Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Öğretmen Çocuğumdan Şikayetçi: Okulla İş Birliği Nasıl Kurulur?

Öğretmen Çocuğumdan Şikayetçi: Okulla İş Birliği Nasıl Kurulur?

Öğretmen çocuğumdan şikayetçi, ne yapmalıyım? Davranış şikayetlerini doğru anlamak, öğretmen görüşmesine hazırlanmak ve okulla ortak plan kurmak için rehber.

Telefonunuza akşamüstü bir mesaj düşüyor: "Merhaba, bugün yine derste arkadaşlarını rahatsız etti, uyarılarıma rağmen yerine oturmadı. Görüşebilir miyiz?" Mesajı okuduğunuz anda içinizde birkaç duygu aynı anda kabarır: utanç, çocuğunuzu koruma isteği, öğretmene karşı bir savunma refleksi ve belki de "Yine mi?" yorgunluğu. Öğretmen çocuğumdan şikayetçi diye düşündüğünüz o anda ne yapacağınızı bilememek son derece anlaşılırdır. Bu yazıda öğretmenden gelen davranış şikayetlerini nasıl anlamlandırabileceğinizi, görüşmeye nasıl hazırlanabileceğinizi, çocuğunuzla nasıl konuşabileceğinizi ve okulla aynı tarafta durarak nasıl ortak bir plan kurabileceğinizi ele alıyoruz.

Öğretmen Çocuğumdan Şikayetçi: İlk Duygular ve İlk Tepki

Öğretmenden gelen bir şikayet, ebeveynlerin çoğu zaman kendi ebeveynliğine yönelik bir eleştiri gibi algılanır. "Demek ki ben çocuğumu iyi yetiştiremiyorum" düşüncesi, savunmaya geçmeyi kolaylaştırır. Bazı ebeveynler hemen öğretmeni suçlar: "Benim çocuğum evde hiç böyle değil, öğretmen onu sevmiyor." Bazıları ise tam tersine, eve gelen çocuğu daha kapıdan girmeden azarlar ve ceza verir.

Bu iki tepki de anlaşılırdır, ama ikisi de sorunu çözmeye yardımcı olmaz. Öğretmeni suçlamak, okulla kurulabilecek iş birliğini daha baştan zedeler. Çocuğu hemen cezalandırmak ise onu okulda zaten bir sorun yaşadığı bir günün sonunda, evde de yalnız bırakır.

İlk tepki olarak yapılabilecek en yararlı şey, kısa bir duraklamadır. Mesaja hemen uzun bir yanıt yazmak yerine, "Bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederim, konuşmak isterim, sizin için uygun bir zaman var mı?" gibi sakin bir dönüş, hem öğretmene ciddiye aldığınızı gösterir hem de size düşünmek için zaman kazandırır.

Öğretmenler Hangi Konularda Şikayet Eder?

İlkokul ve ortaokul çağında öğretmenlerin velilere ilettiği şikayetler çoğunlukla birkaç başlıkta toplanır:

  • Sınıf düzenini bozan davranışlar: Yerinde oturmama, söz almadan konuşma, sınıfta dolaşma, arkadaşlarının dikkatini dağıtma.
  • Arkadaşlarla çatışma: Vurma, itme, eşyalarını alma, alay etme ya da oyunlardan dışlama.
  • Kurallara uymama: Öğretmenin yönergelerine itiraz etme, görmezden gelme, kurallara karşı çıkma.
  • Ödev ve derse katılım: Ödevleri yapmama, derste uyuklama, sürekli malzeme unutma.
  • Duygusal tepkiler: Sık ağlama, öfke patlamaları, küsme, kendini geri çekme.

Türkiye'de bu şikayetler bazen yalnızca öğretmenden gelmez. Sınıfın veli WhatsApp grubunda başka bir velinin "Sınıfta bir öğrenci sürekli kavga çıkarıyormuş" diye yazması, okul çıkışında kapı önünde yapılan konuşmalar ya da bir velinin doğrudan sizi araması, durumu çok daha ağır hissettirebilir. Öğretmen çocuğumdan şikayetçi derken aslında bütün bir sınıfın gözünün çocuğunuzun üzerinde olduğunu hissedebilirsiniz. Bu noktada grupta tartışmaya girmek yerine, konuyu öğretmenle yüz yüze ve kapalı bir kanalda konuşmak hem çocuğunuzun mahremiyetini korur hem de gerilimin büyümesini önler. Diğer velilerin kaygılarını anlamak mümkündür; ama çocuğunuz hakkında karar verecek kişiler onlar değil, okul ve sizsiniz.

Her şikayet aynı ağırlıkta değildir. Ders sırasında arada bir konuşmak ile bir arkadaşına düzenli olarak zarar vermek farklı müdahaleler gerektirir. Bu yüzden şikayetin içeriğini netleştirmek, atılacak adımları belirlemenin ön koşuludur.

Okulda Görülen Davranışın Ardında Neler Olabilir?

Okulda ortaya çıkan bir davranış, çoğu zaman çocuğun bir ihtiyacını ya da zorluğunu anlatmaya çalışan bir dildir. Olası nedenlerden bazıları şunlardır:

Dikkat ve hareketlilik

Uzun süre yerinde oturmakta, dikkatini sürdürmekte ve dürtülerini kontrol etmekte zorlanan çocuklar, sınıf ortamında sık uyarı alır. Bu belirtiler okul dışında da görülüyorsa, DEHB belirtileri açısından bir değerlendirme yapılması düşünülebilir. Ancak bu tanı yalnızca uzman değerlendirmesiyle konabilir.

Öğrenme güçlükleri

Derste anlatılanı takip edemeyen, okumakta ya da yazmakta zorlanan bir çocuk, sıkılır ve bu sıkıntıyı hareketle, konuşmayla ya da dersten kopmayla gösterebilir. "Yaramazlık" olarak görülen davranış, aslında "Ben bu dersi anlamıyorum" demenin bir yolu olabilir.

Evdeki değişiklikler

Yeni bir kardeş, anne babanın ayrılığı, taşınma, bir yakının hastalığı ya da kaybı, ekonomik sıkıntılar nedeniyle evdeki gerginliğin artması, çocuğun okuldaki davranışlarına yansıyabilir. Çocuklar evde yaşadıkları kaygıyı çoğu zaman evden uzakta, daha güvenli hissettikleri bir ortamda dışa vururlar.

Arkadaşlık sorunları

Dışlanan, alay edilen ya da zorbalığa uğrayan bir çocuk, kendini korumak için saldırgan davranabilir. Tersine, başka çocuklara zarar veren bir çocuğun da kendi içinde başa çıkamadığı duygular olabilir. Çocuğunuzun başkalarına zarar verdiğine dair şikayetler alıyorsanız çocuğum zorbalık yapıyor yazımız yol gösterici olabilir.

Uyku, açlık ve yorgunluk

Geç yatan, sabah kahvaltı yapmadan servise binen ya da okul sonrası yoğun bir programa koşan bir çocuğun sabrı ve dikkati çabuk tükenir.

Öğretmenle uyum

Bazen çocukla öğretmen arasındaki mizaç farkı, davranışların daha görünür olmasına yol açabilir. Bu, öğretmenin ya da çocuğun "kötü" olduğu anlamına gelmez; yalnızca bu ilişkinin biraz daha özen gerektirdiğini gösterir.

Öğretmenle Görüşmeye Nasıl Hazırlanmalı?

Öğretmenle yüz yüze görüşmek, mesajlaşmaktan çok daha yapıcıdır. Görüşmeye gitmeden önce birkaç hazırlık yapmak, konuşmanın verimli geçmesine yardımcı olur.

Sorularınızı önceden yazın. Duygusal bir görüşmede neyi soracağınızı unutmak kolaydır. Şu sorular, şikayeti somutlaştırmanıza yardım eder:

  • Davranış en çok hangi derste, günün hangi saatinde ortaya çıkıyor?
  • Davranıştan hemen önce genellikle ne oluyor?
  • Davranıştan sonra sınıfta neler oluyor, çocuk nasıl tepki veriyor?
  • Ne zamandan beri bu durumu gözlemliyorsunuz?
  • Çocuğun iyi gittiği, sorun yaşamadığı zamanlar hangileri?
  • Sınıfta denediğiniz ve işe yarayan bir şey oldu mu?

Evdeki gözlemlerinizi paylaşmaya hazır olun. Evde benzer davranışlar görüyor musunuz, son dönemde evde bir değişiklik oldu mu? Bu bilgiler, öğretmenin çocuğu daha iyi anlamasını sağlar. Gizli tutmak istediğiniz aile konularını ayrıntılı anlatmak zorunda değilsiniz; "Son aylarda evde zor bir süreçten geçiyoruz" demek bile öğretmenin bakışını değiştirebilir.

Görüşmenin amacını kendinize hatırlatın. Bu görüşme, kimin haklı olduğunu belirlemek için değil, çocuğunuzun okulda daha iyi bir gün geçirmesi için yapılıyor. Kapıdan girmeden önce bunu aklınızda tutmak, tartışmaya kayabilecek anlarda sizi yeniden ortak hedefe döndürür. Görüşmenin sonunda kısa bir özet yapmak ("O hâlde iki hafta boyunca şunu deneyip tekrar konuşuyoruz") da sözlerin havada kalmasını önler.

Görüşmeye eşinizle birlikte gitmeye çalışın. İki ebeveynin de sürece dahil olması, hem öğretmene hem çocuğa ailenin ortak bir tutum içinde olduğunu gösterir.

Öğretmen Çocuğumdan Şikayetçi Olduğunda Okulla İş Birliği Nasıl Kurulur?

Dinleyin, sonra konuşun

Görüşmenin başında öğretmenin anlattıklarını sözünü kesmeden dinleyin. Katılmadığınız noktalar olsa bile, önce anladığınızı gösterin: "Sınıfta bu durumun sizin için de zorlayıcı olduğunu anlıyorum." Kendini duyulmuş hisseden bir öğretmen, sizin bakış açınızı dinlemeye de daha açık olur.

Ortak ve küçük bir hedef belirleyin

"Daha uslu olsun" gibi genel bir hedef yerine, gözlemlenebilir ve küçük bir hedef belirleyin: "Matematik dersinde söz almadan konuşma sayısını azaltmak" ya da "Teneffüste arkadaşlarına el kaldırmamak." Bir seferde tek bir davranışa odaklanmak, hem çocuğun hem de öğretmenin değişimi fark etmesini kolaylaştırır.

Düzenli ve kısa bir iletişim kanalı kurun

Haftada bir kısa not, iletişim defteri ya da günün sonunda basit bir değerlendirme kartı, sorun büyümeden takip edilmesini sağlar. Bu iletişimin yalnızca sorunlarla değil, iyi giden günlerle de ilgili olması önemlidir. "Bugün matematik dersinde çok güzel katıldı" gibi bir not, hem çocuğu hem sizi motive eder.

Ev ve okulda tutarlı bir dil kullanın

Okulda uygulanan bir kuralı evde de aynı sözcüklerle konuşmak, çocuğun beklentileri daha net anlamasına yardımcı olur. Örneğin öğretmen "Söz almak için el kaldır" diyorsa, evdeki sohbetlerde de sıra beklemeyi aynı biçimde hatırlatabilirsiniz.

Çifte ceza vermeyin

Okulda zaten bir sonuçla karşılaşmış bir davranış için evde ikinci bir ceza vermek, çocuğun hem okula hem eve karşı öfke biriktirmesine yol açabilir. Evde yapılacak şey cezadan çok, olanı anlamaya çalışmak ve bir dahaki sefere ne yapılabileceğini birlikte düşünmektir.

Rehberlik servisini sürece dahil edin

Okulun psikolojik danışmanı ya da rehber öğretmeni, sınıf içi gözlem yapabilir, çocukla bireysel görüşmeler planlayabilir ve öğretmenle aile arasında köprü kurabilir. Özellikle şikayetler sürüyorsa, rehberlik servisinin desteği çok değerlidir.

Çocuk, ailesiyle öğretmeninin aynı tarafta durduğunu gördüğünde, kendini değiştirmek için ihtiyaç duyduğu güveni bulur.

Çocukla Nasıl Konuşmalı?

Öğretmenle görüştükten sonra çocukla yapılacak konuşma, sorgulamadan çok bir merak sohbeti olmalıdır.

Uygun bir anda, örneğin birlikte yürürken ya da akşam yemeğinden sonra, şöyle başlayabilirsiniz: "Öğretmeninle konuştum. Sınıfta bazen yerinde oturmakta zorlandığını söyledi. Sen ne düşünüyorsun, sınıfta neler oluyor?" Bu soru, çocuğa kendi hikâyesini anlatma fırsatı verir.

Çocuğunuzun anlattıkları bazen öğretmenin anlattıklarından farklı olabilir. Bu durumda hemen birinin haklı olduğuna karar vermek yerine, iki bakış açısının da olabileceğini kabul edin. "Senin için de zor bir durum gibi görünüyor. Öğretmeninle birlikte sana nasıl yardım edebiliriz, bir düşünelim" demek, çocuğu suçlamadan sorumluluk almaya davet eder.

Diyelim ki ikinci sınıftaki bir çocuk hakkında, derste sürekli arkadaşının kalemini aldığı yönünde şikayet geliyor. Sakin bir konuşmada çocuk, arkadaşının kalemlerinin çok güzel olduğunu, kendi kalem kutusunun ise eski olduğu için utandığını anlatıyor. Bu durumda çözüm, çocuğu "hırsızlık" etiketiyle suçlamak değil; duygusunu anlamak, başkasının eşyasına izinsiz dokunmama kuralını sakin bir dille konuşmak ve ihtiyacını karşılamanın başka yollarını birlikte bulmaktır.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Ara sıra gelen şikayetler okul hayatının olağan bir parçasıdır. Ancak şu durumlarda bir uzmandan destek almak yararlı olabilir:

  • Şikayetler aylardır sürüyor ve okul ile ailenin ortak çabasına rağmen azalmıyorsa
  • Davranış sorunları yalnızca okulda değil, evde ve diğer sosyal ortamlarda da görülüyorsa
  • Çocuk arkadaşlarına ya da kendine zarar veriyorsa
  • Dikkat, hareketlilik ya da öğrenme konusunda belirgin güçlükler varsa
  • Çocuk okula gitmek istemiyor, sık sık karın ağrısı ya da baş ağrısı yaşıyorsa
  • Öfke patlamaları, yoğun üzüntü ya da içe kapanma belirginleştiyse

Bu belirtiler tek başına bir tanı anlamına gelmez. Ancak altta yatan bir dikkat, öğrenme ya da duygusal güçlük varsa, erken fark edilmesi çocuğun okul deneyimini olumlu yönde değiştirebilir. Gerekirse çocuk ve ergen psikiyatrisi hekimi değerlendirmesi de sürece eklenebilir.

Terapide Okul Kaynaklı Davranış Sorunları Nasıl Ele Alınır?

Çocuk ve oyun terapisi sürecinde okulda ortaya çıkan davranış sorunları, çocuğun duygusal dünyası, aile içindeki ilişkiler ve okul ortamı birlikte değerlendirilerek ele alınır.

Kapsamlı değerlendirme: Ebeveynlerle yapılan görüşmeler, çocukla yapılan oyun ve çizim temelli seanslar ve gerektiğinde öğretmenden alınan bilgilerle davranışın ne zaman, nerede ve neden ortaya çıktığı anlaşılmaya çalışılır.

Oyun terapisi: Küçük çocuklar, okulda yaşadıkları zorlukları ve bu zorluklara eşlik eden duyguları oyun aracılığıyla ifade eder. Güvenli bir terapi ortamında bu duygular işlenir ve çocuğun kendini düzenleme becerileri desteklenir.

Bilişsel davranışçı teknikler: Biraz daha büyük çocuklarla öfkeyi fark etme, dürtüleri kontrol etme, problem çözme ve arkadaşlık becerileri üzerine çalışılır.

Aile ve okul iş birliği: Ebeveynlere evde tutarlı sınırlar koyma, olumlu davranışları fark etme ve okulla iletişim konularında destek verilir. Gerektiğinde ailenin onayıyla okul ile bilgi paylaşımı yapılarak ortak bir plan kurulur.

Sıkça Sorulan Sorular

Öğretmenin çocuğuma haksızlık yaptığını düşünüyorsam ne yapmalıyım?

Önce öğretmenle doğrudan, sakin bir görüşme yapın ve gözlemlerinizi somut örneklerle paylaşın. Sorun devam ederse okulun rehberlik servisi ya da okul yönetimiyle görüşebilirsiniz; ancak bu konuları çocuğun yanında konuşmamaya özen gösterin.

Sınıfını ya da okulunu değiştirmeli miyim?

Sınıf ya da okul değişikliği, sorunun kaynağı gerçekten öğretmenle uyumsuzluk ya da sınıf ortamıysa bir seçenek olabilir. Ancak davranışın nedeni anlaşılmadan yapılan bir değişiklik, aynı sorunun yeni ortamda tekrarlanmasına yol açabilir.

Öğretmen çocuğumun dikkat eksikliği olabileceğini söyledi, ne yapmalıyım?

Öğretmenin gözlemi değerli bir bilgidir, ama bir tanı değildir. Bu gözlemi ciddiye alıp çocuk ve ergen psikiyatrisi hekimi ile kapsamlı bir değerlendirme yaptırmak, belirsizliği gidermenin en sağlıklı yoludur.

Öğretmenin anlattıklarını çocuğuma olduğu gibi aktarmalı mıyım?

Her ayrıntıyı aktarmak çocuğu bunaltabilir ve öğretmene karşı tavır almasına yol açabilir. Bunun yerine sorunu kısa ve sakin bir dille özetleyip, birlikte nasıl çözülebileceğine odaklanmak daha yapıcıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler