Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Su ve Deniz Korkusu: Boğulma Endişesini Aşmak

Su ve Deniz Korkusu: Boğulma Endişesini Aşmak

Su korkusu yüzünden denize giremiyor, yüzme öğrenmekten çekiniyor musunuz? Korkunun kökenini, gerçekçi güvenliği ve suyla adım adım barışmanın yollarını okuyun.

Yaz tatili için ailecek sahile gidildiğinde herkes denize koşarken siz şemsiyenin altında çantaları bekliyorsunuz. Çocuklarınız "Anne, gelsene" diye seslendiğinde gülümseyip el sallıyorsunuz ama içinizden suyun belinize gelme ihtimalini bile düşünmek istemiyorsunuz. Belki küçükken bir derede ayağınız kaydı ve birkaç saniye suyun altında kaldınız. Belki hiç yüzme öğrenmediniz ve otuz yaşından sonra öğrenmeye başlamak size utanç verici geliyor. Belki de her yaz haberlerde okunan boğulma olayları zihninize yerleşti. Su korkusu yetişkinlerde sanıldığından çok daha yaygındır ve çoğu zaman sessizce yaşanır. Bu yazıda bu korkunun nereden geldiğini, gerçekçi bir dikkatten nasıl ayrıldığını ve yetişkin biri olarak suyla adım adım nasıl yeniden ilişki kurabileceğinizi anlatıyoruz.

Su Korkusu Nedir?

Su, hem hayat veren hem de gerçek riskler taşıyan bir ortamdır. Akıntılı denizde, dalgalı havada ya da derinliğini bilmediğiniz bir gölde temkinli olmak sağduyunun gereğidir. Bu nedenle sudan saygıyla çekinmek, kendi başına bir sorun değildir.

Korkunun bir fobiye dönüştüğünü düşündüren durumlar şunlardır:

  • Güvenli koşullarda bile, örneğin ayağınızın rahatça yere bastığı sığ bir havuzda ya da cankurtaranın bulunduğu sakin bir plajda yoğun kaygı yaşamak
  • Yüzünüze su gelmesinden, duşta başınızı ıslatmaktan ya da küvette uzanmaktan kaçınmak
  • Deniz, havuz ve göl içeren tatil ve etkinliklerden sistematik olarak uzak durmak
  • Su kenarında çarpıntı, nefes darlığı, titreme ya da panik yaşamak
  • Korkunun aylardır ya da yıllardır sürmesi ve hayatı kısıtlaması

Klinik dilde bu tabloya akuafobi denir; özgül fobiler arasında yer alır. Bazı kişilerin korkusu her türlü suya yöneliktir. Bazılarında ise yalnızca derin, karanlık ya da dibi görünmeyen sulara karşı yoğun bir korku vardır. Açık denizin uçsuz bucaksız görüntüsü ya da altında ne olduğu bilinmeyen su, bu kişiler için korkunun asıl kaynağıdır.

Su Korkusu Belirtileri Nelerdir?

Belirtiler kişiden kişiye değişse de şu örüntüler sık görülür:

  • Bedensel: Su kenarına yaklaşınca nefesin hızlanması ya da tutulması, göğüste sıkışma, kalp çarpıntısı, bacaklarda kasılma, mide bulantısı.
  • Düşünsel: "Boğulacağım", "Ayağım kayacak", "Dalga beni alıp götürecek", "Nefesimi tutamayacağım", "Panik yaparsam kimse yetişemez."
  • Davranışsal: Suya hiç girmemek, girse bile dizden yukarı çıkmamak, kıyıdan ayrılmamak, yüzüne su gelmemesi için başını sürekli yukarıda tutmak, tekne turlarına katılmamak, köprü üzerinden suya bakmaktan kaçınmak.

Su korkusu olan kişiler genellikle iki noktada zorlanır: Yüzün suyla temas etmesi ve ayağın yere değmemesi. Nefesin kontrolünü kaybetme hissi ile dayanak noktasının yok olması, korkunun iki temel tetikleyicisidir.

Boğulma Korkusu Nereden Gelir?

Bu korkunun kökleri genellikle şu deneyimlerden birine ya da birkaçına dayanır:

  • Yakın bir boğulma tehlikesi: Çocuklukta havuzda ya da denizde suyun altında kalmak, dalgaya kapılmak, suyun içinde panikle çırpınmak. Birkaç saniyelik bir deneyim bile güçlü bir korku anısı bırakabilir.
  • Zorla suya sokulmak: "Atınca öğrenir" yaklaşımıyla suya atılmak ya da korkarken zorla yüzdürülmeye çalışılmak.
  • Yüzme bilmemek: Türkiye'nin iç bölgelerinde büyüyen pek çok yetişkin, çocukken yüzme öğrenme fırsatı bulamadı. Yüzme bilmemek, suyu kontrol edilemez ve tehlikeli bir ortam olarak algılamayı kolaylaştırır.
  • Kayıp ya da tanıklık: Bir yakının, bir komşunun ya da tanıdık bir çocuğun boğulması; bir boğulma vakasına tanık olmak.
  • Haberler: Her yaz baraj göllerinde, sulama kanallarında ve denizde yaşanan boğulma haberleri, özellikle çocuğu olan ebeveynlerde suya karşı derin bir tedirginlik yaratabilir.
  • Kaygılı ebeveyn modeli: "Sakın derine gitme", "Suya girersen boğulursun" gibi uyarılarla büyümek.

Korkuyu kalıcı hale getiren ise yine kaçınmadır. Sudan uzak durdukça beden suyun içinde güvende olma deneyimini hiç yaşamaz, yüzme becerisi gelişmez ve korkunun haklı olduğu inancı güçlenir.

Suyla barışmak, ondan korkmayı bırakmak değil; ona saygı duyarken içinde nefes alabildiğinizi bedeninize öğretmektir.

Gündelik Hayatta Su Korkusu: Tatiller, Çocuklar ve Utanç

Bu korku çoğu zaman yaz aylarında görünür hale gelir. Arkadaş grubunun tekne turu planı, şirketin sahil otelinde yaptığı toplantı, çocuğun okulundaki yüzme dersi ya da balayı tatili, kişiyi her seferinde açıklama yapmak ya da bahane bulmak zorunda bırakır. "Güneşe dayanamıyorum", "Deniz soğuktu" gibi cümlelerin arkasına saklanmak zamanla yorucu hale gelir.

Yetişkin olup yüzme bilmemek pek çok kişide utanç yaratır. Belediye havuzlarında çocuk kurslarının yanında yetişkin kursuna yazılmak ya da eğitmene "Ben hiç bilmiyorum" demek, korkudan daha zor gelebilir. Oysa yetişkin yaşta yüzme öğrenmeye başlayan pek çok insan vardır ve bu, cesaret gerektiren bir adımdır.

Ebeveynler için tablo daha da karmaşıktır. Kendi korkusu yüzünden çocuğunu suya göndermek istemeyen bir ebeveyn, aynı zamanda çocuğunun yüzme öğrenmesinin onu koruyacağını da bilir. Bu çelişki, korkunun kuşaktan kuşağa geçmesine yol açabilir. Çocuğunuzun güvenli bir ortamda, bir eğitmen eşliğinde yüzme öğrenmesini desteklemek, kendi korkunuzla çalışmaya başlamanız için de iyi bir motivasyon olabilir.

Çevrenin tepkileri de korkuyu etkiler. Tekne turunda "Hadi atla, bir şey olmaz" diye ısrar eden arkadaşlar, şakayla suya itmeye çalışan bir akraba ya da "Koca adam yüzme bilmiyor" diye takılan bir eş, iyi niyetli olsalar bile kişiyi daha da içine kapatabilir. Zorla suya sokulmak, korkunun azalmasını değil, yeni bir korkutucu anının eklenmesini sağlar. Yakınlarınıza korkunuzu açıkça anlatmak ve onlardan ısrar etmek yerine yanınızda sakin biçimde durmalarını istemek, sudaki ilk adımları çok daha kolaylaştırır.

Suyla Adım Adım Barışmak: Pratik Öneriler

Aşağıdaki öneriler kendi başınıza başlayabileceğiniz adımları içerir. Güvenlik açısından önemli bir kural: Suyla ilgili hiçbir alıştırmayı açık suda ve yalnız yapmayın.

Nefesle başlayın

Su korkusunun merkezinde nefesin kontrolünü kaybetme duygusu vardır. Bu yüzden ilk çalışma alanı nefestir. Karada, oturarak burnunuzdan dört saniyede nefes alın, ağzınızdan altı saniyede yavaşça verin. Ardından nefes verirken "hmm" sesi çıkararak burnunuzdan vermeyi deneyin; bu, suyun altında burundan nefes verme becerisinin karadaki provasıdır. Farklı nefes çalışmaları için kaygı için nefes egzersizleri yazımıza göz atabilirsiniz.

Evde küçük adımlar

  1. Bir kâseye su doldurup yüzünüzü birkaç saniyeliğine yaklaştırın, ardından burnunuz ve ağzınız suya değecek şekilde kısa süre tutun.
  2. Yüzünüzü suya sokup burnunuzdan kabarcık çıkararak nefes verin.
  3. Duşta suyun başınızdan ve yüzünüzden akmasına izin verin; gözlerinizi kapatıp birkaç saniye beklemekle başlayın.
  4. Küvetiniz varsa sırtüstü uzanıp kulaklarınızın suya girmesine izin verin.

Havuzda kontrollü adımlar

  1. Sığ bölümde, ayaklarınız yere basarken yalnızca yürüyün.
  2. Kenara tutunarak yüzünüzü suya sokun ve kabarcık çıkarın.
  3. Bir eğitmenin desteğiyle sırtüstü süzülmeyi deneyin.
  4. Suyun sizi taşıdığını hissetmek için yüzükoyun süzülme yapın.
  5. Ayaklarınızın yere değmediği derinliğe, kenara tutunarak geçin.

Her basamakta korkunun azaldığını fark edene kadar kalın. Panik hissettiğinizde ayağa kalkın, kenara tutunun ve nefesinizi yavaşlatın; sonra aynı basamağı tekrar deneyin. Yetişkinlere yönelik yüzme kursları, bu basamakları güvenli bir yapı içinde ilerletmek için iyi bir fırsattır. Kursa başlamadan önce eğitmene korkunuzdan söz etmek, onun da sizin hızınıza uygun bir plan yapmasını sağlar.

Suyun içinde panik başlarsa

Alıştırmalar sırasında panik hissetmeniz olasıdır ve bu, başarısız olduğunuz anlamına gelmez. Böyle anlarda şu sırayı hatırlayın: Önce durun ve çırpınmayı bırakın; çünkü hızlı hareketler nefesi daha da hızlandırır. Ayaklarınız yere değiyorsa ayağa kalkın, değmiyorsa kenara ya da eğitmeninize tutunun. Ardından uzun ve yavaş bir nefes verin; nefes vermeyi uzatmak, bedenin alarmını yatıştırır. Son olarak çevrenize bakın ve gördüğünüz beş şeyi içinizden sayın. Bu küçük sıra, paniğin bir felakete dönüşmeden kendi kendine sönebileceğini deneyimlemenizi sağlar.

Açık suya geçiş

Havuzda rahatladıktan sonra deniz ya da göl, çoğu kişi için yeni bir basamaktır. Dalgasız bir sabah saatini seçin, cankurtaranın görüş alanında kalın ve önce yalnızca kıyı boyunca, belinize kadar gelen suda yürüyün. Dibi görünmeyen suya karşı korkunuz varsa deniz gözlüğüyle kısa süre suyun altına bakmak, "bilinmeyen" karanlığın aslında kum, taş ve küçük balıklardan ibaret olduğunu görmenize yardımcı olur.

Diyelim ki kırklı yaşlarında, hiç yüzme bilmeyen biri, kızı yüzme kursuna başladığında kendisi de aynı tesisin yetişkin grubuna yazılıyor. İlk derste yüzünü suya sokamıyor ve eve utanç içinde dönüyor. Üçüncü haftada kabarcık çıkararak nefes verebiliyor, altıncı haftada kenardan birkaç metre süzülebiliyor. O yaz denize ilk kez belinden yukarı girdiğinde korkusu tamamen geçmiş değil; ama kızıyla birlikte suyun içinde olmak, kıyıda çanta beklemekten çok farklı bir deneyim oluyor.

Gerçekçi güvenliği öğrenin

Korkuyu azaltmak, dikkatsiz olmak anlamına gelmez. Cankurtaranın bulunduğu plajları seçmek, akıntı ve bayrak uyarılarını öğrenmek, alkol aldıktan sonra suya girmemek, bilmediğiniz bir sulak alanda yüzmemek gerçekçi önlemlerdir. Bu önlemleri bilmek, "her şey olabilir" belirsizliğini somut ve yönetilebilir bir çerçeveye oturtur.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Şu durumlarda bir uzmandan destek almak yararlı olabilir:

  • Su korkusu tatil, iş ya da aile planlarınızı belirgin biçimde kısıtlıyor.
  • Duş almak, saç yıkamak ya da yüzünüze su gelmesi gibi gündelik durumlar bile sizi zorluyor.
  • Su kenarında panik atak yaşıyorsunuz.
  • Kendi başınıza ya da bir yüzme kursunda denediniz ama korku nedeniyle ilerleyemediniz.
  • Korkunuz bir boğulma tehlikesi ya da yakın birinin boğulması gibi bir yaşantıyla başladı ve bu olayı zihninizde tekrar tekrar yaşıyorsunuz.

Son durumda korku, bir fobiden çok travmatik bir deneyimin izlerini taşıyor olabilir. Kabuslar, olayı tekrar yaşıyormuş gibi hissetme ve sürekli tetikte olma gibi belirtiler varsa travma sonrası stres bozukluğu hakkında bilgi edinmek ve uzman değerlendirmesi almak önemlidir. Ayrıca astım, kalp ritmi bozukluğu ya da epilepsi gibi suyun içinde risk oluşturabilecek bir sağlık sorununuz varsa, yüzme çalışmalarına başlamadan önce hekiminize danışmanız gerekir. Bu durumda korkunuzun bir kısmı gerçek bir riskle ilgili olabilir ve güvenli sınırları birlikte belirlemek önem kazanır.

Terapide Su Korkusu Nasıl Ele Alınır?

Su korkusu, diğer özgül fobiler gibi bilişsel davranışçı terapi ile ele alınabilir. Terapide süreç genellikle şu öğeleri içerir:

  • Korkunun öyküsünü anlamak: Korkunun ne zaman ve nasıl başladığı, hangi durumlarda arttığı ve nelerden kaçınıldığı ayrıntılı biçimde konuşulur.
  • Psikoeğitim: Kaygının bedendeki etkileri ve nefes kontrolünün kaygıyla ilişkisi açıklanır. Su içinde nefesin kontrol edilebileceği bilgisi, korkuyu besleyen "nefesim kesilecek" inancını sarsar.
  • Hayalde maruz bırakma: Suya girme sahneleri seans içinde adım adım canlandırılır.
  • Gerçek hayatta maruz bırakma: Kişiyle birlikte hazırlanan basamak planı, bir yüzme eğitmeniyle iş birliği içinde ya da kişinin kendi programıyla gerçek ortamlara taşınır.
  • Anı ile çalışma: Korkunun altında travmatik bir yaşantı varsa, bu anının işlenmesi sürecin önemli bir parçası olur.
  • Bilişsel çalışma: "Panik yaparsam kesinlikle boğulurum" gibi felaket düşünceleri sınanır.

Fobilerle çalışma hakkında bilgi almak için kaygı ve panik sayfamızı ziyaret edebilirsiniz. Yıllarca kıyıda bekledikten sonra bile suya adım atmak mümkündür.

Sıkça Sorulan Sorular

Yetişkinken yüzme öğrenilir mi?

Evet. Yetişkin yaşta yüzme öğrenmeye başlayan pek çok kişi vardır. Yetişkinler çocuklardan daha yavaş ilerleyebilir, çünkü korku ve utanç daha belirgindir. Korkunuzdan eğitmene söz etmek ve kendi hızınızda ilerlemek süreci kolaylaştırır.

Denize giriyorum ama ayağım yere değmeyince panikliyorum, bu normal mi?

Bu çok yaygın bir deneyimdir. Dayanak noktasının kaybolması, kontrolü kaybetme hissini tetikler. Önce sırtüstü süzülmeyi güvenli bir havuzda öğrenmek ve derin bölüme kenara tutunarak geçmek, bu hissi adım adım azaltabilir.

Havuzda rahatım ama denizde korkuyorum, neden?

Havuzda dibi görmek, kenarın yakınlığı ve suyun durgunluğu güven verir. Denizde ise dalga, akıntı, derinlik ve dibin görünmemesi belirsizliği artırır. Bu fark çok yaygındır; açık suya kısa, planlı ve güvenli adımlarla geçmek bu korkuyu da zamanla azaltabilir.

Rüyamda sürekli boğulduğumu görüyorum, bu korkuyla ilgili mi?

Boğulma rüyaları, gündüz yaşanan kaygıların ve bastırılan korkuların uykuya yansıması olabilir. Su korkusu olan kişilerde bu rüyalar daha sık görülebilir. Rüyalar uykunuzu belirgin biçimde bozuyorsa ya da bir travmatik yaşantıyla bağlantılıysa bunu bir uzmanla konuşmak yararlı olur.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler
Okumaya devam edin

İlgili makaleler