Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com

Psikolog Nasıl Seçilir? İyi Bir Psikolog Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Psikolog nasıl seçilir? Eğitim, uzmanlık alanı, etik ilkeler ve terapötik uyum açısından doğru psikoloğu bulmanız için dikkat etmeniz gerekenler.

Destek almaya karar vermek çoğu zaman uzun bir iç tartışmanın sonunda gelir. Aylarca, hatta yıllarca "Bir gün gideceğim" dedikten sonra nihayet adım atmaya hazır olduğunuzda karşınıza yeni bir soru çıkar: Psikolog nasıl seçilir? İnternette yüzlerce isim, birbirine benzeyen tanıtım yazıları ve farklı unvanlar arasında doğru kişiyi bulmak kafa karıştırıcı olabilir. Bu yazıda, bir psikolog seçerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini, hangi soruları sormanın işinize yarayacağını ve ilk görüşmelerden sonra uyumu nasıl değerlendirebileceğinizi sakin ve anlaşılır bir dille ele alıyoruz.

Psikolog Nasıl Seçilir Sorusu Neden Bu Kadar Önemli?

Terapi, bir kişiyle düzenli olarak bir araya gelip en özel düşüncelerinizi, duygularınızı ve deneyimlerinizi paylaştığınız bir süreçtir. Bu nedenle kiminle çalıştığınız, sürecin kendisi kadar önemlidir. Psikoterapi alanında yapılan çalışmalar, danışan ile terapist arasındaki ilişkinin, yani terapötik ittifakın, terapiden fayda görmede belirleyici etkenlerden biri olduğunu uzun zamandır göstermektedir. Kullanılan yöntem ne kadar etkili olursa olsun, kendinizi güvende hissetmediğiniz bir ortamda açılmak zorlaşır.

Öte yandan Türkiye'de "psikolog" kelimesi geniş bir anlamda kullanılabiliyor. Lisans düzeyinde psikoloji eğitimi almış kişiler, klinik psikoloji alanında yüksek lisans yapmış uzmanlar, psikolojik danışmanlar ve farklı kısa süreli eğitimlerle "terapist" unvanı kullanan kişiler aynı arama sonuçlarında yer alabiliyor. Bu tablo, bilinçli bir seçim yapmayı daha da gerekli kılıyor.

Diyelim ki uzun süredir yoğun bir kaygıyla mücadele ediyorsunuz ve sosyal medyada sık karşınıza çıkan birine başvurdunuz. Birkaç görüşme sonunda kendinizi anlaşılmamış hissettiniz ve terapinin "size göre olmadığına" karar verdiniz. Oysa sorun terapinin kendisinde değil, belki de seçimin yeterince bilgiye dayanmamasında olabilirdi. Doğru bir başlangıç, bu tür hayal kırıklıklarını büyük ölçüde azaltır.

Psikolog Nasıl Seçilir? Dikkat Edilmesi Gerekenler

Psikolog nasıl seçilir diye düşünürken iyi bir seçimin tek bir ölçüte dayanmadığını bilmek işinizi kolaylaştırır. Aşağıdaki başlıkları birlikte değerlendirmek, size daha sağlıklı bir resim sunar.

Eğitim Geçmişi ve Unvan

İlk bakmanız gereken şey, kişinin aldığı temel eğitimdir. Psikoloji lisansının ardından klinik psikoloji alanında yüksek lisans, özellikle tezli ve süpervizyonlu uygulama içeren programlar, psikoterapi yapabilmek için önemli bir altyapı sağlar. Klinik psikolog unvanının hangi eğitimle elde edildiğini sormaktan çekinmeyin. Güvenilir bir uzman, mezun olduğu kurumu ve aldığı eğitimleri açıkça paylaşır.

Terapi Yaklaşımı ve Ek Eğitimler

Temel eğitimin yanında, uzmanın hangi psikoterapi yaklaşımında eğitim aldığı da önemlidir. Bilişsel Davranışçı Terapi, şema terapi, oyun terapisi, çift terapisi gibi yaklaşımların her biri ayrı ve uzun soluklu eğitimler gerektirir. Örneğin uluslararası standartlara uygun, yıllara yayılan ve süpervizyon içeren bir BDT eğitimi ile birkaç günlük bir tanıtım semineri aynı yetkinliği sağlamaz. Bu yaklaşımı merak ediyorsanız Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) nedir başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Çalıştığı Yaş Grubu ve Alanlar

Her uzman her konuda ve her yaş grubuyla çalışmaz. Çocuklarla çalışmak, oyun ve gelişim bilgisi gerektirir; ergenlerle çalışmak bambaşka bir iletişim becerisi ister; çiftlerle çalışmak ise ilişki dinamiklerine hâkim olmayı gerektirir. Başvurmak istediğiniz konu, örneğin panik atak, ilişki sorunları ya da çocuğunuzun okul uyumu, uzmanın düzenli olarak çalıştığı alanlar arasında mı? Bunu sormak tamamen yerinde bir sorudur.

Süpervizyon ve Mesleki Gelişim

Psikoterapi, öğrenmenin hiç bitmediği bir alandır. Düzenli süpervizyon alan, vaka danışmanlığına açık ve eğitimlerini sürdüren uzmanlar, karşılaştıkları zorlukları daha sağlıklı yönetebilir. Bu, uzmanın kendi sınırlarının farkında olduğunu da gösterir.

Psikolog, Psikiyatrist, Psikolojik Danışman: Hangisi Size Uygun?

Psikolog nasıl seçilir sorusunu yanıtlamadan önce, ihtiyacınız olan desteğin türünü netleştirmek faydalı olabilir. Psikiyatrist bir tıp doktorudur; tanı koyar ve gerekli gördüğünde ilaç tedavisi planlar. Klinik psikolog ise psikolojik değerlendirme yapar ve psikoterapi yürütür; ilaç yazmaz. Psikolojik danışmanlar daha çok eğitim ortamlarında ve gelişimsel konularda çalışır.

Bazı durumlarda iki desteğin birlikte yürütülmesi en uygun yoldur. Örneğin günlük işlevselliği ciddi biçimde bozan bir depresif dönemde hem psikiyatri hekimi değerlendirmesi hem de psikoterapi birlikte önerilebilir. Bu konuyu ayrıntılı olarak psikolog ile psikiyatrist arasındaki fark yazımızda ele aldık.

İlk Görüşmede Hangi Sorular Sorulmalı?

İlk görüşme, yalnızca uzmanın sizi tanıdığı değil, sizin de uzmanı tanıdığınız bir buluşmadır. Aşağıdaki soruları sormak hem sürece dair belirsizliği azaltır hem de karar vermenizi kolaylaştırır:

  • Bu konuda daha önce çalıştınız mı, hangi yaklaşımı kullanmayı düşünüyorsunuz?
  • Seanslar ne sıklıkla ve ne kadar süreyle yapılır?
  • Süreç yaklaşık olarak nasıl ilerler, ilerlemeyi birlikte nasıl değerlendireceğiz?
  • Gizlilik nasıl korunur, hangi durumlarda gizliliğin sınırları vardır?
  • Seansa gelemediğim durumlarda nasıl bir yol izlenir?
  • Gerekirse başka bir uzmana ya da psikiyatri hekimine yönlendirme yapar mısınız?

Bu soruların yanıtları kadar, yanıtların veriliş biçimi de önemlidir. Sorularınızı sabırla, açık ve anlaşılır biçimde yanıtlayan bir uzman, ilerleyen süreçte de benzer bir şeffaflık gösterecektir.

İyi bir terapist, size her şeyi bildiğini söyleyen kişi değil; sizi dinleyen, neyi bilmediğini kabul edebilen ve süreci sizinle birlikte kuran kişidir.

Dikkat Etmeniz Gereken Uyarı İşaretleri

Psikolog nasıl seçilir sorusunun bir diğer yanı da neyi seçmemeniz gerektiğini bilmektir. Doğru seçimi yapmak kadar, uzak durmanız gereken işaretleri tanımak da önemlidir. Aşağıdaki durumlar, ikinci kez düşünmeniz gerektiğine işaret edebilir:

  • Kesin sonuç vaatleri: "Üç seansta tamamen geçer" ya da "garantili çözüm" gibi ifadeler psikoterapinin doğasına aykırıdır. Her insan ve her süreç farklıdır.
  • Belirsiz eğitim bilgileri: Hangi kurumdan, hangi eğitimle unvan alındığı açıkça söylenmiyorsa temkinli olun.
  • Sınır ihlalleri: Terapistin seans dışında arkadaşlık teklif etmesi, kendi özel sorunlarını uzun uzun anlatması, sizden kişisel çıkar sağlamaya çalışması etik dışıdır.
  • Yargılayıcı tutum: Değerleriniz, yaşam biçiminiz ya da duygularınız nedeniyle küçümsendiğinizi ya da suçlandığınızı hissediyorsanız bu önemli bir işarettir.
  • Gizliliğe özen gösterilmemesi: Başka danışanlardan tanınabilir biçimde söz edilmesi, sizin bilgilerinizin de güvende olmayabileceğini düşündürür.
  • Tek bir yöntemin her şeye çözüm olarak sunulması: Etkili uzmanlar yaklaşımlarını danışanın ihtiyacına göre uyarlar.

Türkiye'de sosyal medyanın etkisiyle "hızlı iyileşme" ya da "tek seansta dönüşüm" gibi söylemler sıkça dolaşıyor. Bu mesajlar özellikle zor bir dönemden geçen kişiler için çekici gelebilir. Ancak gerçekçi beklentiler, terapiden sağlıklı biçimde yararlanmanın temelidir.

Kendi Kendinize Yapabileceğiniz Hazırlıklar

Uzman araştırmasına başlamadan önce kendinize birkaç soru sormak, seçimi kolaylaştırır. Bu adımlar hem doğru kişiyi bulmanıza hem de ilk görüşmeden daha fazla verim almanıza yardımcı olur.

İhtiyacınızı Netleştirin

Terapiye neden başvurmak istediğinizi kısaca yazmayı deneyin. "Sürekli gerginim, uyuyamıyorum", "eşimle aynı konularda tekrar tekrar tartışıyoruz" ya da "çocuğumun okul değişikliğinden sonra davranışları değişti" gibi somut cümleler, hangi alanda çalışan bir uzmana ihtiyacınız olduğunu gösterir.

Pratik Koşullarınızı Gözden Geçirin

Büyük şehirlerde trafik ve iş temposu, düzenli seanslara gitmeyi zorlaştırabilir. Bu durumda online görüşme seçeneği, sürekliliği sağlamak açısından önemli bir avantaj olabilir. Bulunduğunuz şehirde aradığınız alanda uzman bulamıyorsanız ya da yurt dışında yaşıyorsanız online çalışan uzmanları da değerlendirebilirsiniz. Seans saatleri, ulaşım ve bütçe gibi pratik konuları baştan düşünmek, sürecin yarıda kalma ihtimalini azaltır.

Tercihlerinizi Önemseyin

Bazı kişiler belirli bir cinsiyetten, yaş grubundan ya da benzer kültürel deneyime sahip bir uzmanla daha rahat hisseder. Bu tercihler önemsizmiş gibi görünse de açılmayı kolaylaştırdığı ölçüde değerlidir. Kendinizi rahat hissedeceğiniz koşulları önemsemekte bir sakınca yoktur.

Türkiye'de pek çok kişi için psikoloğa gitmek hâlâ çevreden saklanan bir karar olabiliyor. "Ailem ne der, iş yerinde duyulursa ne olur?" kaygısı, kimi zaman uzman seçimini de etkiliyor; kişi, tanıdıklarının gitmediği uzak bir yeri ya da yalnızca online görüşmeyi tercih edebiliyor. Bu tercihler son derece anlaşılırdır. Önemli olan, gizlilik kaygısının sizi eğitimi ve deneyimi belirsiz bir seçeneğe yöneltmemesidir. Gizlilik, psikoloğun etik sorumluluklarının temelinde yer alır; bu konudaki sorularınızı ilk görüşmede rahatlıkla sorabilirsiniz.

Tavsiyeleri Dengeli Değerlendirin

Bir yakınınızın memnun kaldığı uzman size de uygun olabilir, ancak her zaman değil. Tavsiyeleri bir başlangıç noktası olarak görün; kararınızı uzmanın eğitimine, çalışma alanına ve sizin ilk görüşmedeki deneyiminize göre verin. Aynı uzmana yakın bir aile üyenizle birlikte gitmenin, gizlilik ve tarafsızlık açısından zorluklar yaratabileceğini de unutmayın.

Terapötik Uyum Nasıl Anlaşılır, Ne Zaman Değişiklik Düşünülmeli?

İlk bir iki görüşmede her şeyin mükemmel hissettirmesi gerekmez. Yeni bir ilişkide biraz çekingenlik doğaldır. Yine de birkaç seans sonra kendinize şu soruları sorabilirsiniz: Kendimi dinlenmiş hissediyor muyum? Utandığım konuları konuşabileceğim bir ortam oluşuyor mu? Seanslardan sonra üzerine düşünebileceğim bir şeyler kalıyor mu? Hedeflerimiz konusunda ortak bir anlayışa sahip miyiz?

Bu soruların çoğuna olumlu yanıt verebiliyorsanız, zorlandığınız anlarda bile süreç doğru ilerliyor olabilir. Terapide zaman zaman rahatsız edici konulara değinmek, zor duygularla yüzleşmek kaçınılmazdır. Rahatsızlık hissi her zaman uyumsuzluk anlamına gelmez; bazen tam da değişimin başladığı yerdir.

Ancak uzun bir süre sonra hâlâ kendinizi anlaşılmamış ya da yargılanmış hissediyorsanız, bunu önce terapistinizle konuşmanızı öneririz. Deneyimli bir uzman bu geri bildirimi savunmaya geçmeden dinler, gerekiyorsa yaklaşımını gözden geçirir ya da sizi daha uygun bir meslektaşına yönlendirir. Terapisti değiştirmek bir başarısızlık değildir; size iyi gelecek desteği arama hakkınızı kullanmaktır.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Psikolojik destek almak için "yeterince kötü" olmayı beklemeniz gerekmez. Yine de aşağıdaki durumlarda bir uzmana başvurmak özellikle önemlidir:

  • Üzüntü, kaygı ya da öfke gibi duygular birkaç haftadır yoğun biçimde sürüyor ve günlük yaşamınızı zorlaştırıyorsa,
  • Uyku, iştah, iş ya da okul performansınızda belirgin değişiklikler varsa,
  • İlişkilerinizde aynı sorunlar tekrar tekrar yaşanıyor ve çıkış yolu bulamıyorsanız,
  • Bir kayıp, ayrılık, göç, deprem gibi zorlayıcı bir yaşam olayının ardından toparlanmakta güçlük çekiyorsanız,
  • Çocuğunuzun ya da ergeninizin davranışlarında sizi endişelendiren ve süregiden değişiklikler fark ettiyseniz.

Kendinize zarar verme ya da yaşamınızı sonlandırma düşünceleriniz varsa, bu durum beklemeyi gerektirmez. Acil durumlarda vakit kaybetmeden 112'yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun. Bu dönemde bir psikiyatri hekimi değerlendirmesi de büyük önem taşır.

Terapide Seçim Süreci Nasıl Ele Alınır?

İlk görüşme genellikle bir tanışma ve değerlendirme seansıdır. Bu seansta uzman, başvuru nedeninizi, yaşam öykünüzü, güçlü yanlarınızı ve zorlandığınız alanları anlamaya çalışır. Siz de terapinin nasıl işleyeceğini, hangi yaklaşımın önerildiğini ve neden önerildiğini öğrenirsiniz. Değerlendirme birkaç seansa yayılabilir.

Ardından birlikte hedefler belirlenir. Örneğin Bilişsel Davranışçı Terapi yaklaşımında hedefler somut ve ölçülebilir biçimde tanımlanır; süreç boyunca bu hedeflere ne ölçüde yaklaşıldığı düzenli olarak gözden geçirilir. Çocuklarla çalışırken ise ilk görüşmeler çoğunlukla ebeveynlerle yapılır, ardından çocuğun kendi dili olan oyun ve resim aracılığıyla bir ilişki kurulur. Çiftlerle yapılan çalışmalarda her iki tarafın da kendini güvende hissedeceği, tarafsız bir zemin oluşturmak önceliklidir.

İyi işleyen bir terapi sürecinde, danışan pasif bir alıcı değil, aktif bir ortaktır. Terapistiniz size yol göstermekle birlikte, kararları sizin yerinize vermez; kendi çözümlerinizi bulmanız için alan açar. Bireysel çalışmaların nasıl yürütüldüğünü merak ediyorsanız bireysel terapi sayfamızdan bilgi alabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

İlk görüşmeden sonra devam etmek zorunda mıyım?

Hayır. İlk görüşme bir tanışma ve değerlendirme imkânıdır. Görüşmenin ardından kendinizi rahat hissetmediyseniz devam etmeme ya da başka bir uzmanla görüşme hakkınız her zaman vardır.

Bir psikoloğun yetkin olup olmadığını nasıl anlarım?

Eğitim geçmişini, klinik psikoloji alanında aldığı yüksek lisans ve terapi yaklaşımlarına özgü eğitimleri sorabilirsiniz. Şeffaf, sınırlarını bilen, gerektiğinde yönlendirme yapan ve kesin sonuç vaat etmeyen bir tutum, güvenilirliğin önemli işaretleridir.

Online psikolog seçerken farklı nelere dikkat etmeliyim?

Yüz yüze görüşmedeki ölçütlerin hepsi online görüşme için de geçerlidir. Bunlara ek olarak görüşmenin güvenli bir platform üzerinden yapılması, bağlantı sorunlarında nasıl bir yol izleneceğinin önceden konuşulması ve sizin de görüşme sırasında rahat konuşabileceğiniz özel bir alan bulmanız önemlidir.

Terapistimi değiştirmek istersem bunu nasıl söylemeliyim?

Duygularınızı açık ve sakin bir dille ifade etmeniz yeterlidir. Deneyimli bir uzman bu kararı anlayışla karşılar ve isterseniz size uygun olabilecek başka meslektaşlar önerebilir; doğru kişiyi bulduğunuzda desteğin size iyi gelebileceğini unutmayın.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler