Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Sınav Senesinde Sosyal Hayat: Arkadaşlarla Görüşmek Vakit Kaybı mı?

Sınav Senesinde Sosyal Hayat: Arkadaşlarla Görüşmek Vakit Kaybı mı?

Sınav senesinde sosyal hayat tamamen bırakılmalı mı? Arkadaşlarla görüşmenin sınav hazırlığına etkisi, dengeyi kurmanın yolları ve ailelere öneriler.

Eylülün ilk haftası, on ikinci sınıfın başı. Kendinize bir söz veriyorsunuz: "Bu yıl her şeyi bırakıyorum." Instagram'ı siliyorsunuz, basketbol antrenmanlarına gitmeyi kesiyorsunuz, en yakın arkadaşınızın doğum günü davetine "Çalışmam lazım" diye cevap veriyorsunuz. Ekim iyi geçiyor. Kasımda masada daha uzun oturuyor ama daha az şey aklınızda kalıyor. Ocak geldiğinde her deneme sonrası ağlıyor, geceleri uyuyamıyor ve kimseyle konuşmak istemiyorsunuz. Sınav senesinde sosyal hayat, pek çok öğrencinin ve ailenin "lüks" ya da "vakit kaybı" olarak gördüğü bir konudur. Oysa arkadaşlarla geçirilen zaman, doğru dengede kurulduğunda hazırlığın düşmanı değil, onu ayakta tutan şeylerden biridir. Bu yazıda YKS ya da LGS yılında sosyal hayatı tamamen bırakmanın neden çoğu zaman beklenen sonucu vermediğini, dengeyi nasıl kurabileceğinizi ve arkadaş ortamındaki sınav gerginlikleriyle nasıl baş edebileceğinizi konuşacağız.

Sınav Senesinde Sosyal Hayat Neden Önemli?

Sınav hazırlığı, aylar süren bir maratondur; birkaç haftalık bir sprint değil. Maratonda koşucunun dinlenme, beslenme ve tempo ayarı ne kadar önemliyse, sınav hazırlığında da zihnin yenilenmesi o kadar önemlidir. Arkadaşlarla geçirilen zaman, bu yenilenmenin en etkili yollarından biridir.

Sosyal destek stresi tamponlar: Zor dönemlerde güvendiğimiz insanlarla bağlantıda kalmanın stresle baş etmeyi kolaylaştırdığı, psikoloji alanında iyi bilinen bir bulgudur. Aynı yükü taşıyan arkadaşlarla konuşmak, "Bir tek ben zorlanmıyorum" duygusunu güçlendirir. Bu duygu, kaygının yoğunluğunu azaltır.

Zihin molaya ihtiyaç duyar: Öğrendiğimiz bilgilerin pekişmesi için zihnin dinlenmesi gerekir. Saatlerce aralıksız çalışmak, belli bir noktadan sonra verimi düşürür. Arkadaşlarla gülerek geçen bir akşam, ertesi günkü çalışmayı daha verimli hâle getirebilir.

Kimlik tek bir sınava sıkışmaz: Ergenlik, kimliğin şekillendiği bir dönemdir. Bütün yılını yalnızca sınav üzerine kuran bir genç, kendini yalnızca deneme netleriyle tanımlamaya başlayabilir. Kötü bir deneme sonucu, bu durumda "kötü bir gün" değil "değersiz bir insan" olmak gibi hissettirir. Arkadaşlar, gence sınavdan bağımsız olarak değerli olduğunu hatırlatır.

Motivasyonun kaynağı: Motivasyon, yalnızca hedeften değil, hayattan aldığımız keyiften de beslenir. Hiç keyif alınmayan bir hayatta, hedefe ulaşmak için gereken enerjiyi bulmak zorlaşır.

Tamamen Kapanmanın Gizli Bedeli

Sosyal hayatı tamamen kesmek, ilk haftalarda bir disiplin zaferi gibi hissettirebilir. Ancak aylar ilerledikçe bu kararın bedeli kendini gösterebilir:

  • Masada geçen ama verimsiz saatler: Başında oturulan saatler artar, ama zihin dağınıktır. Bir sayfayı defalarca okuyup hiçbir şey hatırlamamak sık görülür.
  • Telefonda kaydırma tuzağı: Arkadaşlarla görüşmeyi bırakan pek çok öğrenci, mola verdiğinde kendini sosyal medyada saatlerce kaydırırken bulur. Bu, dinlendirmediği gibi kıyaslama ve kaygıyı da artırır.
  • Suçluluk döngüsü: "Dinlenmeye hakkım yok" düşüncesiyle hiç gerçek mola verilmez. Dinlenmeye çalışılan anlarda da suçluluk hissedildiği için zihin aslında hiç dinlenmez.
  • Duygu durumunda düşüş: Yalnızlık, isteksizlik, sinirlilik ve ağlama nöbetleri artabilir. Bazı gençlerde bu tablo, sınav senesinde tükenmişliğe dönüşebilir.
  • Uyku bozulması: Gün içinde hiç boşalmayan zihin, gece yatakta boşalmaya çalışır; uykuya dalmak zorlaşır.

Bu tablonun sınav yılındaki ayrıntılarını sınav senesinde tükenmişlik yazısında ele alıyoruz.

Sınav Senesinde Sosyal Hayat Nasıl Dengelenir?

Amaç, sosyal hayatı sınav öncesindeki gibi sürdürmek değil; onu hazırlığı destekleyecek biçimde yeniden düzenlemektir.

Sabit bir sosyal zaman belirleyin

Haftanın belirli bir zamanını sosyal hayata ayırın ve bunu çalışma programınıza tıpkı bir ders gibi yazın. Örneğin pazar günü deneme sınavından sonraki birkaç saat, ya da cumartesi akşamı. Bu zamanın önceden belirlenmiş olması iki şey sağlar: Hafta içinde "Ne zaman dinleneceğim?" kaygısı azalır ve o saatlerde suçluluk hissetmeden keyif almak kolaylaşır.

Aktif dinlenmeyi tercih edin

Her sosyal etkinlik aynı ölçüde dinlendirmez. Arkadaşlarla yürüyüşe çıkmak, basketbol ya da futbol oynamak, sahilde oturmak, birlikte yemek yapmak gibi bedeni ve zihni farklı biçimde harekete geçiren etkinlikler, bir kafede herkesin telefonuna baktığı iki saatten çok daha yenileyici olabilir.

Birlikte çalışmayı akıllıca kullanın

Bazı arkadaş gruplarında birlikte çalışmak, hem sosyal ihtiyaçları karşılar hem de motivasyonu artırır. Ancak bunun için birkaç kural gerekir: Telefonlar kapalı ya da başka bir odada olur, belirli süre çalışılıp kısa molalar verilir, molada sohbet edilir ama mola uzatılmaz. Kütüphanede ya da etüt merkezinde yan yana çalışmak da yalnız çalışmaya göre daha az yalnız hissettirebilir.

Sosyal medyayı sosyal hayatla karıştırmayın

Başkalarının hikâyelerini izlemek, gerçek bir sosyal etkileşim değildir ve çoğu zaman dinlendirmez. Sınav senesinde sosyal hayat dediğimizde kastedilen, gerçek insanlarla, yüz yüze ya da en azından sesli olarak kurulan bağlantılardır. Sosyal medyayı tamamen silmek gerekmez; ancak kullanım zamanını sınırlamak ve sizi kaygılandıran hesapları sessize almak yararlı olabilir.

Kısa ama kaliteli temasları önemseyin

Her gün saatler ayırmak gerekmez. Okulda öğle arasında arkadaşlarla gerçekten sohbet etmek, akşam on dakikalık bir telefon görüşmesi, aileyle telefonsuz bir akşam yemeği de sosyal bağı canlı tutar.

Özel günler için öncelik belirleyin

Bir yıl boyunca her doğum gününe, her düğüne ve her bayram ziyaretine katılmak gerçekçi olmayabilir; ama hepsini reddetmek de sizi çevrenizden koparabilir. Sizin için gerçekten önemli olanları seçin. En yakın arkadaşınızın doğum günü ya da babaanneniz için önemli bir aile buluşması, kısa da olsa katılmaya değer olabilir. "Bir saatliğine geleceğim" demek, ya hep ya hiç düşüncesinden çıkmanın iyi bir yoludur.

Mezun yılındaysanız bağlantıyı bilinçli kurun

Mezuna kalan öğrenciler için sınav senesinde sosyal hayat ayrı bir zorluk taşır. Okul ortamı ortadan kalkmıştır, arkadaşların bir kısmı üniversiteye başlamış ve başka şehirlere gitmiştir. Gün çoğu zaman evde ya da dershanede, tek başına geçer. Bu yüzden mezun yılında sosyal temas kendiliğinden oluşmaz; onu bilinçli olarak planlamak gerekir. Dershanede ya da etüt merkezinde aynı süreci yaşayan birkaç kişiyle tanışmak, üniversitedeki arkadaşlarla düzenli görüntülü görüşmeler yapmak ve günün en az bir bölümünü evin dışında geçirmek, yalnızlığın birikmesini önler.

Diyelim ki on ikinci sınıftaki dört arkadaş, sınav yılının başında bir anlaşma yapıyor: Her pazar deneme sınavından sonra iki saat birlikte vakit geçirecekler; o iki saat boyunca netlerden ve sıralamalardan söz edilmeyecek. Bazı haftalar yürüyüşe çıkıyorlar, bazı haftalar birinin evinde film izliyorlar. Bu küçük ritüel, haftanın en zor gününü bir şeyin bittiği değil, bir şeyin başladığı güne dönüştürüyor.

Arkadaş Ortamındaki Sınav Gerginlikleri

Sınav yılında arkadaşlıklar da sınanır. Bazı gerginlikler, gençlerin arkadaşlarından uzaklaşmasının asıl nedeni olabilir.

"Kaç net yaptın?" sorusu: Deneme sonrası net karşılaştırmaları, pek çok öğrenci için kaygının ana kaynaklarından biridir. Arkadaşınızdan düşük net yapmak sizi kötü hissettirebilir, yüksek net yapmak da arkadaşınızı kıracağı düşüncesiyle sizi rahatsız edebilir. Arkadaş grubunuzla netleri konuşmama konusunda anlaşmak, bu gerginliği belirgin biçimde azaltabilir.

Farklı hedefler, farklı tempolar: Arkadaşlarınızdan bazıları sınava hiç girmeyecek, bazıları farklı bir puan türüne hazırlanıyor, bazıları ise sizin kadar yoğun çalışmıyor olabilir. Bu farklılık, "Onlarla görüşürsem geri kalırım" düşüncesine yol açabilir. Oysa sınavı sizinle aynı biçimde yaşamayan arkadaşlar, bazen sınav dışındaki hayatı hatırlatan en değerli kişilerdir.

Rekabet ve kıskançlık: Aynı hedefe hazırlanan yakın arkadaşlar arasında zaman zaman rekabet ve kıskançlık hissedilebilir. Bu duygular olağandır; onları yok saymak yerine fark etmek ve gerekirse konuşmak, arkadaşlığı korur.

Romantik ilişkiler: Sınav yılında bir ilişki, kimi zaman en güçlü destek kaynağı, kimi zaman da en büyük duygusal dalgalanmanın nedeni olabilir. İlişkinin kendisinden çok, ilişkideki gerginliklerin nasıl yönetildiği belirleyicidir.

Arkadaşlarınızdan uzaklaştıkça kendinizi yalnız hissediyorsanız, ergenlerde yalnızlık yazısı bu duyguyu anlamanıza yardımcı olabilir.

Sınav, bir yılınızın önemli bir parçası; ama o yılın tamamı değil. Yıl bittiğinde yanınızda olmasını istediğiniz insanlarla bağı, sınav yılında da korumaya değer.

Ebeveynler İçin: "Arkadaş Vakit Kaybı" Demeden Destek Olmak

Sınav yılında ebeveynlerin kaygısı da en az gençlerinki kadar yüksektir. Bu kaygı bazen "Bu yıl arkadaş yok, gezmek yok" gibi katı kurallara dönüşebilir. Oysa sosyal hayatı tamamen yasaklamak, gencin hem motivasyonunu hem de ailesiyle ilişkisini zedeleyebilir.

  • Sosyal zamanı ödül ya da cezaya bağlamayın: "Denemen iyi gelirse arkadaşlarına gidebilirsin" yaklaşımı, kötü bir denemeden sonra gencin en çok ihtiyaç duyduğu desteği elinden alır.
  • Planlamayı birlikte yapın: Haftalık programda sosyal zamanın yerini gençle birlikte belirleyin. Bu zamana saygı göstermek, ona güvendiğinizi gösterir.
  • Evdeki sosyal zamanı unutmayın: Ailece yenen bir akşam yemeği, birlikte izlenen bir film ya da kısa bir akşam yürüyüşü, gencin evde de bağlantıda hissetmesini sağlar. Bu zamanlarda sınavı konuşmamaya özen gösterin.
  • Kıyaslamaktan kaçının: Komşunun çocuğunun ya da kuzeninin netlerini gündeme getirmek, gencin zaten yaşadığı kıyaslama kaygısını artırır.
  • LGS'ye hazırlanan daha küçük çocukları da düşünün: Sekizinci sınıftaki bir çocuk için oyun, arkadaşlar ve hareket, bir lise öğrencisinden bile daha önemlidir. Bu yaşta sosyal hayatı kısıtlamak, uzun vadede daha ağır bedeller doğurabilir.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Sınav yılında zaman zaman yorgun, gergin ve isteksiz hissetmek olağandır. Ancak şu durumlarda bir uzmandan destek almak yararlı olabilir:

  • Sınav kaygısı, deneme sınavlarında ya da derste düşünmeyi engelleyecek düzeye ulaştıysa
  • Haftalardır süren mutsuzluk, isteksizlik ve ağlama nöbetleri varsa
  • Arkadaşlarla görüşmek, dışarı çıkmak gibi daha önce keyif veren şeylerden hiç keyif alınmıyorsa
  • Uyku ve iştah belirgin biçimde bozulduysa
  • Çarpıntı, nefes darlığı ya da mide bulantısı gibi bedensel belirtiler sık yaşanıyorsa
  • "Kazanamazsam hayatım biter" gibi umutsuz düşünceler sıklaştıysa

Gencin kendine zarar vermekten ya da yaşamına son vermekten söz etmesi durumunda bu sözleri ciddiye alın ve acil bir tehlike varsa vakit kaybetmeden 112'yi arayın. Sınav kaygısının belirtileri ve baş etme yolları için sınav kaygısı yazısına göz atabilirsiniz.

Terapide Sınav Yılındaki Denge Nasıl Ele Alınır?

Ergen danışmanlığı sürecinde sınav yılındaki zorlanmalar, yalnızca ders çalışma tekniği meselesi olarak değil, gencin bütün hayatı ve iç dünyası göz önünde bulundurularak ele alınır. Bilişsel Davranışçı Terapi yaklaşımıyla "Her dakikayı çalışarak geçirmezsem başarısız olurum", "Dinlenirsem tembel biriyim" ya da "Bu sınav benim değerimi belirler" gibi düşünceler incelenir ve daha dengeli alternatiflerle çalışılır.

Mükemmeliyetçilik, başarısızlık korkusu ve yüksek standartlar gibi kalıplar, şema odaklı bir bakışla da ele alınabilir. Gençle birlikte gerçekçi bir haftalık program oluşturulur, bu programda dinlenme ve sosyal zamanın yeri netleştirilir. Kaygıyla baş etmek için nefes ve gevşeme egzersizleri gibi beceriler de çalışılabilir. Gerektiğinde ebeveynlerle yapılan görüşmelerde, ailenin sınav yılında gence nasıl destek olabileceği ve evdeki baskının nasıl hafifletilebileceği konuşulur.

Sıkça Sorulan Sorular

Arkadaşlarım sınava hazırlanmıyor; onlarla görüşmek beni geri bırakır mı?

Görüşme sıklığını ve zamanını siz belirlediğiniz sürece, büyük olasılıkla hayır. Sınavı farklı yaşayan arkadaşlar, sınav dışındaki hayatı hatırlatarak size iyi gelebilir. Önemli olan, buluşmaların çalışma programınızı sürekli aksatacak biçimde plansız olmaması ve sizi sınav konusunda kaygılandıran yorumlarla dolu olmamasıdır.

Sınav senesinde haftada ne kadar sosyal zaman ayırmalıyım?

Herkes için geçerli tek bir süre yoktur; kişinin enerjisine, programına ve ihtiyacına göre değişir. Yine de haftada en az bir kez, önceden belirlenmiş ve suçluluk hissetmeden geçirilen birkaç saatlik bir sosyal zaman, pek çok öğrenci için iyi bir başlangıç noktasıdır. Bu zamanı birkaç hafta deneyip verimliliğinize ve ruh hâlinize etkisini gözlemleyebilirsiniz.

Bayram ve düğün gibi aile etkinliklerine katılmalı mıyım?

Hepsine katılmak zorunda değilsiniz, ama hepsini reddetmek de sizi ailenizden ve çevrenizden koparabilir. Sizin ya da aileniz için gerçekten önemli olanları seçip kısa süreli katılmak, iyi bir orta yol olabilir. Kararınızı ailenizle önceden konuşmak, son dakika gerginliklerini de önler.

Sınav yılında sevgilimle ilişkimi sürdürmeli miyim?

Bu kararı yalnızca sınav nedeniyle vermek zorunda değilsiniz. Destekleyici, birbirinizin çalışma düzenine saygı gösterdiğiniz bir ilişki, zor bir yılda iyi gelebilir. Ancak ilişki sürekli tartışma, kıskançlık ya da kaygıyla doluysa, bunun hem ruh hâlinizi hem de hazırlığınızı nasıl etkilediğini dürüstçe değerlendirmek ve gerekirse bir yetişkinle konuşmak yararlı olur.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler