Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Otizmde Müzik Terapisi: Araştırmalar Neyi Destekliyor?

Otizmde Müzik Terapisi: Araştırmalar Neyi Destekliyor?

Otizmde müzik terapisi ne sunabilir, araştırmalar neyi destekliyor? Seanslarda neler yapıldığını, kanıtın sınırlarını ve evde müzikle bağ kurmayı okuyun.

Göz teması kurmakta zorlanan, adı seslenildiğinde dönüp bakmayan bir çocuk, en sevdiği reklam müziği başladığında koşarak gelip ekranın önünde sallanmaya başlayabilir. Pek çok ebeveyn, otizm spektrumundaki çocuğunun müzikle özel bir ilişkisi olduğunu fark eder ve bu ilişkinin bir köprüye dönüşüp dönüşemeyeceğini merak eder. Otizmde müzik terapisi tam da bu merakın sonucunda araştırılan bir alandır. Bu yazıda otizmde müzik terapisinin ne olduğunu, seanslarda neler yapıldığını, araştırmaların bugün neyi desteklediğini ve neyi henüz söyleyemediğini dürüstçe aktarmaya çalışıyoruz. Amacımız umut vermek değil, gerçekçi ve bilgiye dayalı bir çerçeve sunmaktır.

Otizmde Müzik Terapisi Nedir?

Müzik terapisi, eğitimli bir uygulayıcının terapötik bir çerçeve içinde, katılımcıyla müzik aracılığıyla etkileşim kurduğu bir yaklaşımdır. Bu tanımda iki nokta önemlidir: terapötik bir çerçeve ve karşılıklı müzikal etkileşim. Yani çocuğa yalnızca müzik dinletmek, ne kadar keyifli olursa olsun, bu tanımdaki müzik terapisi değildir.

Otizm spektrumundaki çocuklarla yapılan çalışmalarda müzik, çoğu zaman sözlü iletişimin zorlandığı yerlerde ortak bir dil olarak kullanılır. Uygulayıcı, çocuğun çıkardığı seslere, ritimlere, hareketlere müzikle yanıt verir; böylece çocuğun yaptığı şeyin "duyulduğu" ve karşılık bulduğu bir etkileşim alanı oluşturulmaya çalışılır.

Müzik terapisinin genel çerçevesini merak ediyorsanız müzik terapisi yazımızda ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz. Burada özellikle otizm spektrumundaki çocuklar ve aileleri açısından konuya bakıyoruz.

Otizm hakkında kısa bir hatırlatma

Otizm spektrum bozukluğu, sosyal iletişim ve etkileşimde farklılıklar ile tekrarlayıcı davranışlar ve sınırlı ilgi alanları ile kendini gösteren nörogelişimsel bir durumdur. Her otizmli çocuk birbirinden farklıdır; bazı çocuklar akıcı konuşurken bazıları hiç konuşmayabilir, bazıları seslere çok duyarlıyken bazıları daha az tepki verebilir. Bu nedenle "otizme iyi gelen" tek bir yöntemden söz etmek mümkün değildir. Otizmin erken işaretlerini merak ediyorsanız otizm belirtileri yazımıza göz atabilirsiniz.

Otizmde Müzik Terapisi Seansında Neler Olur?

Seanslar çocuğun yaşına, ilgilerine, iletişim düzeyine ve duyusal hassasiyetlerine göre şekillenir. Yine de bazı tanıdık unsurlardan söz edilebilir:

  • Doğaçlama: Uygulayıcı ve çocuk, davul, zil, ksilofon, piyano gibi kolay çalınabilen çalgılarla birlikte ses çıkarır. Uygulayıcı çocuğun ritmini, temposunu ya da ses yüksekliğini takip eder ve ona yanıt verir.
  • Sıra alma oyunları: "Önce ben çalayım, sonra sen" gibi basit müzikal oyunlar, karşılıklı etkileşimin temel yapı taşlarını deneyimlemek için kullanılabilir.
  • Şarkılar ve rutinler: Seansın başında ve sonunda söylenen sabit "merhaba" ve "hoşça kal" şarkıları, öngörülebilirlik sağlar. Bu, değişikliğe karşı hassas olan çocuklar için güven verici olabilir.
  • Hareketle birlikte müzik: Sallanma, zıplama, el çırpma gibi hareketler müziğe dahil edilebilir.
  • Ebeveynin katılımı: Bazı yaklaşımlarda ebeveyn de seansa katılır ve evde kullanabileceği müzikal oyunları öğrenir.

Diyelim ki dört yaşındaki bir erkek çocuğu, seansın ilk dakikalarında odanın köşesinde bir zili tekrar tekrar çalıyor ve uygulayıcıya bakmıyor. Uygulayıcı onun zil çalma ritmini davulla takip etmeye başlıyor. Birkaç hafta sonra çocuk, zili çalarken arada bir durup davulun cevap vermesini beklediğini gösteriyor; bir seansta ilk kez gülümseyerek uygulayıcıya bakıyor. Bu küçük an her şeyi değiştirmiyor; ama çocuğun karşısındakiyle bir şeyi paylaşmaya başladığına dair anlamlı bir işaret olabilir. Bu kurgusal örnek, her çocukta aynı şeyin yaşanacağı anlamına gelmez.

Müzik terapisinde amaç çocuğu "düzeltmek" değil, onun dünyasına müzikle bir kapı aralamaktır.

Araştırmalar Otizmde Müzik Terapisi Hakkında Neyi Destekliyor?

Bu soruya verilecek en güvenilir yanıt, 2022 yılında yayımlanan güncel Cochrane derlemesinden gelir. Cochrane derlemeleri, bir konuda yapılmış araştırmaları sistematik biçimde bir araya getirip kanıtın kalitesini değerlendiren kapsamlı incelemelerdir.

Bu derlemenin bulguları kısaca şöyle özetlenebilir:

  • Genel belirtiler: Müzik terapisi, tedavi sonunda otizmin genel belirtilerinde muhtemelen bir iyileşme sağlamaktadır. Bu bulgunun kesinliği orta düzeydedir.
  • Sosyal etkileşim ve iletişim: Müzik terapisinin sosyal etkileşim ve iletişim üzerindeki etkisi belirsizdir. Yani bu alanlarda net bir sonuç çıkarmak için mevcut kanıtlar yeterli değildir.
  • Yan etkiler: Müzik terapisinin muhtemelen yan etkisi yoktur.
  • Uzun vade: Etkilerin uzun vadede sürüp sürmediği bilinmemektedir.

Bu bulgular nasıl okunmalı? Öncelikle umut verici bir tablo vardır: Müzik terapisi, otizmli çocuklar için güvenli ve bazı açılardan destekleyici bir yaklaşım olarak görünmektedir. Ancak ebeveynlerin en çok merak ettiği konularda, yani çocuğun iletişim kurması ve sosyal etkileşimi konusunda, kanıtlar henüz net değildir. Bu nedenle müzik terapisini otizmle ilgili diğer desteklerin yerine değil, onlara eşlik edebilecek bir yaklaşım olarak düşünmek gerçekçidir.

"Muhtemel iyileşme" ve "belirsiz etki" gibi ifadeler ilk bakışta soğuk ve teknik gelebilir. Oysa bu ifadeler, ailelere dürüst davranmanın bir yoludur. Bir yöntemin "kesin işe yaradığını" söyleyen bir tanıtımla karşılaştığınızda, bu cümlenin hangi araştırmaya dayandığını sormak her zaman yerindedir. Araştırmaların henüz yanıtlayamadığı sorular, o yöntemin değersiz olduğu anlamına gelmez; yalnızca beklentilerin dikkatle kurulması gerektiğini hatırlatır. Çocuğunuzda gözlediğiniz değişiklikleri, iyi ya da zorlayıcı, not etmek ve bunları çocuğunuzu izleyen ekiple paylaşmak da sürecin sağlıklı yürümesine katkı sağlar.

Araştırmaların ortak sınırlılıkları

Müzik terapisi alanındaki araştırmaların genel sınırlılıkları otizm çalışmaları için de geçerlidir:

  • Katılımcı sayıları çoğunlukla küçüktür.
  • Aileler ve çocuklar neye katıldıklarını bildiği için körleme yapılamaz.
  • Ölçümlerin bir kısmı ebeveyn ya da uygulayıcı bildirimine dayanır.
  • İzlem süreleri kısadır.
  • "Müzik terapisi" ile genel "müzik etkinliği" çalışmalarda zaman zaman birbirine karışır.

Türkiye'de müzik terapisinin yeri

Türkiye'de müzik terapisi, 2014'te yürürlüğe giren Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği'nde tanımlanan yöntemlerden biridir; akademik alanda ise Anadolu Üniversitesi bünyesinde bir müzik terapisi yüksek lisans programı bulunmaktadır. Yönetmeliğin ne söylediğini ve ne söylemediğini GETAT müzik terapi yazımızda ayrıca ele aldık. Bir uygulamanın mevzuatta yer alması, onun her çocuk için uygun ya da etkili olduğu anlamına gelmez; çocuğunuz için hangi desteklerin öncelikli olduğunu onu izleyen uzman ekiple birlikte değerlendirmek önemlidir.

Otizmde Müzik Terapisi Hakkında Yaygın Yanlış İnanışlar

İnternette ve sosyal medyada otizm ve müzikle ilgili pek çok iddia dolaşır. Bunlardan bazılarına dikkat etmek gerekir.

  • "Otizmi iyileştiren müzikler": Otizm bir nörogelişimsel durumdur ve hiçbir müzik onu ortadan kaldırmaz. "Şu frekansta müzik dinletin, çocuğunuz konuşsun" gibi ticari iddialar bilimsel olarak desteklenmemektedir.
  • "Makam müziği otizme iyi gelir": Osmanlı dönemi risalelerinde makamların hastalıklarla eşleştirildiği bilinir; ancak bu eşleştirmeler bilimsel olarak test edilmemiştir ve bugün bir tedavi önerisi olarak kullanılamaz.
  • "Klasik müzik dinletmek zekâyı artırır": Mozart etkisi olarak bilinen bu iddia, zekâyı kalıcı olarak artırdığı kanıtlanmış bir bilgi değildir.
  • "Ne kadar çok müzik, o kadar iyi": Otizmli çocukların bir kısmı seslere çok duyarlıdır. Sürekli arka planda çalan müzik bazı çocuklarda huzursuzluğu artırabilir.

Bu iddialar, çaresizlik anlarında ailelere cazip gelebilir. Ancak zaman ve emek, kanıta dayalı desteklere ayrıldığında çocuğun gelişimine daha çok katkı sağlayabilir.

Evde Müzikle Bağ Kurmak İçin Öneriler

Aşağıdaki öneriler bir terapi değildir; otizmli çocuğunuzla müzik aracılığıyla keyifli ve güvenli anlar paylaşmak için deneyebileceğiniz basit fikirlerdir. Her çocuk farklı olduğu için, çocuğunuzun tepkilerini izleyerek uyarlamanız önemlidir.

  • Çocuğunuzun ritmini takip edin: Çocuğunuz masaya vuruyorsa, siz de onun ritmine eşlik edin. Önce onu taklit edin, sonra küçük bir değişiklik ekleyin ve tepkisini izleyin.
  • Rutin şarkıları kullanın: Diş fırçalama, yemek, uyku gibi günlük geçişlerde hep aynı kısa şarkıyı söylemek, öngörülebilirlik sağlayabilir.
  • Şarkıda boşluk bırakın: Çocuğunuzun sevdiği bir şarkıyı söylerken son kelimeyi söylemeden durun ve bekleyin. Bir ses, bir hareket ya da bir bakışla tamamlamasına fırsat tanıyın.
  • Ses düzeyine dikkat edin: Çocuğunuz kulaklarını kapatıyor, huzursuzlanıyor ya da kaçıyorsa sesi kısın ya da müziği kapatın. Seslere hassasiyet otizmde sık görülebilir.
  • Basit çalgılar edinin: Bir tef, bir çıngırak ya da bir ksilofon, pahalı olmayan ama çocuğun keşfetmesine imkân veren araçlardır.
  • Kendinizi zorlamayın: Şarkı söyleme yeteneğiniz önemli değildir. Çocuğunuz için en tanıdık ses sizin sesinizdir.

Bu anlar bir eğitim hedefine dönüşmek zorunda değildir. Çocuğunuzla birlikte güldüğünüz, aynı ritimde sallandığınız birkaç dakika, kendi başına değerlidir.

Kardeşler ve geniş aile

Otizmli bir çocuğun kardeşleri, büyükanne ve büyükbabası da müzikli oyunlara katılabilir. Bayram ziyaretlerinde ya da kalabalık aile toplantılarında yüksek ses ve kalabalık otizmli çocuk için yorucu olabilir; böyle durumlarda sessiz bir oda ve tanıdık bir şarkı, çocuğun sakinleşmesine yardımcı olabilir. Aile büyüklerine çocuğun ses hassasiyetini önceden anlatmak, olası gerginlikleri azaltabilir. Kardeşlere de oyunda nasıl yer alabileceklerini göstermek, onların kendilerini dışlanmış değil, sürecin bir parçası gibi hissetmelerine yardımcı olur.

Ebeveynler İçin: Beklentileri Gerçekçi Tutmak ve Kendinize Bakmak

Otizm tanısı alan bir çocuğun ailesi, çoğu zaman kısa sürede çok fazla bilgiyle, öneriyle ve kararla karşı karşıya kalır. Akrabalardan, komşulardan, sosyal medyadan gelen "Şunu denediniz mi?" soruları, iyi niyetli olsa da yorucu olabilir. Bu yoğunluk içinde her yeni yönteme umutla sarılmak, sonra hayal kırıklığı yaşamak çok anlaşılır bir döngüdür.

Müzik terapisine ya da başka bir desteğe başlarken şu sorular beklentileri gerçekçi tutmaya yardımcı olabilir:

  • Bu çalışmadan çocuğum için ne bekliyorum ve bu beklenti araştırmalarla ne kadar uyumlu?
  • Çocuğum bu çalışmadan keyif alıyor mu, yoksa zorlanıyor mu?
  • Bu destek, çocuğumun diğer eğitim ve terapi süreçleriyle nasıl bir arada yürüyecek?
  • Ailemizin zamanı, bütçesi ve enerjisi bu süreci sürdürmeye yetiyor mu?

Unutulmaması gereken bir şey daha var: Ebeveynin kendi iyi oluşu, çocuğun gelişimi için de önemlidir. Sürekli bir koşturma içinde, uykusuz ve kaygılı bir ebeveynin çocuğuyla keyifli anlar paylaşması zorlaşır. Kendinize ara vermek, eşinizle ya da yakınlarınızla bakım yükünü paylaşmak, benzer deneyimleri yaşayan ailelerle bağ kurmak ve gerektiğinde kendiniz için de destek almak, bencillik değil, sürdürülebilir bir bakımın parçasıdır.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Otizm tanısı, çocuk psikiyatrisi ve ilgili uzmanların yaptığı kapsamlı bir değerlendirme sonucunda konur. Çocuğunuzda şu işaretleri fark ediyorsanız bir uzmana başvurmak önemlidir:

  • Yaşına göre beklenen dil ve iletişim becerilerinde belirgin gecikme
  • Adına tepki vermeme, göz teması kurmakta belirgin zorluk
  • Tekrarlayıcı hareketler, belirli rutinlerde ısrar ve değişikliğe yoğun tepki
  • Daha önce kazandığı becerilerde kayıp

Otizm tanısı almış bir çocuğun ailesi olarak da destek almak önemlidir. Ebeveynler, yoğun bakım yükü, belirsizlik, toplumsal önyargılar ve geleceğe dair kaygılar nedeniyle yorulabilir. Çocuk ve oyun terapisi kapsamında çocuğun duygusal ihtiyaçları ve aile içindeki ilişkiler ele alınabilir; ebeveynlere, çocuklarıyla iletişim kurarken kullanabilecekleri yollar konusunda destek olunabilir. Otizme yönelik özel eğitim ve diğer müdahaleler ise ilgili uzman ekiplerce planlanır; müzik temelli çalışmalar bu süreçlere eşlik edebilir, ama yerlerini tutmaz.

Sıkça Sorulan Sorular

Otizmde müzik terapisi çocuğumun konuşmasını sağlar mı?

Mevcut araştırmalar, müzik terapisinin iletişim üzerindeki etkisinin belirsiz olduğunu göstermektedir. Bazı çocuklarda müzikal etkileşim iletişime bir kapı açabilir, ancak bunun her çocukta olacağını söylemek mümkün değildir.

Müzik terapisinin otizmli çocuklarda bir zararı var mı?

Cochrane derlemesine göre müzik terapisinin muhtemelen yan etkisi yoktur. Yine de seslere hassas çocuklarda ses düzeyine ve çocuğun tepkilerine dikkat edilmesi önemlidir.

Evde müzik dinletmek müzik terapisi yerine geçer mi?

Hayır. Müzik terapisi, eğitimli bir uygulayıcıyla, terapötik bir çerçevede yürütülen karşılıklı bir etkileşimdir. Evde müzik dinlemek ya da birlikte şarkı söylemek ise keyifli ve değerli bir aile etkinliğidir, ancak terapiyle aynı şey değildir.

Müzik terapisine hangi yaşta başlanabilir?

Araştırmalar farklı yaş gruplarındaki çocuklarla yapılmıştır. Hangi yaşta ve hangi destekle başlanacağı, çocuğun ihtiyaçlarına göre, onu izleyen uzman ekiple birlikte değerlendirilmelidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler
Okumaya devam edin

İlgili makaleler