Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Suça Sürüklenen Çocuk Psikolojisi: Olay Sonrası Çocuk ve Aile Ne Yaşar?

Suça Sürüklenen Çocuk Psikolojisi: Olay Sonrası Çocuk ve Aile Ne Yaşar?

Suça sürüklenen çocuk psikolojisi olaydan sonra da sürer. Verilerle utanç, etiketlenme ve tekrarın önlenmesini, ailenin rolünü ve destek yollarını okuyun.

Bir akşam kapı çalınır ya da telefon gelir: "Oğlunuz karakolda." O andan sonra aile için zaman başka akmaya başlar. Korku, öfke, utanç ve "nerede hata yaptık?" sorusu aynı anda gelir. Çocuk ise çoğu zaman ne olduğunu tam kavrayamadan, büyük bir sessizliğe ya da kabarık bir öfkeye bürünür. Suça sürüklenen çocuk psikolojisi çoğunlukla olayın kendisi üzerinden konuşulur; oysa asıl belirleyici olan, olaydan sonra yaşananlardır. TÜİK'in 2025 Güvenlik Birimine Gelen veya Getirilen Çocuk İstatistikleri'ni aktaran kaynaklara göre Türkiye'de suça sürüklenme nedeniyle güvenlik birimine gelen ya da getirilen çocuk olayı sayısı 196.308. Bu yazıda rakamların ne söylediğine, risk ve koruyucu etkenlere ve en önemlisi olaydan sonra çocuğun ve ailenin yaşadığı psikolojik sürece odaklanacağım. Amacım hiçbir çocuğu ya da aileyi etiketlemek değil; zor bir dönemden geçen ailelere yol göstermek.

Suça Sürüklenen Çocuklar ve Psikolojik Süreç: Rakamlar Ne Söylüyor?

"Suça sürüklenen çocuk", hakkında suç işlediği iddiasıyla işlem yapılan 18 yaşından küçük çocuklar için kullanılan yasal bir terimdir. Bu terim bilinçli olarak seçilmiştir: çocuğun çoğu zaman koşulların, ilişkilerin ve risklerin içinde "sürüklendiğini" vurgular. Bu çocukların önemli bir kısmı aynı zamanda risk altındaki çocuklardır.

Türkiye geneli. TÜİK verilerini aktaran kaynaklara göre suça sürüklenme nedeniyle güvenlik birimine gelen ya da getirilen çocuk olayı sayısı 2023'te 178.834, 2024'te 202.785, 2025'te 196.308 oldu. 2025'te bu olayların yaklaşık yüzde 72'si 15–17 yaş grubundaydı. Suça sürüklenen çocuklara isnat edilen suçların yüzde 41,6'sı yaralama, yüzde 9,7'si uyuşturucu ya da uyarıcı madde ile ilgiliydi.

Çorum ve bölge. Çorum'a ait güncel il verisine ulaşılamadı. Özcan'ın (2021) TÜİK il tablolarına dayanan tez çalışmasına göre 2017'de Çorum'da suça sürüklenme nedeniyle güvenlik birimine gelen ya da getirilen çocuk olayı sayısı 868'di. Bu, çocuk nüfusuna göre yaklaşık binde 6,7'ye karşılık geliyor; Türkiye için yapılan kaba hesap binde 4,7 civarında. Ancak komşu iller de aynı bantta: Samsun binde 6,9, Tokat binde 6,6, Amasya binde 6,2. Yani tablo Çorum'a özgü olmaktan çok bölgesel görünüyor.

Tekrar önemli bir mesele. Aynı çalışmaya göre 2017'de Çorum'da madde isnadıyla gelen çocukların yüzde 88,5'i, hırsızlık isnadıyla gelenlerin yüzde 71,2'si aynı suç türü için birden fazla kez güvenlik birimine gelmişti. Bu oran, ilk temastan sonraki destek ve izleme sürecinin ne kadar kritik olduğunu gösteriyor.

Okul hâlâ bir temas noktası. 2017'de Çorum'da suça sürüklenen çocuklar içinde en kalabalık grup lise öğrencileriydi (377). Bu, okul dışında kalmış çocukların tek risk grubu olmadığını ve okulun önleme ve destek için doğal bir temas noktası olduğunu gösteriyor.

