Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Göç ve Evlilik: Göç Çift İlişkisini Nasıl Etkiler?

Göç ve evlilik ilişkisini ele alıyoruz: Yurt dışına taşınan çiftlerde rol değişimi, yalnızlık ve çatışmalar ile ilişkiyi güçlendiren somut adımlar.

Yurt dışına taşınmak çoğu zaman bir çiftin birlikte verdiği en büyük kararlardan biridir. Yeni bir iş, daha iyi bir eğitim, çocuklar için farklı bir gelecek ya da sadece "bir de orada deneyelim" düşüncesi... Bavullar birlikte toplanır, ama yeni ülkede her iki eş aynı deneyimi yaşamaz. Göç ve evlilik arasındaki ilişki, pek çok çiftin beklemediği biçimde karmaşıktır. Taşınma bazı ilişkileri güçlendirir, bazılarında ise yıllardır görünmeyen çatlakları görünür kılar. Bu yazıda göçün çift ilişkisine nasıl etki edebileceğini, sık yaşanan zorlukları ve evde uygulayabileceğiniz somut adımları ele alıyoruz. Amacımız göçü bir tehdit gibi göstermek değil; yaşadığınız zorlukların anlaşılır ve üzerinde çalışılabilir olduğunu hatırlatmaktır.

Göç ve Evlilik: Aynı Yolculuk, Farklı Deneyimler

Bir çift aynı uçağa biner ama aynı ülkeye inmez. Bu cümle biraz abartılı görünebilir, ancak göçün eşler üzerindeki etkisini iyi anlatır. Eşlerden biri genellikle taşınmanın "nedeni" olur: iş teklifini alan, burs kazanan, şirketi tarafından gönderilen kişidir. Diğeri ise çoğu zaman eşini takip eden taraftır. İlk eş yeni ülkede hızla bir yapıya kavuşur: iş arkadaşları, bir ofis, günlük bir rutin. İkinci eş ise işini, arkadaşlarını, ailesini ve bazen mesleki kimliğini geride bırakmıştır.

Bu fark ilk aylarda pek konuşulmaz. Herkes yerleşmekle, ev bulmakla, evrak işleriyle meşguldür. Ancak zamanla eşlerden biri "Ben burada ne yapıyorum?" diye sormaya başlayabilir. Diğeri ise "Bu kadar fedakârlık yaptım, neden mutlu değilsin?" diye düşünebilir. İki kişi de haklıdır; ama farklı yerlerden bakmaktadırlar.

Göçün çift ilişkisine etkisi tek yönlü değildir. Bazı çiftler, yabancı bir ortamda birbirlerine daha çok yaslanır, birlikte sorun çözdükçe yakınlaşır. Bazıları ise Türkiye'de geniş aile, arkadaşlar ve iş ortamı tarafından "taşınan" gerilimleri artık tek başlarına taşımak zorunda kalır. Eskiden annesiyle, kız kardeşiyle ya da yakın arkadaşıyla konuşarak rahatlayan biri, şimdi bütün duygusal ihtiyacını eşinden karşılamaya çalışabilir. Bu da ilişkiye beklenmedik bir yük bindirir.

Göçün Çift İlişkisini Zorladığını Gösteren İşaretler

Her çift tartışır; tartışma tek başına bir sorun işareti değildir. Ancak taşınmadan sonra aşağıdaki durumlardan birkaçı uzun süredir devam ediyorsa, ilişkinin göçün yükünü taşımakta zorlandığını düşünebilirsiniz:

  • Aynı konular üzerinde tekrar tekrar ve çözümsüz biçimde tartışıyorsunuz: para, ev işleri, Türkiye'ye dönüş, çocukların eğitimi.
  • Eşlerden biri sürekli "Seni buraya ben getirmedim ki" ya da "Senin yüzünden buradayım" cümlelerini kuruyor.
  • Konuşmalarınız neredeyse tamamen lojistik konulara indi: faturalar, randevular, okul, alışveriş.
  • Biriniz giderek içine kapanıyor, evden çıkmıyor ya da eskisi kadar ilgi göstermiyor.
  • Birbirinize karşı sabırsızlık, iğneleyici sözler ya da sessiz küsmeler arttı.
  • Cinsel ve duygusal yakınlık belirgin biçimde azaldı.
  • Aileye, özellikle Türkiye'deki ebeveynlere dair konular sizi eskisinden daha sık karşı karşıya getiriyor.
  • Biriniz ilişkiden çok, yaşadığı ülkeden ya da hayatın kendisinden hoşnutsuz ama bunu eşine yansıtıyor.

Bu işaretler ilişkinin bittiği anlamına gelmez. Çoğu zaman, iki kişinin değişen koşullara henüz birlikte uyum sağlayamadığını gösterir.

Diyelim ki bir çift, eşlerden birinin iş teklifiyle Hollanda'ya taşındı. İlk aylar heyecanla geçti. Bir yıl sonra ise akşam yemekleri sessizleşti; biri işten yorgun dönüyor, diğeri bütün gün kimseyle konuşmamış olmanın ağırlığını taşıyor. İkisi de kendini yalnız hissediyor, ama bunu "Sen beni anlamıyorsun" cümlesiyle ifade ediyor. Burada sorun sevginin azalması değil, iki farklı yalnızlığın birbirine çarpmasıdır.

Göç bir çiftin sevgisini sınamaz; birbirini görme, dinleme ve yeniden tanıma becerisini sınar.

Göçmen Çiftlerde Çatışmanın Nedenleri

Rol ve Güç Dengesinin Değişmesi

Türkiye'de kendi geliri, mesleği ve sosyal çevresi olan bir eş, yeni ülkede bir süre maddi olarak eşine bağımlı hale gelebilir. Dil bilmemek, diploma denkliğini beklemek ya da çalışma izni sürecinin uzaması bu bağımlılığı derinleştirebilir. Para harcarken bile "izin istiyormuş gibi" hissetmek, özgüveni sarsabilir. Diğer eş ise farkında olmadan "Her şeyi ben taşıyorum" duygusuyla yorulabilir. Bu konuyu eş takibiyle göç yazımızda ayrıca ele alıyoruz.

Uyum Hızındaki Farklılıklar

Eşlerden biri yeni ülkeyi sever, dilini hızla öğrenir, yerel arkadaşlar edinir. Diğeri ise sıla özlemini daha yoğun yaşar, Türk yemeklerini, Türkçe televizyonu, ailesiyle görüntülü konuşmaları bir sığınak olarak görür. Uyum hızı farklı olduğunda biri ötekini "geride kalmış", diğeri de ötekini "kökünü unutmuş" gibi algılayabilir.

Geniş Ailenin Uzaktan Etkisi

Türk aile yapısında geniş aile önemli bir yer tutar. Gurbette yaşayan çiftler, Türkiye'deki ebeveynlerin beklentileri ile kendi hayatları arasında sıkışabilir. "Yazın kimin ailesinde kalacağız?", "Annen neden her gün arıyor?", "Babam hastalandı, ben gitmeliyim" gibi konular ciddi gerginliklere yol açabilir. Ebeveynlerin yaşlanması ve uzaktan bakım sorumluluğu, çiftlerin en zorlandığı konulardan biridir.

Geleceğe Dair Farklı Planlar

"Beş yıl kalıp döneceğiz" diye başlayan bir göç, zamanla belirsizleşebilir. Eşlerden biri kalıcı olmak isterken diğeri dönmeyi hayal edebilir. Bu konu konuşulmadan ertelendikçe, her küçük tartışmanın altında büyük bir soru gizlenir.

Yalnızlık ve Sosyal Destek Eksikliği

Gurbette arkadaş edinmek zaman alır. Destek ağı küçüldüğünde eşler birbirlerinden her şeyi bekler: hem sevgili, hem en yakın arkadaş, hem dert ortağı, hem de tek sosyal çevre. Hiçbir ilişki bu kadar ağır bir yükü uzun süre tek başına taşıyamaz.

Göçün Çocuklara ve Aile Hayatına Yansıması

Çift arasındaki gerginlik, çocukları doğrudan etkiler. Çocuklar zaten yeni bir okula, yeni bir dile ve yeni arkadaşlara uyum sağlamaya çalışırken, evdeki tartışmaları da yüklenebilir. Bazı çocuklar ebeveynlerinin kavgalarından kendilerini sorumlu tutar ya da "Buraya geldiğimiz için mi kavga ediyorlar?" diye düşünür.

Çocuklar bazen ebeveynler arasında "tercüman" rolüne de girer. Dili daha iyi bilen çocuk, okul toplantılarında, doktor randevularında ya da resmi yazışmalarda ebeveyne yardım eder. Bu durum çocuğa yaşının üzerinde bir sorumluluk yükleyebilir ve ebeveyn otoritesini sarsabilir.

Çift ilişkisindeki sağlıklı iletişim ise çocuklar için güçlü bir model oluşturur. Anne babanın anlaşmazlıkları saygıyla konuşabilmesi, gurbetteki çocuğa "Zorluklar olsa da ailem sağlam" mesajını verir. Çocuklarda dikkat çeken bir değişiklik fark ederseniz çocuk ve oyun terapisi hakkında bilgi alabilirsiniz.

Göç ve Evlilik Sorunlarında Kendi Başınıza Yapabilecekleriniz

Taşınma Hikâyenizi Birlikte Yeniden Anlatın

Oturup şu soruları birlikte konuşun: Neden buraya geldik? Her birimiz neyi geride bıraktı? Her birimiz burada neyi kazandı, neyi kaybetti? Bu konuşma suçlu aramak için değil, birbirinizin deneyimini görmek içindir. "Ben de çok şey bıraktım" demek ile "Senin ne bıraktığını görüyorum" demek arasında büyük fark vardır.

Haftalık "Biz" Zamanı Ayırın

Lojistik konuşmalardan bağımsız, haftada en az bir kez yalnızca ikinizin olduğu bir zaman belirleyin. Bir yürüyüş, evde birlikte yemek ya da kısa bir kahve molası olabilir. Bu zamanda faturalar, okul ve evrak işleri konuşulmaz.

Duygularınızı "Ben Dili" ile İfade Edin

"Sen hiç beni düşünmüyorsun" yerine "Bütün gün evde yalnız kaldığımda kendimi işe yaramaz hissediyorum" demek, eşinizin savunmaya geçmesini azaltır. Şikâyeti ihtiyaca çevirmek, çatışmayı çözülebilir hale getirir.

Her İkinizin de Ayrı Bir Destek Ağı Olsun

Eşinizi tek destek kaynağı haline getirmeyin. Dil kursu, gönüllülük, spor kulübü, veli grupları ya da Türk dernekleri yeni bağlantılar kurmanıza yardımcı olabilir. Türkiye'deki arkadaşlarınızla düzenli görüşmeler de önemlidir.

Büyük Kararları Takvime Bağlayın

"Dönecek miyiz, kalacak mıyız?" sorusunu sürekli ertelemek yerine, belirli bir tarihte yeniden değerlendirmek üzere anlaşın. Örneğin "Altı ay sonra oturup durumumuzu yeniden konuşacağız" demek, belirsizliğin her gün ilişkiye sızmasını azaltabilir.

Maddi Konuları Şeffaf Hale Getirin

Ortak hesap, kişisel harcama payı ve birikimler hakkında açık bir düzen kurun. Gelir getirmeyen eşin de söz hakkının olduğu bir bütçe, güç dengesizliğinin yarattığı gerilimi azaltabilir.

Küçük Başarıları Birlikte Kutlayın

Gurbette hayat çoğu zaman bir sorunlar listesi gibi yaşanır. Oysa ilk kez bir dil sınavını geçmek, yeni bir arkadaş edinmek, oturum kartını almak ya da yeni şehirde ilk kez kaybolmadan yol bulmak da kutlanmayı hak eder. Bu küçük anları birlikte fark etmek, ilişkiye "Biz bu yolculuğu birlikte başarıyoruz" duygusunu geri getirebilir.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Bazı durumlarda çiftlerin kendi çabaları yeterli olmayabilir. Aşağıdaki durumlarda bir uzmandan destek almayı düşünebilirsiniz:

  • Tartışmalar haftalardır aynı noktada tıkanıyor ve sizi giderek uzaklaştırıyor.
  • Eşlerden birinde uzun süren mutsuzluk, umutsuzluk, uyku ve iştah değişiklikleri gibi depresyon belirtileri var.
  • Biriniz ayrılmayı ciddi biçimde düşünüyor ama bunu konuşamıyorsunuz.
  • Çocuklarınızda davranış, uyku ya da okul uyumuyla ilgili belirgin değişiklikler gözlemliyorsunuz.
  • Aldatma, güven kaybı ya da ciddi bir kriz yaşadınız.
  • Tartışmalarda bağırma, tehdit, aşağılama ya da fiziksel şiddet var.

Fiziksel şiddet, tehdit ya da güvenliğinizin risk altında olduğu durumlarda önce kendi güvenliğinizi sağlamanız gerekir. Böyle bir durumda bulunduğunuz ülkenin acil numarasını arayın: AB ülkelerinde 112, ABD ve Kanada'da 911, İngiltere'de 999 veya 112, Avustralya'da 000. Online terapi acil müdahale hizmeti değildir; ağır risk durumlarında yerel acil servisler ve yerel destek kuruluşları devreye girmelidir. Kendinize ya da başkasına zarar verme düşünceleri için de aynı şekilde yerel acil hizmetlere başvurun.

Yaşadığınız ülkedeki aile danışmanlığı merkezleri ve çift terapistleri de değerli bir seçenektir. Anadilde destek, bunların yerine geçen değil, onlarla birlikte ya da onlara ek olarak kullanılabilecek bir yoldur.

Anadilde Online Terapide Nasıl Çalışılır?

Pek çok çift, ilişkisindeki en hassas konuları yabancı bir dilde anlatmakta zorlanır. Kızgınlık, kırgınlık, utanç ya da özlem gibi duyguların inceliği çoğu zaman anadilde daha kolay ifade edilir. Ayrıca "Kayınvalidemle aramızdaki mesele" ya da "Bayramda kimin evine gideceğimiz" gibi konuları anlatırken kültürel bağlamı açıklamak zorunda kalmamak, görüşmelerin daha hızlı odaklanmasını sağlayabilir. Yurt dışında yaşayanlar için hazırladığımız yurt dışındaki Türkler sayfasında bu konuda genel bilgi bulabilirsiniz.

Çift terapisinde Bilişsel Davranışçı Terapi temelli yaklaşımlar genellikle şu adımları içerir:

  • Değerlendirme: Göç öncesi ve sonrası ilişkinizin nasıl olduğu, her eşin göç deneyimi ve çatışmaların döngüsü birlikte incelenir.
  • Çatışma döngüsünü fark etme: "O eleştirir, ben geri çekilirim, o daha çok eleştirir" gibi tekrar eden kalıplar görünür hale getirilir.
  • Düşünceleri gözden geçirme: "Beni buraya o getirdi, mutsuzluğumdan o sorumlu" gibi otomatik düşünceler, daha dengeli bakış açılarıyla birlikte ele alınır.
  • İletişim becerileri: Etkin dinleme, ben dili, mola verme ve sorun çözme becerileri seanslarda ve ev ödevleriyle çalışılır.
  • Ortak hedefler: Göçe dair ortak bir hikâye ve geleceğe dair gerçekçi planlar oluşturulur.

Online görüşmeler için sessiz ve mahrem bir oda, güvenli bir internet bağlantısı ve mümkünse kulaklık kullanmanız önerilir. Saat farkını hesaba katarak her iki eşin de katılabileceği bir zaman belirlemek önemlidir. Ödeme online yapılabilir; TL fiyatlandırma ve uluslararası kartla ödeme mümkündür. Sigorta geri ödemesi gibi konularda yaşadığınız ülkedeki sigorta şartlarını kontrol etmeniz gerekir. Çiftlerle yapılan çalışmalar hakkında daha fazla bilgiyi çift terapisi sayfasında bulabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Göç ve evlilik sorunları zamanla kendiliğinden geçer mi?

Bazı uyum sorunları, eşler yeni ülkeye alıştıkça hafifleyebilir. Ancak tekrar eden çatışma kalıpları, güç dengesizliği ya da konuşulmamış kırgınlıklar genellikle kendiliğinden kaybolmaz. Erken fark edip konuşmak, sorunların derinleşmesini önlemeye yardımcı olabilir.

Eşim terapiye gelmek istemiyorsa ne yapabilirim?

Bireysel görüşmelerle başlamak da mümkündür. Kendi duygularınızı anlamak ve ilişkide farklı tepkiler denemek, zaman zaman ilişkinin genel havasını da değiştirebilir. Eşinizi zorlamak yerine, neden gerekli gördüğünüzü sakin bir dille anlatmak daha yararlı olur.

Online çift terapisinde eşlerin farklı yerlerde olması mümkün mü?

Genellikle eşlerin aynı odadan katılması önerilir. Ancak farklı şehirlerde ya da ülkelerde yaşayan çiftler için ayrı bağlantılarla görüşme de planlanabilir. Bu durum ilk görüşmede birlikte değerlendirilir.

Türkiye'ye dönmek ilişkimizi düzeltir mi?

Dönüş bazı zorlukları azaltabilir ama yeni zorluklar da getirebilir. Göç sırasında ortaya çıkan iletişim sorunları, dönüşten sonra da devam edebilir. Bu kararı ilişkideki sorunlardan kaçış olarak değil, her iki eşin ihtiyaçlarını konuştuğunuz bir süreç olarak ele almak daha sağlıklıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler