Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Ergenlerde Panik Atak: Okulda ya da Sınavda Gelen Korku Nöbeti

Ergenlerde Panik Atak: Okulda ya da Sınavda Gelen Korku Nöbeti

Ergenlerde panik atak nasıl anlaşılır? Okulda ya da sınavda gelen korku nöbetinin belirtilerini, o anda yapılacakları ve ailenin desteğini okuyun.

Deneme sınavının ikinci oturumu. Kalem elinde, soruların yarısındayken birden kalbi göğsünden fırlayacak gibi atmaya başlıyor. Nefes alamadığını hissediyor, elleri karıncalanıyor, sınıfın duvarları üzerine geliyor gibi. "Bayılacağım" ya da "Ölüyorum" düşüncesiyle sınıftan çıkıyor, öğretmen onu revire götürüyor. Birkaç dakika sonra her şey yavaş yavaş geçiyor ama geride derin bir korku kalıyor: Ya yine olursa? Ergenlerde panik atak, hem genç hem de aile için çoğu zaman bu kadar ani ve sarsıcı biçimde ortaya çıkar. Bu yazıda panik atağın gençlerde nasıl göründüğünü, okul ve sınav ortamında neden tetiklenebildiğini, atak sırasında ve sonrasında neler yapılabileceğini ve terapinin bu süreçte nasıl yardımcı olduğunu ele alıyoruz.

Ergenlerde Panik Atak Nedir?

Panik atak, birkaç dakika içinde zirveye ulaşan yoğun bir korku ya da sıkıntı nöbetidir. Bu sırada beden, gerçek bir tehlike varmış gibi alarm verir: Kalp hızlanır, nefes sıklaşır, kaslar gerilir. Ancak ortada gerçek bir tehlike yoktur. Atak genellikle on-yirmi dakika içinde kendiliğinden yatışır.

Panik atak çoğu zaman ilk kez ergenlik sonu ya da genç yetişkinlik döneminde görülür. Bu nedenle ergenlerde panik atak hiç de nadir olmayan bir durumdur. Ancak gençler yaşadıklarını çoğu zaman adlandıramaz. "Kalp krizi geçirdim sandım", "Delireceğimi düşündüm", "Sanki rüyadaydım" gibi cümlelerle anlatırlar. Aileler de belirtileri kalp, astım ya da şeker düşmesi gibi bedensel sorunlarla karıştırabilir.

Tek bir panik atak yaşamak, panik bozukluk olduğu anlamına gelmez. Panik bozukluk, tekrarlayan ve beklenmedik ataklara ek olarak, yeni bir atak yaşama korkusunun ve buna bağlı kaçınmaların en az birkaç hafta sürmesiyle tanımlanır. Bu ayrımı yapmak ise bir ruh sağlığı uzmanının işidir. Yetişkinlerdeki belirtileri ayrıntılı olarak panik atak belirtileri yazımızda ele aldık.

Ergenlerde Panik Atak Belirtileri: Gençler Nasıl Tarif Eder?

Panik atak sırasında aşağıdaki belirtilerin birkaçı bir arada görülebilir:

  • Kalp çarpıntısı, kalbin "tekliyor" ya da "duracak" gibi hissedilmesi
  • Nefes darlığı, boğulma hissi, derin nefes alamama
  • Göğüste baskı ya da ağrı
  • Titreme, terleme, sıcak basması ya da üşüme
  • Baş dönmesi, sersemlik, bayılacak gibi olma
  • Mide bulantısı, karın ağrısı
  • Ellerde, ayaklarda, dudaklarda uyuşma ya da karıncalanma
  • Çevrenin ya da kendi bedeninin gerçek değilmiş gibi gelmesi
  • Kontrolü kaybetme, "çıldırma" ya da ölme korkusu

Gençler bu belirtileri genellikle yetişkinlerden farklı kelimelerle anlatır: "Kafam bulanıklaştı", "Sınıf çok uzaklaştı", "Bir anda her şey çok gürültülü oldu", "Elim kendi elim değil gibiydi." Bazı gençler ise yaşadıklarını utanç nedeniyle hiç anlatmaz; yalnızca "Midem bulandı, revire gittim" der.

İlk atak yaşandığında bedensel bir neden olup olmadığının hekim tarafından değerlendirilmesi önemlidir. Kalp ritmi, tiroid işlevleri, kan şekeri gibi durumların dışlanması hem güvenlik hem de gencin rahatlaması açısından gereklidir. Ancak tetkikler temiz çıktıktan sonra tekrar tekrar hastaneye gitmek, kaygıyı besleyen bir döngüye dönüşebilir.

Neden Olur? Okul, Sınav ve Ergenliğe Özgü Tetikleyiciler

Panik atağın tek bir nedeni yoktur. Genetik yatkınlık, mizaç ve yaşam deneyimleri bir araya gelir. Ergenlik döneminde ise bazı tetikleyiciler öne çıkar:

Sınav ve performans baskısı

LGS ve YKS süreci, uzun süreli ve yoğun bir stres dönemidir. Sürekli deneme sınavları, net hesapları, "Bu sene kaybedersek bir yıl gider" cümleleri, gencin beden alarmını uzun süre açık tutar. Ataklar bazen sınavın tam ortasında, bazen de sınav bittikten sonra, gerginliğin aniden düştüğü bir anda gelir. Sınav kaygısının genel görünümü için sınav kaygısı yazımıza göz atabilirsiniz.

Uykusuzluk ve düzensiz beslenme

Gece geç saatlere kadar ders çalışmak, sabah kahvaltı etmeden okula gitmek, gün boyu az yemek, bedenin strese dayanıklılığını azaltır.

Kafein ve enerji içecekleri

Ders çalışırken uyanık kalmak için tüketilen enerji içecekleri, yoğun kahve ya da kafeinli içecekler, kalp çarpıntısı ve titreme gibi belirtileri artırabilir. Hassas gençlerde bu belirtiler panik atağı başlatan bir kıvılcım olabilir.

Mükemmeliyetçilik ve kontrol ihtiyacı

Hata yapmaya tahammülü olmayan, her şeyi kontrol altında tutmak isteyen gençler, bedenlerinde kontrol edemedikleri bir değişim hissettiklerinde daha kolay paniğe kapılabilir.

Zor yaşam olayları

Ebeveynlerin boşanması, bir yakının kaybı, taşınma, akran zorbalığı ya da deprem gibi travmatik deneyimler, beden alarmının daha kolay çalmasına zemin hazırlayabilir. 6 Şubat 2023 depremlerinden sonra bazı gençlerde ani bir sarsıntı hissi ya da kapalı ortamda bulunmak panik atakları tetikleyebilmiştir.

Madde kullanımı

Bazı maddeler panik benzeri belirtilere yol açabilir ya da panik atakları tetikleyebilir. Ani başlayan ataklarda bu ihtimalin de nazikçe ve suçlamadan konuşulması gerekebilir.

Okulda ya da Sınavda Panik Atak: O Anda Ne Yapılabilir?

Genç için

  • Ne olduğunu adlandırın: İçinizden "Bu bir panik atak. Korkutucu ama tehlikeli değil. Birkaç dakika içinde geçecek" deyin. Bu cümleyi önceden bir kâğıda yazıp kalemliğinizde taşımak işe yarayabilir.
  • Nefesinizi yavaşlatın: Burnunuzdan dört sayarak nefes alın, kısa bir an bekleyin, ağzınızdan altı sayarak verin. Nefes verişin alıştan uzun olması bedeni sakinleştirir. Derin ve hızlı nefes almaya çalışmak ise belirtileri artırabilir.
  • Ayaklarınızı yere basın: Ayak tabanlarınızın yere değdiğini hissedin. Sıranın soğukluğuna dokunun, çevrede gördüğünüz beş nesneyi sayın. Bu, zihni şimdiki âna getirir.
  • Kaçmak yerine beklemeyi deneyin: Mümkünse sınıftan hemen çıkmak yerine birkaç dakika olduğunuz yerde kalmayı deneyin. Çıkmanız gerekirse bu bir başarısızlık değildir, ama mümkün olduğunda geri dönmek önemlidir.

Öğretmen ve okul için

  • Genci kalabalıktan uzak, sakin bir yere alın ama yalnız bırakmayın.
  • Sakin ve yavaş bir sesle konuşun: "Buradayım, geçecek, birlikte nefes alalım."
  • Çevredeki öğrencilerin meraklı bakışlarından onu koruyun.
  • Atak geçtikten sonra, genç isterse sınıfa dönmesine olanak tanıyın.
  • Aileyi bilgilendirin; gencin izniyle rehberlik servisiyle bir plan oluşturun.

Bilinen bir panik geçmişi olan bir öğrenci için okulla önceden konuşulmuş basit bir plan (örneğin gerektiğinde kısa bir süre dışarı çıkıp nefes egzersizi yapabileceği sakin bir alan) gencin kendini daha güvende hissetmesini sağlar.

Atak Sonrası Döngü: Korkudan Korkmak ve Kaçınma

Panik atağın kendisi kadar zorlayıcı olan, ardından gelen "Ya yine olursa?" korkusudur. Bu korku, gencin bedenindeki her küçük değişikliği bir tehlike işareti gibi izlemesine neden olur. Biraz hızlanan bir kalp atışı, merdiven çıkınca yaşanan nefes nefese kalma bile yeni bir atağın habercisi gibi algılanır. Bu sürekli tetikte olma hâli de kaygıyı artırarak yeni atakları kolaylaştırır.

Ardından kaçınma başlar. Genç atağın yaşandığı sınıfa, deneme sınavına, okul servisine, kalabalık bir alışveriş merkezine ya da kapalı bir salona girmekten çekinir. Bazı gençler yanlarında sürekli su şişesi, şeker ya da telefon taşımadan dışarı çıkamaz; bazıları yalnızca annesi yanındayken kendini güvende hisseder. Bu güvenlik davranışları kısa vadede rahatlatır, ama gencin "Bunlar olmadan baş edemem" inancını güçlendirir.

Diyelim ki on yedi yaşındaki bir genç, cuma günkü deneme sınavında atak yaşadıktan sonra bir sonraki denemeye "hasta" olduğunu söyleyerek girmiyor. Ardından dershaneye gitmeyi bırakıyor, okulda da sınav haftasında rapor almaya çalışıyor. Birkaç ay içinde panik atağın kendisinden çok, ondan kaçmak için yaptıkları gencin hayatını daraltmaya başlıyor. İşte bu nedenle panik atak sonrası erken dönemde destek almak çok önemlidir.

Panik atak tehlikeli değildir; tehlikeli olan, ondan kaçmak için hayatın giderek küçülmesidir.

Ebeveynler İçin: Ergenlerde Panik Atak Karşısında Nasıl Destek Olunur?

  • Sakin kalın: Gencinizin atağını izlemek korkutucudur. Ama sizin paniğiniz onunkini artırır. Yavaş konuşmak, yanında oturmak ve "Geçecek, buradayım" demek en büyük destektir.
  • Belirtileri küçümsemeyin: "Bir şeyin yok, abartıyorsun" demek, gencin yaşadığı gerçek bedensel deneyimi inkâr eder. "Çok korkutucu olduğunu biliyorum, ama tehlikeli değil" demek daha dengelidir.
  • Her şeyi onun yerine düzenlemeyin: Sınava gitmemesi için rapor almak, okula götürüp getirmek, her kalabalık ortamdan uzak tutmak koruyucu görünür; ama uzun vadede kaçınmayı pekiştirir.
  • Günlük düzeni destekleyin: Düzenli uyku, öğün atlamama, enerji içeceklerinin sınırlanması ve düzenli fiziksel aktivite bedenin stres düzeyini dengeler.
  • Sınav baskısını gözden geçirin: Evde konuşulan netler, karşılaştırmalar ve "Kaybedersen ne yaparız" senaryoları gencin üzerindeki yükü artırabilir. Hedefleri gencin kapasitesine ve sağlığına göre yeniden konuşmak gerekebilir.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Şu durumlarda bir ruh sağlığı uzmanından destek almak önerilir:

  • Ataklar tekrarlıyorsa ya da genç sürekli yeni bir atak yaşamaktan korkuyorsa
  • Okula, sınavlara, servise ya da sosyal ortamlara girmekten kaçınmaya başladıysa
  • Uyku, iştah ve okul başarısı belirgin biçimde etkilendiyse
  • Panik ataklara depresif belirtiler, umutsuzluk ya da içe kapanma eşlik ediyorsa
  • Genç ataklardan korunmak için alkol ya da başka maddelere başvuruyorsa
  • Kendine zarar verme ya da yaşamını sonlandırma düşüncelerinden söz ediyorsa

Kendine zarar verme ya da intihar düşüncesi söz konusuysa durumu ertelemeyin; acil durumlarda 112'yi arayın.

Bu belirtiler tek başına bir tanı anlamına gelmez; ancak gencin kaygısının kendi başına baş edebileceği düzeyi aştığını gösterebilir. Gerekli görüldüğünde psikiyatri hekimi değerlendirmesi de önerilir. Kaygı ve panik alanındaki çalışmalar, bu süreçte gence ve aileye yol gösterebilir.

Terapide Ergenlerde Panik Atak Nasıl Ele Alınır?

Panik atak ve panik bozukluğun tedavisinde Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), etkinliği araştırmalarla iyi bilinen yaklaşımların başında gelir. Gençlerle çalışırken bu yaklaşım, yaşa uygun bir dille ve ailenin de sürece katıldığı biçimde uygulanır.

İlk adım psikoeğitimdir. Genç, panik atak sırasında bedeninde neler olduğunu, alarm sisteminin nasıl çalıştığını ve belirtilerin neden tehlikeli olmadığını öğrenir. Bu bilgi tek başına bile pek çok gençte korkuyu belirgin biçimde azaltır. Ardından "Kalbim duracak", "Bayılıp rezil olacağım" gibi felaketleştiren düşünceler incelenir ve daha gerçekçi yorumlar geliştirilir.

Terapinin önemli bir parçası, bedensel duyumlara ve kaçınılan durumlara kademeli olarak yaklaşmaktır. Örneğin seansta kontrollü biçimde kalp atışını hızlandıran egzersizler yapılarak gencin bu duyumlardan korkmamayı öğrenmesi sağlanır. Ardından kaçındığı ortamlara, önceden birlikte belirlenen küçük adımlarla geri dönülür. Nefes ve gevşeme teknikleri de bu süreçte destekleyici araçlar olarak kullanılır.

Klinik Psikolog Eda Erkan Alapala, Kognitif ve Davranışçı Terapiler Derneği'nde EABCT standartlarında dört yıllık BDT eğitimini tamamlamış ve çocuk-ergen psikoterapisi alanında eğitim almıştır. Aileyle yapılan görüşmelerde, ebeveynlerin atak anında nasıl davranabileceği ve farkında olmadan kaçınmayı destekleyen tutumlar ele alınır. Görüşmeler yüz yüze ya da online yürütülebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Panik atak ergenin kalbine zarar verir mi?

Sağlıklı bir gençte panik atak sırasında yaşanan kalp çarpıntısı kalbe zarar vermez; beden, kısa süreli bir alarm durumuna geçer ve ardından normale döner. Yine de ilk atakta bedensel nedenlerin hekim tarafından değerlendirilmesi önemlidir. Tetkikler temiz çıktıktan sonra odak, kaygıyla baş etmeye kaydırılmalıdır.

Panik atak geçiren gencim sınava girmeli mi?

Bu karar gencin durumuna göre verilmelidir; ancak sınavlardan tamamen kaçınmak çoğu zaman korkuyu büyütür. Atakla baş etme becerileri kazanıldıkça, uygun destekle sınavlara girmeye devam etmek genellikle daha yararlıdır. Bu süreç bir uzmanla birlikte planlanabilir.

Ergenlerde panik atak tamamen geçer mi?

Uygun destekle pek çok genç panik ataklarla baş etmeyi öğrenir ve ataklar belirgin biçimde azalır ya da sona erer. Zaman zaman stresli dönemlerde belirtiler yeniden hissedilebilir, ama terapide öğrenilen beceriler bu dönemleri daha kolay atlatmayı sağlar. Kesin bir süre söylemek mümkün değildir; süreç kişiden kişiye değişir.

Gece uykudan uyanarak da panik atak geçirebilir mi?

Evet, bazı gençler gece aniden çarpıntı ve korkuyla uyanabilir. Bu durum, gün içinde biriken stres ve uyku düzensizliğiyle ilişkili olabilir. Gece atakları da gündüz ataklarıyla benzer yöntemlerle ele alınır; tekrarlıyorsa bir uzmanla görüşmek faydalıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler
Okumaya devam edin

İlgili makaleler