Ruh sağlığı boyutu. Bir üniversite hastanesinde 2014–2018 arasında değerlendirilen 189 suça sürüklenen çocuğu inceleyen çalışmada (Yıldız ve ark., 2019) çocukların yüzde 72,5'inde en az bir psikiyatrik bozukluk saptandı; ancak yalnızca yüzde 8,5'i düzenli takip altındaydı.

Bu verileri okurken nelere dikkat etmeli?

  • TÜİK verisi olay sayısıdır, tekil çocuk sayısı değildir. Aynı çocuk bir yıl içinde birden fazla kez sayılabilir.
  • Çorum'a ait rakamlar 2017 yılına aittir; daha güncel il verisi doğrulanmış bir kaynakta bulunamadı.
  • Oranlar kaba hesaplamalardır; pay ve payda farklı tanımlar kullanıyor olabilir.
  • Hastane örneklemleri, değerlendirmeye getirilen çocukları yansıtır; tüm suça sürüklenen çocuklar için genellenemez.
  • Rakamlar bir bölgeyi ya da bir grubu "sorunlu" ilan etmek için değil, desteğin nereye gerektiğini görmek için okunmalıdır.

Bir Çocuk Neden Suça Sürüklenir? Risk ve Koruyucu Etkenler

Hiçbir çocuk tek bir nedenle suça sürüklenmez. Türkiye'de 1980–2020 arasında yapılmış 64 çalışmayı inceleyen bir derleme (Aslan, 2021), ihmal, istismar, yoksulluk ve aile içi kopuşların önemli etkenler arasında olduğunu gösteriyor.

Çorum'da 341 öğretmenle yapılan bir çalışmada (Bektaş, 2022) öğretmenlerin en çok desteklediği risk etkenleri şunlardı:

  • okula devamsızlık ve okul terki (yüzde 77,1)
  • zararlı madde kullanımı (yüzde 73,6)
  • anne baba tutumları ve aile birlikteliği (yüzde 69,2)
  • sokakta çalışma (yüzde 64,5)

Aynı çalışmada öğretmenlerin büyük çoğunluğu erken fark etme ve izleme tedbirlerini etkili buluyordu.

Koruyucu etkenler de en az risk etkenleri kadar önemli. Alan yazını okula bağlılığı, sıcak ama sınır koyan bir ebeveyn ilişkisini, ebeveynin çocuğun nerede ve kiminle olduğunu bilmesini ve okul, rehberlik servisi ve aile arasındaki iş birliğini en güçlü koruyucu etkenler arasında sayıyor.

Gelişimsel bir bakış da umut veriyor. Moffitt'in (1993) yaygın kabul gören ayrımına göre ergenlikte görülen kurallara aykırı davranışların büyük kısmı "ergenlikle sınırlı"dır ve yetişkinlikte belirgin biçimde azalır. Daha küçük bir grupta ise sorunlar erken çocukluktan başlayıp sürer; erken ve yoğun destek en çok bu çocuklar için önemlidir. Yani bir olay, çocuğun geleceğini belirleyen bir kader değildir.

Olaydan Sonra: Suça Sürüklenen Çocuk Psikolojisi Nasıl Seyreder?

Olay sonrası dönem çocuk için de aile için de bir kriz dönemidir. Bu dönemde yaşananlar, çocuğun yeniden riskli davranışlara mı yöneleceği, yoksa toparlanabileceği konusunda belirleyici olabilir.

Şok, korku ve inkâr

Emniyet ve adli süreçle ilk karşılaşma çoğu çocuk için korkutucudur. Bazı çocuklar bu korkuyu "umurumda değil" tavrıyla gizler. Bu kayıtsız görünüm çoğu zaman bir savunmadır; altında yoğun bir kaygı yatabilir.

Utanç ve suçluluk

Suçluluk "kötü bir şey yaptım" duygusudur ve onarıma yöneltebilir. Utanç ise "ben kötüyüm" duygusudur ve çoğu zaman saklanmaya, öfkeye ve kopuşa yol açar. Çocuğa davranışının sorumluluğunu alması için yardım ederken, kim olduğunu küçümsememek bu ayrımı korur.

Etiketlenme

Mahallede, okulda, akraba arasında "o çocuk" olarak anılmak, çocuğun kendini de öyle görmesine yol açabilir. Etiketlenme kuramı, olumsuz bir kimliğin dışarıdan dayatılmasının riskli davranışları sürdürebileceğini vurgular. Çocuk "nasılsa herkes beni böyle biliyor" diye düşünmeye başladığında, değişim için motivasyon azalır.

Akran grubunun çekimi

Ailesinden ve okuldan uzaklaşan, utanç duyan bir ergen için kendisini yargılamayan bir akran grubu çok çekici olabilir. Bu grup riskli davranışları paylaşıyorsa, tekrar olasılığı artar. Madde kullanımı da bu süreçte önemli bir risk; erken işaretleri ve ailenin yapabileceklerini ergenlerde madde kullanımı yazısında ele almıştım.

Gözden kaçan ruhsal belirtiler

Yukarıda aktarılan hastane çalışması, suça sürüklenen çocukların önemli bir kısmında tanı almamış ruhsal güçlükler olabileceğini gösteriyor. Uluslararası derlemeler de bu gençlerde davranım sorunlarının yanı sıra dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile depresyonun sık görüldüğünü, kızlarda depresyon ve travma sonrası belirtilerin daha yaygın olduğunu bildiriyor. Öfke patlamaları, dürtüsellik ya da içe kapanma çoğu zaman bu güçlüklerin dışa vurumudur.

Mağduriyet ile iç içe hikâyeler

Çorum'a ait 2017 verilerinde mağdur olarak güvenlik birimine gelen çocuk olaylarının sayısı (1.702), suça sürüklenen çocuk olaylarının yaklaşık iki katıydı. Alan yazını, mağduriyet yaşamış çocukların bir kısmının sonradan riskli davranışlara yönelebildiğini gösteriyor. Bu nedenle olay sonrası değerlendirmede çocuğun yaşadığı olası travmatik deneyimler de mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

Ailenin yaşadıkları

Anne babalar bu süreçte suçluluk, öfke, utanç ve çaresizlik arasında gidip gelebilir. Kardeşler ihmal edildiğini hissedebilir, eşler birbirini suçlayabilir. Ailenin bu duygularla baş etmesi, çocuğa sunabileceği desteğin niteliğini doğrudan etkiler.

Aileler İçin Olay Sonrası Pratik Öneriler

Diyelim ki on altı yaşındaki bir genç, bir kavgaya karıştığı için ilk kez güvenlik birimine götürüldü. Ailesi bir yandan cezalandırmak, bir yandan da onu korumak istiyor. Böyle bir dönemde şu adımlar yol gösterici olabilir:

  • Önce sakinleşin, sonra konuşun. İlk saatlerde verilen tepkiler çoğu zaman öfkeyle şekillenir. Konuşmayı biraz zaman geçtikten sonra, suçlamadan ve dinlemeye hazır olarak yapmak daha verimlidir.
  • Davranışı ve çocuğu ayırın. "Yaptığın şey kabul edilemez" demek ile "sen kötü bir çocuksun" demek arasında büyük fark vardır. İlki sorumluluğa, ikincisi utanca götürür.
  • Sorumluluğu birlikte planlayın. Çocuğun verdiği zararı onarabileceği somut yollar (özür, telafi, yükümlülüklere uyum) bulmak, suçluluğu yapıcı bir yöne çevirir.
  • Sınırları netleştirin, ilişkiyi koparmayın. Eve geliş saatleri, arkadaş çevresi ve harçlık gibi konularda açık kurallar koymak gerekir; ama sevgi ve ilginin süreceğini de hissettirmek önemlidir.
  • Okulla iş birliği yapın. Rehberlik servisiyle görüşmek, çocuğun okula bağlılığını korumak ve okul terkini önlemek en güçlü koruyucu adımlardan biridir.
  • Resmî destekleri kullanın. Çocuk Koruma Kanunu kapsamında öngörülen danışmanlık, eğitim ve sağlık gibi koruyucu ve destekleyici tedbirler, sosyal hizmet merkezleri ve okul rehberlik servisleri aile için önemli kaynaklardır. Çorum'da Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bağlı sosyal hizmet merkezleri merkezde ve İskilip, Sungurlu, Alaca ve Osmancık'ta hizmet veriyor.
  • Kendinize de destek alın. Ebeveynin dayanıklılığı, çocuğun toparlanmasının temel taşlarından biridir.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Suça sürüklenme deneyimi yaşamış her çocuk için bir ruh sağlığı değerlendirmesi faydalıdır. Özellikle aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmemek gerekir:

  • Çocukta yoğun öfke patlamaları, dürtüsellik ya da saldırganlık sürüyorsa
  • Uzun süren içe kapanma, uyku ve iştah değişiklikleri, umutsuzluk ifadeleri varsa
  • Madde kullanımına dair işaretler görülüyorsa
  • Okula gitmeyi bıraktıysa ya da okul başarısında ani düşüş varsa
  • Geçmişte istismar, şiddet ya da ihmal gibi travmatik yaşantılar olduğu düşünülüyorsa
  • Riskli davranışlar tekrar ediyorsa
  • Çocuk kendine zarar verme ya da yaşamına son verme düşüncelerinden söz ediyorsa

Kendine zarar verme riski bir acil durumdur; böyle bir durumda hemen 112'yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun. Gerekli durumlarda çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesi de istenmelidir.

Terapide Suça Sürüklenen Çocuk ve Ailesiyle Nasıl Çalışılır?

Bu alanda terapi yalnızca çocukla değil, çocuğun içinde yaşadığı sistemle birlikte yürütüldüğünde daha etkilidir.

Bilişsel davranışçı terapi (BDT) çerçevesinde öfke yönetimi, dürtü kontrolü, problem çözme ve akran baskısına "hayır" diyebilme becerileri üzerinde çalışılır. Çocuğun "Nasılsa herkes beni suçlu biliyor", "Kimse bana güvenmez" gibi düşünceleri fark edilir ve daha gerçekçi alternatifler geliştirilir.

Travmatik yaşantılar varsa travma odaklı yaklaşımlar sürecin parçası olur. Şema terapi bakış açısı ise özellikle güvensiz ya da duygusal açıdan yoksun bir ortamda büyümüş gençlerde, riskli davranışların altında yatan duygusal ihtiyaçları anlamaya yardımcı olabilir.

Aile görüşmelerinde ebeveynlerle tutarlı sınır koyma, izleme, sıcak iletişim ve olumlu davranışı fark edip pekiştirme üzerinde çalışılır. Okul ve diğer kurumlarla iş birliği, çocuğun etrafında bir destek ağı örer. Ergenlik dönemindeki gençlerle yürütülen ergen danışmanlığı çalışmalarında amaç, gencin hikâyesini yeniden yazabileceğine inanmasına yardımcı olmaktır. Ben de Çorum'da yüz yüze ve online görüşmelerle çalışıyorum. Bu konudaki bölgesel verileri ve olay öncesi risk etkenlerini Çorum'da suça sürüklenen çocuklar yazısında ayrıca ele alacağım.

Sıkça Sorulan Sorular

Suça sürüklenen çocuk ne demektir?

Hakkında suç işlediği iddiasıyla soruşturma ya da kovuşturma yapılan 18 yaşından küçük çocukları tanımlayan yasal bir terimdir. Bu terim, çocuğu suçlu ilan etmek yerine onun koruma ve desteğe ihtiyaç duyan bir çocuk olduğunu vurgular.

Suça sürüklenen çocukların çoğu ilerde de suç işler mi?

Hayır. Gelişimsel araştırmalar, ergenlikte görülen kurallara aykırı davranışların büyük kısmının yetişkinlikte belirgin biçimde azaldığını gösteriyor. Olay sonrası destek, okula bağlılık ve aile ilişkisinin güçlenmesi tekrar riskini azaltan en önemli etkenler arasında.

Çocuğum olaydan sonra hiçbir şey olmamış gibi davranıyor, bu normal mi?

Kayıtsız görünmek çoğu zaman korku ve utançla baş etmenin bir yoludur. Bu tavrın altında yoğun kaygı olabilir. Çocuğu zorlamadan ama konuyu da yok saymadan, güvenli bir ortamda konuşmaya davet etmek ve gerekirse bir uzmandan destek almak faydalıdır.

Ebeveyn olarak ben de destek almalı mıyım?

Evet, bu çoğu zaman çok faydalıdır. Ebeveynin suçluluk, öfke ve kaygıyla baş edebilmesi, çocuğa tutarlı ve sakin bir destek sunabilmesini kolaylaştırır. Ebeveyn görüşmeleri, sınır koyma ve iletişim becerilerini güçlendirmek için de bir fırsattır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler
Okumaya devam edin

İlgili makaleler