Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Sanat Terapisi Nedir? Resimle ve Malzemeyle Kendini İfade Etmek

Sanat Terapisi Nedir? Resimle ve Malzemeyle Kendini İfade Etmek

Sanat terapisi nedir, yetenek gerektirir mi? Resim, kil ve kolajla çalışmanın mantığını, kimlere uygun olduğunu ve evde deneyebileceğiniz çalışmaları okuyun.

"Ne hissettiğimi anlatamıyorum" cümlesi, terapi odasında en sık duyulan cümlelerden biridir. Bazen duygular o kadar karışıktır ki sözcüklere sığmaz; bazen de yaşanan şey öylesine ağırdır ki ağızdan çıkmaz. Böyle anlarda bir kâğıt, birkaç pastel boya ya da bir parça kil, konuşmanın başaramadığını başarabilir. Sanat terapisi, bu fikirden yola çıkan bir psikoterapi yaklaşımıdır. Bu yazıda bu yaklaşımın ne olduğunu, resim yapmayı bilmeyen birinin de neden bu çalışmadan yararlanabileceğini, bir seansta neler olduğunu, kimler için uygun olabileceğini ve sık karıştırılan "resim yorumlama" ile arasındaki farkı anlatıyoruz. Yazının sonunda evde güvenle deneyebileceğiniz bazı basit çalışmalara da yer verdik.

Sanat Terapisi Nedir?

Sanat terapisi, resim, boyama, kil, kolaj ve benzeri görsel sanat malzemelerinin, eğitimli bir terapistle kurulan terapötik ilişki içinde, kişinin duygularını ifade etmesi, kendini anlaması ve iyileşme sürecini desteklemesi amacıyla kullanıldığı bir psikoterapi yaklaşımıdır.

Bu tanımın üç önemli parçası vardır. Birincisi, kullanılan araç sanattır; ama amaç sanat eseri üretmek değildir. İkincisi, çalışma bir terapist eşliğinde ve bir ilişki içinde yürür. Üçüncüsü, hedef estetik değil, psikolojiktir: duyguyu dışa vurmak, düzenlemek, anlamak ve onunla yeni bir ilişki kurmak.

Alanın bir meslek olarak şekillenmesi 20. yüzyılın ortalarına denk gelir. İngiltere'de verem tedavisi gören ressam Adrian Hill, hastanede resim yapmanın kendisine ve diğer hastalara iyi geldiğini gözlemleyip "sanat terapisi" ifadesini kullanan ilk kişilerden biri oldu. ABD'de Margaret Naumburg, resmi psikodinamik terapide bir iletişim aracı olarak kullanırken, Edith Kramer yaratma sürecinin kendisinin iyileştirici olduğunu vurguladı. Bu iki bakış, bugün de alanın iki ayağını oluşturur: sanat aracılığıyla terapi ve sanatın kendisinin terapi olması.

Sanat Terapisi Nasıl İşler? Süreç Üründen Önemlidir

Pek çok kişi bu çalışmaya "Ama ben resim yapmayı bilmiyorum" diyerek mesafeli yaklaşır. Oysa bu çalışmada yetenek gerekmez. Bir çizginin güzel olup olmadığı değil, o çizgiyi çizerken ne hissettiğiniz, hangi rengi neden seçtiğiniz, kâğıdın neresinde durduğunuz önemlidir.

İşleyişine dair birkaç temel fikir vardır:

  • Sözsüz ifade: Bazı deneyimler, özellikle erken çocukluk anıları ve travmatik yaşantılar, beyinde sözcüklerden çok imgeler, duyumlar ve duygular olarak saklanır. Görsel ifade, bunlara konuşmadan daha doğrudan ulaşabilir.
  • Güvenli mesafe: Acı veren bir şeyi doğrudan anlatmak zordur. Ama onu bir şekle, bir renge ya da bir figüre dönüştürmek, kişiyle yaşantısı arasına küçük bir mesafe koyar. "Bu benim öfkem" yerine "Kâğıttaki şu kırmızı leke" hakkında konuşmak daha kolaydır.
  • Bedenle ilişki: Kili yoğurmak, sert bir pastel boyayla kâğıda bastırmak ya da suluboyanın akışını izlemek, bedende biriken gerginliği boşaltabilir ve duyguyu fiziksel olarak düzenlemeye yardım eder.
  • Kontrol ve seçim: Hangi malzemeyi, hangi rengi, ne kadar alanı kullanacağına kişi karar verir. Hayatında kontrolü kaybettiğini hisseden biri için bu küçük seçimler güçlendirici olabilir.
  • Somut bir iz: Ortaya çıkan ürün kalıcıdır. Haftalar sonra geriye dönüp bakıldığında, değişim çoğu zaman sözlerden daha açık biçimde görülür.

Bu çalışmada kâğıda dökülen şey bir sanat eseri değil, sözcüklerin henüz ulaşamadığı bir duygunun ilk taslağıdır.

Bir Sanat Terapisi Seansında Neler Olur?

Seanslar bireysel ya da grup hâlinde yapılabilir. Odada genellikle çeşitli malzemeler bulunur: kurşun kalem, pastel ve kuru boyalar, suluboya, guaj, kil ya da oyun hamuru, dergi kupürleri, makas, yapıştırıcı ve farklı boyutlarda kâğıtlar.

Bir seans kabaca şu akışı izleyebilir:

  1. Giriş: Kişinin o günkü ruh hâli ve gündemi hakkında kısa bir konuşma.
  2. Yaratma: Terapist bazen açık uçlu bir davet sunar, örneğin "Bu haftayı renklerle anlatmak isteseydiniz nasıl olurdu?", bazen de kişinin tamamen serbestçe çalışmasına alan açar.
  3. Bakma ve konuşma: Çalışma bittikten sonra kişi ve terapist ürüne birlikte bakar. Terapist yorum yapmaz, soru sorar: "Bu resme bakınca ne hissediyorsunuz?", "Bu figür bir şey söyleyebilseydi ne derdi?", "Kâğıdın bu boş kısmı size neyi düşündürüyor?"
  4. Kapanış: Ortaya çıkan duygular toparlanır, ürünün nerede saklanacağına birlikte karar verilir.

Diyelim ki uzun süredir yoğun nöbetlerle çalışan bir hemşire, tükenmişlik nedeniyle başvuruyor. Konuşurken hep "İdare ediyorum" diyor. Bir seansta dergilerden kesilmiş resimlerle bir kolaj yapması önerildiğinde, sayfanın ortasına küçücük bir sandalye, etrafına da kalabalık, gürültülü görüntüler yerleştiriyor. Resme bakarken sessizleşiyor ve "Bu sandalyede hiç oturamıyorum" diyor. Bu cümle, haftalardır süren konuşmaların ulaşamadığı bir yere ulaşıyor ve sonraki çalışmanın yönünü belirliyor.

Sanat Terapisi Kimler İçin Uygun Olabilir?

Yaklaşım geniş bir yaş ve ihtiyaç yelpazesinde kullanılır:

  • Çocuklar: Duygularını sözcüklerle anlatmakta zorlanan çocuklar için resim ve kil, doğal bir ifade yoludur.
  • Ergenler: Yetişkinle yüz yüze konuşmaya direnç gösteren gençler, malzemeyle çalışırken daha kolay açılabilir.
  • Travma yaşamış kişiler: Sözsüz ifade, travmatik anılara güvenli bir mesafeden yaklaşmaya yardım edebilir. Ancak bu çalışma, travma konusunda eğitimli bir uzmanla ve kişinin hazır olduğu hızda yürütülmelidir.
  • Duygularını tanımakta zorlananlar: "Ne hissettiğimi bilmiyorum" diyen yetişkinler için.
  • Kronik hastalık ve yas süreçleri: Uzun süreli hastalıklarla yaşayanlar ve kayıp yaşayanlar için anlam ve ifade alanı yaratabilir.
  • Yaşlılar ve bilişsel güçlük yaşayanlar: Sözel iletişimin zayıfladığı durumlarda bağ kurmanın bir yolu olabilir.

Türkiye'de özellikle 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından deprem bölgesinde ve göç edilen şehirlerde çocuklarla yapılan psikososyal destek çalışmalarında resim ve yaratıcı etkinlikler sıkça kullanıldı. Bu çalışmalar, çocukların yaşadıklarını oyun ve resim yoluyla ifade edebilmesinin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gösterdi. Bununla birlikte, bir etkinlikte resim yaptırmak ile yapılandırılmış bir sanat terapisi süreci arasında fark olduğunu da akılda tutmak gerekir.

Bu alanın araştırma desteği, bilişsel davranışçı terapi gibi daha yaygın araştırılmış yaklaşımlara göre daha sınırlıdır ve çalışmalar farklı gruplarda farklı sonuçlar göstermektedir. Bu nedenle çoğu zaman diğer terapi yöntemleriyle birlikte, tamamlayıcı bir yaklaşım olarak değerlendirilir.

Türkiye'de bu alandaki eğitimler, kısa sertifika programlarından lisansüstü düzeydeki programlara kadar oldukça çeşitlidir. Bir uygulayıcıyla çalışmayı düşünüyorsanız temel mesleğinin ne olduğunu, ruh sağlığı alanında lisans ya da lisansüstü eğitim alıp almadığını, bu alandaki eğitiminin ne kadar sürdüğünü ve süpervizyon altında çalışıp çalışmadığını sormanız yerinde olur. Özellikle travma ya da yoğun duygusal sıkıntı söz konusuysa bu sorular daha da önem kazanır.

Resim Yorumlamak ile Sanat Terapisi Aynı Şey mi?

Sosyal medyada sık karşılaşılan bir yanılgı, "Çocuğunuz siyah renk kullanıyorsa depresyondadır", "Evi bacasız çizdiyse ailede sevgi eksikliği var" gibi tek tek işaretlere dayalı yorumlardır. Bu tür genellemeler hem bilimsel olarak dayanaksızdır hem de gereksiz kaygıya yol açar. Bir çocuk siyahı, o gün elindeki en keskin kalem o olduğu için ya da gece manzarası çizmek istediği için seçmiş olabilir.

Terapötik çalışmada ise ürün, kişinin kendisiyle birlikte anlamlandırılır. Bir resmin "doğru" anlamı, onu yapan kişinin ona yüklediği anlamdır. Psikolojik değerlendirmede kullanılan bazı çizim testleri ise farklı bir amaca hizmet eder ve yalnızca diğer bilgilerle birlikte, eğitimli bir uzman tarafından ele alındığında anlamlıdır. Bu konuyu çocuk resimleri analizi yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

Evde Deneyebileceğiniz Yaratıcı İfade Çalışmaları

Aşağıdaki çalışmalar bir terapi sürecinin yerini tutmaz; ama kendinizle temas kurmanın, gün sonunda biriken duyguları boşaltmanın basit yolları olabilir. Yetenek gerekmez, sonuç kimseye gösterilmek zorunda değildir.

  1. Duygu renkleri: Bir kâğıda gün içinde hissettiğiniz duyguları sadece renk ve şekillerle yansıtın. Hangi duygu ne kadar yer kapladı? Hangisi kenarda kaldı?
  2. Serbest karalama: Bir dakika boyunca gözleriniz kapalıyken kalemi kâğıt üzerinde serbestçe gezdirin. Sonra gözlerinizi açın ve karalamada bir şekil, bir yüz ya da bir nesne arayın. Bulduğunuz şeyi renklendirin.
  3. Kolaj günlüğü: Eski dergilerden ilginizi çeken görüntüleri kesin ve haftalık bir sayfada bir araya getirin. Hangi görüntülere yöneldiğinizi fark edin.
  4. Güvenli yer: Kendinizi güvende hissettiğiniz gerçek ya da hayali bir yeri çizin. Zor anlarda bu resme bakmak, sakinleşmenize yardımcı olabilir.
  5. Kil ya da hamurla çalışmak: Gergin hissettiğinizde birkaç dakika boyunca bir parça hamuru yoğurun, sıkın, şekil verin ve bozun. Ellerinizin hareketine dikkat edin.

Çocuğunuzla birlikte de bu çalışmaları yapabilirsiniz. Ancak çocuğun resmini yorumlamak yerine merak etmeyi tercih edin: "Bana bu resmi anlatır mısın?" sorusu, "Bu neden bu kadar karanlık?" sorusundan çok daha fazlasını açar. Bu çalışmalar sırasında beklenmedik ölçüde yoğun duygular ortaya çıkarsa ara verin ve bunu güvendiğiniz biriyle paylaşın.

Çocuğunuzun resimlerine nasıl karşılık verebilirsiniz?

Çocuklar resimlerini çoğu zaman büyük bir hevesle getirir: "Anne bak!" Bu anlarda verdiğimiz tepki, çocuğun kendini ifade etmeye devam edip etmeyeceğini etkiler. "Çok güzel olmuş" demek iyi niyetlidir, ama konuşmayı orada bitirir. Bunun yerine gördüğünüzü tarif etmeyi deneyin: "Burada çok fazla mavi kullanmışsın", "Bu kişi kocaman gülümsüyor." Ardından çocuğa anlatma fırsatı verin. Resimde sizi kaygılandıran bir şey görürseniz, hemen soru yağmuruna tutmak yerine sakin kalın ve birkaç gün boyunca çocuğun oyunlarını, uykusunu ve davranışlarını gözlemleyin. Tek bir resim değil, uzun süre tekrar eden temalar ve günlük hayattaki değişiklikler anlamlıdır.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Şu durumlarda bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşmek yararlı olabilir:

  • Siz ya da çocuğunuz uzun süredir duygularını ifade etmekte belirgin biçimde zorlanıyorsanız
  • Bir kayıp, afet ya da travmatik bir olay sonrasında uyku, iştah ya da davranışlarda değişiklikler sürüyorsa
  • Çocuğunuzun resimlerinde ya da oyunlarında aynı korkutucu tema haftalardır tekrar ediyor ve bu durum gündelik hayatına da yansıyorsa
  • Yoğun kaygı, üzüntü ya da öfke günlük işlevselliği etkiliyorsa
  • Konuşarak yürütülen terapilerde ilerleyemediğinizi hissediyorsanız

Terapide Resim, Oyun ve Yaratıcı İfade Nasıl Kullanılır?

Sanat terapisi, bu alanda özel eğitim almış uzmanlarca uygulanan ayrı bir çalışma alanıdır. Klinik Psikolog Eda Erkan Alapala bir sanat terapisti değildir; ancak çocuklarla çalışırken resim ve yaratıcı ifadeden yararlanır. Mehmet Teber'den Çocuk Merkezli Oyun Terapisi ve Çocuklarla İlk Görüşme eğitimleri, Çocuk-Ergen Psikoterapisi eğitimi ve Çocuk Resimleri Analizi eğitimi almıştır. Çocuk merkezli oyun terapisinde çocuk, oyun odasındaki boya, kil ve oyuncaklar aracılığıyla iç dünyasını kendi dilinde anlatır; terapist bu süreci yönlendirmeden, kabul eden bir tutumla eşlik eder. Bu yaklaşımı oyun terapisi nedir yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.

Çocuk ve oyun terapisi sürecinde çocuğun resimleri tek başına bir tanı aracı olarak değil, onu anlamaya yardım eden bilgilerden biri olarak ele alınır ve aileyle yapılan görüşmelerle birlikte değerlendirilir. Yetişkinlerle yürütülen bilişsel davranışçı terapide de duyguları tanımak ve ifade etmek için zaman zaman çizim ve imgeleme çalışmalarından yararlanılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Sanat terapisi için resim yapmayı bilmem gerekir mi?

Hayır. Bu çalışmada estetik bir değerlendirme yapılmaz. Çöp adam çizmek, renkleri karıştırmak ya da kâğıdı yırtmak bile anlamlı bir ifade olabilir. Önemli olan sonuç değil, süreçte yaşadıklarınızdır.

Sanat terapisi ile resim kursu arasındaki fark nedir?

Resim kursunda amaç teknik öğrenmek ve iyi bir ürün ortaya koymaktır. Sanat terapisinde ise amaç psikolojiktir; terapist size nasıl çizeceğinizi öğretmez, çizerken neler yaşadığınızı anlamanıza eşlik eder.

Yaptığım resimler ne olur, terapist onları saklar mı?

Bu genellikle önceden konuşulur. Bazı terapistler çalışmaları süreç boyunca seans odasında saklar ve terapi sonunda kişiyle birlikte gözden geçirir. Ürünler kişiye aittir ve gizlilik ilkeleri onlar için de geçerlidir.

Sanat terapisi online yapılabilir mi?

Uyarlanarak yapılabilir. Kişi evdeki malzemelerle çalışır ve ürününü kameraya gösterir. Ancak malzeme çeşitliliğinin az olması ve ortamın farklılığı nedeniyle, özellikle küçük çocuklarla yüz yüze çalışma çoğu zaman daha uygundur.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler
Okumaya devam edin

İlgili makaleler