Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Zorbalığın Uzun Vadeli Etkileri: Yıllar Sonra Hâlâ Canınız Yanıyorsa

Zorbalığın Uzun Vadeli Etkileri: Yıllar Sonra Hâlâ Canınız Yanıyorsa

Zorbalığın uzun vadeli etkileri yetişkinlikte özgüvenden ilişkilere kadar uzanabilir. Okul yıllarının bugüne nasıl taşındığını ve neler yapılabileceğini okuyun.

Otuz yaşını çoktan geçmiş biri, iş yerindeki bir toplantıda arkadan gelen bir kahkaha duyduğunda bir an donakalabilir. Kahkahanın kendisiyle ilgisi olmadığını bilir; yine de yüzü kızarır, kalbi hızlanır ve o günün geri kalanında kafasında aynı soru döner: "Bana mı güldüler?" Bu tepkinin kökü çoğu zaman yıllar öncesine, bir okul koridoruna, bir lakaba ya da teneffüste kimsenin yanına oturmadığı bir sıraya uzanır. Zorbalığın uzun vadeli etkileri, okul bittiğinde kendiliğinden sona ermez; kişinin kendine bakışına, ilişkilerine ve duygularını düzenleme biçimine sessizce yerleşebilir. Bu yazıda okul yıllarında zorbalık görmüş yetişkinlerin sık yaşadığı zorlukları, bunların nedenlerini ve bugün atılabilecek adımları ele alıyorum.

Zorbalık Neden Yıllar Sonra Bile Etkisini Sürdürür?

Zorbalık, tek seferlik bir kavga ya da iki arkadaş arasındaki sıradan bir anlaşmazlık değildir. Bir güç dengesizliği içinde, tekrar tekrar ve kasıtlı olarak birine zarar verilmesidir. Bu zarar fiziksel olabileceği gibi alay, dışlama, dedikodu yayma, eşyalara zarar verme ya da bugün sık gördüğümüz biçimiyle mesajlaşma gruplarında ve sosyal medyada aşağılama şeklinde de olabilir.

Etkinin uzun sürmesinin birkaç nedeni vardır. Birincisi, zorbalık çoğu zaman kimliğin şekillendiği yıllarda yaşanır. Ortaokul ve lise, gencin "Ben kimim, başkaları beni nasıl görüyor?" sorularına yanıt aradığı dönemdir. Bu dönemde her gün duyulan "şişko", "inek", "köylü" gibi sözler, bir süre sonra dışarıdan gelen bir hakaret olmaktan çıkıp kişinin kendi iç sesine dönüşebilir.

İkincisi, zorbalık kaçılması zor bir ortamda yaşanır. Çocuk her sabah servise binmek, aynı sınıfa girmek, aynı koridordan geçmek zorundadır. Bu süreklilik, sinir sisteminin uzun süre tetikte kalmasına neden olur. Yıllar sonra bile beden, benzer ortamlarda o eski alarmı çalmaya hazır bekleyebilir.

Üçüncüsü ve belki de en önemlisi, pek çok kişi o dönemde yardım alamamıştır. "Sen de karşılık ver", "Boş ver, çocuktur", "Sen bir şey yapmışsındır ki sana öyle davranıyorlar" gibi yanıtlar, yaşanan acının üzerine bir de yalnızlık ve utanç ekler. Yetişkinlikteki izlerin derinliği, çoğu zaman zorbalığın kendisi kadar, o dönemde kimsenin yanınızda durmamış olmasıyla da ilgilidir.

Zorbalığın Uzun Vadeli Etkileri Yetişkinlikte Nasıl Görünür?

Bu izler herkeste aynı biçimde ortaya çıkmaz ve aşağıdakilerin bir kısmını yaşıyor olmanız bir tanı anlamına gelmez. Yine de klinikte sık karşılaşılan örüntüleri tanımak, kendi deneyiminizi anlamlandırmanıza yardımcı olabilir.

Kendilik algısı ve iç eleştirmen

Zorbalık görmüş pek çok yetişkin, başarılarına rağmen kendini "eksik", "tuhaf" ya da "sevilmeye değmez" hisseder. Terfi aldığında "Şans eseri oldu" der, bir hata yaptığında ise içindeki ses yıllar önceki alaycı cümleleri neredeyse kelimesi kelimesine tekrarlar. Bu iç eleştirmen, dışarıdan gelen eleştiriden çok daha acımasız olabilir.

Sosyal kaygı ve aşırı tetikte olma

Kalabalık ortamlara girerken başkalarının yüzlerini taramak, fısıldaşan iki kişiyi görünce kendinizden söz edildiğini düşünmek, yeni bir gruba katılmadan önce günlerce kaygılanmak sık görülen tepkilerdir. Bazı kişiler bunu yönetmek için sürekli şakacı, sürekli uyumlu ya da tam tersine mesafeli ve soğuk bir tavır geliştirir.

İlişkilerde güven ve sınırlar

Okulda dışlanmış biri, yetişkinlikte dışlanmamak için kendi ihtiyaçlarından vazgeçebilir. "Hayır" demek, arkadaş grubundan atılma korkusunu uyandırabilir. Kimi zaman da tam tersi olur: Kişi kimseye yaklaşmaz, çünkü yakınlık bir zamanlar incinmenin kapısı olmuştur.

Duygu durumu ve beden

Uzun süreli zorbalık; yetişkinlikte depresif dönemler, kaygı, uyku sorunları ve açıklanamayan bedensel şikâyetlerle ilişkilendirilebilir. Bu ilişki doğrudan ve tek yönlü değildir; ancak araştırmalar çocuklukta akran zorbalığına maruz kalmanın yetişkinlikteki ruh sağlığı sorunları için bir risk etkeni olduğunu tutarlı biçimde göstermektedir.

Mükemmeliyetçilik ve görünmez olma çabası

Bir kısım insan, zorbalık yıllarından "Hiçbir açık vermezsem bana dokunamazlar" sonucunu çıkarır. Yetişkinlikte bu, her işi kusursuz yapma, eleştiriye karşı aşırı hassasiyet ve dikkat çekmemek için sesini kısma biçiminde görülebilir. Toplantıda iyi bir fikri olduğu hâlde konuşmayan, sunum yapmamak için terfiyi geri çeviren ya da fotoğraflarda hep en arkada duran biri, aslında yıllar önce öğrendiği bir korunma stratejisini sürdürüyor olabilir. Bu strateji o dönemde işe yaramış olabilir; bugün ise kişinin önünü kesen bir alışkanlığa dönüşmüştür.

Ekranda süren zorbalığın izleri

Zorbalığın uzun vadeli etkileri yalnızca okul bahçesindeki zorbalıkla sınırlı değildir. Bugün otuzlu yaşlarındaki pek çok kişi, ergenliğini ilk sosyal medya platformlarıyla birlikte yaşadı. Paylaşılan bir fotoğrafın altına yazılan alaycı yorumlar, sınıfın gizli bir grupta sizinle dalga geçtiğini öğrenmek ya da ekran görüntüsüyle yayılan bir mesaj, evin kapısını kapattığınızda bile bitmeyen bir zorbalık demekti. Siber zorbalık yaşamış yetişkinlerde, telefona gelen bildirimlerle ilgili açıklanamayan bir gerginlik ya da sosyal medyada hiçbir şey paylaşamama hâli sık görülebilir.

Zorbalığın bıraktığı en derin iz çoğu zaman yaşananların kendisi değil, o yıllarda kendiniz hakkında öğrenmek zorunda kaldığınız yanlış cümlelerdir.

Bugün Nerede Karşınıza Çıkabilir?

Eski yaralar çoğu zaman beklenmedik anlarda kendini hatırlatır. Türkiye'de sık duyduğum birkaç durumu paylaşayım:

  • Mezuniyet buluşmaları ve sınıf grupları: Yıllar sonra kurulan bir mesajlaşma grubuna eklenmek, eski sınıf arkadaşlarının fotoğraflarını görmek ya da "20. yıl buluşması" daveti, kişiyi bir anda on dört yaşına geri götürebilir.
  • İş yerinde lakap ve şaka kültürü: "Abi biz şakalaşıyoruz" denilerek yapılan takılmalar, ofiste ya da şantiyede kişinin eski deneyimlerini canlandırabilir. Bu durum bazen mobbing ile iç içe geçer.
  • Çocuğunuz okula başladığında: Kendi çocuğunu servise bindiren bir anne ya da baba, çocuğun başına aynı şeylerin geleceği korkusuyla aşırı koruyucu olabilir ya da çocuğun en küçük arkadaş sorununda yoğun bir öfke yaşayabilir.
  • Aile sofrası: Bayram ziyaretinde bir akrabanın "Sen eskiden ne kadar çekingendin, herkes seninle uğraşırdı" diye gülerek anlattığı anı, masadaki herkes için sıradan bir sohbet olsa da sizin için ağır bir yük taşıyabilir.

Diyelim ki kırk yaşındaki bir muhasebeci, kızı ortaokula başladıktan sonra her akşam ona "Bugün biri sana bir şey dedi mi?" diye sormaya başlıyor. Kızı sıkılıyor, eşi "Abartıyorsun" diyor. Oysa bu sorunun ardında, kendi ortaokul yıllarında kimsenin ona bu soruyu sormamış olmasının acısı vardır. Bunu fark etmek, hem kendi yarasıyla hem de çocuğuyla ilişkisiyle daha sağlıklı çalışmanın başlangıcı olabilir.

Çocuklarda zorbalığın nasıl fark edileceğini ve ebeveynlerin neler yapabileceğini merak ediyorsanız akran zorbalığı yazısına da göz atabilirsiniz.

Neden Bazı İnsanlar Daha Çok Etkilenir?

Aynı sınıfta zorbalık görmüş iki kişiden biri bunu geride bırakmış gibi görünürken diğeri yıllarca etkisini taşıyabilir. Bu fark kişisel bir zayıflık göstergesi değildir. Etkiyi belirleyen bazı durumlar şunlardır:

  • Zorbalığın süresi ve sıklığı: Birkaç haftalık bir dönem ile yıllarca süren sistematik dışlanma aynı iz bırakmaz.
  • Evdeki ortam: Evde de eleştiri, ihmal ya da şiddet yaşayan bir çocuk, okulda yaşadıklarını dengeleyecek güvenli bir alan bulamaz.
  • Yardım arandığında alınan yanıt: Öğretmene ya da aileye anlatıp ciddiye alınmamak, "Anlatmanın faydası yok" inancını pekiştirir.
  • Destekleyici tek bir ilişkinin varlığı: Bir arkadaş, bir öğretmen, bir kuzen bile koruyucu olabilir.
  • Zorbalığın içeriği: Görünüş, aile durumu, aksan, ekonomik durum ya da kimlikle ilgili hedeflenmek, kişinin değiştiremeyeceği bir özelliği utanç kaynağına dönüştürebilir.

Şema terapi bakış açısından bakıldığında, uzun süreli zorbalık "kusurluluk", "sosyal izolasyon" ya da "güvensizlik" gibi erken dönem uyumsuz şemaların gelişimine katkıda bulunabilir. Bu şemalar, bugünkü olayları da o eski merceğin ardından görmenize yol açar. Bu konuda daha fazla bilgi için şema terapi yazısını okuyabilirsiniz.

Zorbalığın Uzun Vadeli Etkileriyle Baş Etmek İçin Neler Yapabilirsiniz?

Aşağıdaki adımlar profesyonel desteğin yerini tutmaz; ancak bugünden başlayabileceğiniz küçük ve gerçekçi değişikliklerdir.

1. Yaşadıklarınıza adını koyun

Pek çok yetişkin, yaşadığını "çocukluk şakalaşması" olarak küçümser. Oysa bunun zorbalık olduğunu kabul etmek, kendinizi suçlamayı bırakmanın ilk adımıdır. Bir deftere o yıllarda size söylenen sözleri ve bunların bugün size ne hissettirdiğini yazmak, iç sesinizin nereden geldiğini görmenize yardımcı olabilir.

2. İç eleştirmeninizin cümlelerini yakalayın

Bir gün boyunca kendinize söylediğiniz olumsuz cümleleri not edin. Sonra her birinin yanına şunu sorun: "Bu cümle bana ait mi, yoksa yıllar önce birinden mi duydum?" Sesin kaynağını fark etmek, ona olan inancınızı zayıflatabilir.

3. Bugünkü kanıtlara bakın

Eski inançlar, bugünkü kanıtları görmezden gelmeye eğilimlidir. Sizi seven, sizinle vakit geçirmeyi isteyen, size danışan insanları bir liste hâlinde yazın. Bu liste, "Kimse benimle olmak istemez" düşüncesi geldiğinde başvurabileceğiniz somut bir karşı kanıttır.

4. Tetiklendiğiniz anları tanıyın

Hangi ortamlarda ya da hangi cümleler karşısında birden küçüldüğünüzü hissettiğinizi fark edin. Bu anlarda kendinize sessizce "Şu an yirmi yıl önceki sınıfta değilim, burası bugünkü toplantı odası" demek, bedeninizi şimdiki zamana döndürebilir.

5. Yüzleşme kararını aceleye getirmeyin

Bazı kişiler, zorbalık yapan kişiye ulaşıp yaşadıklarını söylemek ister. Bu bazen rahatlatıcı olabilir; ancak karşı tarafın özür dileyeceğinin ya da hatırlayacağının bir güvencesi yoktur. Böyle bir adımı, ne beklediğinizi ve olumsuz bir yanıtla nasıl baş edeceğinizi düşündükten sonra atmak daha sağlıklıdır.

6. Kendinize o yıllarda ihtiyaç duyduğunuz yetişkin gibi davranın

On iki yaşındaki hâlinize bugün ne söylemek isterdiniz? Muhtemelen "Bu senin suçun değildi", "Seninle ilgili bir sorun yoktu" derdiniz. Bu cümleleri bugünkü kendinize de söylemek, şefkatli bir iç ses geliştirmenin yollarından biridir.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Aşağıdaki durumlardan biri ya da birkaçı sizin için geçerliyse bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşmek yararlı olabilir:

  • Geçmişteki zorbalık anıları sık sık ve istemeden zihninize geliyorsa
  • Sosyal ortamlardan, iş fırsatlarından ya da ilişkilerden belirgin biçimde kaçınıyorsanız
  • Uzun süredir çökkün, değersiz ya da umutsuz hissediyorsanız
  • İş yerinde ya da ilişkinizde benzer bir döngünün tekrar ettiğini fark ediyorsanız
  • Çocuğunuzun okul hayatı sizin için yoğun bir kaygı kaynağına dönüştüyse

Zorbalığın izleri bazı kişilerde yoğun umutsuzluk ve kendine zarar verme düşünceleriyle birlikte seyredebilir. Böyle düşünceleriniz varsa ya da kendinizi güvende hissetmiyorsanız lütfen vakit kaybetmeden 112'yi arayın. İlaç desteğinin gerekip gerekmediği ise ancak psikiyatri hekiminin değerlendirmesiyle belirlenebilir.

Terapide Zorbalığın İzleri Nasıl Ele Alınır?

Terapide ilk adım, yaşadıklarınızın ciddiye alındığı güvenli bir ilişki kurmaktır. Pek çok kişi zorbalık deneyimini ilk kez terapi odasında ayrıntılı biçimde anlatır ve bu anlatımın kendisi bile iyileştirici olabilir.

Bilişsel davranışçı terapide, o yıllardan kalan "Ben gülünecek biriyim" ya da "İnsanlar sonunda beni dışlar" gibi temel inançlar fark edilir ve bugünkü yaşantınızla karşılaştırılarak incelenir. Kaçındığınız sosyal durumlara kademeli olarak yaklaşmak, bedeninizin bu ortamlarda artık güvende olduğunuzu yeniden öğrenmesine yardımcı olur.

Şema terapi yaklaşımı ise özellikle zorbalığın evdeki zorluklarla birleştiği durumlarda yararlı olabilir. Bu çalışmada, o yıllarda incinmiş olan "çocuk yanınızın" ihtiyaçları anlaşılır; imgeleme çalışmalarıyla, o dönemde eksik kalan koruma ve şefkat bugün sağlanmaya çalışılır. İç eleştirmenin sesi tanınır ve ona karşı daha sağlıklı bir yetişkin sesi güçlendirilir.

Terapinin amacı geçmişi silmek değil; geçmişin bugünkü kararlarınızı ve ilişkilerinizi yönetmesini azaltmaktır. Bu tür bir çalışmanın nasıl yürüdüğüne dair bilgiyi bireysel terapi sayfasında bulabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Aradan yirmi yıl geçti, hâlâ etkilenmem normal mi?

Evet, oldukça sık rastlanan bir durumdur. Zorbalık kimliğin oluştuğu yıllarda ve kaçılması zor bir ortamda yaşandığı için izleri uzun süre devam edebilir. Geçen zaman, yaşananların etkisini otomatik olarak silmez; ancak bu etkilerle çalışmak her yaşta mümkündür.

Bana zorbalık yapan kişiyle yüzleşmeli miyim?

Bu tamamen kişisel bir karardır ve herkes için doğru bir yanıtı yoktur. Yüzleşmeden önce ne umduğunuzu, karşı taraf olayı inkâr eder ya da hatırlamazsa nasıl hissedeceğinizi düşünmeniz önemlidir. İyileşmek için yüzleşmek zorunlu değildir.

Zorbalık yapan çocuklar da sonradan etkilenir mi?

Bazı araştırmalar zorbalık yapan çocukların da ileride çeşitli zorluklar yaşayabildiğini göstermektedir. Bu bilgi, zorbalığa uğrayan kişinin acısını küçültmez; yalnızca zorbalığın tüm taraflar için zarar verici bir döngü olduğunu hatırlatır.

Eşim ya da arkadaşlarım "Artık unut" diyorsa ne yapmalıyım?

Yakınlarınız çoğu zaman sizi rahatlatmak için bu cümleyi kurar, ancak bu sizi anlaşılmamış hissettirebilir. Onlara belirli durumlarda neden zorlandığınızı somut örneklerle anlatmak işe yarayabilir. Destek almak için başkalarının onayını beklemek zorunda değilsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler