Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Biriktirme Hastalığı: Eşyalarını Atamayan Kişiyi Anlamak ve Desteklemek

Biriktirme Hastalığı: Eşyalarını Atamayan Kişiyi Anlamak ve Desteklemek

Biriktirme hastalığı nedir, koleksiyonculuktan farkı ne? Eşyalarını atamayan kişinin iç dünyası, ailelere öneriler ve terapide izlenen yol bu yazıda.

Annenizin evine her gidişinizde koridor biraz daha daralıyor. Önce balkon doldu, sonra misafir odasının kapısı açılmaz oldu. Mutfak tezgâhında yıllar önceki gazeteler, boş kavanozlar, içi poşet dolu poşetler duruyor. "Anne, bunları atalım" dediğinizde yüzü değişiyor: "Onlar lazım olacak, sen karışma." Bir gün o yokken birkaç torbayı gizlice çöpe atıyorsunuz; bir sonraki ziyaretinizde hem torbaların yerine yenileri gelmiş hem de aranıza bir küskünlük girmiş oluyor. Biriktirme hastalığı, hem bunu yaşayan kişi hem de ailesi için çoğu zaman yıllarca süren, utançla ve öfkeyle örülü bir süreçtir. Bu yazıda biriktirmenin arkasındaki duyguları, ailelerin neden "temizleyelim, bitsin" yaklaşımıyla sonuç alamadığını ve nasıl daha etkili bir destek verilebileceğini konuşacağız.

Biriktirme Hastalığı Nedir?

Biriktirme hastalığı, klinik dilde biriktirme bozukluğu olarak adlandırılır ve eşyaların gerçek değerinden bağımsız olarak onlardan ayrılmakta süreğen bir güçlük yaşanmasıyla tanımlanır. Kişi eşyaları atmayı ya da başkasına vermeyi düşündüğünde yoğun bir sıkıntı duyar; bu yüzden eşyalar birikir ve yaşam alanları amacına uygun kullanılamaz hâle gelir. Mutfakta yemek yapılamaz, yatakta uyunamaz, banyoya girilemez olabilir.

Biriktirme bozukluğu, uzun yıllar obsesif kompulsif bozukluğun bir alt tipi olarak görüldü. Bugün ayrı bir tanı olarak ele alınır, ama OKB ile aynı ailede sayılır. Bu ayrımın önemli bir nedeni, biriktirmede kişinin çoğu zaman davranışından rahatsız olmamasıdır. OKB'de kişi ritüellerinden kurtulmak isterken, biriktirmede kişi eşyalarını korumak ister; sıkıntı, eşyalardan ayrılma ihtimaliyle başlar.

Koleksiyonculuk ve tutumluluktan farkı

  • Koleksiyoncu belirli bir temada eşya toplar, onları düzenler, sergiler ve onlarla gurur duyar. Biriktirmede ise eşyalar düzensiz yığınlar hâlinde durur ve kişi çoğu zaman aradığını bulamaz.
  • Tutumlu biri işe yarayacak şeyleri saklar ama gerektiğinde ayıklar. Biriktirmede ise kırık, bozuk, kullanılmayacak eşyalar da aynı değerde görülür ve ayıklama yapılamaz.
  • Dağınık bir ev ile biriktirme yaşanan bir ev aynı şey değildir. Dağınıklıkta eşyalar toplanınca ev işlevine döner; biriktirmede ise sorun toplamakta değil, eşyadan ayrılamamaktadır.

Dijital biriktirme

Biriktirme her zaman gözle görülen eşyalarla sınırlı değildir. On binlerce fotoğraf, hiç silinmeyen e-postalar, ekran görüntüleri, indirilip açılmayan dosyalar da benzer bir mantıkla birikebilir. Kişi bir fotoğrafı silmeyi düşündüğünde "Ya o anı bir daha hatırlayamazsam?" diye huzursuzlanır. Dijital biriktirme ev içinde yer kaplamadığı için çoğu zaman sorun olarak görülmez; ancak aynı karar verememe ve ayrılamama döngüsünü taşıdığında, kişinin genel eğilimi hakkında önemli bir ipucu verir.

Biriktirme Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

  • Atmakta güçlük: Eski faturalar, bozuk elektronik aletler, kullanılmayan giysiler, boş ambalajlar gibi eşyaları atamamak
  • Aşırı edinme: İndirimlerden, pazardan, ikinci el sitelerinden, hatta sokaktan ihtiyaç olmadan eşya almak ya da toplamak; ücretsiz dağıtılan her şeyi almak
  • Eşyalara yoğun duygusal bağ: Bir eşyayı atmayı "bir parçamı atmak" ya da "bir anıyı silmek" gibi hissetmek
  • Karar verememe: Bir eşyanın kalıp kalmayacağına karar vermekte zorlanmak, bu yüzden hiçbir şeye dokunmamak
  • Yaşam alanlarının dolması: Odaların, koridorların, balkonun kullanılamaz hâle gelmesi
  • Başkalarının dokunmasına tahammülsüzlük: Ailenin eşyalara dokunmasına öfke, ağlama ya da panikle tepki vermek
  • Utanç ve sosyal geri çekilme: Eve kimseyi almamak, tamirci, doktor ya da komşu gelmesinden kaçınmak

Pek çok kişide sorunun boyutuna ilişkin farkındalık sınırlıdır. Kişi "Evim biraz dağınık, o kadar" diyebilir; bu, inkâr ya da inatlaşmadan çok, yıllar içinde yavaş yavaş gelişen bir duruma alışmanın sonucudur.

Bu belirtilerin bir kısmını görmek tek başına tanı anlamına gelmez. Özellikle ileri yaşta yeni başlayan biriktirme davranışlarında, bellek ve düşünme becerilerini etkileyen durumların bir hekim tarafından değerlendirilmesi önemlidir.

Biriktirme Hastalığı Neden Olur?

Biriktirmenin arkasında tek bir neden yoktur; çoğu zaman duygular, düşünce alışkanlıkları ve yaşam öyküsü iç içe geçer.

"Bir gün lazım olur" düşüncesi: Kişi bir eşyayı attığında ileride ona ihtiyaç duyacağından ve o zaman pişman olacağından korkar. Bu korku, eşyanın gerçekte ne kadar kullanılacağından çok daha güçlüdür.

İsraf ve sorumluluk kaygısı: "Atmak günah", "İsraf etmek olmaz" gibi değerler, Türkiye'de pek çok ailede derinden hissedilir. Yokluk yıllarını yaşamış kuşaklarda bu değerler daha da güçlüdür. Değerin kendisi kıymetlidir; sorun, her eşyanın aynı titizlikle korunmaya çalışılmasıdır. Kırık bir şemsiyenin sapı, yıllardır çalışmayan bir mikser ya da süresi geçmiş ilaç kutuları, işe yarar bir paltoyla aynı korumayı görmeye başladığında, tutumluluk kişiye hizmet etmekten çıkar.

Duygusal anlam ve kimlik: Eşyalar anıların, ilişkilerin ve geçmiş benliklerin taşıyıcısı olabilir. Eski bir mektup, kayıp bir yakının kazağı ya da çocukların ilkokul defterleri, atıldığında o insanın ya da dönemin de kaybolacağı hissini doğurabilir.

Karar verme ve düzenleme güçlükleri: Biriktirme yaşayan pek çok kişi, eşyaları sınıflandırmakta, önceliklendirmekte ve hızlı karar vermekte zorlanır. Her eşya ayrı bir karar gerektirdiğinde, kararsızlık zamanla bir dağa dönüşür. Kararsızlığın daha genel biçimini karar verememe yazımızda ele alıyoruz.

Kayıplar ve yalnızlık: Biriktirme çoğu zaman bir kayıptan, boşanmadan, emeklilikten ya da yalnız kalmanın başladığı bir dönemden sonra belirginleşir. Eşyalar, boşalan bir hayatın içinde güven ve süreklilik hissi sağlayabilir.

Yatkınlık: Ailede biriktirme öyküsü bulunması, bu eğilimin gelişme olasılığını artırabilir. Biriktirme sıklıkla depresyon, kaygı ve dikkat güçlükleriyle birlikte görülür.

Biriktirme Hastalığının Kişi ve Aile Üzerindeki Etkileri

Biriktirme yalnızca bir düzen sorunu değildir; sağlık, güvenlik ve ilişkiler üzerinde ciddi etkileri olabilir.

Güvenlik riskleri: Dolu koridorlarda düşme, yığılmış kâğıtlar ve elektrik aletleri nedeniyle yangın riski, deprem gibi acil durumlarda evden hızla çıkamama. Deprem bölgesinde yaşayan bir ülkede, kaçış yollarının kapalı olması ayrıca önemsenmesi gereken bir konudur.

Sağlık sorunları: Temizlenemeyen alanlarda nem, küf, haşere ve hijyen sorunları ortaya çıkabilir. Mutfak kullanılamadığında beslenme bozulur.

