Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Hattuşa Ziyaretçi Sayısı: Dünya Mirası Kapımızda, Neden Az Gidiyoruz?

Hattuşa Ziyaretçi Sayısı: Dünya Mirası Kapımızda, Neden Az Gidiyoruz?

Hattuşa ziyaretçi sayısı ne anlatıyor? Çorum'daki miras alanlarının verilerini, yakındaki değeri görmemenin psikolojisini ve küçük adımları okuyun.

Birçok Çorumlu için Hattuşa, "bir gün mutlaka gideriz" denilen yerlerden biridir. Boğazkale yolu bilinir, okul kitaplarındaki aslanlı kapı tanıdıktır, ama ziyaret bir türlü takvime girmez. Oysa Hattuşa 1986'dan beri UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde ve Türkiye'nin bu listeye giren dördüncü varlığı. Hattuşa ziyaretçi sayısı ise bu unvanın gölgesinde oldukça mütevazı kalıyor. Bu yazıda rakamların ne söylediğine, yakınımızdaki değerli şeyleri neden fark etmediğimize ve bu "nasılsa burada" duygusunun gündelik hayatımızdaki başka ertelemelerle nasıl benzeştiğine bakacağız. Amaç kimseyi suçlamak değil; tanıdık bir alışkanlığı psikolojik bir merakla incelemek.

Hattuşa Ziyaretçi Sayısı: Rakamlar Ne Söylüyor?

İl Genel Meclisi Turizm Komisyonu raporuna dayanan yerel haberlere göre 2023'te Çorum'daki üç ana müze ve ören yeri (Çorum Müzesi, Alacahöyük ve Boğazköy Müzesi ile Hattuşa) toplam 117.424 ziyaretçi ağırladı. Bunların 108.670'i yerli, 8.754'ü yabancı ziyaretçiydi. Aynı yıl TÜİK'in Kültürel Miras İstatistiklerine göre Türkiye genelinde müze ve ören yerlerine yapılan ziyaret sayısı 55.752.208'di. Bu iki rakamdan yapılan basit bir hesapla Çorum'un payı yaklaşık binde 2'ye, yani yaklaşık %0,21'e denk geliyor.

Alanlara tek tek bakınca tablo şöyle:

  • Boğazköy Müzesi ve Hattuşa ören yeri: 56.833 ziyaretçi (49.251 yerli, 7.582 yabancı; yabancı payı yaklaşık %13)
  • Alacahöyük ören yeri ve müzesi: 33.737 ziyaretçi (yabancı ziyaretçi 809)
  • Çorum Müzesi: 26.854 ziyaretçi (yabancı ziyaretçi 363)

Karşılaştırma için bir fikir vermesi açısından: TÜİK verilerine göre 2024'te İstanbul'daki müzeler 18 milyonun, Nevşehir'dekiler 4,4 milyonun üzerinde ziyaretçi aldı. Yıllar farklı olduğu için bu yalnızca kaba bir karşılaştırma; yine de büyüklük farkı açık.

Rakamların bir de umut veren yüzü var. Pandemi yıllarında ciddi biçimde düşen ziyaretler toparlandı; 2024'ün yalnız ilk yedi ayında Hattuşa 43.996 ziyaretçiye ulaştı. Ayrıca alanda 1906'da başlayan kazılar 2026'da 120. yılına girdi; yani Hattuşa hâlâ yaşayan, her sezon yeni bulgu çıkaran bir alan.

Verinin sınırlarını da belirtmek gerekir. 2024'ün tamamına ve 2025'e ait il bazlı resmî ziyaretçi tablolarına bu yazı hazırlanırken ulaşılamadı. Ziyaretçi sayısı bir kişinin kaç kez geldiğini, okul gezisiyle mi yoksa aileyle mi geldiğini göstermez. Yine de bir şey dikkat çekiyor: 2023'teki ziyaretçilerin yaklaşık %92'si yerli. Hattuşa, turistik bir vitrinden çok bölgenin kendi insanının uğradığı bir yer. Asıl soru da burada başlıyor: Bu bölgenin insanı, kendi mirasına ne sıklıkla gidiyor?

Neden "Nasılsa Burada" Diyoruz? Sosyolojik Bir Okuma

Az ziyaretin tek bir nedeni yok; birkaç yapısal etken birlikte rol oynuyor olabilir. Bunları kesin nedenler olarak değil, olası etkenler olarak düşünmek gerekir.

Ulaşım ve zaman. Hattuşa il merkezine yakın sayılır ama kendiliğinden yolu düşen bir yer değildir. Özel bir gün ayırmak, araç ya da tur ayarlamak gerekir. Hafta içi işte, hafta sonu misafirde, bayramda akraba ziyaretinde geçen bir takvimde "özel gün" kolay bulunmaz.

Mirasın "okul gezisi" olarak kodlanması. Pek çok kişinin Hattuşa'yla ilk ve tek teması bir ilkokul ya da ortaokul gezisidir. Böyle olunca yer zihinde "çocukken gidilen" bir yere dönüşür; yetişkin hayatında yeniden ziyaret etmek için bir gerekçe görülmez.

Gündelik hayatın öncelikleri. Hayat pahalılığı, iş yoğunluğu ve bakım sorumlulukları arttıkça boş zaman da daha "verimli" geçirilmesi gereken bir kaynak gibi görülür. Bir ören yerini gezmek, eksik bir işi tamamlamak kadar acil hissettirmez.

Görünürlük ve anlatı. Bir yerin ziyaret edilmesi, o yer hakkında anlatılan hikâyelerle de ilgilidir. Kapadokya ya da İstanbul ulusal ve uluslararası anlatıların merkezindeyken, Hitit mirası çoğu zaman uzmanlara özgü, uzak bir konu gibi algılanabilir.

Bölgesel ziyaret alışkanlıkları. Konaklama verileri de benzer bir tabloya işaret ediyor: Aynı raporda 2023'te Çorum'daki konaklama tesislerinde ağırlanan yaklaşık 183 bin kişinin büyük çoğunluğunun yerli olduğu görülüyor. Kente gelenlerin önemli bir kısmı iş, aile ziyareti ya da kısa bir mola için geliyor olabilir; bu da mirasın yolculuğun asıl amacı değil, "vakit kalırsa" eklenen bir durak olarak görülmesine yol açabilir.

Bu etkenler Çorum'a özgü bir eksiklik değil; bir şehrin ünlü yerlerini en geç görenlerin çoğu zaman o şehirde yaşayanlar olması pek çok yerde bilinen bir durumdur. Çorum'u farklı kılan, bu durumun dünya ölçeğinde bir mirasın hemen yanında yaşanması.

Yakındaki Değerin Görünmezliği: Psikolojik Bir Okuma

Psikolojide alışma (habituation) denilen bir süreç vardır: Sürekli çevremizde olan bir uyaran zamanla dikkatimizi çekmeyi bırakır. Evin önündeki ağacı ilk taşındığımızda fark ederiz, birkaç ay sonra görmeyiz bile. Yakındaki tarihî yerler de benzer biçimde "arka plana" geçebilir.

Buna bir de erteleme eklenir. Bir şey her zaman ulaşılabilir göründüğünde onu yapmak için acele etmeyiz. "Nasılsa burada, bir gün gideriz" düşüncesi mantıklı görünür ama o "bir gün" çoğu zaman gelmez. Aynı düşünce kalıbını hayatın başka alanlarında da tanırız: Anneanneyi arayıp eski fotoğrafları sormak, bir arkadaşla uzun zamandır konuşulan buluşmayı yapmak, ertelenen bir yürüyüş. Ertelemenin altında bazen yorgunluk, bazen de "nasılsa her zaman yapabilirim" yanılgısı yatar. Bu konuda daha ayrıntılı bilgiyi erteleme alışkanlığı yazımızda bulabilirsiniz.

Yakınımızda olan her şeyi her zaman yapılabilir sanırız; oysa bir şeyi değerli kılan çoğu zaman ona ayırdığımız zamandır.

Bir başka boyut da yer kimliği. Çevre psikolojisinde mekâna bağlılık, kişinin bir yerle kurduğu duygusal, bilişsel ve davranışsal bağ olarak tanımlanır (Scannell ve Gifford, 2010). Bu bağ yalnızca orada yaşamakla değil, o yerle ilgili deneyimler biriktirmekle güçlenir. Hattuşa'yı hiç gezmemiş biri de Çorumlu olmaktan gurur duyabilir; ama yerinde yürümek, taşlara dokunmak, çocuğuna bir şey anlatmak bu gururu kişisel bir deneyime dönüştürür.

Kuşaklar arası aktarım da burada devreye girer. Bir yerle bağımızı çoğu zaman bize o yeri ilk gösteren kişi biçimlendirir: "Dedem beni buraya getirmişti" cümlesi, taşlara kişisel bir anlam yükler. Ebeveynler kendi mirasına mesafeli olduğunda çocukların da bu yeri yalnızca ders kitabındaki bir fotoğraf olarak tanıması şaşırtıcı değildir. Tersine, birlikte yapılan küçük bir gezi, çocuğun "benim şehrim" duygusuna somut bir anı ekler.

Diyelim ki Ankara'da yaşayan bir aile, bayramlarda Çorum'a gelip yalnızca akraba evlerini dolaşıyor. Yıllar içinde çocuklar için Çorum, "büyükannemin evi ve uzun yol" anlamına gelmeye başlar. Bir bayram sabahı ayrılan birkaç saatlik bir Hattuşa gezisi, aynı şehre bambaşka bir pencere açabilir.

Alan yazın, miras alanlarını ziyaret etmenin iyi oluşla ilişkili olabileceğini gösteriyor. İngiltere'de yapılan bir çalışmada miras alanı ziyaret edenlerin yaşam doyumunun daha yüksek olduğu bulunmuş (Fujiwara ve ark., 2014). Bu bir Çorum verisi değil ve nedensellik göstermiyor; ziyaret edenler zaten daha iyi hisseden, daha fazla zamanı ve imkânı olan kişiler olabilir. Yine de açık havada yürümek, yeni bir şey öğrenmek ve sevdiklerimizle ortak bir deneyim yaşamak, iyi oluşu destekleyen bilinen bileşenlerdir.

Hattuşa Ziyaretçi Sayısı Artabilir mi? Bireyler ve Aileler İçin Öneriler

Kurumların tanıtım çalışmaları önemli, ama bu yazının konusu bireylerin kendi deneyimi. Hattuşa ziyaretçi sayısına her yıl eklenen her bir kişi, aslında bir ailenin kendine ayırdığı bir günü temsil ediyor. Aşağıdaki öneriler, ertelemeyi azaltmak ve bu ziyareti anlamlı kılmak için düşünülebilir:

  • "Bir gün"ü takvime çevirin. Belirsiz niyetler en kolay ertelenen niyetlerdir. Gelecek iki ay içinde bir cumartesi seçip not almak, ziyareti somutlaştırır.
  • Küçük başlayın. Bütün alanı bir günde gezmek zorunda değilsiniz. Yalnızca Aslanlı Kapı'ya ya da Yazılıkaya'ya gitmek de bir başlangıçtır.
  • Bir hikâyeyle gidin. Gitmeden önce aile olarak kısa bir video izlemek ya da birkaç sayfa okumak, taşları hikâyeye dönüştürür. Çocuklar "burada ne olmuş?" sorusuyla daha ilgili olur.
  • Ziyareti bir ritüele bağlayın. Mevsim değişimi, karne günü ya da memlekete gelen bir akrabanın ziyareti gibi tekrar eden olaylara bağlanan geziler daha kolay sürer.
  • Beklentiyi gerçekçi tutun. Ören yeri bir lunapark değildir; yürüyüş, rüzgâr ve sessizlik deneyimin parçasıdır. Rahat ayakkabı ve suyla gitmek, günün tadını kaçırmamak için yeter.
  • Deneyimi paylaşın ama gösteriye çevirmeyin. Fotoğraf çekmek güzeldir; ancak günün amacı paylaşım değil, birlikte geçirilen zamandır.

Yaşlı bir yakınınız varsa ona eşlik etmek, ya da gençlik yıllarında gittiği bir yeri yeniden görmesini sağlamak da güçlü bir anı yaratabilir. Müze ve miras ziyaretlerinin farklı yaş grupları için anlamını müze gezmenin ruh sağlığına etkisi yazımızda ayrıca ele alıyoruz.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Hattuşa'ya gitmemek elbette bir ruh sağlığı sorunu değildir. Ancak bazen "hiçbir yere gitmek istemiyorum" duygusu, yalnızca bir alışkanlıktan fazlasını anlatır. Şu durumlarda bir uzmanla görüşmek faydalı olabilir:

  • Eskiden keyif aldığınız gezilere, buluşmalara ya da hobilere karşı haftalardır isteksizlik hissediyorsanız
  • Planlar yapıp sürekli son anda iptal ediyor ve bunun ardından suçluluk duyuyorsanız
  • Evden çıkmak, kalabalığa karışmak ya da yola çıkmak belirgin bir kaygı yaratıyorsa
  • Ertelemeler işinizi, ilişkilerinizi ve öz saygınızı etkilemeye başladıysa
  • Yorgunluk, uyku düzensizliği ve umutsuzluk gibi duygular günlük hayatınızı zorlaştırıyorsa

Bu işaretler tek başına bir tanı anlamına gelmez. Ancak keyif alamama hâli uzun sürdüğünde, anhedoni ya da depresif bir dönemle ilişkili olabilir ve değerlendirilmesi önemlidir. Bu konuda depresyon ve duygu durumu sayfamızda daha fazla bilgi bulabilirsiniz.

Terapide Erteleme ve Geri Çekilme Nasıl Ele Alınır?

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), erteleme ve geri çekilmeyi hem düşünceler hem de davranışlar üzerinden ele alır. Önce kişinin gün içindeki etkinlikleri ve bu etkinliklerle ilişkili ruh hâli birlikte izlenir. Çoğu zaman kişinin "hiç zamanım yok" diye düşündüğü bir haftada küçük ama anlamlı etkinliklere yer açılabileceği görülür.

Davranışsal aktivasyon adı verilen yaklaşımda, kişinin değer verdiği alanlarda küçük ve ulaşılabilir adımlar planlanır. Örneğin "ailemle daha fazla zaman geçirmek" bir değerse, bunun somut karşılığı "ayda bir kez birlikte yeni bir yer görmek" olabilir. Adımın büyüklüğü kişinin o anki enerjisine göre ayarlanır.

Bunun yanında "Nasılsa sonra yaparım", "Gitsek de bir şey değişmez" ya da "Bunun için önce her şeyin düzene girmesi lazım" gibi otomatik düşünceler incelenir. Bu düşüncelerin ne kadar gerçekçi olduğu, kişiye neye mal olduğu ve alternatif bakış açıları konuşulur. Şema odaklı bir bakışla, "kendime zaman ayırmak bencilliktir" gibi daha derin inançlar da ele alınabilir.

Diyelim ki biri yıllardır çocuklarıyla bir yere gitmeyi istiyor ama her hafta sonu ev işleri ve misafirlerle doluyor. Terapide bu kişinin kendine ve ailesine dair önceliklerini yeniden düşünmesi, "hayır" demeyi ya da ertelemeyi fark etmeyi öğrenmesi üzerine çalışılabilir. Çorum'da yüz yüze ya da online görüşmelerle bu tür çalışmalar kişinin temposuna uygun biçimde planlanabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Hattuşa'yı ziyaret etmek için ne kadar zaman ayırmak gerekir?

Bu, ne kadar ayrıntılı gezmek istediğinize bağlıdır. Ören yeri geniştir ve yürüyüş gerektirir; birkaç saatlik bir ziyaretle bile önemli noktaları görmek mümkündür. Yazılıkaya ve Boğazköy Müzesi'ni de eklemek isterseniz günün büyük bölümünü ayırmak daha rahat olur.

Çocuklar ören yeri gezmekten sıkılmaz mı?

Sıkılabilirler; bu doğaldır. Gitmeden önce kısa bir hikâye anlatmak, onlara "kapıdaki aslanları bul" gibi küçük görevler vermek ve geziyi kısa tutmak ilgilerini artırabilir. Amaç her şeyi öğretmek değil, olumlu bir anı bırakmaktır.

Yakındaki yerleri hep ertelemek bir sorun mu?

Çoğu zaman değildir; insanların büyük kısmı kendi şehrindeki ünlü yerleri geç ziyaret eder. Ancak erteleme hayatın pek çok alanına yayılmışsa ve sizi üzüyorsa, bunun ardındaki yorgunluk, kaygı ya da isteksizliği konuşmak faydalı olabilir.

Miras alanlarını gezmek ruh sağlığına gerçekten iyi gelir mi?

Araştırmalar, miras ve kültür etkinliklerine katılımın yaşam doyumuyla ilişkili olduğunu gösteriyor; ancak bu ilişki nedensel olarak kanıtlanmış değil. Açık havada yürümek, yeni bir şey öğrenmek ve sevdiklerinizle vakit geçirmek, iyi oluşu destekleyebilecek deneyimlerdir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler
Okumaya devam edin

İlgili makaleler