Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Sürekli Sallanıyor Gibi Hissetmek: Deprem Sonrası Hayalet Sarsıntı

Sürekli Sallanıyor Gibi Hissetmek: Deprem Sonrası Hayalet Sarsıntı

Deprem olmadığı hâlde yer sallanıyor gibi hissetmek mi? Hayalet sarsıntının bedensel ve psikolojik nedenlerini ve bu hisle baş etmenin yollarını öğrenin.

Masada otururken bardaktaki suya bakıyorsunuz: Kıpırdamıyor. Ama siz koltuğun hafifçe salındığını hissettiniz, eminsiniz. Yanınızdakine soruyorsunuz, "Yok, bir şey olmadı" diyor. Biraz utanıyor, biraz da korkuyorsunuz. Deprem olmadığı hâlde yerin, binanın ya da yatağın sallanıyor gibi hissetmek, büyük depremlerin ardından pek çok kişinin yaşadığı ama çoğu zaman kimseye anlatmaya çekindiği bir deneyimdir. Halk arasında "hayalet sarsıntı" diye de anılan bu his, ne hayal gücünüzün bir oyunu ne de aklınızı kaybettiğinizin işaretidir. Bu yazıda bu hissin neden ortaya çıktığını, hangi durumlarda bir hekime görünmek gerektiğini ve onunla nasıl baş edebileceğinizi ele alacağız.

Sallanıyor Gibi Hissetmek Nedir? Hayalet Sarsıntı

Hayalet sarsıntı, gerçek bir sarsıntı olmadığı hâlde kişinin bedeninde salınma, sallanma ya da titreşim hissetmesidir. Özellikle yoğun bir deprem ya da uzun süren artçı sarsıntılar döneminin ardından sık bildirilir. Deprem araştırmalarında bu deneyim, deprem sonrası baş dönmesi gibi kavramlarla da tartışılmıştır.

Bu deneyim yalnızca depremi doğrudan yaşayanlara özgü değildir. Deprem bölgesinden uzakta olup günlerce görüntüleri izleyen ya da yakınlarını telefonla bekleyen kişilerde de benzer duyumlar görülebilir.

Bu his genellikle kısa sürelidir ve birkaç saniye ile birkaç dakika arasında gelip geçer. Bazı kişiler onu yalnızca hareketsiz otururken ya da uzanırken fark eder; bazıları ise yürürken bile zeminin hafifçe "yüzdüğünü" anlatır.

Önemli olan şudur: Bu his gerçektir. Siz gerçekten bir salınım hissediyorsunuz. Yalnızca bu salınımın kaynağı yer kabuğu değil, sizin denge ve alarm sisteminizdir.

Hayalet Sarsıntı Nasıl Hissedilir?

İnsanlar bu deneyimi farklı sözcüklerle anlatır:

  • "Yatağa uzandığımda sanki bir gemideymişim gibi hafifçe sallanıyorum."
  • "Masa başında çalışırken birden binanın kıpırdadığını hissediyorum, dönüp avizeye bakıyorum."
  • "Ayakta dururken bir anlığına zemin kayıyor gibi oluyor."
  • "Kalbim hızlı attığında bütün vücudum titriyor ve bunun deprem olduğunu sanıyorum."

Bu duyumlara çoğu zaman bir dizi davranış eşlik eder: Asılı eşyalara, bardaktaki suya, perdeye bakmak; çevredekilere "Siz de hissettiniz mi?" diye sormak; telefondan son depremleri kontrol etmek; hatta kısa süreliğine dışarı çıkmak. Kontrol sonucunda deprem olmadığı anlaşıldığında bir rahatlama gelir, ama çoğu zaman yerini "Neden bunu hissediyorum? Bende bir sorun mu var?" sorusuna bırakır.

Sallanıyor Gibi Hissetmek Neden Olur? Beden, Denge ve Alarm Sistemi

Bu hissin ortaya çıkmasında birkaç mekanizmanın birlikte rol oynadığı düşünülmektedir.

Denge sisteminin uyumu

Uzun bir gemi yolculuğundan indikten sonra karada bir süre sallanıyormuş gibi hissetmek pek çok kişinin bildiği bir deneyimdir. İç kulaktaki denge sistemi, uzun süre maruz kaldığı harekete uyum sağlar; hareket bittiğinde bu uyumun geri dönmesi biraz zaman alır. Güçlü bir deprem ve onu izleyen çok sayıda artçı da denge sistemi için benzer bir yük oluşturabilir.

Aşırı tetikte olma hâli

Deprem yaşamış bir beyin, bir sonraki tehlikeyi kaçırmamak için alarm düzeyini yükseltir. Bu hâlde beden, normalde fark etmeyeceğiniz küçük duyumları, örneğin oturduğunuz yerde nefesinizle ya da kalp atışınızla oluşan hafif hareketleri, yakalamaya ve tehlike olarak yorumlamaya başlar.

Bedensel duyumların yanlış okunması

Kaygı; çarpıntı, titreme, hafif baş dönmesi ve kas gerginliği gibi bedensel belirtilere yol açar. Bu belirtiler, depremi hatırlayan bir zihin tarafından "dışarıdan gelen sarsıntı" olarak okunabilir. Böylece kaygı, sarsıntı hissi yaratır; sarsıntı hissi de kaygıyı artırır.

Çevresel uyaranlar

Ağır bir aracın geçmesi, komşunun çamaşır makinesinin sıkma yapması, yüksek katlarda rüzgârda binanın hafifçe salınması gibi gerçek ama zararsız titreşimler de deprem hafızası olan bir beden tarafından büyütülerek algılanabilir.

Bu mekanizmaların çoğu, bedenin sizi korumaya çalıştığını gösterir. Kaygının bedende nasıl ifade bulduğunu psikosomatik belirtiler yazımızda daha ayrıntılı bulabilirsiniz.

Önce Bedensel Nedenleri Ayırt Edin

Sallanma ve baş dönmesi hissi yalnızca deprem sonrası kaygıyla ilişkili olmayabilir. İç kulak sorunları, tansiyon düzensizlikleri, kansızlık, bazı nörolojik durumlar ya da kullanılan ilaçların yan etkileri de benzer duyumlara yol açabilir. Bu nedenle özellikle şu durumlarda bir hekime başvurmanız önemlidir:

  • Sallanma hissine dönme tarzında baş dönmesi, bulantı ya da kusma eşlik ediyorsa
  • İşitme kaybı, kulak çınlaması ya da kulakta dolgunluk hissi varsa
  • Yürürken dengenizi kaybediyor, düşme yaşıyorsanız
  • Görme bozukluğu, konuşma güçlüğü, yüzde ya da kollarda uyuşma gibi belirtiler varsa
  • His giderek sıklaşıyor ve gün boyu sürüyorsa

Ani başlayan uyuşma, konuşma bozukluğu ya da bilinç değişikliği gibi acil belirtilerde vakit kaybetmeden 112'yi arayın. Bedensel nedenler değerlendirildikten ve dışlandıktan sonra, psikolojik mekanizmalarla çalışmak çok daha güvenli bir zemine oturur.

Sallanıyor Gibi Hissetmek Gündelik Hayatı Nasıl Etkiler?

Hayalet sarsıntı tek başına kısa bir duyum olsa da, onun etrafında gelişen kaygı ve davranışlar hayatı belirgin biçimde etkileyebilir.

Uyku: En sık şikâyet, yatağa uzanınca başlayan sallanma hissidir. Sessiz ve hareketsiz ortam, bedensel duyumları daha görünür kılar. Kişi uyumaya korkabilir, ışığı açık bırakabilir ya da geceleri sık sık kalkıp kontrol edebilir.

İş ve odaklanma: Masa başında çalışan biri için her birkaç dakikada bir "kıpırdadı mı?" diye dikkatin bölünmesi, verimi ve dikkati ciddi biçimde düşürür.

İlişkiler: Sürekli "Sen de hissettin mi?" diye sormak, çevredekileri zamanla yorabilir. Kişi bunu fark edip sormayı bıraktığında ise duygusunu yalnız taşımaya başlar.

Çevrenin tepkisi: Türkiye'de bu tür deneyimler çoğu zaman "Kafana takıyorsun", "Evhamlanma" gibi cümlelerle karşılanır. Bayram ziyaretinde ya da bir aile yemeğinde bu hissinden söz eden biri, kendisini anlaşılmamış ve hatta alay konusu olmuş hissedebilir. Oysa küçümseyici tepkiler hissi geçirmez; yalnızca kişinin onu saklamasına yol açar. Saklanan his ise daha yalnız ve daha korkutucu yaşanır. Yakınlarınıza bu deneyimin depremden sonra sık görülen, anlaşılır bir tepki olduğunu anlatmak, onların da size daha destekleyici yaklaşmasını kolaylaştırabilir.

Kendine güven: "Hissettiğim şeye güvenemiyorum" düşüncesi, kişinin genel olarak kendi algısına olan güvenini sarsabilir.

Diyelim ki İzmir'de yüksek bir binanın on ikinci katında yaşayan genç bir kadın, son birkaç aydır akşamları kanepede otururken binanın salındığını hissediyor. Her seferinde balkon kapısının tülüne bakıyor, deprem uygulamasını açıyor. Çoğu zaman hiçbir şey yok; bazen ise rüzgârlı bir günde binanın gerçekten hafifçe salındığını öğreniyor ve bu, "Demek ki hissettiklerim gerçek, dikkatli olmalıyım" düşüncesini güçlendiriyor. Burada sorun hissin kendisinden çok, ona eşlik eden kontrol döngüsüdür.

Hissettiğiniz salınım gerçektir; ama her salınım bir tehlike değildir. Beden bazen yeri değil, yaşadığı korkuyu hatırlar.

Sallanıyor Gibi Hissettiğinizde Neler Yapabilirsiniz?

Tek ve kısa bir gerçeklik kontrolü yapın

Sallanma hissettiğinizde bir kez, sabit ve görünür bir nesneye bakın: Asılı bir lamba, bir bardak su, bir pencere çerçevesi. Nesne hareketsizse, kendinize sakin bir sesle "Bu bir hayalet sarsıntı, bedenim alarm veriyor" deyin. Tekrar tekrar kontrol etmekten kaçının; ilk kontrol yeterli bilgiyi verir, sonrakiler yalnızca kaygıyı besler.

Bedeninizi yere bağlayın

Ayaklarınızı yere sağlamca basın, ellerinizi dizlerinize ya da masaya koyun. Oturduğunuz yüzeyin sertliğini, ayaklarınızın altındaki zemini hissedin. Gözünüzü sabit bir noktaya dikip yavaşça nefes alın ve nefes verişinizi uzatın. Bu, denge sistemine ve sinir sistemine "şu an güvendesin" mesajı verir.

Hissin dalga gibi geçmesine izin verin

Hayalet sarsıntı çoğu zaman kendiliğinden birkaç saniye ya da dakika içinde söner. Onu durdurmaya çalışmak yerine merakla izlemeyi deneyin: "Şu an sallanma hissi var, güçlü mü, hafif mi, nerede hissediyorum?" Bu gözlemci tutum, duyumun korkutucu gücünü azaltır.

Gün içinde bedeni hareket ettirin

Düzenli yürüyüş, hafif esneme ve denge egzersizleri, denge sisteminin yeniden uyum sağlamasına yardımcı olabilir. Uzun süre hareketsiz kalmak ise duyumları daha belirgin hâle getirebilir.

Uyarıcıları gözden geçirin

Kahve, çay ve enerji içeceklerindeki kafein, çarpıntı ve titremeyi artırarak sarsıntı hissini besleyebilir. Özellikle öğleden sonra ve akşam saatlerinde bunları azaltmak faydalı olabilir. Uykusuzluk da duyumları güçlendirir; düzenli bir uyku saati, bedenin alarm düzeyini düşürür.

Soru sormayı azaltın

"Sen de hissettin mi?" sorusu, güvence aramanın bir biçimidir ve her soruş kısa bir rahatlama sağlarken uzun vadede kaygıyı sürdürür. Yakınlarınızla bu konuda bir anlaşma yapabilirsiniz: Siz sormayı azaltmaya çalışırken onlar da sizi suçlamadan, kısa ve sakin bir yanıt verebilir.

Deprem bilgisine sınırlı zaman ayırın

Gün boyu deprem içeriği izlemek, zihni sürekli bu konuda uyanık tutar ve hayalet sarsıntıları kolaylaştırır. Deprem haberlerine günde belirli ve kısa bir zaman ayırmak, alarm sistemini sakinleştirmeye yardım eder.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Bedensel nedenler bir hekim tarafından değerlendirildikten sonra, şu durumlarda bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşmek faydalı olabilir:

  • Sallanma hissi haftalar ya da aylar geçmesine rağmen azalmıyor, hatta artıyorsa
  • Bu his yüzünden uyumakta, çalışmakta ya da evde rahat oturmakta zorlanıyorsanız
  • Kontrol etme ve soru sorma davranışları gününüzün önemli bir kısmını alıyorsa
  • Hisse panik atak benzeri yoğun korku, çarpıntı ve nefes darlığı eşlik ediyorsa
  • Depremle ilgili kâbuslar, ani anılar ve sürekli tetikte olma hâli de varsa

Deprem korkusunun daha geniş bir çerçevesi için deprem kaygısı yazımıza göz atabilirsiniz. Bu tür bedensel kaygı belirtileriyle çalışmak için kaygı ve panik alanında yüz yüze ya da online destek almak mümkündür.

Terapide Hayalet Sarsıntı Hissi Nasıl Ele Alınır?

Terapide ilk adım, kişinin yaşadığı deneyimi anlamasına yardım etmektir. "Aklımı mı kaybediyorum?" korkusu, hissin bedensel ve psikolojik mekanizmaları anlaşıldığında önemli ölçüde azalır.

Bilişsel davranışçı terapi çerçevesinde, bedensel duyumların nasıl felaket yorumlarına dönüştüğü birlikte incelenir. "Sallanıyorum, demek ki deprem oluyor, demek ki bina yıkılacak" gibi düşünce zincirleri fark edilir ve daha dengeli yorumlarla sınanır.

İnteroseptif maruz bırakma, panik ve bedensel kaygıyla çalışırken kullanılan yöntemlerden biridir. Kişi, terapistin rehberliğinde, örneğin bir süre olduğu yerde dönerek ya da hızlı nefes alarak hafif baş dönmesi ve sallanma hissini güvenli bir ortamda bilinçli olarak oluşturur. Böylece bu duyumların tehlikeli olmadığını ve kendiliğinden geçtiğini deneyimler.

Kontrol davranışlarının azaltılması, avizeye bakma, uygulama kontrol etme ve soru sorma gibi davranışların kademeli olarak bırakılmasını içerir. Kontrol azaldıkça, beyin bu duyumlara verdiği önemi de azaltır.

Depremi doğrudan yaşamış, kayıp vermiş ya da ağır anlar geçirmiş kişilerde ise travma odaklı çalışma gerekebilir. Hayalet sarsıntı bazen, işlenmemiş bir travmatik anının bedende yeniden canlanmasının bir parçası olabilir ve bu anıyla güvenli bir çerçevede çalışmak, bedensel tepkileri de yatıştırabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Hayalet sarsıntı ne kadar sürer?

Pek çok kişide bu his, deprem ve artçıların seyrekleşmesiyle birlikte haftalar içinde azalır. Bazı kişilerde ise kaygı ve kontrol davranışları nedeniyle aylarca sürebilir. Uzun süre devam ediyorsa hem bedensel değerlendirme hem de psikolojik destek faydalı olabilir.

Bu hissi sadece ben yaşıyorsam aklımı mı kaybediyorum?

Hayır. Büyük depremlerden sonra pek çok kişi benzer duyumlar bildirir; çoğu kişi sadece bunu anlatmaya çekinir. Hissettiğiniz şey, denge ve alarm sisteminizin yaşadığı tehlikeye verdiği bir tepkidir ve aklınızı kaybettiğiniz anlamına gelmez.

Hangi hekime başvurmalıyım?

Sallanma hissine baş dönmesi, kulak belirtileri ya da denge kaybı eşlik ediyorsa önce aile hekiminize başvurabilirsiniz; gerekirse sizi kulak burun boğaz ya da nöroloji uzmanına yönlendirecektir. Bedensel bir neden bulunmazsa, psikolojik destek bir sonraki adım olabilir.

Çocuğum da yerin sallandığını söylüyor; ne yapmalıyım?

Çocuğun hissini yalanlamadan, sakin bir dille karşılık verin: "Sen sallanıyor gibi hissettin, bak lamba duruyor, şu an güvendeyiz." Birlikte yavaş nefes almak ya da ayakları yere basarak oyun oynamak çocuğu yatıştırabilir. Bu his sık tekrarlıyor ve çocuğun uykusunu ya da oyununu etkiliyorsa bir çocuk ruh sağlığı uzmanından destek almak faydalı olur.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler