Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Şiddete Uğrayan Kadın İçin Psikolojik Destek ve Haklar

Şiddete uğrayan kadın neler yapabilir? ALO 183, 112, KADES, koruma kararları, güvenlik planı ve psikolojik destek hakkında adım adım rehber.

Şiddet yalnızca bir tokat, bir itme ya da gözle görülen bir morluk değildir. Sürekli aşağılanmak, tehdit edilmek, paranızın kontrol edilmesi, arkadaşlarınızla ve ailenizle görüşmenizin engellenmesi, telefonunuzun izlenmesi de şiddetin biçimleridir. Şiddete uğrayan kadın, çoğu zaman korku, utanç, suçluluk ve çaresizlik arasında sıkışır; ne yapacağını, kime güveneceğini bilemez. Bu yazı, şiddet yaşayan kadınların ve onlara destek olmak isteyen yakınların, hem psikolojik etkileri anlamasına hem de Türkiye'de başvurulabilecek yolları öğrenmesine yardımcı olmak için hazırlandı. Önce en önemli bilgiyi paylaşalım: Hayatınız tehlikedeyse hemen 112'yi arayın.

Acil Durumda Neler Yapabilirsiniz?

Şiddet anında ya da şiddet tehlikesi hissettiğiniz bir durumda öncelik her zaman sizin ve çocuklarınızın güvenliğidir.

  • 112 Acil Çağrı Merkezi: Hayati tehlike, yaralanma ya da şiddet anında doğrudan 112'yi arayın.
  • KADES (Kadın Destek Uygulaması): Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen bu cep telefonu uygulaması, acil durumda tek dokunuşla yardım çağrısı yapılmasını ve konum bilgisinin kolluk birimlerine iletilmesini sağlar. Uygulamayı önceden telefonunuza yükleyip kaydınızı tamamlamanız, acil anda zaman kazandırır.
  • ALO 183 Sosyal Destek Hattı: Aile, Kadın, Çocuk ve Sosyal Hizmetler alanında danışmanlık ve yönlendirme için arayabilirsiniz. Haklarınız, barınma imkânları ve destek hizmetleri hakkında bilgi alabilirsiniz.
  • Polis, jandarma ya da Cumhuriyet savcılığı: Şiddeti bildirmek ve koruma talep etmek için doğrudan başvurabilirsiniz.

Yaralandıysanız sağlık kuruluşuna başvurmanız, hem sağlığınız hem de şiddetin belgelenmesi açısından önemlidir.

Şiddete Uğrayan Kadın Hangi Şiddet Türleriyle Karşılaşabilir?

Şiddet farklı biçimlerde ortaya çıkabilir ve çoğu zaman bu biçimler bir arada görülür. Şiddeti tanımak, yaşadıklarınızı adlandırmanın ve "abartıyor muyum?" sorusundan çıkmanın ilk adımıdır.

Fiziksel şiddet

Vurmak, itmek, tokatlamak, boğazını sıkmak, bir eşyayla yaralamak, fiziksel güç kullanarak engellemek gibi davranışlardır.

Psikolojik ve duygusal şiddet

Sürekli aşağılamak, hakaret etmek, küçük düşürmek, tehdit etmek, korkutmak, aşırı kıskançlık ve kontrol, sosyal çevreden yalıtmak bu kapsamdadır. Psikolojik şiddet çoğu zaman fiziksel iz bırakmadığı için fark edilmesi ve anlatılması daha zordur. Bu konuyu duygusal istismar yazımızda ayrıntılı olarak ele alıyoruz.

Ekonomik şiddet

Çalışmanızı engellemek, gelirinize el koymak, temel ihtiyaçlarınız için para vermemek, adınıza borç almak ya da her harcamanızı hesaba çekmek ekonomik şiddet örnekleridir.

Cinsel şiddet

İstemediğiniz herhangi bir cinsel davranışa zorlanmak, evlilik içinde de olsa bir şiddet biçimidir.

Dijital şiddet ve ısrarlı takip

Telefonunuzu izlemek, mesajlarınızı kontrol etmek, konum takibi yapmak, sosyal medya hesaplarınıza izinsiz girmek, sürekli mesaj ya da arama ile rahatsız etmek ve sizi takip etmek de şiddetin güncel biçimleri arasındadır.

Şiddete Uğrayan Kadın Psikolojik Olarak Neler Yaşar?

Şiddet yaşamak, insanın güven duygusunu, benlik algısını ve dünyaya bakışını derinden sarsar. Bu süreçte sık görülen psikolojik tepkiler şunlardır:

  • Sürekli tetikte olma: Kapının açılma sesi, belirli bir ses tonu ya da bir mesaj bildirimi yoğun korkuya yol açabilir.
  • Kaygı ve panik: Kalp çarpıntısı, nefes darlığı, uyku sorunları ve sürekli huzursuzluk.
  • Depresif duygular: Umutsuzluk, değersizlik, isteksizlik ve geleceğe dair karamsarlık.
  • Suçluluk ve utanç: "Ben kışkırttım", "Benim hatam" gibi düşünceler. Şiddet uygulayan kişi bu düşünceleri çoğu zaman bilinçli olarak besler.
  • Kendinden şüphe: "Belki de abartıyorum", "Belki ben yanlış hatırlıyorum" gibi kendi algısına güvenememe hâli.
  • Travma belirtileri: Yaşananların zihinde istemsizce canlanması, kâbuslar, hatırlatıcılardan kaçınma ve duygusal uyuşukluk. Bu belirtiler hakkında travma sonrası stres bozukluğu yazımızda bilgi bulabilirsiniz.
  • Yalnızlaşma: Şiddet uygulayan kişinin yalıtma çabası ve utanç nedeniyle sosyal çevreden uzaklaşma.

Bu tepkiler, olağan dışı ve tehdit edici bir duruma verilen anlaşılır tepkilerdir. Bir zayıflık ya da "aşırı hassasiyet" göstergesi değildir.

Yaşadığınız şiddetin sorumlusu siz değilsiniz. Şiddetin tek sorumlusu, şiddeti uygulayan kişidir.

Şiddet döngüsü: Neden ayrılmak bu kadar zor?

Dışarıdan bakanlar çoğu zaman "Neden gitmiyor?" diye sorar. Oysa şiddet içeren bir ilişkiden ayrılmak pek çok nedenle son derece zor olabilir.

Şiddet içeren ilişkiler genellikle belirli bir döngü içinde ilerler: Gerginliğin arttığı bir dönem, ardından şiddet olayı, sonrasında pişmanlık, özür ve "bir daha olmayacak" sözleriyle geçen sakin bir dönem. Bu sakin dönem umut yaratır; ancak döngü çoğu zaman tekrar eder ve zamanla sıklaşabilir.

Ayrılmayı zorlaştıran başlıca etkenler şunlardır:

  • Korku: Ayrılma girişiminin şiddeti artırabileceği endişesi. Ayrılık dönemleri gerçekten de risklerin artabildiği dönemlerdir; bu nedenle güvenlik planı yapmak çok önemlidir.
  • Ekonomik bağımlılık: Kendi geliri olmayan ya da ekonomik şiddet yaşayan bir kadın için barınma ve geçim kaygısı büyük bir engel olabilir.
  • Çocuklar: "Çocuklarım babasız kalmasın" düşüncesi ya da velayetle ilgili kaygılar.
  • Aile ve çevre baskısı: "Sabret", "Her evde olur", "Boşanmış kadın ne yapar?" gibi toplumsal yargılar.
  • Duygusal bağ: Şiddet uygulayan kişiye karşı hâlâ sevgi ya da bağlılık hissetmek, onun değişeceğine dair umut taşımak.
  • Yalıtılmışlık: Çevreden uzaklaştırılmış olmak, kime başvurulacağını bilememek.

Bu etkenleri anlamak, şiddete uğrayan kadını yargılamak yerine desteklemek için önemlidir. Pek çok kadın, ayrılmaya karar vermeden önce birden fazla kez ayrılmayı dener ya da düşünür. Bu, kararsızlık ya da zayıflık değil; korku, umut ve gerçek engellerle dolu bir süreçte kendini ve çocuklarını korumaya çalışmanın bir parçasıdır. Çevredeki insanların "Daha önce de dönmüştün" gibi yorumları yerine sabırla ve kapıyı açık tutarak destek olması, kadının ihtiyaç duyduğunda yeniden yardım isteyebilmesini kolaylaştırır.

Şiddete Karşı Haklarınız ve Başvurabileceğiniz Kurumlar

Türkiye'de kadına yönelik şiddete karşı yasal koruma mekanizmaları bulunmaktadır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, şiddet gören ya da şiddet görme tehlikesi bulunan kişilerin korunmasına yönelik tedbirleri düzenler.

Koruyucu ve önleyici tedbirler

Bu kanun kapsamında, kolluk birimlerine, Cumhuriyet savcılığına ya da aile mahkemesine başvurarak koruma talep edebilirsiniz. Verilebilecek tedbirler arasında şiddet uygulayan kişinin evden uzaklaştırılması, size yaklaşmasının yasaklanması, sizinle iletişim kurmasının engellenmesi, barınma yeri sağlanması gibi kararlar yer alabilir. Tedbir kararı için şiddetin belgelenmesi şartı aranmayabilir; başvurunuzu yapmanız önemlidir.

Başvurabileceğiniz yerler

  • Polis ve jandarma: Şiddeti bildirmek ve acil koruma talep etmek için.
  • Cumhuriyet savcılığı ve aile mahkemeleri: Şikâyet ve tedbir talepleri için.
  • Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM): Psikolojik, hukuki ve sosyal destek, yönlendirme ve izleme hizmetleri için.
  • Kadın konukevleri: Güvenli barınma ihtiyacı için, ALO 183 aracılığıyla bilgi alabilirsiniz.
  • Barolar: Maddi durumu yetersiz olanlar için adli yardım hizmeti sunar.

Bu yollara başvurmak için şiddetin belirli bir ağırlığa ulaşmasını beklemek gerekmez. Psikolojik ya da ekonomik şiddet de başvuru nedeni olabilir. Başvuru sırasında yaşadıklarınızı anlatmak zor gelebilir; yanınızda güvendiğiniz bir kişinin bulunması ya da önceden kısa notlar almak işinizi kolaylaştırabilir.

Hukuki süreçler hakkında ayrıntılı ve güncel bilgi için bir avukattan ya da baronun adli yardım bürosundan destek almanız önerilir.

Güvenlik Planı: Kendinizi Korumak İçin Pratik Adımlar

Şiddet içeren bir ilişkide olsanız da, ayrılmaya hazırlanıyor olsanız da, ayrılmış olsanız da bir güvenlik planı yapmak önemlidir.

  1. KADES'i yükleyin ve kaydınızı tamamlayın. Telefonunuzun kontrol edildiğini düşünüyorsanız, uygulamayı nasıl güvenli tutacağınızı da düşünün.
  2. Güvendiğiniz kişileri belirleyin. Acil durumda arayabileceğiniz, gerekirse yanına gidebileceğiniz bir ya da iki kişiyle aranızda bir "işaret kelimesi" belirleyin.
  3. Önemli belgeleri hazırlayın. Kimlik, çocukların kimlikleri, sağlık kayıtları, banka bilgileri gibi belgelerin kopyalarını güvenli bir yerde saklayın.
  4. Acil durum çantası hazırlayın. Bir miktar para, yedek anahtar, ilaçlar ve birkaç kıyafetten oluşan bir çantayı güvendiğiniz birinin evinde tutabilirsiniz.
  5. Evde riskli alanları bilin. Tartışma anlarında mutfak gibi kesici aletlerin bulunduğu alanlardan uzak durmaya, çıkışa yakın kalmaya çalışın.
  6. Şiddeti belgeleyin. Mümkünse yaralanmaların fotoğraflarını, tehdit mesajlarını ve sağlık raporlarını güvenli bir yerde saklayın.
  7. Çocuklarınızı hazırlayın. Yaşlarına uygun biçimde, tehlike anında nereye gideceklerini ve 112'yi nasıl arayacaklarını öğretin.
  8. Dijital güvenliğinizi gözden geçirin. Şifrelerinizi değiştirin, konum paylaşımı ayarlarını kontrol edin.

Diyelim ki evliliği boyunca sürekli aşağılanan ve son dönemde fiziksel şiddete maruz kalan bir kadın, ne yapacağını bilemiyor ve ailesine anlatmaktan utanıyor. ALO 183'ü arayarak haklarını öğreniyor, telefonuna KADES'i yüklüyor ve güvendiği bir arkadaşıyla bir güvenlik planı yapıyor. Bu adımlar her şeyi bir anda çözmese de, kendini daha az çaresiz hissetmesini ve sonraki adımları planlamasını sağlayabilir. Bu kurgusal örnek, küçük adımların bile güvenlik ve kontrol duygusunu güçlendirebileceğini gösterir.

Şiddete tanık olan çocuklar

Şiddete doğrudan maruz kalmasalar bile, evde şiddete tanık olan çocuklar da derinden etkilenir. Uyku sorunları, alt ıslatma gibi gerilemeler, okulda dikkat sorunları, öfke patlamaları, içe kapanma ya da annesini koruma çabası gibi tepkiler görülebilir. Çocuklara yaşananların onların suçu olmadığını anlatmak, güvenli bir rutin sağlamaya çalışmak ve gerekirse çocuk alanında çalışan bir uzmandan destek almak önemlidir.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Şiddete uğrayan kadın, şiddetin türü ya da süresi ne olursa olsun psikolojik desteği hak eder. Destek almak için "yeterince kötü" bir noktaya gelmeyi beklemek gerekmez. Özellikle şu durumlarda bir uzmanla görüşmek önemlidir:

  • Yaşadıklarınızı sürekli zihninizde tekrar yaşıyor, kâbuslar görüyorsanız,
  • Yoğun kaygı, panik ya da sürekli tetikte olma hâli yaşıyorsanız,
  • Kendinizi değersiz, umutsuz ya da suçlu hissediyorsanız,
  • Ayrılma ya da kalma konusunda karar vermekte zorlanıyorsanız,
  • Çocuklarınızda şiddete tanıklıkla ilgili belirtiler fark ediyorsanız.

Kendinize zarar verme ya da yaşamınıza son verme düşünceleri yaşıyorsanız, ya da yaşamınız tehlikedeyse vakit kaybetmeden 112'yi arayın. ŞÖNİM'ler ve ALO 183 de psikolojik destek hizmetlerine yönlendirme yapabilir.

Terapide Şiddet Deneyimi Nasıl Ele Alınır?

Şiddet sonrası psikoterapide öncelik her zaman güvenliktir. Terapist, öncelikle kişinin şu anda güvende olup olmadığını değerlendirir ve gerekirse güvenlik planı ve yönlendirme konusunda destek olur.

Terapi sürecinde şu alanlar üzerinde çalışılabilir:

  • Güvenli bir ilişki kurmak: Yargılanmadan dinlenmek, şiddet yaşayan pek çok kadın için iyileşmenin ilk adımıdır.
  • Suçluluk ve utançla çalışmak: "Benim hatam" düşüncelerinin kaynağı anlaşılır ve sorumluluğun şiddet uygulayan kişide olduğu netleşir.
  • Travma belirtileriyle çalışmak: Travma odaklı bilişsel davranışçı yaklaşımlar, yaşananların zihindeki etkisini işlemek ve tetikleyicilerle baş etmek için kullanılabilir.
  • Benlik değerini yeniden inşa etmek: Uzun süre aşağılanmış olmanın bıraktığı izler üzerinde çalışılır.
  • Karar ve yeniden yapılanma: Kişinin kendi hızında ve kendi kararlarıyla hayatını yeniden kurmasına destek olunur.

Şiddetin sürdüğü ilişkilerde çift terapisi genellikle önerilmez; çünkü bu ortam şiddet yaşayan kişiyi daha fazla risk altına sokabilir. Bu durumda öncelik bireysel destek ve güvenliktir. Bireysel terapi, güvenlik koşulları sağlandığında yüz yüze ya da online olarak yürütülebilir; online görüşmelerde kişinin konuşurken güvende ve yalnız olduğu bir ortamda bulunması önemlidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Fiziksel şiddet yoksa da şiddet görmüş sayılır mıyım?

Evet. Psikolojik, ekonomik, cinsel ve dijital şiddet de şiddettir. Sürekli aşağılanmak, tehdit edilmek, kontrol edilmek ve yalıtılmak, ruh sağlığı üzerinde derin etkiler bırakabilir ve 6284 sayılı Kanun kapsamında da şiddet olarak tanımlanır.

KADES uygulaması nasıl çalışır?

KADES, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün kadınlar için geliştirdiği bir mobil uygulamadır. Kayıt sonrasında acil durumda tek dokunuşla yardım çağrısı yapılabilir ve konum bilgisi kolluk birimlerine iletilir. Uygulamayı önceden yükleyip kaydı tamamlamak önemlidir.

Şiddet uygulayan eşimden ayrılmak istiyorum ama korkuyorum, ne yapmalıyım?

Bu korku son derece anlaşılırdır ve ciddiye alınmalıdır. Ayrılmadan önce ALO 183, ŞÖNİM ya da bir avukatla görüşerek haklarınızı ve koruma tedbirlerini öğrenmek, güvendiğiniz kişilerle bir güvenlik planı yapmak riskleri azaltmaya yardımcı olabilir. Acil tehlike anında 112'yi arayın.

Şiddet yaşayan bir arkadaşıma nasıl destek olabilirim?

Onu yargılamadan dinleyin, yaşadıklarının onun suçu olmadığını söyleyin ve kararlarına saygı gösterin. Başvurabileceği kaynakları (112, ALO 183, KADES) hatırlatın, ama onu zorlamayın. Kendi güvenliğinizi de göz ardı etmeyin.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler