Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Depresyonda mıyım? Kendinize Sorabileceğiniz Sorular

Depresyonda mıyım? Kendinize Sorabileceğiniz Sorular

Depresyonda mıyım diye düşünüyorsanız kendinize sorabileceğiniz soruları, depresyonla karışan durumları ve uzman değerlendirmesinin nasıl yapıldığını okuyun.

Öğle arasında masanızda oturuyorsunuz. Yemeğinizin yarısı tabakta duruyor, iştahınız yok. Telefonda internette bulduğunuz bir testi dolduruyorsunuz: "Son iki haftada ne sıklıkla..." Soruları cevaplarken bir yandan kendinizi suçluyorsunuz: "Abartıyorum galiba, herkes yorgun bu ara." Bir yandan da içinizde bir ses, haftalardır bir şeylerin yolunda gitmediğini söylüyor. Depresyonda mıyım sorusu, çoğu zaman tam bu ikilemin içinde sorulur. Bu yazı size bir tanı koymayacak; bunu ancak bir uzman, yüz yüze ya da online yapılan kapsamlı bir görüşmeyle yapabilir. Ama kendinizi daha net görebilmeniz için sorabileceğiniz soruları, cevaplarınızı nasıl değerlendirebileceğinizi ve hangi noktada destek almanın yerinde olacağını anlatacak.

Depresyonda mıyım Diye Sormak: Bu Soru Neden Önemli?

Herkesin üzgün, yorgun ya da isteksiz olduğu dönemler olur. Bir hayal kırıklığının, bir kaybın ya da yoğun bir iş temposunun ardından kendimizi kötü hissetmek, insan olmanın bir parçasıdır. Bu duygular genellikle koşullar değiştikçe, dinlendikçe ya da zaman geçtikçe hafifler.

Depresyon ise farklıdır. Hüzün ya da isteksizlik haftalarca sürer, hayatın neredeyse tüm alanlarına yayılır ve kişinin işini, ilişkilerini, kendine bakımını etkilemeye başlar. Üstelik depresyon, kişinin kendine bakışını da bulandırır. Depresyondaki biri çoğu zaman yaşadığı şeyin bir sağlık sorunu olduğunu değil, kendisinin "yetersiz", "zayıf" ya da "tembel" olduğunu düşünür.

Bu yüzden bu soruyu sormak önemlidir. Soruyu sormuş olmanız, kendinize dikkat ettiğinizin ve bir şeylerin değiştiğini fark ettiğinizin göstergesidir. Bu farkındalık, yardım aramanın ilk adımıdır.

Türkiye'de bu soruyu sormayı zorlaştıran bir başka etken de "herkes böyle" duygusudur. Ekonomik sıkıntılar, depremler ve gündemin yoğunluğu düşünüldüğünde, çevrenizdeki pek çok insan da yorgun ve kaygılıdır. Bu durum, kendi yaşadığınızı küçümsemenize yol açabilir. Oysa zor koşulların yaygın olması, sizin yaşadığınız tablonun daha az gerçek ya da daha az önemli olduğu anlamına gelmez.

Kendini Değerlendirmenin Sınırları

Aşağıdaki sorular bir tanı aracı değildir. Amaçları, yaşadıklarınızı daha düzenli biçimde gözden geçirmenize ve bir uzmanla konuşurken neleri anlatacağınızı netleştirmenize yardımcı olmaktır. Aynı belirtiler farklı nedenlerden kaynaklanabilir; bu yüzden son değerlendirmeyi bir ruh sağlığı uzmanına bırakmak gerekir. Depresyonun genel tablosunu merak ediyorsanız depresyon belirtileri yazımız iyi bir başlangıç olabilir.

Depresyonda mıyım? Kendinize Sorabileceğiniz Sorular

Soruları yanıtlarken "son iki hafta" dönemini düşünün ve kendinize karşı olabildiğince dürüst olun. Bir sorunun cevabı "bazen" ise, bunun ne sıklıkta olduğunu da not edin.

Duygu Durumu

  • Günün büyük bölümünde kendimi üzgün, boş ya da umutsuz hissediyor muyum?
  • Bu his neredeyse her gün var mı, yoksa belli günlerde mi geliyor?
  • Kolayca ağlıyor muyum ya da tam tersine hiçbir şey hissedemiyor muyum?
  • Eskisinden daha çabuk sinirleniyor, tahammülsüzleşiyor muyum?

İlgi ve Keyif

  • Eskiden sevdiğim şeylerden artık keyif alamıyor muyum?
  • Arkadaşlarımla buluşmak, hobilerim, sevdiğim diziler bana eskisi kadar çekici geliyor mu?
  • Bir şeyler planlamak bana anlamsız mı geliyor?

Beden: Uyku, İştah ve Enerji

  • Uykum değişti mi? Uykuya dalmakta zorlanıyor, gece sık uyanıyor ya da sabah çok erken uyanıp tekrar uyuyamıyor muyum? Ya da tam tersine, normalden çok daha fazla mı uyuyorum?
  • İştahım belirgin biçimde azaldı ya da arttı mı? Kilomda bir değişiklik oldu mu?
  • Basit işler bile beni çok yoruyor mu? Dinlendikten sonra da enerjim geri gelmiyor mu?
  • Hareketlerimde ya da konuşmamda bir yavaşlama ya da tam tersine bir huzursuzluk, yerimde duramama hâli var mı?

Düşünceler

  • Kendimi değersiz, yetersiz ya da başkalarına yük gibi hissediyor muyum?
  • Geçmişte yaptığım ya da yapmadığım şeyler için aşırı suçluluk duyuyor muyum?
  • Gelecek bana karanlık ve değişmeyecek gibi mi görünüyor?
  • Ölümle ilgili düşünceler ya da "keşke hiç uyanmasam" gibi cümleler aklımdan geçiyor mu?

Dikkat ve Karar Verme

  • Okuduğum bir şeyi takip etmekte, bir toplantıda konuşulanlara odaklanmakta zorlanıyor muyum?
  • Küçük kararları bile vermek bana çok zor geliyor mu?
  • Unutkanlığım arttı mı?

Günlük Hayat ve İşlevsellik

  • İşimi, derslerimi ya da ev içi sorumluluklarımı eskisi gibi yapabiliyor muyum?
  • Duş almak, yemek yapmak, faturaları ödemek gibi temel işleri erteliyor muyum?
  • İnsanlardan uzaklaşıyor, telefonlara cevap vermiyor, davetleri geri çeviriyor muyum?
  • Çevremdekiler bende bir değişiklik olduğunu söylüyor mu?

Cevaplarınızı Nasıl Değerlendirmelisiniz?

Bu soruların birçoğuna "evet" demiş olmanız, sizin kesin olarak depresyonda olduğunuz anlamına gelmez. Aynı şekilde yalnızca birkaçına "evet" demiş olmanız da sorun olmadığı anlamına gelmez. Değerlendirmede birkaç noktaya dikkat etmek gerekir.

Süre. Depresyon tanısında belirtilerin en az iki hafta boyunca, günlerin çoğunda devam etmesi aranır. Birkaç günlük çöküntü ile haftalardır süren bir tablo aynı şey değildir.

Temel iki belirti. Çökkün duygu durumu ve ilgi ya da keyif kaybı, depresyonun iki temel belirtisi olarak kabul edilir. Bunlardan en az birinin belirgin biçimde var olması, diğer belirtilerle birlikte değerlendirilir.

İşlevsellik. Belirtilerin işinizi, ilişkilerinizi ve günlük yaşamınızı ne ölçüde etkilediği önemlidir. "Yapıyorum ama çok zorlanıyorum" da bir işlev kaybıdır.

Değişim. Kendinizi başkalarıyla değil, kendi geçmişinizle karşılaştırın. Bir yıl önceki hâlinizle bugünkü hâliniz arasındaki fark, size çok şey söyleyebilir.

Bir Hafta Boyunca Kendinizi Gözlemleyin

Sorulara o anki ruh hâlinizle yanıt vermek yanıltıcı olabilir; kötü bir günde her şey olduğundan ağır, iyi bir günde de olduğundan hafif görünür. Bu nedenle bir hafta boyunca her akşam kısa bir not tutmayı deneyin: Bugün duygu durumum 0 ile 10 arasında kaçtı? Kaç saat uyudum? Öğünlerimi yedim mi? Gün içinde bir şeyden keyif aldım mı? Kimseyle görüştüm mü? Bir haftanın sonunda bu notlar, tek bir test sonucundan çok daha gerçekçi bir resim sunar. Üstelik bir uzmanla görüştüğünüzde, yaşadıklarınızı anlatmanızı da kolaylaştırır.

İnternette yer alan testler bir fikir verebilir, ama çoğu zaman bağlamı, süreyi ve olası diğer nedenleri hesaba katmaz. Klinikte kullanılan ölçekler de tek başına tanı koymaz; uzmanın görüşmesine yardımcı birer araçtır. Bu ölçeklerden birini Beck Depresyon Ölçeği yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

Bir testin sonucu ne derse desin, haftalardır kendinizi iyi hissetmiyorsanız bu, bir uzmanla konuşmak için yeterli bir nedendir.

Depresyonla Karıştırılabilecek Durumlar

Depresyona benzeyen belirtiler başka durumlarda da görülebilir. Bu, uzman değerlendirmesinin neden önemli olduğunu gösterir.

  • Yas: Bir yakının kaybından sonra yoğun hüzün, ağlama, uyku ve iştah değişiklikleri beklenen tepkilerdir. Yas zamanla dalgalar hâlinde hafifler; ancak uzayan ve işlevi ciddi biçimde bozan yas da değerlendirilmelidir.
  • Tükenmişlik: Daha çok iş ya da bakım rolüyle ilişkilidir; kişi işten uzaklaştığında bir miktar toparlanabilir.
  • Bedensel nedenler: Tiroit hormon bozuklukları, kansızlık, bazı vitamin eksiklikleri, uyku apnesi, kronik enfeksiyonlar ve bazı ilaçların yan etkileri depresyona benzer yorgunluk ve isteksizlik yaratabilir. Bu nedenle bir hekim muayenesi ve gerekli görülürse kan tahlilleri yapılması yararlıdır.
  • Kaygı bozuklukları: Uzun süreli kaygı da yorgunluk, uyku sorunları ve odak güçlüğü yaratır; ayrıca depresyonla sıklıkla birlikte görülür.
  • Bipolar bozukluk: Daha önce uykuya çok az ihtiyaç duyduğunuz, aşırı enerjik, konuşkan ve dürtüsel olduğunuz dönemler yaşadıysanız, bunu mutlaka uzmana belirtin. Bu bilgi, tedavinin yönünü değiştirebilir.
  • Mevsimsel değişimler: Her yıl sonbahar ve kış aylarında belirginleşen ve baharda hafifleyen bir duygu durumu düşüklüğü, mevsimsel bir örüntüye işaret edebilir.

Depresyon Her Zaman Hüzün Gibi Görünmez

"Depresyonda mıyım" diye soran pek çok kişi, kendini üzgün hissetmediği için cevabın hayır olduğunu düşünür. Oysa depresyon farklı yüzlerle ortaya çıkabilir.

Sinirlilik ve öfke. Özellikle erkeklerde ve ergenlerde depresyon, hüzünden çok çabuk parlama, tahammülsüzlük ve öfke patlamalarıyla kendini gösterebilir.

Bedensel yakınmalar. Türkiye'de pek çok insan depresyonu önce bedeninde yaşar ve doktora "baş ağrısı", "sırt ağrısı", "midem bozuk", "halsizim" diyerek başvurur. "Sinirlerim bozuk" ya da "içim sıkılıyor" ifadeleri de çoğu zaman depresif bir durumu anlatır. Tetkikler temiz çıktığı hâlde süren yakınmalar, ruhsal bir değerlendirme yapılmasını gerektirebilir.

Gülümseyen yüz. Bazı insanlar işe gitmeye, sosyal ortamlarda gülmeye, sorumluluklarını yerine getirmeye devam eder. Ama yalnız kaldıklarında çökerler. Bu tablonun ayrıntılarını gülümseyen depresyon yazımızda ele aldık.

Yaşa göre farklılıklar. Çocuklarda ve ergenlerde depresyon okul başarısında düşüş, odaya kapanma ve sinirlilik olarak; ileri yaştakilerde ise unutkanlık, içe kapanma ve bedensel şikâyetler olarak görülebilir.

Diyelim ki iki çocuklu, çalışan bir babasınız. Kimse sizi ağlarken görmedi, siz de kendinizi "üzgün" olarak tanımlamıyorsunuz. Ama son iki aydır eve geldiğinizde çocuklarınızın sesine bile tahammül edemiyor, gece üçte uyanıp sabaha kadar tavanı izliyor, hafta sonları kanepeden kalkmıyorsunuz. Bu tablo, "sadece stresliyim" diyerek geçiştirilmemesi gereken bir tablodur.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Kendinize sorduğunuz sorulardan sonra aşağıdaki durumlardan biri sizin için geçerliyse, bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşmenizi öneririz:

  • Belirtiler iki haftadan uzun süredir, günlerin çoğunda devam ediyorsa
  • İşinizde, okulunuzda, ilişkilerinizde ya da ev içi sorumluluklarınızda belirgin zorlanma yaşıyorsanız
  • Çevrenizdekiler sizde bir değişiklik olduğunu söylüyorsa
  • Uyku, iştah ve enerji düzeyinizde belirgin değişiklikler varsa
  • Kendinizi değersiz, umutsuz ya da yük gibi hissediyorsanız

Ölüm ya da kendinize zarar verme düşünceleri aklınızdan geçiyorsa, bunu beklemeden bir uzmanla ve güvendiğiniz biriyle paylaşın. Kendinizi güvende hissetmediğiniz acil durumlarda 112'yi arayın ya da en yakın acil servise gidin.

İlk adım olarak bir aile hekimi muayenesi de yararlı olur. Hekim hem bedensel nedenleri değerlendirebilir hem de gerekirse sizi psikiyatri hekimine yönlendirebilir.

Terapide Depresyon Değerlendirmesi Nasıl Yapılır?

Bir ruh sağlığı uzmanıyla yapılan ilk görüşmeler, çoğu zaman bir değerlendirme sürecidir. Uzman, yaşadığınız belirtileri, ne zamandır sürdüğünü, şiddetini ve günlük hayatınıza etkisini sorar. Bunun yanında geçmişte benzer dönemler yaşayıp yaşamadığınızı, ailenizde ruhsal rahatsızlık öyküsü olup olmadığını, son dönemde yaşadığınız önemli olayları, uyku düzeninizi, alkol ve madde kullanımınızı ve bedensel sağlık durumunuzu da konuşur.

Bu süreçte gerekirse standart ölçeklerden yararlanılır. Ölçek puanları tek başına bir sonuç değildir; görüşmede anlattıklarınızla birlikte değerlendirilir. Değerlendirme sonucunda tablonun ne olduğu, şiddeti ve hangi yaklaşımın uygun olacağı birlikte konuşulur. Belirtiler orta ya da ağır düzeydeyse ya da bipolar bozukluk gibi farklı bir tablo olasılığı varsa, psikiyatri hekimi değerlendirmesi önerilir.

Depresyon tedavisinde Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) yaygın olarak kullanılır. BDT'de depresyonu sürdüren düşünce kalıpları ve kaçınma davranışları üzerinde çalışılır, kişinin hayatına keyif ve anlam veren etkinlikler adım adım yeniden yerleştirilir. Derin ve uzun süreli inançlar söz konusuysa şema odaklı bir bakış açısı da çalışmaya dahil edilebilir. Depresyon ve duygu durumu alanındaki terapi süreci, bu değerlendirmeden yola çıkarak size özgü biçimde planlanır.

Değerlendirme süreci kimi zaman kişiye ilk kez rahatlama da sağlar. Yıllardır "tembellik" ya da "zayıflık" sandığı şeyin bir adı olduğunu ve üzerinde çalışılabileceğini öğrenmek, umudun yeniden filizlenmesinin ilk adımıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

İnternetteki depresyon testleri güvenilir mi?

İnternetteki testler, belirtilerinizi gözden geçirmenize yardımcı olabilir ve bir uzmana başvurmak için sizi cesaretlendirebilir. Ancak tanı koymaz; süreyi, bağlamı ve bedensel nedenler gibi diğer olasılıkları hesaba katmaz. Sonucu ne olursa olsun, kendinizi haftalardır iyi hissetmiyorsanız uzman değerlendirmesi almak yerinde olur.

İşime gidiyor ve gülebiliyorsam yine de depresyonda olabilir miyim?

Evet. Bazı insanlar dışarıdan işlevselliğini korur, ama bunun için çok büyük çaba harcar ve yalnız kaldığında çöker. İşlevselliğin sürmesi, yaşanan sıkıntının gerçek olmadığı anlamına gelmez.

Uzmana gitmeden önce neleri not etmeliyim?

Belirtilerin ne zaman başladığını, hangi sıklıkla görüldüğünü, uyku ve iştah değişikliklerini, son dönemde yaşadığınız önemli olayları ve kullandığınız ilaçları not etmek görüşmeyi kolaylaştırır. Daha önce benzer dönemler yaşadıysanız ya da ailenizde ruhsal rahatsızlık öyküsü varsa bunu da belirtin.

Depresyon için kan tahlili gerekir mi?

Depresyonun kendisi kan tahliliyle tanınmaz. Ancak benzer belirtilere yol açabilen tiroit sorunları, kansızlık ve bazı vitamin eksiklikleri gibi bedensel nedenleri dışlamak için hekiminiz tahlil isteyebilir. Bu, değerlendirmenin bütünlüğü açısından yararlı bir adımdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler