dendiğinde zihninizde hemen pembe bir fil belirmesi gibi.
  3. Ritüeli ertelemeyi deneyin: Kompulsiyonu hemen yapmak yerine birkaç dakika beklemeyi deneyin. Kaygının bir süre sonra kendiliğinden azaldığını gözlemleyebilirsiniz.
  4. Güvence aramayı azaltın: Yakınlarınıza sürekli "Emin misin?" diye sormak kısa vadede rahatlatsa da döngüyü besler.
  5. Bilgi edinin, ama sınırlayın: OKB hakkında güvenilir bilgi edinmek yararlıdır; ancak internette saatlerce "Bu düşünce normal mi?" diye araştırma yapmak da bir tür kompulsiyona dönüşebilir.
  6. Kendinize şefkatle yaklaşın: Bu düşünceleri seçmediğinizi, onlarla mücadele ettiğiniz için zayıf olmadığınızı hatırlayın.

Kaygının diğer biçimleri hakkında bilgi almak için anksiyete belirtileri yazımıza göz atabilirsiniz.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Aşağıdaki durumlarda bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir:

  • Takıntılı düşünceler ya da ritüeller günde önemli bir zamanınızı alıyorsa,
  • Bu düşünce ve davranışlar size yoğun sıkıntı veriyorsa,
  • İş, okul, ilişkiler ya da günlük işleriniz bu nedenle aksıyorsa,
  • Belirli yerlerden, kişilerden ya da nesnelerden kaçınmaya başladıysanız,
  • Aile üyeleriniz ritüellerinize katılmak zorunda kalıyorsa,
  • Çocuğunuzda tekrarlayan yıkama, kontrol, sayma ya da sürekli güvence isteme gibi davranışlar fark ettiyseniz.

Obsesif kompulsif bozukluk belirtileri yoğun olduğunda psikoterapinin yanında psikiyatri hekimi değerlendirmesi de önerilebilir. OKB'ye zaman zaman depresyon da eşlik edebilir; kendinize zarar verme ya da yaşamınızı sonlandırma düşünceleri yaşıyorsanız beklemeyin, 112'yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun.

Terapide Obsesif Kompulsif Bozukluk Nasıl Ele Alınır?

OKB'de araştırmalarla en çok desteklenen psikoterapi yaklaşımı, Bilişsel Davranışçı Terapi ve onun özel bir uygulaması olan Maruz Bırakma ve Tepki Önleme (ERP) yöntemidir.

Değerlendirme ve Psikoeğitim

İlk aşamada obsesyonlar, kompulsiyonlar, kaçınma davranışları ve bunların yaşamdaki etkisi ayrıntılı biçimde incelenir. OKB döngüsünün nasıl işlediği birlikte konuşulur. Pek çok danışan, yaşadıklarının bir adı olduğunu ve başkalarının da benzer deneyimler yaşadığını öğrendiğinde rahatlar.

Maruz Bırakma ve Tepki Önleme

Bu yöntemde kişi, kaygı yaratan düşünce, durum ya da nesnelerle aşamalı olarak ve kontrollü biçimde karşılaşır; bu sırada kompulsiyonu yapmamayı dener. Örneğin bulaşma korkusu olan biri, önce az kaygı yaratan bir nesneye dokunup ellerini hemen yıkamadan beklemeyi dener. Zamanla kaygının kendiliğinden azaldığı ve korkulan şeyin gerçekleşmediği deneyimlenir. Basamaklar, danışanla birlikte planlanır ve onun hızına saygı gösterilerek ilerlenir.

Bilişsel Çalışma

Düşüncelere yüklenen anlamlar, aşırı sorumluluk inançları ve kesinlik ihtiyacı üzerinde çalışılır. "Düşünmek yapmakla aynı şeydir" gibi inançlar sorgulanır.

Aileyle Çalışma

Özellikle çocuk ve ergenlerde, ancak yetişkinlerde de, aile üyelerinin ritüellere katılımını azaltmak ve destekleyici bir tutum geliştirmek için aileyle görüşmeler yapılabilir. Çocuklarda bu çalışma, yaşa uygun bir dil ve oyunlaştırılmış yöntemlerle yürütülür. Örneğin OKB'ye bir isim verip onu "kafadaki patron" gibi dışsallaştırmak, çocuğun kendisi ile takıntıları arasında bir mesafe kurmasına yardımcı olabilir.

Süreç Nasıl İlerler?

Terapi genellikle haftalık seanslarla başlar ve seanslar arasında uygulanan maruz bırakma çalışmaları sürecin önemli bir parçasını oluşturur. İlk aşamalarda kaygı geçici olarak artabilir; bu, sürecin yanlış gittiği anlamına gelmez, aksine kişinin korkularıyla yüzleşmeye başladığını gösterir. İlerleme düzenli olarak birlikte değerlendirilir ve plan gerektiğinde güncellenir. Son aşamada, belirtilerin yeniden artabileceği dönemlere karşı kişiye özgü bir eylem planı hazırlanır.

Kaygıyla ilişkili sorunlarda nasıl çalışıldığını merak ediyorsanız kaygı ve panik sayfamızdan bilgi alabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

OKB tamamen geçer mi?

Uygun destekle pek çok kişi belirtilerinin belirgin biçimde azaldığını ve yaşamının OKB etrafında dönmediğini deneyimler. Süreç kişiden kişiye değişir; zor dönemlerde belirtiler yeniden artabilir, ancak terapide öğrenilen beceriler bu dönemlerle baş etmeye yardımcı olur.

Zarar verme düşüncelerim varsa tehlikeli biri miyim?

OKB'de görülen zarar verme düşünceleri istenmeyen ve kişiye dehşet veren düşüncelerdir; bu düşüncelerin varlığı, kişinin bunları yapmak istediği anlamına gelmez. Yine de bu konuyu bir uzmanla konuşmak, düşüncelerin doğasını anlamanıza ve rahatlamanıza yardımcı olur.

Çocuklarda OKB görülür mü?

Evet, OKB çocukluk ve ergenlik döneminde de başlayabilir. Çocuklar ritüellerini çoğu zaman gizler ya da açıklayamaz; sık el yıkama, eşyaları belirli bir düzende dizme ya da sürekli güvence isteme gibi davranışlar dikkat edilmesi gereken işaretlerdir.

Vesvese ile OKB aynı şey midir?

Dini konulardaki takıntılı şüpheler ve bunlara eşlik eden tekrarlayıcı davranışlar, OKB'nin sık görülen bir biçimi olabilir. Bu durum kişinin inancıyla değil, şüphe ve kesinlik ihtiyacıyla ilgilidir; terapide kişinin değerlerine saygı gösterilerek ele alınır ve destek almak mümkündür.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler