Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Anı Terapisi: Yaşlılarla Fotoğraf ve Eşyalar Üzerinden Konuşmak

Anı Terapisi: Yaşlılarla Fotoğraf ve Eşyalar Üzerinden Konuşmak

Anı terapisi nedir? Yaşlı yakınınızla eski fotoğraf, eşya ve şarkılar üzerinden nasıl sohbet edeceğinizi, zor anılarda ve demansta dikkat edilecekleri okuyun.

Babaannenizin dolabının üst rafında duran, köşeleri yıpranmış bir fotoğraf albümü. Dedenizin askerlik fotoğrafı, annenizin nişan günü, siyah beyaz bir bayram sabahı… Bu albümü açtığınızda çoğu zaman ilginç bir şey olur: Günlerdir az konuşan, sorulara kısa yanıtlar veren yaşlı yakınınız birden canlanır, isimler, sokaklar, kokular anlatmaya başlar. Anı terapisi, geçmişi fotoğraflar, eşyalar ve şarkılar üzerinden konuşmanın yaşlı bireylerle bağ kurmada ve onların duygusal iyiliğine katkıda nasıl kullanılabileceğini anlatan bir kavramdır. Bu yazıda anı temelli sohbetlerin ne olduğunu, evde bir aile üyesi olarak nasıl başlatılabileceğini, zor anılar ve demans gibi durumlarda nelere dikkat etmek gerektiğini ve yaklaşımın sınırlarını ele alıyoruz.

Anı Terapisi Nedir?

Anı terapisi, kişinin geçmiş deneyimlerini hatırlaması ve bunları paylaşması üzerine kurulan bir yaklaşımı anlatır. Genellikle yaşlı bireylerle kullanılır; bireysel ya da küçük gruplar hâlinde yürütülebilir. Fotoğraflar, eski eşyalar, müzik, kokular, tarifler gibi anıları uyandıran araçlardan yararlanılır.

Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir. Bir uzmanın belirli bir çerçeve ve amaçla yürüttüğü yapılandırılmış anı çalışmaları ile aile içinde yaşlı bir yakınla eski fotoğraflara bakarak yapılan sohbetler aynı şey değildir. Bu yazı esas olarak ikincisini, yani evde, aile içinde kurulabilecek anı sohbetlerini ele alıyor. Bu sohbetler terapi değildir; ama yaşlı yakınınızla bağınızı güçlendiren, onun hikâyesine değer veren, son derece kıymetli anlar olabilir.

Anılar üzerine konuşmanın neden anlamlı olabileceğine dair birkaç düşünce:

  • Kimlik duygusu: Yaşlılıkla birlikte emeklilik, bedensel kısıtlılıklar, yakınların kaybı gibi değişimler kişinin "ben kimim" duygusunu sarsabilir. Geçmişini anlatmak, kişiye bir hayat yaşadığını, emek verdiğini, bir şeyler başardığını hatırlatabilir.
  • Bağ kurmak: Torunlar ve çocuklar, yaşlı yakınlarının hikâyelerini dinlerken onları yalnızca "bakım gereken biri" olarak değil, kendi hayatı olan bir insan olarak görür.
  • Anlam bulmak: Hayatın zor dönemlerini, aşılan güçlükleri anlatmak, kişinin kendi hayatına bir bütün olarak bakmasına yardımcı olabilir.

Fotoğraflar, Eşyalar ve Şarkılar: Anıları Uyandıran Araçlar

Anı sohbetlerinde kullanılabilecek araçlar evinizde zaten var olabilir. Önemli olan, bunları bir "sorgu" malzemesi olarak değil, bir sohbet daveti olarak kullanmaktır.

Fotoğraflar: Eski aile albümleri en bilinen araçtır. Düğün, nişan, sünnet, asker uğurlama, bayram ziyareti, okul fotoğrafları… Her fotoğraf bir hikâyenin kapısıdır. Fotoğrafı göstererek "Bu kim?" diye sınar gibi sormak yerine "Bu fotoğrafı çektirdiğiniz gün neler oldu?" diye sormak çok daha davetkârdır.

Eşyalar: Bir çeyiz sandığından çıkan oyalı yazma, eski bir dikiş makinesi, bakır bir cezve, bir radyo, bir tespih, eski bir okul karnesi… Eşyalar, özellikle dokunulabildiklerinde, anıları beklenmedik ayrıntılarla canlandırabilir.

Müzik: Gençlik yıllarında dinlenen şarkılar, türküler, radyo programlarının jenerikleri çoğu zaman güçlü duygular uyandırır. Demans yaşayan kişilerin eski şarkıları uzun süre hatırlayabildiği de sık gözlenir. Müziğin yaşlılarla bağ kurmadaki yeriyle ilgili daha fazla bilgi için yaşlılarda müzik terapisi konusuna göz atabilirsiniz.

Tatlar ve kokular: Birlikte eski bir tarifi pişirmek, bir bahar kokusunu hatırlamak, köyde fırından çıkan ekmeği anlatmak… Mutfak, anıların en canlı yaşandığı yerlerden biridir.

Yerler: Doğduğu köyün, mahallenin, okulunun fotoğrafları; bugün internette bulunabilen eski kent görüntüleri, sohbeti başlatmak için güzel bir araç olabilir. Bugün çekilen fotoğraflar da işe yarar: Yaşlı yakınınızla birlikte eski mahallesine kısa bir ziyaret yapıp fotoğraf çekmek, sonra bunları eski karelerle yan yana koyup "o zaman nasıldı, şimdi nasıl" diye konuşmak, geçmişle bugün arasında bir köprü kurabilir.

Yaşlı Yakınınızla Anı Terapisi Tarzında Bir Sohbet Nasıl Kurulur?

Anı sohbetleri için uzman olmanız gerekmez; ama birkaç ilke sohbetin daha keyifli ve güvenli geçmesine yardımcı olabilir.

  1. Sakin bir zaman seçin. Yorgun, aç ya da ağrılı olduğu bir anda değil; dinlenmiş, rahat olduğu bir zamanda başlayın. Uzun bir oturuma gerek yok; on beş–yirmi dakika bile yeterli olabilir.
  2. Açık uçlu sorular sorun. "O zaman ne iş yapıyordun?" yerine "İlk işinize başladığınız günü anlatır mısınız?" gibi anlatmaya davet eden sorular sohbeti açar.
  3. Dinleyin, düzeltmeyin. Yaşlı yakınınız bir tarihi, bir ismi yanlış hatırlıyorsa düzeltmek gerekmez. Burada amaç doğru bilgiyi kayda geçirmek değil, onun hikâyesini onun anlattığı biçimde dinlemektir.
  4. Duygulara alan açın. "O gün çok heyecanlanmışsınız gibi geliyor bana" ya da "Bunu anlatırken sesiniz değişti" gibi yansıtmalar, kişinin duygusunun görüldüğünü hissettirir.
  5. Kendi merakınızı gösterin. Torunların merakı çoğu zaman en güçlü davettir. "Siz benim yaşımdayken neler yapardınız?" sorusu, kuşaklar arasında güzel bir köprü kurabilir.
  6. Hikâyeleri saklamayı düşünün. İzin alarak sesli kayıt yapmak, anlatılanları bir deftere yazmak ya da fotoğrafların arkasına notlar düşmek, hem aile için bir hazine oluşturur hem de yaşlı yakınınıza hikâyesinin değerli olduğunu hissettirir.
  7. Zorlamayın. Konuşmak istemediği bir konu varsa ya da yorulduysa sohbeti nazikçe kapatın. Bir başka gün yeniden deneyebilirsiniz.

Diyelim ki yetmiş sekiz yaşındaki bir dede, torununun gösterdiği eski bir tren istasyonu fotoğrafına bakıyor. "Ben buradan askere gitmiştim" diyor ve yarım saat boyunca o yolculuğu, trende tanıştığı arkadaşını, annesinin ağlayışını anlatıyor. Torun bu hikâyeyi telefonuna kaydediyor. Akşam yemeğinde dede, haftalardır olmadığı kadar neşeli.

Anı sohbetlerinde amaç geçmişi doğru hatırlamak değil, hatırlayan kişinin yanında olmaktır.

Anı sohbetleri yalnızca bire bir yapılmak zorunda değildir. Bayram ziyaretlerinde ya da kalabalık aile yemeklerinde, sofradan sonra eski bir albümü ortaya koymak, farklı kuşakların aynı fotoğrafa bakıp kendi hatırladıklarını eklemesini sağlar. Halanın hatırladığıyla amcanın hatırladığı farklı çıkabilir; bu farklılıklar da sohbeti zenginleştirir. Yalnız burada yaşlı yakınınızın sesinin kalabalık içinde kaybolmamasına dikkat etmek gerekir; ona söz vermek, sözünü kesmemek, hikâyesini sonuna kadar dinlemek önemlidir.

Huzurevlerinde ve gündüz bakım merkezlerinde de küçük gruplarla anı çalışmaları yapılabilir. Benzer dönemleri yaşamış insanların birbirinin hikâyesinde kendini bulması, yalnızlık duygusunu hafifletebilir. Bu tür grup çalışmalarında da paylaşım gönüllülük esasına dayanır; kimse istemediği bir anıyı anlatmaya zorlanmaz.

Bir başka ipucu da düzenliliktir. Haftada bir, örneğin her pazar kahvaltısından sonra, kısa bir "albüm saati" ayırmak, hem yaşlı yakınınız için beklenen bir an yaratır hem de sizin için sürdürülebilir bir alışkanlığa dönüşür.

Zor Anılar Açıldığında: Kayıp, Göç ve Yas

Her anı tatlı değildir. Yaşlı bir insanın hayatında kayıplar, savaşlar, göçler, yoksulluk, depremler, ayrılıklar olabilir. Bir fotoğraf, beklenmedik biçimde acı bir anıyı uyandırabilir: erken kaybedilen bir çocuk, geride bırakılan bir köy, bir eşin hastalığı.

Böyle anlarda şunlara dikkat edebilirsiniz:

  • Kaçmayın ama itmeyin. Kişi zor bir anıyı anlatmak istiyorsa dinleyin; ayrıntıya girmek istemiyorsa üstüne gitmeyin.
  • Duyguyu küçültmeyin. "Boş ver, geçmişte kaldı" demek yerine "Bu çok zor bir dönem olmalı" demek, kişinin duygusunun görüldüğünü hissettirir.
  • Sohbeti yumuşak bir yerde kapatın. Zor bir anıdan sonra, kişinin o dönemde ona destek olan biri ya da bir şey hakkında konuşmak, sohbeti daha dengeli bir noktada bitirmeye yardımcı olabilir.
  • Gözlemleyin. Sohbetten sonraki günlerde kişide belirgin bir huzursuzluk, uykusuzluk ya da içe kapanma fark ederseniz, bu anının onun için hâlâ ağır olduğunu düşünebilirsiniz.

Bazı yaşlılar, özellikle ağır kayıplar yaşamış olanlar, bu anıları uzun yıllar boyunca hiç konuşmamış olabilir. Bu tür anılar açıldığında yoğun bir yas yeniden canlanabilir. Bu durum aile sohbetinin sınırlarını aşıyorsa bir ruh sağlığı uzmanının desteği yararlı olabilir.

Demans Yaşayan Yakınla Anılar Üzerine Konuşmak

Demans yaşayan kişilerde yakın geçmişe ait anılar silikleşirken, eski anılar ve özellikle şarkılar daha uzun süre korunabilir. Bu yüzden eski fotoğraflar ve müzik, demans yaşayan yakınlarla iletişim kurmada aileler için değerli bir araç olabilir.

Ancak birkaç noktaya dikkat etmek gerekir:

  • Sınav yapmayın. "Bu kim, hatırlıyor musun?" sorusu, hatırlayamayan bir kişide utanç ve kaygı uyandırabilir. Bunun yerine "Bu fotoğrafta çok güzel bir elbise var" gibi bir gözlemle başlayabilirsiniz.
  • Onun gerçekliğine eşlik edin. Yakınınız bir olayı farklı hatırlıyorsa ya da geçmişi bugün gibi anlatıyorsa, onu düzeltmek yerine duygusuna eşlik etmek çoğu zaman daha iyi sonuç verir.
  • Kısa tutun. Dikkat süresi kısalmış olabilir. Birkaç fotoğraf ya da tek bir şarkı yeterli olabilir.
  • Huzursuzluk işaretlerine dikkat edin. Bazı anılar ya da şarkılar kişide kaygı ya da üzüntü uyandırabilir. Bu durumda konuyu nazikçe değiştirin.

Müzik temelli müdahalelerin demansta incelendiği bir Cochrane derlemesi, depresif belirtilerin muhtemelen azaldığını, genel davranış sorunlarında iyileşme olabileceğini; ancak ajitasyon, saldırganlık ve bilişsel işlevler üzerinde belirgin bir etki beklenmemesi gerektiğini bildirir. Yani müzik ve anılar, hafıza kaybını durdurmaz; ama yakınınızla birlikte geçirilen zamanı daha anlamlı kılabilir. Demans yaşayan bir yakınla yaşamanın duygusal yüküyle ilgili demans hasta yakını yazımıza da göz atabilirsiniz.

Araştırmalar ve Sınırlar: Ne Bekleyebiliriz?

Anı temelli çalışmalar, yaşlılarla çalışılan alanlarda yaygın olarak kullanılan ve araştırılan bir yaklaşımdır. Ancak bu yazının dayandığı kaynak taramasında anı terapisine özgü derleme düzeyinde bir bulgu yer almadığı için, etkisinin büyüklüğü hakkında bir şey söylemek doğru olmaz. Sanat ve müzik temelli yaklaşımların genelinde olduğu gibi, burada da bulguların çoğunun küçük çalışmalara dayandığını ve kısa vadeli etkilere baktığını varsaymak temkinli bir tutumdur.

Gerçekçi bir beklenti şu olabilir: Anı sohbetleri yaşlı yakınınızla bağınızı güçlendirebilir, ona değer verildiğini hissettirebilir ve birlikte keyifli zaman geçirmenizi sağlayabilir. Ama depresyonu, demansı ya da yoğun yalnızlığı tek başına ortadan kaldırması beklenmemelidir. Bu durumlarda tıbbi ve psikolojik değerlendirme önemlidir.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Yaşlılıkta görülen bazı değişiklikler kolayca "yaşlılık işte" diye geçiştirilebilir. Oysa aşağıdaki durumlar bir değerlendirme gerektirebilir:

  • Haftalardır süren çökkünlük, sık ağlama, hiçbir şeyden keyif almama
  • Belirgin içe kapanma, eskiden sevdiği kişi ve etkinliklerden uzaklaşma
  • Uyku ve iştahta belirgin değişiklikler
  • "Ben artık yük oluyorum", "Ölsem kurtulacağım" gibi ifadeler
  • Hafızada hızlı ilerleyen kayıplar, kafa karışıklığı, günlük işleri yapamama

Yaşlılıkta depresyon sık görülür ve çoğu zaman fark edilmez. Belirtiler ve destek yolları için yaşlılıkta depresyon yazımız yol gösterici olabilir. Yakınınız kendine zarar vermekten ya da yaşamına son vermekten söz ediyorsa beklemeden 112'yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun. Hafıza sorunlarında ise nöroloji ya da psikiyatri hekimi değerlendirmesi önemlidir.

Anı sohbetleri sırasında yakınınızda bu işaretlerden bazılarını ilk kez fark etmeniz de mümkündür; geçmişi anlatırken sürekli umutsuzluk, değersizlik ya da ölüm temalarına dönmesi bunlardan biridir. Böyle bir gözlem, onunla ve aile hekimiyle konuşmak için iyi bir fırsattır. Yaşlı bir yakına bakım vermek de yorucu olabilir. Anılar konuşulurken sizin de kendi duygularınız harekete geçebilir: suçluluk, yorgunluk, kaybetme korkusu. Bu duygularla baş etmekte zorlanıyorsanız, bireysel terapi sürecinde bakım veren olmanın yükü ve bu yükün sizde uyandırdıkları ele alınabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Anı terapisini evde aile olarak yapabilir miyiz?

Aile içinde fotoğraflar ve eşyalar üzerinden yapılan sohbetler terapi değildir, ama çok değerli olabilir. Yapılandırılmış anı çalışmaları ise eğitimli kişilerce belirli bir çerçevede yürütülür. Evde yapılan sohbetler için uzman olmanız gerekmez; dinlemek ve zorlamamak yeterlidir.

Yaşlı yakınım geçmişi anlatırken hep ağlıyor, devam etmeli miyim?

Duygulanmak her zaman kötü bir işaret değildir; bazen anlatmak rahatlatır. Ancak her sohbet ağır bir üzüntüyle bitiyorsa ya da sonraki günlerde huzursuzluk artıyorsa, konuyu değiştirmek ve gerekirse bir uzmana danışmak yararlı olur.

Demansı olan biriyle eski fotoğraflara bakmak hafızasını güçlendirir mi?

Fotoğraflar ve müzik iletişim kurmayı ve birlikte keyifli zaman geçirmeyi kolaylaştırabilir. Ancak hafıza kaybını durdurduğuna ya da bilişsel işlevleri güçlendirdiğine dair güçlü bir kanıt yoktur.

Hangi fotoğraflardan başlamak daha iyi olur?

Genellikle kişinin gençlik yıllarına ait, mutlu anlarla ilişkilendirilen fotoğraflar iyi bir başlangıçtır: düğünler, bayramlar, iş hayatından kareler. Kayıp ya da zor dönemlerle ilgili fotoğrafları ise kişi kendisi isterse açmak daha uygundur.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler
Okumaya devam edin

İlgili makaleler