Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Küçük Şehirde Çalışan Kadın Olmak: Elalem Ne Der Sorusunun Psikolojisi

Küçük Şehirde Çalışan Kadın Olmak: Elalem Ne Der Sorusunun Psikolojisi

Küçük şehirde çalışan kadın olmak neden zorlayıcı? Çorum ve bölge verileri, sosyal denetim baskısı, suçluluk ve sınır koymak üzerine psikolojik bir okuma.

Sabah servise binerken komşunun pencereden bakışı, akşam eve dönerken çarşıda karşılaşılan bir akrabanın "Bu saate kadar mı çalışıyorsun?" sorusu, düğünde kayınvalidenin "Çocuklar kime kalıyor?" diye sorulmasına verdiği mahcup yanıt... Küçük şehirde çalışan kadın olmak, yalnızca bir iş sahibi olmak değil; aynı zamanda herkesin herkesi tanıdığı bir ortamda sürekli görünür olmak demektir. Çorum'un da içinde bulunduğu bölgenin verileri, kadınların çalışma hayatının iki yüzünü gösteriyor: Bir yanda Türkiye ortalamasının üzerinde bir kadın istihdamı, öbür yanda bu istihdamın önemli kısmının görünmeyen, ücretsiz ya da düşük nitelikli işlerde yoğunlaşması. Bu yazıda önce rakamlara, ardından "elalem ne der" sorusunun kadınların iç dünyasında yarattığı yüke bakacağız.

Rakamlar Ne Söylüyor? Çorum ve Bölgede Kadınların Çalışma Hayatı

Kadınların çalışma hayatına ilişkin pek çok gösterge il düzeyinde yayımlanmıyor; bu nedenle verilerin bir kısmı Çorum'un da içinde bulunduğu TR83 bölgesine (Samsun, Tokat, Çorum, Amasya) ait.

Bölgede kadın istihdamı ortalamanın üzerinde. TÜİK'in İstatistiklerle Kadın 2022 bültenini aktaran haberlere göre 2021'de TR83'te kadın istihdam oranı %33,8 ve bölge bu göstergede 26 bölge içinde üçüncü sırada. Ancak bu tabloyu tarım şekillendiriyor: Mek'in 2023 tarihli çalışmasına göre bölgede tarım istihdamının %55,3'ü ücretsiz aile işçisi. Bu oranın cinsiyet kırılımı yayımlanmamış; yine de kırsal kesimde tarlada, bağda, bahçede ve hayvancılıkta çalışan kadınların önemli bir kısmının bu grupta yer aldığı düşünülebilir.

Eğitim düzeyi farkı. Aynı çalışmaya göre bölgede çalışan kadınların %11'i okuma yazma bilmiyor, %54'ü ise lise altı eğitimli. Türkiye'de bu oranlar %5 ve %45.

Diploma iş getirmeyebiliyor. Bölgede yükseköğretim mezunu kadınların işsizlik oranı %19,9, yani yaklaşık beşte bir; aynı eğitimdeki erkeklerde bu oran %7,3. Türkiye genelinde üniversite mezunu kadınlarda işsizlik %16,8.

Girişimcilikte belirgin fark. Hitit Üniversitesi'nde 2024'te tamamlanan bir yüksek lisans tezinde (Özdilli) Çorum Ticaret ve Sanayi Odası kayıtları incelenmiş: 2022'de kadınlar ortakların yaklaşık %12'sini, şirket yetkililerinin yaklaşık %15'ini oluşturuyor. Aynı tez, "gruplar ve ağlar" türünden sosyal sermayenin kadın girişimci olma olasılığını artırdığını bulmuş.

Cinsiyet eşitliği sıralaması. OKA'nın 2024-2028 Bölge Planı'nda aktarılan ikincil bir çalışmaya göre Çorum, il düzeyindeki cinsiyet eşitsizliği endeksinde 81 il içinde 47. sırada. Komşu illerden Amasya 5., Samsun 10., Tokat 24. sırada.

Bakım yükü. OKA Bölge Planı'nda TÜİK'e atfen verilen 2022 verilerine göre Çorum'da hanelerin %34,2'sinde en az bir yaşlı bulunuyor; Türkiye'de bu oran %24,1. Türkiye genelinde ise TÜİK'in İstatistiklerle Kadın 2024 bültenine göre üç yaşından küçük çocuğu olan 25-49 yaş kadınların yalnızca %27,1'i istihdamda; aynı durumdaki erkeklerde bu oran %90,1.

Umut veren örnekler. Çorum Organize Sanayi Bölgesi ile OKA iş birliğinde kadınlara kaynakçılık eğitimi verildi ve haberlere göre ardından dokuz kadın sanayide işe başladı. Sungurlu'da kadınların kurduğu bir üretim kooperatifi, mantı ve unlu mamul üretiyor.

Verinin sınırları

Çorum'a özgü, cinsiyete göre işgücüne katılım ve istihdam oranları yayımlanmıyor; kadın istihdamı ve işsizliği verileri bölge düzeyinde ve 2021 yılına ait. Cinsiyet eşitsizliği endeksi resmî bir TÜİK göstergesi değil, ikincil bir çalışma. Evlilik ya da doğumdan sonra işten ayrılan kadınlara ilişkin il verisi de bulunamadı.

Küçük Şehirde Çalışan Kadın Neden Daha Görünür? Sosyolojik Bir Okuma

Bu verileri açıklayabilecek olası yapısal etkenler şunlar:

Sosyal denetimin yoğunluğu. Küçük ve orta ölçekli şehirlerde insanlar birbirini tanır; bu tanışıklık güven ve dayanışma yaratırken aynı zamanda güçlü bir sosyal denetim mekanizması da oluşturur. Bir kadının ne zaman çıktığı, kimle konuştuğu, çocuğunu kime bıraktığı kolayca konuşulabilir.

Tarım ile sanayi arasında bir kent. Çorum hem gelişen bir sanayi kenti hem de nüfusunun yaklaşık dörtte biri köylerde yaşayan bir il. Kırsalda kadının emeği aile işletmesinin içinde ve çoğu zaman "çalışma" sayılmadan sürüyor; kentte ise ücretli bir işe girmek, kimi ailelerde hâlâ açıklama gerektiren bir tercih olarak görülebiliyor.

Bakım sorumluluğunun kadına yüklenmesi. Türkiye Aile Yapısı Araştırması verilerine göre ev işlerinin büyük kısmını kadınlar üstleniyor. Yaşlı bulunan hanelerin Çorum'da Türkiye ortalamasının üzerinde olması, bakım yükünün yalnızca çocuktan değil, yaşlı anne-babadan da kaynaklandığını gösteriyor.

Sınırlı ağlar. Kadın girişimci oranının düşüklüğü ve sosyal sermayenin belirleyici çıkması, kadınların iş dünyasındaki ağlara erişiminin hâlâ sınırlı olduğuna işaret ediyor.

Değişen kuşaklar. Annesi hiç ücretli bir işte çalışmamış, ama kendisi üniversite okumuş bir kuşak kadın, bugün hem ailesinin beklentileriyle hem de kendi hedefleriyle aynı anda yaşıyor. Kuşaklar arasındaki bu hızlı değişim, aynı evin içinde farklı "kadınlık" tanımlarının yan yana durmasına yol açıyor. Kayınvalide ile gelin, anne ile kız arasındaki kimi gerginliklerin arkasında kişisel bir anlaşmazlıktan çok bu değişimin kendisi yatıyor olabilir.

Bu etkenlerin hiçbiri Çorum'a özgü değil; Türkiye'nin pek çok küçük ve orta ölçekli şehrinde benzer dinamikler gözlenebilir.

"Elalem Ne Der?": Küçük Şehirde Çalışan Kadın Olmanın Psikolojik Yüzü

Utanç ve onay arayışı

"Elalem ne der" sorusu, bireyin davranışlarını başkalarının olası yargılarına göre ayarlamasını anlatır. Psikolojik açıdan bu, dışsal onay arayışıyla yakından ilişkilidir. Çalışan bir kadın, işindeki başarısından memnun olsa bile annelik, eşlik ya da gelinlik rolünde "eksik kaldığı" algısıyla sürekli bir suçluluk ve utanç hissedebilir. Kendi ihtiyaçlarını sürekli erteleyen ve herkesin beklentisini karşılamaya çalışan bir kadın, zamanla kendi isteklerini fark etmekte bile zorlanabilir. Bu kalıbın genel dinamiklerini herkesi memnun etme yazımızda ele alıyoruz.

Çifte mesai ve tükenmişlik

İşten çıkıp evdeki "ikinci işe" geçmek, dinlenmeye ve kendine zaman ayırmaya alan bırakmayabilir. Uzun süre bu tempoda yaşamak; sürekli yorgunluk, sabırsızlık, uyku sorunları ve "hiçbir şeye yetişemiyorum" duygusuyla kendini gösteren bir tükenmişliğe yol açabilir. Bu konuyu çalışan kadınlarda çifte yük yazımızda ayrıca inceliyoruz.

İyi anne olma kalıbı

Küçük çocuğu olan çalışan anneler sıklıkla "çocuğumu ihmal ediyorum" düşüncesiyle boğuşur. Oysa araştırmalar, çocuğun gelişimi için annenin sürekli yanında olmasından çok, birlikte geçirilen zamanın niteliğinin ve güvenli bir bakım düzeninin önemli olduğunu göstermektedir. Yine de toplumsal kalıplar o kadar güçlüdür ki, birçok anne bu bilgiye rağmen suçluluk duymaya devam eder.

Görünmeyen emek ve değersizlik

Tarlada ya da aile işletmesinde çalışan ama "çalışmıyor" sayılan kadınlar için sorun görünürlük değil, görünmezliktir. Emeğinin karşılığını almamak, ekonomik kararlarda söz sahibi olmamak ve kendi geliri olmamak, zamanla değersizlik ve bağımlılık duygularını besleyebilir.

Kendi gelirinin getirdiği güç

Madalyonun öbür yüzü de var. Kendi geliri olmak, birçok kadın için öz yeterlik duygusunu, karar alma gücünü ve ilişkideki dengeyi güçlendirir. Kendi parasıyla çocuğuna bir şey alabilmek, anne-babasına destek olabilmek ya da birikim yapabilmek, küçük görünen ama derin bir özgüven kaynağıdır. Bu nedenle çalışan kadınların yaşadığı zorlukları konuşurken, çalışmanın onlara kattıklarını da görmek gerekir.

Eğitimli ama işsiz kadınların bekleme odası

Üniversite mezunu olup iş bulamayan genç kadınlar, ailelerinden ve çevrelerinden gelen "ne zaman evleneceksin" ya da "o kadar okudun ne oldu" sorularıyla baş etmek zorunda kalabilir. Bu bekleme hali; öz güven kaybı, kimlik belirsizliği ve öğrenilmiş çaresizlikle sonuçlanabilir.

Başkalarının ne diyeceğini düşünmek doğaldır; ama hayatınızın yönünü yalnızca bu soruya bırakmak, kendi sesinizi kısmak demektir.

Diyelim ki iki çocuk annesi bir kadın, Çorum'da bir fabrikanın muhasebe biriminde çalışıyor. Kayınvalidesi çocuklara bakarken her akşam küçük bir sitem ediyor, eşi destekliyor ama ev işlerine pek karışmıyor, akrabalar bayram ziyaretlerinde "çalışmasan da olurdu" diyor. Kadın işini seviyor ve evin geçimine katkı yapmaktan gurur duyuyor; ama her gün işten çıkarken içinde bir suçluluk kıpırdıyor. Bu kurgusal örnekte sorun işin kendisi değil, kadının kendi değerini başkalarının onayına bağlamasıdır.

Küçük Şehirde Çalışan Kadın İçin Pratik Öneriler

  • Kendi gerekçelerinizi netleştirin. Neden çalışıyorsunuz? Ekonomik bağımsızlık, kendini gerçekleştirme, çocuklara örnek olmak... Gerekçelerinizi bilmek, eleştiriler karşısında sizi daha sağlam tutar.
  • Her eleştiriye yanıt vermek zorunda değilsiniz. "Teşekkür ederim, bizim için böylesi uygun" gibi kısa ve sakin bir cümle, uzun savunmalardan daha etkilidir.
  • Ev içi iş bölümünü açıkça konuşun. Eşinizle ev işleri ve çocuk bakımı konusunda somut bir paylaşım planı yapmak, çifte mesainin yükünü hafifletir.
  • Destek ağı kurun. Aynı durumdaki kadınlarla dayanışma, kooperatifler, meslek grupları ya da iş yerindeki kadın çalışanlarla kurulan bağlar yalnızlık duygusunu azaltır.
  • Kendinize zaman ayırın. Haftada birkaç saat bile olsa yalnızca size ait bir zaman dilimi, tükenmişliği önlemenin en basit yollarından biridir.
  • Mükemmel olma beklentisini bırakın. Ne iş yerinde ne evde her şeyi kusursuz yapmanız gerekmez; "yeterince iyi" olmak sürdürülebilir olandır.

İşverenler için

Esnek çalışma saatleri, kreş desteği ya da servis gibi düzenlemeler, özellikle küçük çocuğu ya da bakıma muhtaç yaşlı yakını olan kadınların işte kalmasını kolaylaştırır. Kadın çalışanların görüşlerinin alındığı, ayrımcılığa karşı açık kuralları olan bir iş yeri, aynı zamanda verimliliği de destekler.

Aileler ve eşler için

Çalışan bir kadına verilebilecek en değerli destek, yalnızca izin vermek değil, yükü paylaşmaktır. Eleştiri yerine takdir, sitem yerine somut yardım, hem kadının ruh sağlığını hem de aile ilişkilerini güçlendirir. Çocuklar da evde annelerinin emeğinin takdir edildiğini ve ev işlerinin paylaşıldığını gördüklerinde, ileride kendi ilişkilerinde daha dengeli bir iş bölümünü doğal karşılayan yetişkinler olarak büyürler.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Şu durumlarda bir uzmanla görüşmek yararlı olabilir:

  • Sürekli yorgunluk, uykusuzluk ve sinirlilik haftalardır devam ediyorsa
  • İşe gitmek ya da eve dönmek yoğun bir kaygı ya da isteksizlik yaratıyorsa
  • Suçluluk ve yetersizlik duyguları gündelik hayatınızı belirgin biçimde etkiliyorsa
  • Eşinizle ya da geniş ailenizle çalışma konusu yüzünden sürekli çatışma yaşıyorsanız
  • Hiçbir şeyden keyif alamıyor, kendinizi değersiz hissediyorsanız

Ev içinde baskı ya da şiddet yaşıyorsanız veya umutsuzluk ve kendinize zarar verme düşünceleri ortaya çıktıysa acil durumlarda 112'yi arayın.

Terapide İş, Aile ve Sosyal Baskı Nasıl Ele Alınır?

Terapide ilk adım, kadının yaşadığı zorlanmanın gerçek ve anlaşılır olduğunu kabul etmektir. Bilişsel davranışçı terapide (BDT) "İyi bir anne olsaydım çalışmazdım", "Herkes beni yargılıyor" ya da "Her şeyi ben yapmalıyım" gibi düşünceler incelenir ve daha dengeli alternatifler geliştirilir. Sınır koyma ve kendini ifade etme becerileri üzerine çalışmak, eleştiriler karşısında daha sakin ve net kalmayı kolaylaştırır.

Şema terapi bakış açısıyla, kendini feda etme ya da onay arayışı gibi erken dönem kalıplar ele alınabilir; bu kalıpların çocuklukta hangi deneyimlerle şekillendiğini anlamak, bugünkü seçimleri daha özgür yapmayı sağlar. Ev içi iş bölümü ve çatışmalar ilişkinin merkezindeyse çift görüşmeleri de bir seçenek olabilir. Yoğun çalışma temposu nedeniyle görüşmelere yüz yüze katılmakta zorlananlar için bireysel terapi online olarak da sürdürülebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Küçük şehirde çalışan kadınlar daha mı fazla baskı hisseder?

Büyük şehirlerde de benzer zorluklar yaşanır; ancak küçük şehirlerde insanların birbirini tanıması sosyal denetimi daha görünür hâle getirebilir. Bu baskının ne kadar hissedildiği aileden aileye ve kişiden kişiye değişir.

Çalışan anne olmak çocuğa zarar verir mi?

Araştırmalar, çocuğun gelişiminde annenin çalışıp çalışmamasından çok, bakımın güvenli ve tutarlı olmasının ve birlikte geçirilen zamanın niteliğinin belirleyici olduğunu gösteriyor.

Ailemin eleştirileriyle nasıl baş edebilirim?

Eleştirilerin arkasındaki kaygıyı anlamaya çalışmak, ama kararınızı savunmak zorunda hissetmemek yardımcı olabilir. Kısa, sakin ve tutarlı yanıtlar vermek ve eşinizle ortak bir tutum belirlemek önemlidir.

Ücretsiz aile işçiliği ne demek?

Aile işletmesinde ya da tarlada herhangi bir ücret almadan çalışmayı ifade eder. Bu emek ekonomik olarak değerli olduğu hâlde çoğu zaman "çalışmak" olarak görülmez; bu da kadının kendi emeğini değersiz hissetmesine yol açabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler
Okumaya devam edin

İlgili makaleler