Komşuluk ve apartman ilişkileri: Koku, haşere ya da balkon taşması nedeniyle komşulardan şikâyetler gelebilir; yönetimle ya da yetkili kurumlarla sorunlar yaşanabilir. Bu da kişinin daha fazla içine kapanmasına yol açar.

Aile ilişkileri: Çocuklar annelerinin ya da babalarının evine gelmekten kaçınır, torunlar getirilmez, bayram ziyaretleri kısa kesilir. Eşler arasında ciddi çatışmalar yaşanır. Biriktirme yaşayan bir anne ya da babayla büyümüş çocuklar, yetişkinlikte de bu deneyimin utancını taşıyabilir.

Diyelim ki kırk yıllık eşini birkaç yıl önce kaybetmiş yetmişli yaşlarında bir adam, eşinin hiçbir eşyasını atamıyor. Bununla da kalmıyor; pazardan, eskiciden aldığı "işe yarar" aletler, bir gün tamir edeceğini söylediği radyolar, yığınla gazete ve dergi evi dolduruyor. Kızı her hafta gelip "Baba, burada yaşanmaz" diyor, her ziyaret bir tartışmayla bitiyor. Adam için eşyalar bir kalkan: Eşinin yokluğuna, yalnızlığa, işe yaramaz hissetmeye karşı bir kalkan. Kızı içinse babası her geçen gün biraz daha uzaklaşıyor.

Biriktirme yaşayan bir yakına bakmak, aile üyeleri için de yıpratıcıdır. Bu yükü bakım veren tükenmişliği yazımızda ayrıca ele alıyoruz.

Biriktirilen her eşyanın arkasında çoğu zaman bir korku, bir anı ya da söylenmemiş bir kayıp durur.

Ailelere Öneriler: Biriktirme Yaşayan Bir Yakına Nasıl Yaklaşılır?

  1. Gizlice temizlik yapmayın. Kişi evdeyken ya da yokken eşyalarını izinsiz atmak, güveni derinden sarsar. Çoğu zaman eşyalar kısa sürede yeniden birikir ve kişi kendini daha çok savunmaya geçer.
  2. Eşyalar yerine kişiyle ilgilenin. "Bu çöplüğe bak" yerine "Senin için endişeleniyorum, burada düşmenden korkuyorum" demek, konuşmayı çatışmadan ilgiye taşır.
  3. Önce güvenliği konuşun. Bütün evi hedeflemek yerine kaçış yolunu açmak, ocağın çevresini boşaltmak, koridorda yürüme alanı oluşturmak gibi güvenlikle ilgili küçük hedeflerde uzlaşın.
  4. Karar yetkisini ona bırakın. Hangi eşyanın kalacağına kişinin kendisinin karar vermesi, süreci yavaşlatsa da kalıcı değişim için gereklidir. Siz yalnızca eşlik edin.
  5. Küçük alanlarla başlayın. Bir çekmece, bir raf ya da bir sandalyenin üstü gibi sınırlı bir alan, bütün odaya göre çok daha az bunaltıcıdır.
  6. Kendi sınırlarınızı da koruyun. Yakınınızı desteklerken kendi hayatınızı ve sağlığınızı ihmal etmeyin. Gerekirse kendiniz için de destek alın.

Biriktirme yaşıyorsanız: kendinize yönelik ilk adımlar

Bu yazıyı kendi eviniz için okuyorsanız, buraya kadar gelmiş olmanız bile önemli bir adımdır. Şunları deneyebilirsiniz:

  • Evinizin bir köşesinin fotoğrafını çekin. Fotoğraf, yıllar içinde alıştığınız görüntüye dışarıdan bakmanızı sağlar.
  • Her gün on beş dakikanızı yalnızca tek bir küçük alana ayırın; süre dolunca bırakın.
  • Eve yeni giren her eşya için bir eşyadan ayrılmayı deneyin.
  • Ayrılmakta zorlandığınız bir eşyayı hemen atmak yerine bir kutuya koyup üzerine tarih yazın. Bir ay içinde ona hiç ihtiyaç duymadıysanız kararı yeniden değerlendirin.
  • Utancınızı bir kişiyle paylaşın. Biriktirme yalnızlıkta büyür, paylaşıldıkça hafifler.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

  • Evin odaları amacına uygun kullanılamıyorsa
  • Düşme, yangın ya da sağlık açısından bir risk oluştuysa
  • Kişi eşyalarından ayrılmaya çalıştığında yoğun sıkıntı ya da panik yaşıyorsa
  • Biriktirme aile ilişkilerinde ciddi kopukluklara yol açtıysa
  • Keyifsizlik, yalnızlık ve umutsuzluk eşlik ediyorsa
  • İleri yaşta, kısa sürede ortaya çıkan ve unutkanlıkla birlikte görülen bir biriktirme varsa; bu durumda bir hekim değerlendirmesi de gerekir

Terapide Biriktirme Hastalığı Nasıl Ele Alınır?

Biriktirme bozukluğunda Bilişsel Davranışçı Terapi'nin bu soruna özel olarak uyarlanmış biçimleri kullanılır. Bireysel çalışma sürecinin genel çerçevesini bireysel terapi sayfamızda bulabilirsiniz.

Motivasyonu güçlendirmek

İlk adım çoğu zaman eşyalar değil, kişinin değişim isteğidir. Kişi neden değişmek isteyebileceğini, değerleriyle biriktirme arasındaki çelişkiyi kendi sözleriyle keşfeder: "Torunlarım evime gelebilsin istiyorum" ya da "Mutfakta yeniden yemek yapmak istiyorum" gibi.

Karar verme ve düzenleme becerileri

Eşyaları sınıflandırma, öncelik belirleme ve karar verme becerileri adım adım çalışılır. "Bu eşyayı son bir yılda kullandım mı?", "Gerçekten ihtiyaç olduğunda nereden bulabilirim?" gibi sorular, kararı kolaylaştıran araçlara dönüşür.

Ayrılmaya ve edinmemeye alışmak

Kişi, birlikte belirlenen eşyalardan ayrılmayı ve bunun yarattığı sıkıntıyla birlikte kalmayı aşamalı olarak dener. Benzer biçimde, indirim ya da pazar gezileri gibi edinme durumlarında bir şey almadan dönmek de çalışmanın bir parçasıdır.

İnançlar ve duygularla çalışmak

"Atarsam pişman olurum", "Bu eşyayı atarsam annemi unuturum" gibi inançlar ve bunların altındaki yas, yalnızlık ve kaygı duyguları ele alınır. Gerektiğinde ev ortamında ya da görüntülü görüşmeyle evdeki alanlar üzerinden çalışmak da süreci destekleyebilir.

Sabırlı ve uzun soluklu bir süreç

Biriktirme yıllar içinde oluştuğu için değişim de zaman alır. İlk haftalarda göze görünür bir fark olmayabilir; çünkü çalışmanın büyük kısmı önce karar verme biçimini, eşyalarla kurulan duygusal bağı ve edinme alışkanlıklarını anlamaya ayrılır. Görünür değişim genellikle küçük alanlarla başlar: açılan bir koridor, yeniden kullanılmaya başlanan bir mutfak tezgâhı ya da torunların oturabildiği bir kanepe. Aile üyelerinin bu küçük adımları görmesi ve takdir etmesi, kişinin motivasyonunu korumasına yardımcı olur.

Sıkça Sorulan Sorular

Annemin evini bir günde boşaltıp temizlesek sorun çözülür mü?

Tek seferlik büyük temizlikler genellikle kısa süreli bir rahatlama sağlar, ama kişinin rızası ve katılımı olmadan yapıldığında eşyalar kısa sürede yeniden birikir ve güven zedelenir. Güvenlik riskinin acil olduğu durumlar dışında, kişinin karar sürecine katıldığı yavaş ilerleyen bir yaklaşım daha sürdürülebilir bir değişim sağlar.

Biriktirme yaşlılıkta mı başlar?

Biriktirme eğilimi çoğu zaman gençlikte başlar ve yıllar içinde yavaş yavaş artar. İleri yaşta belirgin hâle gelmesinin bir nedeni, eşyaların zamanla birikmesi ve yalnızlığın artmasıdır. İleri yaşta aniden başlayan biriktirmede ise bir hekim değerlendirmesi önemlidir.

Kayıp sonrası eşyalarını saklamak biriktirme midir?

Kaybedilen bir yakının eşyalarını bir süre saklamak, yasın doğal bir parçasıdır. Sorun, eşyaların yaşam alanını kullanılamaz hâle getirmesi, yeni eşyaların durmadan eklenmesi ve kişinin hiçbir şeyden ayrılamaması durumunda ortaya çıkar. Böyle bir durumda hem yas hem biriktirme birlikte ele alınabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler