Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Psikolog Ne Yapar? Psikoloğa Gidince Gerçekte Neler Olur?

Psikolog Ne Yapar? Psikoloğa Gidince Gerçekte Neler Olur?

Psikolog ne yapar, ilk görüşmede neler olur, psikiyatristten farkı nedir? Psikoloğun görevlerini, çalışma yöntemlerini ve yapmadığı şeyleri bu rehberde okuyun.

Telefonda randevu sayfasını üçüncü kez açıp kapatıyorsunuz. Aylardır içinizde bir ağırlık var; uykularınız bölünüyor, eskiden keyif aldığınız şeyler artık sizi çekmiyor. Arkadaşınız "Bir psikoloğa git" dedi ama kafanızda bir sürü soru var: Gidince ne olacak? Divana mı yatıracak, test mi yapacak, ilaç mı verecek? Sadece dinleyip başını mı sallayacak? Psikolog ne yapar sorusunun yanıtı, film ve dizilerden edindiğimiz izlenimlerden epey farklıdır. Bu yazıda psikoloğun gerçekte ne iş yaptığını, psikiyatrist ve diğer meslek gruplarından farkını, bir psikoloğa gittiğinizde nelerle karşılaşacağınızı ve hangi durumlarda başvurmanın yararlı olabileceğini ele alıyorum.

Psikolog Ne Yapar? Kısa Bir Tanım

Psikolog, insan davranışını, duygularını ve düşünce süreçlerini bilimsel yöntemlerle inceleyen ve bu bilgiyi insanların yaşam kalitesini artırmak için kullanan bir meslek mensubudur. Türkiye'de psikolog olmak için üniversitelerin dört yıllık psikoloji lisans programını tamamlamak gerekir. Psikoloğun eğitimi tıp temelli değil, davranış bilimleri temellidir.

Psikoloji geniş bir alandır. Gelişim psikolojisinden sosyal psikolojiye, endüstri ve örgüt psikolojisinden bilişsel psikolojiye kadar pek çok dalı vardır. Bu yazıda en çok merak edilen alana, yani ruh sağlığı alanında danışanlarla doğrudan çalışan psikologlara odaklanıyorum.

Bu alanda bir psikoloğun temel işi, kişinin yaşadığı psikolojik zorlukları anlamak, değerlendirmek ve bu zorluklarla baş etmesine yardımcı olmaktır. Bunu yaparken konuşmaya, bilimsel olarak araştırılmış terapi yöntemlerine ve gerektiğinde psikolojik ölçme araçlarına başvurur.

Psikolog, Klinik Psikolog ve Psikiyatrist: Kim Kimdir?

Bu kavramlar sıkça karıştırılır. Aralarındaki farkı bilmek, doğru kişiye başvurmanızı kolaylaştırır.

Psikolog: Psikoloji lisans eğitimini tamamlamış kişidir. Lisans eğitimi temel bir altyapı sunar; psikoterapi yapabilmek için bunun üzerine ek eğitim ve süpervizyon gerekir.

Klinik psikolog: Psikoloji lisansının ardından klinik psikoloji alanında yüksek lisans yapmış psikologdur. Ruhsal sorunların değerlendirilmesi, psikolojik testlerin uygulanması ve psikoterapi konusunda daha kapsamlı bir eğitim almıştır. Çoğu klinik psikolog, bunun yanında bilişsel davranışçı terapi, şema terapi ya da oyun terapisi gibi belirli bir yaklaşımda uzun soluklu eğitimler de alır.

Psikiyatrist: Tıp fakültesini bitirdikten sonra psikiyatri alanında uzmanlık eğitimi almış bir hekimdir. Ruhsal hastalıkların tanısını koyar ve gerektiğinde ilaç tedavisi düzenler. Psikolog ilaç yazmaz; ilaç gerekebilecek durumlarda psikiyatri hekimine yönlendirir.

Psikolojik danışman: Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) bölümü mezunudur. Okullarda rehber öğretmen olarak ya da danışmanlık merkezlerinde çalışır.

Psikolog ile psikiyatrist çoğu zaman birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır. Örneğin ağır bir depresyon yaşayan biri hem psikiyatrik değerlendirme ve ilaç tedavisinden hem de psikoterapiden yararlanabilir. Bu konuyu psikolog ile psikiyatrist arasındaki fark yazısında ayrıntılı olarak ele aldık.

Psikolog Ne Yapar? Temel Görevler

Ruh sağlığı alanında çalışan bir psikoloğun işi birkaç ana başlıkta toplanabilir.

Değerlendirme ve klinik görüşme

Psikoloğun ilk işi, sizi ve yaşadığınız zorluğu anlamaktır. Bunun için yapılandırılmış ya da yarı yapılandırılmış görüşmeler yapar: Sorun ne zaman başladı, nasıl seyrediyor, gündelik hayatınızı nasıl etkiliyor, geçmişte benzer bir şey yaşandı mı, aileniz, ilişkileriniz, işiniz ya da okulunuz nasıl? Bu bilgiler, sorunun bir resmini çıkarmaya ve çalışmanın yönünü belirlemeye yardımcı olur.

Psikolojik testler

Gerektiğinde psikolog, zekâ, dikkat, kişilik, duygu durumu ya da gelişim düzeyini ölçen standart testler uygular. Bu testler bir "sınav" değil, gözlem ve görüşmeyi tamamlayan bilimsel araçlardır. Her testin geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları vardır ve yalnızca bu konuda eğitim almış kişilerce uygulanmalıdır. İnternette karşılaşılan eğlence amaçlı testlerle karıştırılmamalıdır.

Psikoterapi

Psikoloğun en bilinen işi psikoterapidir. Psikoterapi, belirli bir yöntem çerçevesinde, düzenli seanslarla yürütülen ve kişinin duygusal, düşünsel ya da davranışsal zorluklarında değişim sağlamayı amaçlayan bir süreçtir. "Sadece konuşmak" gibi görünse de arkasında yapılandırılmış bir kuram, belirlenmiş hedefler ve araştırmalarla desteklenen teknikler vardır.

Psikoeğitim

Psikolog, yaşadığınız sorunun nasıl işlediğini anlamanız için bilgi verir. Örneğin panik atak yaşayan birine, bedenin alarm sisteminin nasıl çalıştığını ve çarpıntının neden tehlikeli olmadığını anlatmak, kaygıyı azaltmanın önemli bir parçasıdır. Ebeveynlere çocuk gelişimi hakkında bilgi vermek de bu kapsamdadır.

Yönlendirme ve iş birliği

Psikolog, gerektiğinde psikiyatri hekimi, nörolog, çocuk doktoru, okul ya da sosyal hizmet birimleriyle iş birliği yapar. Her şeyi tek başına çözmeye çalışmaz; ihtiyacınıza en uygun desteğe ulaşmanız için köprü görevi görür.

Önleyici çalışmalar

Okullarda, kurumlarda ya da afet sonrası dönemlerde psikologlar, sorunlar ortaya çıkmadan önce farkındalık oluşturmaya, dayanıklılığı artırmaya ve risk gruplarını belirlemeye yönelik çalışmalar da yürütür. 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından bölgede yürütülen psikososyal destek çalışmaları, bunun bilinen örneklerindendir.

Psikolog Nerelerde Çalışır?

Psikolog ne yapar sorusunun yanıtı, biraz da nerede çalıştığına göre değişir. Ruh sağlığı alanındaki psikologların sık bulunduğu yerler şunlardır:

  • Devlet ve üniversite hastaneleri: Psikiyatri kliniklerinde değerlendirme, test uygulaması ve psikoterapi yürütürler; çocuk ve ergen ruh sağlığı birimlerinde ailelerle birlikte çalışırlar.
  • Özel muayenehane ve danışmanlık merkezleri: Bireysel, çift, aile, çocuk ve ergen terapisi yürütülen, randevuyla çalışan merkezlerdir.
  • Rehabilitasyon ve özel eğitim kurumları: Gelişimsel farklılıkları olan çocuklar ve aileleriyle çalışırlar.
  • Adli alan: Mahkemelere bilirkişi raporu hazırlayabilir, cezaevlerinde ve çocuk koruma alanında görev alabilirler.
  • Kurumlar: Bazı şirketlerde çalışan destek programları kapsamında danışmanlık ve eğitim verirler.
  • Afet ve kriz alanları: Deprem, sel gibi afetlerin ardından psikososyal destek ekiplerinde yer alırlar.
  • Online platformlar: Farklı şehirlerde ve yurt dışında yaşayan danışanlarla görüntülü görüşme yoluyla çalışırlar.

Bu çeşitlilik, psikoloğa başvururken onun hangi alanda deneyimli olduğunu sormanın neden önemli olduğunu da gösterir. Çocuğu için destek arayan bir ebeveynle yetişkin bir danışanın ihtiyaçları farklıdır.

Psikoloğa Gidince Gerçekte Neler Olur?

Film ve dizilerde gördüğümüz deri divanlar, sessizce not alan ve "Bu size ne hissettiriyor?" diye soran terapist imajı, gerçeği pek yansıtmaz.

Ortam: Çoğu psikoloğun çalışma odası, iki koltuk ya da bir koltuk ve kanepeden oluşan sakin bir alandır. Karşılıklı oturur ve konuşursunuz. Çocuklarla çalışan psikologların odalarında ise oyuncaklar, kum havuzu ve resim malzemeleri bulunur; çünkü çocuklar kendilerini oyunla ifade eder.

İlk görüşme: İlk seansta psikolog sizi tanımaya çalışır. Neden başvurduğunuzu, sorunun geçmişini, hayatınızın genel durumunu sorar. Gizlilik ilkeleri ve sınırları, seansların süresi ve sıklığı, ücret ve iptal koşulları gibi pratik konular da konuşulur. Siz de psikoloğa yaklaşımı, deneyimi ve sürecin nasıl ilerleyeceği hakkında sorular sorabilirsiniz; bu sorular hem sizi rahatlatır hem de doğru eşleşmeyi anlamanıza yardım eder. İlk seansta neler olduğunu ve nasıl hazırlanabileceğinizi ilk terapi seansı yazısında ayrıntılı bulabilirsiniz.

Hedef belirleme: İlk birkaç görüşmenin ardından psikolog, değerlendirmesini sizinle paylaşır ve birlikte hedefler belirlenir. "Toplantılarda söz alabilmek", "Uykuya dalmayı kolaylaştırmak", "Eşimle tartışırken bağırmamak" gibi somut hedefler, sürecin yönünü belirler.

Sonraki seanslar: Seanslar genellikle 45-50 dakika sürer ve çoğu zaman haftada bir yapılır. Seanslarda haftanın değerlendirmesi, belirlenen konular üzerinde çalışma ve gerekirse seans dışında uygulanacak küçük çalışmalar yer alır.

Sonlanma: Hedeflere ulaşıldığında ya da kişi kendi başına ilerleyebilecek noktaya geldiğinde, süreç birlikte kararlaştırılarak sonlandırılır.

Diyelim ki iş yerindeki yoğunluk nedeniyle aylardır uyuyamayan, sürekli gergin ve sinirli olan bir mühendis ilk kez bir psikoloğa başvuruyor. İlk seansta uykusunu, iş temposunu, ailesini ve kendine dair beklentilerini anlatıyor. Psikolog ona yalnızca "Stresi azaltın" demiyor; uykusunu bozan alışkanlıkları, "Her şeyi kusursuz yapmalıyım" inancını ve bedeninin alarm hâlini birlikte inceleyecekleri bir plan öneriyor. Birkaç hafta sonra mühendis, ilk kez gece yarısı iş e-postalarını kontrol etmeden uyuyabildiğini fark ediyor.

Psikolog size yeni bir hayat vermez; zaten var olan hayatınızın içinde daha geniş bir yer açmanıza eşlik eder.

Psikoloğun Yapmadığı Şeyler

Psikolog hakkındaki bazı yaygın yanlış inanışlar, insanların başvurmaktan çekinmesine neden olabilir.

  • İlaç yazmaz. Psikolog ilaç önermez, reçete düzenlemez. İlaç gerekebilecek durumlarda psikiyatri hekimine yönlendirir.
  • Zihin okumaz. Psikolog, siz anlatmadan sizin hakkınızda her şeyi bilemez. Bir bakışta "sizi çözmez"; anlamak için sizinle birlikte çalışır.
  • Yargılamaz. Anlattıklarınızı ahlaki bir değerlendirmeye tabi tutmaz. Amacı sizi anlamaktır.
  • Kararlarınızı sizin yerinize vermez. Hayatınızla ilgili büyük kararlarda size hazır bir yanıt sunmaz; seçeneklerinizi netleştirmenize yardım eder. Bu konuyu psikolog akıl verir mi yazısında ayrıca ele aldık.
  • Sırlarınızı paylaşmaz. Gizlilik, mesleğin temel ilkelerindendir. Yalnızca ciddi bir güvenlik riski gibi sınırlı durumlarda istisnalar vardır ve bunlar baştan konuşulur.
  • Herkese aynı yöntemi uygulamaz. Her danışanın öyküsü, ihtiyacı ve hızı farklıdır; terapi bu farklılıklara göre şekillenir.

Psikolog Hangi Yöntemlerle Çalışır?

Psikologlar, farklı kuramsal yaklaşımlara dayanan terapi yöntemleri kullanır. En yaygın olanlardan bazıları şunlardır:

Bilişsel davranışçı terapi (BDT): Düşünceler, duygular ve davranışlar arasındaki ilişkiye odaklanır. Kişinin işlevsel olmayan düşünce kalıplarını fark etmesine ve yeni davranışlar denemesine yardım eder. Kaygı bozuklukları, depresyon ve obsesif kompulsif bozukluk gibi pek çok alanda etkinliği araştırmalarla desteklenmiştir.

Şema terapi: Çocuklukta oluşan ve yetişkinlikte tekrarlayan derin inanç ve duygu kalıplarına odaklanır. Uzun süredir devam eden ilişki sorunları ve kişilik örüntüleri üzerinde çalışmak için kullanılır.

Oyun terapisi: Çocukların kendilerini oyun yoluyla ifade etmelerine dayanır. Çocuk merkezli oyun terapisinde terapist, çocuğun liderliğini izleyerek güvenli bir ilişki sunar.

Çift ve aile terapisi: Sorunun yalnızca bireyde değil, ilişkilerde ve sistemde nasıl sürdüğünü ele alır.

Bunların dışında kabul ve kararlılık terapisi, EMDR, duygu odaklı terapi gibi başka yaklaşımlar da vardır. Psikoloğun hangi yaklaşımla çalıştığını sormak, başvururken haklı ve yerinde bir sorudur.

Psikoloğa Ne Zaman Gidilir?

Psikoloğa gitmek için "ciddi bir sorun" yaşamanız gerekmez. Şu durumlarda başvurmak yararlı olabilir:

  • Birkaç haftadır süren üzüntü, kaygı, öfke ya da huzursuzluk,
  • Uyku ve iştahta belirgin değişiklikler,
  • İş, okul ya da ev sorumluluklarında belirgin aksamalar,
  • İlişkilerde tekrar eden çatışmalar,
  • Kayıp, ayrılık, taşınma ya da iş değişikliği gibi zor yaşam olaylarına uyum sağlamakta zorlanmak,
  • Çocukta ya da ergende davranış, uyku, okul ya da duygu düzenlemeyle ilgili kaygılar,
  • Kendinizi daha iyi tanımak ve gelişmek istemek.

Bu belirtiler tek başına bir tanı anlamına gelmez; ancak bir uzmanla konuşmanın değerli olabileceğine işaret eder. Kendinize zarar verme ya da yaşamınıza son verme düşünceleriniz varsa, acil durumlarda 112'yi arayın veya en yakın acil servise başvurun.

Yetişkinlerle yürütülen sürecin nasıl yapılandırıldığını merak ediyorsanız bireysel terapi sayfasına göz atabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Psikoloğa gitmek için doktordan sevk almam gerekir mi?

Özel muayenehane ya da danışmanlık merkezlerinde psikoloğa başvurmak için sevk gerekmez; doğrudan randevu alabilirsiniz. Kamu hastanelerinde ise süreç genellikle psikiyatri polikliniği üzerinden işler ve kurumun işleyişine göre değişebilir. Başvuracağınız yerin koşullarını önceden öğrenmek, süreci kolaylaştırır.

Psikolog tanı koyabilir mi?

Klinik psikolog, görüşme ve testler sonucunda kapsamlı bir psikolojik değerlendirme yapabilir ve bir klinik görüş oluşturabilir. Resmî tıbbi tanı koymak ve ilaç tedavisini düzenlemek ise psikiyatri hekiminin alanındadır. İki meslek grubu, gerektiğinde iş birliği içinde çalışır.

Psikolog çocuklarla da çalışır mı?

Evet. Çocuk ve ergenlerle çalışan psikologlar, yaşa uygun yöntemler kullanır; küçük çocuklarla oyun ve resim, ergenlerle ise daha çok konuşmaya dayalı ama onların diline uygun bir çalışma yürütülür. Bu süreçte ebeveynlerle yapılan görüşmeler de önemli bir yer tutar.

Online görüşme yüz yüze görüşme kadar işe yarar mı?

Araştırmalar, pek çok sorun için online terapinin yüz yüze terapiye yakın sonuçlar verebildiğini göstermektedir. Ulaşım güçlüğü, yoğun iş temposu ya da farklı bir şehirde yaşamak gibi durumlarda online görüşme pratik bir seçenektir. Yine de bazı durumlarda, örneğin küçük çocuklarla çalışırken, yüz yüze görüşme tercih edilebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler
Okumaya devam edin

İlgili makaleler