Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Çocuk Kabus Görüyor: Korkuyla Uyanan Çocuğu Nasıl Sakinleştirmeli?

Çocuk Kabus Görüyor: Korkuyla Uyanan Çocuğu Nasıl Sakinleştirmeli?

Çocuk kabus görüyor ve uyumaktan korkuyorsa ne yapmalı? Kâbusların nedenleri, gece o anda yapılacaklar, gündüz rüyayı yeniden yazma ve destek gereken durumlar.

"Anne, yine o geldi." Gecenin bir yarısı, yüzü terli, sesi titreyen bir çocuk ve uykunun en ağır yerinden fırlayan bir ebeveyn. Ertesi akşam aynı çocuk, yatma saati yaklaştıkça oyalanıyor, "biraz daha oturalım" diyor, ışığı kapatmanıza izin vermiyor. Eğer sizin evde de çocuk kabus görüyor ve bu yüzden uykuya dalmak her gece küçük bir savaşa dönüşüyorsa, yalnız değilsiniz. Kâbuslar okul öncesi ve ilkokul çağında oldukça sık görülür ve çoğu zaman çocuğun gün içinde sindirmeye çalıştığı duyguların gece hâlidir. Bu yazıda kâbusun ne olduğunu, o gece ne yapmanız gerektiğini ve kâbusların seyrekleşmesi için gündüz neler yapılabileceğini konuşacağız.

Kâbus Nedir, Gece Teröründen Farkı Ne?

Kâbus, çocuğu korku, kaygı ya da üzüntüyle uyandıran canlı ve rahatsız edici bir rüyadır. Genellikle gecenin ikinci yarısında, sabaha karşı, rüyaların en yoğun görüldüğü uyku evresinde ortaya çıkar. Kâbustan uyanan çocuk kısa sürede tam olarak uyanıktır, sizi tanır, sarılmak ister ve çoğu zaman rüyasını anlatabilir: "Bir köpek beni kovaladı", "Evimiz yıkılıyordu".

Gece terörü ise başka bir tablodur. Çocuk genellikle uykuya daldıktan sonraki ilk birkaç saatte çığlık atarak yatakta doğrulur, gözleri açık olsa da sizi tanımıyor gibidir, teselliye yanıt vermez ve sabah olanları hatırlamaz. Bu iki durumu ayırt etmek önemlidir; çünkü yaklaşım farklıdır. Kâbusta çocuğu rahatlatmak işe yarar, gece teröründe ise müdahale çoğu zaman olayı uzatır. Gece terörü hakkında ayrıntılı bilgi için gece terörü yazımıza göz atabilirsiniz.

Kısaca hatırlatmak gerekirse:

  • Kâbusta çocuk uyanır, korktuğunu söyler, sizi ister ve rüyayı hatırlar.
  • Gece teröründe çocuk uyanık değildir, sizi itebilir, sabah hiçbir şey hatırlamaz.

Çocuk Kabus Görüyor: En Sık Nedenler

Ara sıra görülen kâbuslar gelişimin olağan bir parçasıdır. Üç ile altı yaş arası, çocuğun hayal gücünün hızla büyüdüğü ama gerçek ile hayali ayırma becerisinin henüz tam oturmadığı bir dönemdir. Bu yaşlarda canavarlar, karanlık, kaybolmak ve ebeveynden ayrılmak kâbusların sık konularıdır.

Kâbusları sıklaştıran bazı etkenler şunlardır:

Gün içindeki stres ve değişiklikler: Okula ya da kreşe başlama, yeni kardeş, taşınma, ebeveynlerin sık tartışması, bir yakının hastalığı gibi durumlar gece rüyalara taşınabilir. Çocuk gündüz bu konuda hiçbir şey söylemese bile gece zihni o duyguyla çalışmaya devam eder.

Korkutucu içerikler: Ağabeyinin oynadığı bir korku oyununa omzunun üstünden bakmak, kısa video akışında rastlanan ürkütücü bir karakter ya da akşam haberlerinde gördüğü bir kaza görüntüsü, çocuğun zihninde yetişkinlerin tahmin ettiğinden çok daha uzun süre kalır. Özellikle 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından, enkaz görüntülerini izleyen pek çok çocukta yıkılan ev ya da kaybolan aile üyeleriyle ilgili kâbuslar görüldü.

Korkutarak söz dinletme: "Uyumazsan öcü gelir", "Yaramazlık yaparsan seni polise veririm" ya da büyüklerin anlattığı cin, karakoncolos hikâyeleri bazı çocukların gece korkularını doğrudan besler. Söyleyen için şaka olan bir cümle, çocuk için yatağın altındaki gerçek bir tehdide dönüşebilir.

Uykusuzluk ve düzensiz uyku: Yorgun ve uykusuz kalan çocuklarda kâbuslar daha sık görülebilir. Misafirlikte geç saate kalınan bayram günleri ya da tatil dönüşü bozulan ritim bu açıdan dikkat edilmesi gereken zamanlardır.

Bedensel nedenler: Ateşli hastalıklar ve bazı ilaçlar rüyaları daha canlı ve rahatsız edici yapabilir. Horlama ya da uykuda nefes durması gibi durumlarda çocuk doktoru değerlendirmesi gerekir.

Kâbuslar Çocuğun Gündüzünü Nasıl Etkiler?

Kâbusların etkisi yalnızca gece yaşanan birkaç dakikalık korkuyla sınırlı kalmayabilir. Sık kâbus gören bir çocukta zamanla uykunun kendisine karşı bir kaygı gelişebilir. Çocuk yatma saatini erteler, odasında yalnız kalmak istemez, ışığın kapanmasına itiraz eder. Kendi odasında uyumaya yeni alışmış bir çocuk, birkaç kötü geceden sonra yeniden ebeveyn yatağını isteyebilir.

Uykunun bölünmesi gündüz huzursuzluk, sinirlilik, dikkat dağınıklığı ve okulda yorgunluk olarak kendini gösterebilir. Ebeveynler için de tablo yorucudur: Her gece bölünen uyku, sabah işe gitmesi gereken anne babanın sabrını azaltır, akşam saatleri gerginleşir. Gergin bir akşam ise çocuğun yatağa daha kaygılı girmesine yol açar ve döngü kendini besler.

Çocuk Kabus Görüyorsa Gece O Anda Ne Yapmalı?

Kâbusla uyanan bir çocuğun ihtiyacı, güvende olduğunu bedeniyle hissetmektir. Bu anda yapacağınız şeyler basit ama etkilidir.

Hızlı ve sakin gidin

Çocuğunuz ağlayarak ya da sizi çağırarak uyandıysa yanına gidin. Sesinizi alçak, hareketlerinizi yavaş tutun. Sizin sakinliğiniz, çocuğun sinir sistemine "tehlike geçti" mesajını iletir.

Bedenle güven verin

Sarılmak, sırtını sıvazlamak, elini tutmak sözcüklerden daha hızlı işe yarar. Bazı çocuklar bir bardak su içmekten ya da yüzünü yıkamaktan rahatlar; bu, rüyadan gerçeğe geçişi kolaylaştırır.

Duyguyu adlandırın, rüyayı tartışmayın

"Çok korkmuşsun, kalbin hızlı atıyor. Ben buradayım, sen güvendesin." Bu cümle, "Canavar diye bir şey yok, saçmalama" demekten çok daha etkilidir. Gece yarısı, rüyanın mantıksızlığını kanıtlamanın zamanı değildir. Çocuk anlatmak isterse kısaca dinleyin, ayrıntılı konuşmayı sabaha bırakın.

Odayı birlikte kontrol edin, ama abartmayın

Bazı çocuklar dolabın içine ya da yatağın altına bakmak ister. Bunu bir kez, sakin bir tavırla yapmak rahatlatıcı olabilir. Ancak her gece uzun "canavar arama" turlarına dönüşürse, istemeden canavarın var olabileceği fikrini güçlendirebilir.

Uyuyana kadar yanında kalabilirsiniz

Kâbus sonrası çocuğun yanında bir süre oturmak, onu şımartmak anlamına gelmez. Sakinleşip yeniden uykuya dalana kadar yanında kalmak, ertesi gece yatağa daha güvenle girmesine yardımcı olur.

Gündüz Yapılabilecekler: Kâbusu Küçültmek

Kâbuslarla asıl çalışma gündüz, güneşli bir saatte, güvenli bir ortamda yapılır.

Rüyayı çizin ve sonunu değiştirin. Çocuktan kâbusunu resmetmesini isteyin. Sonra aynı resme yeni bir son eklemesini önerin: Kovalayan köpeğe bir kemik verilebilir, canavara komik bir şapka giydirilebilir, yıkılan evin yanına sağlam bir ev çizilebilir. Yeni sonla birlikte rüyayı birkaç gün yatmadan önce prova etmek, imgeleme provası olarak bilinen ve kâbuslarla çalışmada kullanılan bir tekniğin çocuklara uyarlanmış hâlidir. Bu çalışma çocuğa "rüyamda olanlar üzerinde biraz söz hakkım var" duygusu kazandırır.

Korkuyu oyunla konuşun. Okul öncesi çocuklar duygularını sözden çok oyunla anlatır. Oyuncak hayvanlarla "korkmuş bir ayıcık ve onu sakinleştiren annesi" oyunu, çocuğun kendi gece deneyimini dışarıdan izlemesini sağlar.

İçeriği gözden geçirin. Çocuğun izlediklerini, ama ayrıca evde açık olan televizyonu ve büyük kardeşin ekranını da düşünün. Akşam haberleri çocuk odadayken izlenmesin; kısa video uygulamaları küçük çocukların kendi başına gezineceği alanlar olmasın. Daha geniş bir korku tablosu varsa çocukluk korkuları yazımızda karanlık, canavar ve yalnız kalma korkularına yönelik öneriler bulabilirsiniz.

Uyku öncesi saati sakinleştirin. Yatmadan önceki bir saat ekransız, ışığı loş, sesleri alçak geçsin. Banyo, kısa bir masal ve günün güzel bir anını konuşmak gibi tekrar eden bir rutin, zihnin yavaşlamasına yardımcı olur. Masal seçerken heyecanı tırmanan değil, sonu huzurla biten hikâyeleri tercih edin.

Gün içinde konuşma alanı açın. Bazı kâbuslar, çocuğun dile getiremediği bir endişenin işaretidir. "Bu aralar aklını en çok ne meşgul ediyor?" gibi açık uçlu sorular, akşam yemeğinde ya da arabada yan yana otururken daha kolay yanıt bulur.

Kâbusla uyanan çocuk, karanlıkta bir açıklama değil, yanında nefes alan sakin bir yetişkin arar.

Diyelim ki altı yaşında bir oğlan çocuğu, deprem tatbikatından sonraki haftalarda neredeyse her gece evlerinin yıkıldığı rüyayı görüyor. Ailesi gündüz onunla birlikte deprem çantasını hazırlıyor, evdeki güvenli köşeleri birlikte belirliyor, ardından çocuk kâbusunun resmine evin yanında bekleyen bir kurtarma ekibi çiziyor. Birkaç hafta boyunca yatmadan önce "rüyanın yeni sonunu" birlikte anlatıyorlar. Kâbuslar bir gecede bitmiyor ama sıklığı ve çocuğun uyanınca yaşadığı korkunun şiddeti belirgin biçimde azalıyor.

Çocuk Kabus Görüyor ve Uyumaktan Korkuyorsa: Yatma Saatini Kolaylaştırmak

Bazı çocuklarda asıl sorun kâbusun kendisinden çok, kâbusu bekleme hâlidir. Akşam yemeğinden sonra karın ağrısı başlar, banyo uzar, "bir bardak su daha" istekleri sıralanır. Çocuk aslında uykuya değil, uykuda olabileceklere direnir. Bu durumda yatma saatini bir güven ritüeline dönüştürmek işe yarar.

Güven nesnesi seçin. Bir peluş oyuncak, annenin kokusunu taşıyan küçük bir yastık kılıfı ya da babanın verdiği bir "cesaret taşı", çocuğa gece boyunca yanında bir parça ebeveyn olduğunu hatırlatır. Nesneyi gündüz birlikte seçmek ve ona bir isim vermek bağı güçlendirir.

Işık konusunda esnek olun. Kısık bir gece lambası ya da aralık bırakılan kapı, çoğu çocuk için uyku kalitesini bozmadan güven verir. Karanlıkta uyumayı bir cesaret sınavına çevirmeye gerek yoktur.

Endişeyi yatağa taşımayın. Gün içinde "endişe saati" diye kısa bir zaman ayırabilirsiniz: Çocuk aklını kurcalayanları anlatır ya da çizer, kâğıdı bir kutuya koyar. Gece endişe geldiğinde "onu yarın endişe kutusunda konuşacağız" demek, düşünceyi ertelemeyi öğretir.

Kendinden söz ettirin. Yatmadan önce o günün güzel üç anını sormak, zihni korkudan uzaklaştırıp güven veren anılara yönlendirir. Okul çağındaki çocuklar bunu kısa bir deftere de yazabilir.

Sizin kaygınızı da gözden geçirin. Kâbuslardan yorulmuş bir ebeveyn, yatma saatinde farkında olmadan gergin ve tetikte olabilir: "Umarım bu gece uyanmazsın" gibi cümleler, çocuğa gecenin tehlikeli olduğu mesajını verir. Bunun yerine "Bu gece rüyanda ne görmek istersin?" gibi merak uyandıran bir soru, gecenin anlamını değiştirir. Eşlerin dönüşümlü olarak gece nöbeti tutması da ebeveynin sabrını korur.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Ara sıra görülen kâbuslar endişe gerektirmez. Aşağıdaki durumlarda ise bir uzmanla görüşmek faydalı olabilir:

  • Kâbuslar haftada birkaç kez, birkaç hafta boyunca sürüyorsa
  • Çocuk uyumaktan belirgin biçimde korkuyor, yatma saati her gece krizle geçiyorsa
  • Kâbuslar bir kaza, kayıp, deprem, şiddete tanıklık ya da korkutucu bir olaydan sonra başladıysa ve çocuk gündüz de o olayı oyunlarında tekrar tekrar canlandırıyorsa
  • Gündüz yoğun kaygı, irkilme, içe kapanma, öfke patlamaları ya da okulda belirgin düşüş görülüyorsa
  • Çocuk daha önce kazandığı becerilerde, örneğin tuvalet kontrolünde gerileme yaşıyorsa

Travmatik bir yaşantıdan sonra başlayan ve tekrarlayan kâbuslar, yaşantının henüz işlenemediğini gösterebilir. Afet sonrası çocuklarla ilgili öneriler için çocuklarda deprem korkusu yazımız da yol gösterici olabilir. Bu belirtiler tek başına bir tanı anlamına gelmez; ancak değerlendirme gerektirir.

Terapide Kâbuslar Nasıl Ele Alınır?

Değerlendirme genellikle ebeveyn görüşmesiyle başlar. Kâbusların ne zaman başladığı, ne sıklıkla görüldüğü, içeriği, çocuğun gündüz yaşadıkları ve ailenin şimdiye kadar nasıl tepki verdiği konuşulur. Çoğu zaman ebeveynlere verilecek küçük ama tutarlı öneriler, gece tablosunu belirgin biçimde değiştirir.

Bilişsel davranışçı yaklaşımda okul çağındaki çocuklarla kâbusun içeriği yeniden yazılır ve yeni senaryo düzenli olarak prova edilir. Çocuğa gevşeme becerileri, korkutucu düşünceleri fark etme ve "bu bir rüya, ben güvendeyim" gibi kendine yardım cümleleri öğretilir. Uyku öncesi kaygıyla çalışmak için kademeli adımlar da plana eklenebilir.

Daha küçük çocuklarda oyun terapisi, çocuğun korkusunu sözle değil, oyun ve resim yoluyla ifade etmesine alan açar. Çocuk, oyun odasında kâbusundaki tehdidi küçültebilir, kendini koruyan karakterler yaratabilir ve kontrol duygusunu yeniden kazanabilir. Bu yaklaşım hakkında bilgi almak için çocuk ve oyun terapisi sayfasını inceleyebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Sık kâbus görmek travma yaşandığı anlamına mı gelir?

Hayır, çoğu kâbus gündelik stres, hayal gücü ve korkutucu içeriklerle ilişkilidir. Ancak kâbuslar belirli bir olaydan sonra başladıysa ve aynı temayı tekrarlıyorsa, çocuğun o olayı işlemekte zorlandığı düşünülebilir. Bu durumda bir uzmanla görüşmek faydalı olur.

Kâbuslar kaç yaşında azalır?

Kâbuslar okul öncesi ve ilkokulun ilk yıllarında daha sık görülür, büyüdükçe çoğu çocukta seyrekleşir. Yine de stresli dönemlerde her yaşta artabilir. Sıklık kadar, kâbusların çocuğun gündüzünü ne kadar etkilediği de önemlidir.

Akşam yenen yemek kâbusa neden olur mu?

Ağır ve geç yenen bir akşam yemeği bazı çocuklarda uykuyu bölebilir ve huzursuz uyumaya yol açabilir. Ancak kâbusların temel kaynağı genellikle yiyecekler değil, duygular ve yaşantılardır. Hafif bir akşam öğünü ve düzenli yatma saati yine de uykuyu destekler.

Kâbusu anlatmak istemeyen çocuğu zorlamalı mıyım?

Hayır. Bazı çocuklar korktukları şeyi söylemenin onu yeniden çağıracağını düşünür. Resim yapmayı, oyunla anlatmayı ya da yalnızca "korkutucu bir rüyaydı" demeyi kabul edebilirsiniz. Zorlamak yerine, hazır olduğunda sizinle paylaşabileceğini bilmesi yeterlidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler
Okumaya devam edin

İlgili makaleler