Yas tutan birine destek olmak isterken ne diyeceğinizi bilemiyor musunuz? Teselli sözleri, kaçınılması gereken cümleler ve somut yardım yolları burada.
En yakın arkadaşınızın kardeşini kaybettiği haberini aldınız. Telefonu elinize alıyor, sonra bırakıyorsunuz. "Ne diyeceğim? Yanlış bir şey söylersem? Belki de şimdi rahatsız etmemeliyim." Taziyeye gittiğinizde kapının önünde bir süre bekliyor, içeri girince de sadece "Başınız sağ olsun" diyebiliyorsunuz. Pek çok insan, sevdiği biri yas tutarken kendini benzer bir çaresizlik içinde bulur. Yas tutan birine destek olmak istemek çok değerli bir niyettir; ancak doğru sözleri bulmak, ne zaman yanında olacağını ve ne zaman ona alan tanıyacağını bilmek kolay değildir. Bu yazıda yas tutan birine nasıl destek olabileceğinizi, hangi sözlerin iyi geldiğini, hangilerinin iyi niyetli olsa da incitebileceğini ve bu desteği haftalar, aylar boyunca nasıl sürdürebileceğinizi ele alacağım.
Yas Tutan Birine Destek Olmak Neden Zor Gelir?
Kayıp karşısında çaresiz hissetmek çok insanidir. Yas tutan kişinin acısını ortadan kaldıramayacağınızı bilirsiniz ve bu, bir şey yapmanın anlamsız olduğu duygusunu yaratabilir. Oysa yas tutan kişi çoğu zaman acısının ortadan kaldırılmasını değil, o acıyla yalnız bırakılmamayı bekler.
Destek olmayı zorlaştıran bazı etkenler şunlardır:
- Yanlış bir şey söyleme korkusu: Bu korku, pek çok kişinin hiç aramamasına ya da uzak durmasına neden olur. Oysa sessizlik, yas tutan kişi tarafından çoğu zaman ilgisizlik olarak algılanır.
- Kendi ölüm kaygımız: Başkasının kaybı, kendi sevdiklerimizi kaybetme korkusunu harekete geçirir. Bu da konudan uzak durma isteği yaratabilir.
- Acıyı "düzeltme" isteği: Sevdiğimiz birinin acı çektiğini görmek zordur; bu yüzden hızlıca teselli edici cümleler kurmaya, konuyu değiştirmeye ya da çözüm önermeye yöneliriz.
- Ne kadar süre destek olunacağını bilememek: Cenaze ve taziye günlerinde yanında olmak doğal gelir; ancak haftalar sonra ne yapılacağı belirsizleşir.
Yas tutan biri için çoğu zaman asıl iyi gelen şey doğru cümle değil, gerçekten orada olan bir insandır.
Yas Tutan Birine Ne Denir?
Yas tutan kişiye söylenecek sihirli bir cümle yoktur. Ancak bazı ifadeler, kişiye görüldüğünü ve yalnız olmadığını hissettirir:
- "Çok üzgünüm. Ne diyeceğimi bilemiyorum ama buradayım."
- "Onu çok severdin, biliyorum. Bu kayıp çok ağır."
- "Nasıl hissediyorsan öyle hissedebilirsin, benim yanımda güçlü görünmek zorunda değilsin."
- "Onunla ilgili bir anını anlatmak ister misin?"
- "Babanın o kahkahasını hiç unutmayacağım."
- "Hafta sonu size yemek getirmek istiyorum, hangi gün uygun?"
Kaybedilen kişinin adını anmak çok değerlidir. Pek çok insan, onun adının anılmasından korkar; oysa yas tutan kişi çoğu zaman sevdiğinin unutulmamasını, onun hakkında konuşulmasını ister. Onunla ilgili güzel bir anıyı paylaşmak, yas tutan kişiye verilebilecek en değerli hediyelerden biri olabilir.
Bazen hiçbir şey söylememek de bir destektir. Yanında oturmak, elini tutmak, sessizce bir çay koymak, söze gerek kalmadan "buradayım" demektir.
Günümüzde taziyelerin önemli bir kısmı mesajla ya da sosyal medya üzerinden iletiliyor. Kısa bir mesaj, hiç ulaşmamaktan çok daha iyidir; ancak yalnızca hazır bir taziye görseli paylaşmak ya da gruba kalıp bir cümle yazmak, yakın bir arkadaş için yeterli olmayabilir. Kişiye özel birkaç cümle yazmak, "Sesini duymak isterim, uygun olduğunda arayabilir miyim?" diye sormak ve yanıt beklememesini söylemek, ona baskı yapmadan yakınlık gösterir. Yas tutan kişinin mesajlara hemen dönememesi de çok olağandır.
Yas Tutan Birine Ne Dememeli?
Aşağıdaki sözler çoğu zaman iyi niyetle söylenir; ancak yas tutan kişiyi yalnız hissettirebilir, duygularını bastırmasına neden olabilir ya da acısını küçültebilir:
- "Allah'ın takdiri, isyan etme." İnançlı biri için bile, yasın ilk günlerinde bu söz duyguların yargılandığı hissini verebilir.
- "En azından çok acı çekmedi" / "En azından yaşını almıştı." "En azından" ile başlayan cümleler, kaybı küçültür.
- "Güçlü olmalısın, çocukların için toparlan." Kişinin duygularını göstermemesi gerektiği mesajını verir.
- "Ne hissettiğini çok iyi anlıyorum." Benzer bir kayıp yaşamış olsanız bile her yas kendine özgüdür.
- "Zaman her şeyin ilacı." Yasın ilk günlerinde bu söz, acının görülmediği hissini yaratabilir.
- "Daha gençsin, yine evlenirsin / yine çocuğun olur." Kaybedilen kişinin yerine konabileceği izlenimi verir ve derinden yaralayabilir.
- "Hâlâ mı ağlıyorsun? Artık toparlanman lazım." Yasa bir süre biçmek, kişinin yalnızlığını artırır.
Bu sözlerden birini söylediyseniz kendinizi suçlamayın. Çoğumuz bu kalıpları çevremizden duyarak öğrendik. Fark ettiğinizde "Geçen gün söylediğim şey belki seni üzmüştür, sadece ne diyeceğimi bilemedim" demek, ilişkiyi onarmaya yeter.
Yas Tutan Birine Destek İçin Somut Yollar
Yas tutan kişiye "Bir ihtiyacın olursa ara" demek iyi niyetlidir; ancak kayıp yaşayan biri çoğu zaman ne istediğini bilemez ya da yardım istemekten çekinir. Somut ve belirli teklifler çok daha işe yarar.
Gündelik işleri üstlenin
Yemek götürmek, alışveriş yapmak, çocukları okula bırakmak ya da evcil hayvanla ilgilenmek, yasın ilk haftalarında büyük bir yükü hafifletir. "Perşembe akşamı yemeği ben getiriyorum" demek, "Bir şey lazımsa söyle" demekten çok daha kolay kabul edilir.
Resmi işlerde yardım edin
Kayıptan sonra veraset işlemleri, banka hesapları, aboneliklerin kapatılması, sigorta ve emeklilik başvuruları gibi yorucu bürokratik işler gündeme gelir. Bu işler için randevu almak, belgeleri düzenlemek ya da kişiye eşlik etmek, yas tutan kişinin enerjisini korumasını sağlar.
Dinleyin, düzeltmeyin
Yas tutan kişi aynı hikâyeyi defalarca anlatabilir; hastane günlerini, son konuşmayı, ölüm anını. Bu tekrar, kaybı anlamlandırma sürecinin bir parçasıdır. Onu sabırla dinlemek, yorum yapmadan ve çözüm önermeden yanında olmak çok değerlidir.
Duygularına alan açın
Öfke, suçluluk, rahatlama, hissizlik... Yas tutan kişi beklenmedik duygular yaşayabilir. "Bunu hissetmen çok anlaşılır" demek, onun kendini yargılamadan duygularını ifade etmesine yardımcı olur.
Çocuklarını da düşünün
Yas tutan kişinin çocukları varsa, onlara da ayrıca ilgi göstermek değerlidir. Bir ebeveyn kendi acısıyla boğuşurken çocukların ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanabilir. Çocuğu parka götürmek, ödevine yardım etmek ya da sadece onunla oyun oynamak, hem çocuğa hem de ebeveyne nefes aldırır. Çocuğun kaybedilen kişiyle ilgili sorularını geçiştirmeden, ama ebeveynin açıklamalarıyla çelişmeden yanıtlamaya özen gösterin.
Ritüellere katılın
Taziye, mevlit, kırkı, elli ikisi gibi anma günlerinde orada olmak, kişiye yalnız olmadığını gösterir. Katılamıyorsanız kısa bir mesajla o günü hatırladığınızı bildirmek de anlamlıdır.
Uzaktan da destek olun
Gurbette ya da başka bir şehirde yaşıyorsanız düzenli telefon ve görüntülü aramalar, posta yoluyla gönderilen bir not ya da yerel bir yemek siparişi gibi küçük jestler, mesafeye rağmen yakınlık hissettirebilir.
Yas Tutan Birine Destek Cenazeyle Bitmez
Kayıptan sonraki ilk günlerde ev kalabalıktır; komşular, akrabalar, arkadaşlar akın akın gelir. Ancak birkaç hafta sonra herkes kendi hayatına döner ve yas tutan kişi çoğu zaman en yalnız dönemine tam bu noktada girer. Kalabalık dağıldıktan sonra yaşananları cenazeden sonraki ilk günler yazısında ayrıca ele aldım.
Uzun soluklu destek için:
- Takviminize kaybın birinci ayını, üçüncü ayını ve yıl dönümünü not edin; o günlerde kısa bir mesaj atın.
- Bayramlar, doğum günleri ve kaybedilen kişinin doğum günü gibi özel günlerde yanında olun.
- Arada bir, hiçbir neden olmadan arayın: "Aklıma geldin, nasılsın?"
- Onu sosyal etkinliklere davet etmeye devam edin; gelemese bile davet edilmiş olmak değerlidir.
- Değişen hayatına uyum sağlamasına yardım edin; örneğin eşini kaybetmiş biri için daha önce eşinin yaptığı işlerde destek olmak.
Farklı Kayıplarda Yas Tutan Birine Destek
Her kayıp farklıdır ve bazı kayıplar ek bir hassasiyet gerektirir:
- Çocuk kaybı: Bir ebeveynin çocuğunu kaybetmesi, yaşamın doğal akışına aykırı gelir ve belki de en ağır kayıplardan biridir. Teselli cümlelerinden çok sessiz bir yakınlık ve çocuğun adını anmaya açık olmak önemlidir.
- Gebelik kaybı: Çevre bu kaybı çoğu zaman yeterince tanımaz. "Yine olur" yerine "Bebeğinizi kaybettiğiniz için çok üzgünüm" demek, kaybın gerçekliğini onaylar.
- İntihar sonrası kayıp: Yakınlar yoğun suçluluk, utanç ve "neden" sorularıyla boğuşabilir. Merak ya da yargı içeren sorulardan kaçınmak ve dedikoduya alan bırakmamak önemlidir.
- Ani ve travmatik kayıplar: Deprem, kaza gibi kayıplarda kişi aynı zamanda travmatik tepkiler yaşayabilir; uykusuzluk, korku ve sürekli tetikte olma görülebilir.
- Evcil hayvan kaybı: Küçümsenmemesi gereken gerçek bir yastır; "Alt tarafı bir kedi" gibi sözlerden kaçınmak gerekir.
İş yerinde yas tutan bir çalışma arkadaşınız varsa, işe döndüğü ilk günlerde ona kısa ve içten bir cümleyle kaybını bildiğinizi göstermek, sonrasında ise onu sürekli bu konuya çekmeden olağan bir ilişki sürdürmek dengeli bir yaklaşımdır. Odaklanma güçlüğü ve unutkanlık yasın olağan parçalarıdır; ilk haftalarda iş yükünü paylaşmayı önermek büyük bir kolaylık sağlar.
Ne Zaman Profesyonel Destek Önerilmeli?
Yas tutan birine destek olurken, bazı durumlarda profesyonel yardım almasını nazikçe önermek gerekebilir:
- Aylar geçmesine rağmen gündelik işlerini yapamıyor, yataktan çıkmakta zorlanıyorsa,
- Kendini tamamen insanlardan yalıtıyorsa,
- Yoğun umutsuzluk, değersizlik ve suçluluk dile getiriyorsa,
- Alkol ya da başka maddelerin kullanımı artmışsa,
- "Ben de onun yanına gitmek istiyorum", "Yaşamanın bir anlamı kalmadı" gibi sözler söylüyorsa.
Son maddedeki gibi sözler duyduğunuzda bunu ciddiye alın. Ona doğrudan "Kendine zarar vermeyi düşünüyor musun?" diye sormak, bu düşünceyi tetiklemez; aksine konuşmanın kapısını açar. Yakın bir tehlike varsa onu yalnız bırakmayın ve 112'yi arayın. Destek olurken depresyon belirtileri gösteren biriyle nasıl iletişim kurabileceğinizi depresyondaki birine nasıl yardım edilir yazısında da bulabilirsiniz.
Profesyonel desteği önerirken "Sen hasta mısın, git doktora görün" gibi bir dil yerine "Bu kadar ağır bir yükü yalnız taşımak zorunda değilsin, bir uzmanla konuşmak sana iyi gelebilir" gibi şefkatli bir ifade kullanmak daha yardımcı olur. Duygu durumundaki bozulma belirginse ilaç desteğinin gerekip gerekmediği bir psikiyatri hekiminin değerlendirmesiyle belirlenir.
Terapide Yas ve Destek Ağı Nasıl Ele Alınır?
Terapide yas tutan kişinin çevresiyle ilişkisi önemli bir yer tutar. Kişinin hangi desteklerden yararlandığı, hangi sözlerden incindiği, ihtiyaçlarını nasıl dile getirebileceği birlikte konuşulur. Bazen yas tutan kişi yardım istemeyi yük olmak gibi görür; bu düşünceler bilişsel davranışçı terapi (BDT) yaklaşımıyla incelenebilir.
Bazen de terapiye başvuran kişi, yas tutan bir yakınına destek olmaya çalışırken kendi sınırlarını zorlayan biridir: Annesini kaybeden babasına bakan bir yetişkin evlat ya da eşinin yasıyla birlikte evin tüm yükünü taşıyan bir partner gibi. Destek verenlerin de desteğe ihtiyacı vardır. Kendi yorgunluğunu fark etmek, sınır koymak ve kendi duygularına yer açmak, uzun soluklu bir desteğin sürdürülebilmesi için gereklidir.
Yasın depresyona dönüştüğü ya da duygu durumunun uzun süre düşük seyrettiği durumlarda depresyon ve duygu durumu alanındaki çalışmalar hakkında bilgi alabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Taziyeye gittiğimde ne söylemeliyim?
Kısa ve içten bir ifade yeterlidir: "Başınız sağ olsun, çok üzgünüm" ya da "Onu tanımak bir şanstı." Uzun açıklamalar yapmanıza, teselli cümleleri bulmanıza gerek yoktur. Bazen orada olmanız ve dinlemeniz, söyleyeceğiniz her şeyden daha anlamlıdır.
Yas tutan arkadaşım hiç konuşmak istemiyor, ne yapmalıyım?
Herkes yasını farklı yaşar; bazı insanlar ilk dönemde konuşmak yerine sessizliği tercih eder. Onu zorlamadan yanında olmaya devam edin, kısa mesajlarla düşündüğünüzü hissettirin. Kapıyı açık bırakmak, hazır olduğunda size gelmesini kolaylaştırır.
Kaybedilen kişiden söz etmek onu üzer mi?
Çoğu zaman tam tersi olur. Yas tutan insanlar sevdiklerinin adının anılmasını, unutulmamasını ister. Gözleri dolabilir, ama bu sizin onu üzdüğünüz anlamına gelmez; anılarına değer verildiğini hissettiği anlamına gelir.
Yas tutan birine destek olurken ben de çok yoruldum, bu normal mi?
Evet, başkasının acısına uzun süre eşlik etmek duygusal olarak yorucudur. Kendi dinlenme ihtiyacınızı gözetmek, desteği diğer yakınlarla paylaşmak ve gerekirse kendiniz de destek almak, hem sizi hem de yas tutan kişiyi korur.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.