Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Deprem Sonrası Çocuklarla Resim: Yorumlamadan Dinlemek

Deprem Sonrası Çocuklarla Resim: Yorumlamadan Dinlemek

Deprem sonrası çocuklarla resim çalışırken nelere dikkat edilmeli? Öğretmen, gönüllü ve ebeveynlere yorumlamadan dinleme, etik ilkeler ve etkinlik örnekleri.

Konteyner kentteki geçici sınıfta bir öğretmen, masaya boya kalemlerini dağıtıyor. Bir çocuk hemen ev çiziyor, bir diğeri top oynayan arkadaşlarını, üçüncüsü ise kâğıdı bütünüyle kahverengiye boyayıp üzerine çatlaklar çiziyor. Öğretmen o resme bakıp ne diyeceğini bilemiyor. 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından deprem bölgesinde ve ailelerin taşındığı şehirlerde pek çok öğretmen, gönüllü ve ebeveyn benzer anlar yaşadı. Deprem sonrası çocuklarla resim, onların yaşadıklarını ifade etmesine alan açabilecek değerli bir araçtır; ama doğru kullanılmadığında çocuğu zorlayabilir, mahremiyetini zedeleyebilir ya da yetişkinleri yanlış sonuçlara götürebilir. Bu yazı, çocuklarla resim çalışırken yorumlamadan dinlemenin, güvenli bir çerçeve kurmanın ve etik sınırları gözetmenin yollarını anlatıyor.

Deprem Sonrası Çocuklarla Resim: Neden Önemli, Neden Dikkat İster?

Çocuklar yaşadıklarını yetişkinler gibi uzun cümlelerle anlatamayabilir. Oyun ve resim, onların doğal ifade dilidir. Zor bir deneyimin ardından bir çocuğun kâğıda bir şeyler dökmesi, bir duyguyu dışarıya taşımasına, onu biraz uzaktan görmesine ve bir yetişkinle paylaşmasına yardım edebilir.

Aynı zamanda resim güçlü bir araçtır ve bu güç dikkat gerektirir:

  • Duygular açılabilir. Bir çizim, beklenmedik anda yoğun korku ya da üzüntü uyandırabilir. Bu duyguların karşılanacağı güvenli bir ortam yoksa çocuk yalnız kalabilir.
  • Yanlış yorum riski vardır. Yetişkinler bir resme bakıp "Bu çocuk travmalı" gibi hızlı sonuçlara varabilir. Oysa resimden tanı konmaz.
  • Mahremiyet söz konusudur. Çocukların resimleri, onların iç dünyasından parçalar taşır ve korunması gerekir.

Bu nedenle deprem sonrası çocuklarla resim yapmak, iyi niyetin yanında özen ve sınır bilgisi de ister. Afet sonrasında çocuklara genel olarak nasıl destek olunabileceğini çocuklarda deprem korkusu yazımızda ele aldık.

Resim Terapi Değil, Bir Kapı: Etkinlik ile Terapi Arasındaki Fark

Okulda, çadırda ya da evde yapılan resim etkinlikleri ile yapılandırılmış bir terapi süreci aynı şey değildir. Bu ayrımı akılda tutmak hem yetişkini hem de çocuğu korur.

Resim etkinliği: Bir öğretmen, gönüllü ya da ebeveyn eşliğinde yapılır. Amaç, çocuğa ifade alanı açmak, rutini ve normallik duygusunu desteklemek, birlikte olmaktır. Yetişkinin görevi yorumlamak değil, güvenli bir ortam sunmak ve dinlemektir.

Terapötik çalışma: Eğitimli bir ruh sağlığı uzmanıyla, belirli bir çerçevede, çocuğun ve ailenin ihtiyaçlarına göre planlanan bir süreçtir. Burada da resim kullanılabilir, ama çocuğun durumu gözlem, aileyle görüşme ve gerektiğinde standart araçlarla birlikte değerlendirilir.

Deprem bölgesinde ve sonrasında yürütülen psikososyal destek çalışmalarında resim ve yaratıcı etkinliklere sıkça yer verildi. Bu etkinlikler değerlidir; ama bir etkinlikte resim yaptırmak ile bir çocuğun travmasını "tedavi etmek" arasında büyük bir fark vardır. Etkinlik, çocuğun iyi oluşunu destekler ve gerektiğinde uzman desteğine giden yolu görünür kılar.

Deprem Sonrası Çocuklarla Resim Çalışırken Temel İlkeler

Aşağıdaki ilkeler, sınıfta, geçici yaşam alanlarında ya da evde çocuklarla resim çalışırken yol gösterici olabilir.

  1. Konuyu dayatmayın. "Depremi çizin" gibi bir yönerge, hazır olmayan çocukları zorlayabilir ve yeniden korku yaşamalarına yol açabilir. Serbest resim ya da "En sevdiğin yer", "Seni mutlu eden bir şey" gibi güvenli temalar daha uygundur.
  2. Seçim hakkı tanıyın. Çocuk resim yapmak istemiyorsa zorlamayın. Hamurla oynamak, kâğıt katlamak ya da yalnızca izlemek de katılımın bir biçimidir.
  3. Öngörülebilir bir rutin kurun. Etkinliğin ne zaman başlayıp ne zaman biteceğini önceden söylemek, belirsizliğin zaten yüksek olduğu bir dönemde çocuğa güven verir.
  4. Kısa tutun ve yumuşak bitirin. Etkinliğin sonunda malzemeleri birlikte toplamak, bir şarkı söylemek ya da birkaç derin nefes almak gibi sakin bir kapanış yapın.
  5. Kıyaslama ve not vermekten kaçının. "En güzel resmi Ayşe yapmış" gibi yorumlar, bu bağlamda çocukların kendini ifade etmesini kısıtlar.
  6. Gözünüz çocukta olsun. Etkinlik sırasında aşırı sessizleşen, ağlayan, donakalan ya da huzursuzlanan bir çocuğu fark edin ve yanına gidin.

Bir çocuğun resmine bakarken sorulacak ilk soru, "Bu ne anlama geliyor?" değil, "Bana anlatmak ister misin?" sorusudur.

Çocuk Depremi Çizerse: Yorumlamadan Dinlemek

Bazı çocuklar, hiçbir yönerge verilmese de yıkılan binaları, çadırları, ambulansları ya da kaybettikleri kişileri çizer. Bu çoğu zaman yaşadıklarını işleme çabasının bir parçasıdır ve kendi başına kaygı verici değildir. Önemli olan, yetişkinin bu resme nasıl karşılık verdiğidir.

Yapılabilecekler:

  • Sakin kalın. Yüz ifadeniz ve ses tonunuz, çocuğa "Burada bunu anlatmak güvenli" mesajını verir.
  • Gördüğünüzü yargısızca tarif edin: "Burada bir bina ve yanında bir araba görüyorum."
  • Davet edin, zorlamayın: "Bana bu resmi anlatmak ister misin?"
  • Çocuk anlatırsa dinleyin, sözünü kesmeyin. Duygusunu adlandırmasına yardım edin: "Bu çok korkutucu olmuş olmalı."
  • Güvenlik mesajı verin: "Şu an buradayız, seninle birlikteyiz."

Kaçınılması gerekenler:

  • "Bu resim çok karanlık, sen iyi değilsin" gibi yorumlar
  • Ayrıntı sorgulamak: "O gün tam olarak ne gördün? Kim vardı?"
  • Duyguyu küçümsemek: "Hadi artık mutlu şeyler çiz."
  • Resmi başka çocuklara ya da yetişkinlere örnek olarak göstermek

Diyelim ki dokuz yaşında bir çocuk, haftalarca her etkinlikte aynı yıkık evi çiziyor ve resmin bir köşesine hep küçük bir köpek ekliyor. Öğretmen bir gün yalnızca "Bu köpek kim?" diye soruyor. Çocuk, depremde kaybolan köpeğinden söz ediyor ve ilk kez ağlıyor. Öğretmen yorum yapmadan yanında kalıyor, duygusunu kabul ediyor ve durumu çocuğun ailesiyle paylaşıyor. Burada resim bir tanı aracı değil, çocuğun anlatamadığı bir kaybın sözcüklere dönüşmesini sağlayan bir kapı oluyor.

Etik: Deprem Sonrası Çocukların Resimleri Kime Ait?

Afet sonrasında iyi niyetle yapılan bazı uygulamalar, çocukların mahremiyetini zedeleyebilir. Bu konuda temel ilkeler şunlardır:

  • Resim çocuğa aittir. Saklanması, fotoğraflanması ya da paylaşılması yalnızca açık izinle olur. Çocuklarda bu izin hem velinin onayını hem de çocuğun kendi rızasını içerir.
  • Sosyal medyada paylaşmayın. Çocukların deprem temalı resimlerini, yüzleri gizlenmiş olsa bile, kurumların ya da gönüllülerin sosyal medya hesaplarında paylaşmak çocuğun yaşantısını kamuya açar.
  • Sergi ve kampanyalarda dikkatli olun. Çocuk resimlerinin bağış kampanyalarında ya da sergilerde kullanılması, çocuğun ve ailenin bilgilendirilmiş onayı olmadan yapılmamalıdır.
  • Tanı amacıyla dolaştırmayın. Bir resmi "Sizce bu çocukta travma var mı?" diye öğretmenler odasında, WhatsApp gruplarında ya da tanıdıklar arasında dolaştırmak hem etik değildir hem de yanıltıcıdır. Resimden tanı konmaz; endişeniz varsa aileyle konuşun ve uzman desteğine yönlendirin.
  • Gizliliği koruyun. Çocuğun resim üzerinden anlattıkları, yalnızca çocuğun iyiliği için gerekli kişilerle, örneğin ailesi ya da okulun rehberlik birimiyle paylaşılmalıdır.

Sınıfta ve Geçici Yaşam Alanlarında Uygulanabilecek Etkinlik Örnekleri

Aşağıdaki etkinlikler, travmayı doğrudan konu almadan çocuklara ifade ve güven alanı açmak için tasarlanmış basit örneklerdir.

  • Ortak duvar resmi: Büyük bir kâğıda her çocuk "Bizi neler mutlu eder?" temasıyla bir şey ekler. Ortaya çıkan ortak eser, aidiyet duygusunu destekler.
  • Benim güçlerim: Çocuklar kendilerini bir kahraman gibi çizer ve kendi "süper güçlerini" ekler: iyi koşmak, kardeşine yardım etmek, şarkı söylemek. Bu etkinlik, çaresizlik duygusuna karşı yetkinlik hissini destekler.
  • Renk ve ritim: Müzik çalarken çocukların kâğıt üzerinde serbestçe çizgiler çekmesi. Sonuç değil, hareket önemlidir.
  • Gelecek penceresi: Bir pencere çerçevesi çizilir ve çocuklar pencereden görmek istedikleri bir şeyi çizer. Bu, umut ve gelecek üzerine yumuşak bir konuşmayı açabilir.

Her etkinlikte çocuğun katılmama hakkı saklıdır ve ürünler çocuğun izniyle saklanır ya da eve götürülür. Etkinlikleri planlarken çocukların yaş aralığını, grubun büyüklüğünü ve ortamın sessizliğini de göz önünde bulundurun. Kalabalık ve gürültülü bir çadırda yapılan bir etkinlik, bazı çocuklar için rahatlatıcı olmak yerine yorucu olabilir. Küçük gruplar ve sakin bir köşe, çoğu zaman daha iyi bir başlangıçtır.

Yetişkinin kendi yükü

Afet sonrasında çocuklarla çalışan öğretmenler ve gönüllüler de çoğu zaman aynı afeti yaşamış ya da yoğun hikâyelere tanıklık etmiş kişilerdir. Çocukların resimlerinde ve anlattıklarında karşılaştıklarınız sizi de etkileyebilir. Kendi uykunuzu, ruh hâlinizi ve tahammül sınırınızı gözetmek, mesai arkadaşlarınızla paylaşmak ve gerektiğinde kendiniz için de destek almak, çocuklara sağlıklı biçimde eşlik etmenin ön koşuludur. Afet sonrasında yetişkinlerin yakınlarına nasıl destek olabileceğini afet sonrası psikolojik ilk yardım yazımızda anlattık.

Ebeveynler İçin: Evde Deprem Sonrası Çocuklarla Resim

Evde, akraba yanında ya da yeni taşınılan bir şehirde çocuğunuzla resim yapmak, onunla bağ kurmanın ve gün içinde sakin bir an yaratmanın güzel bir yolu olabilir. Bu anları desteklemek için:

  • Kendinize de bir kâğıt alın. Yan yana çizmek, çocuğun kendini incelenen biri gibi değil, birlikte vakit geçirilen biri gibi hissetmesini sağlar.
  • Zamanı küçük tutun. On beş yirmi dakikalık bir resim zamanı, uzun ve yorucu bir oturumdan daha rahatlatıcıdır. Özellikle uyku öncesi saatlerde yoğun konulara girmemek iyi olur.
  • Malzemeleri ulaşılabilir kılın. Kalabalık bir evde ya da geçici bir yaşam alanında çocuğun kendine ait küçük bir boya kutusu ve defteri olması, ona kontrol ve aidiyet duygusu verebilir.
  • Kendi duygularınızı gözetin. Çocuğunuzun çizdiği bir sahne size de acı verebilir. Bu doğaldır. Çocuğun yanında sakin kalmaya çalışın; kendi duygularınızı daha sonra güvendiğiniz bir yetişkinle paylaşın.
  • Kardeşleri kıyaslamayın. Bir çocuk depremi sık çizerken diğeri hiç söz etmeyebilir. Her çocuğun yaşadıklarını işleme biçimi ve hızı farklıdır.

Çocuğunuz bir gün yaptığı resmi size verip "Bunu sakla" derse, bu bir güven işaretidir. Resmi özenle saklamak, çocuğa anlattıklarının değerli olduğunu hissettirir. Ancak yine de resmi yorumlamaya ya da başkalarına göstermeye çalışmayın; onu yalnızca çocuğunuzla aranızda kalan bir paylaşım olarak görün.

Ne Zaman Uzman Desteğine Yönlendirilmeli?

Deprem sonrasında çocuklarda korku, uyku sorunları, yapışkanlık ya da öfke gibi tepkiler sık görülür ve çoğu zaman güvenli bir ortamla zaman içinde azalır. Ancak şu durumlarda çocuğun bir ruh sağlığı uzmanına yönlendirilmesi yerinde olur:

  • Tepkiler haftalar geçmesine rağmen azalmıyor ya da artıyorsa
  • Çocuk oyun ve resimlerinde aynı korkutucu sahneyi tekrar tekrar canlandırıyor ve bu durum onu rahatlatmak yerine sıkıntıya sokuyorsa
  • Uyku, iştah, tuvalet alışkanlıklarında belirgin geri dönüşler varsa
  • Okula gitmeyi reddediyor, arkadaşlarından ve oyundan uzaklaşıyorsa
  • Kendine zarar vermekten ya da ölmek istemekten söz ediyorsa; bu durumda vakit kaybetmeden destek alın, acil durumlarda 112'yi arayın

Uzmana yönlendirme, resmin tek başına bir kanıt olarak sunulması değil, çocuğun genel durumuna dair gözlemlerin aileyle paylaşılması yoluyla yapılmalıdır.

Çocuk ve oyun terapisi sürecinde oyun ve resim, çocuğun kendi dilinde anlatmasına alan açan araçlardır; ancak hiçbir zaman tek başına tanı aracı olarak kullanılmaz. Aileyle yapılan görüşmeler, çocuğun gelişim öyküsü ve gözlemlerle birlikte değerlendirilir. Travma sonrasında sanatın nasıl kullanılabildiğini travma sonrası sanat terapisi yazımızda ayrıca ele alıyoruz.

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuklara depremi çizmelerini söylemek doğru mu?

Genel olarak önerilmez. Bu tür bir yönerge, hazır olmayan çocukları zorlayabilir. Serbest resim ya da güvenli temalar sunmak ve çocuk kendiliğinden depremi çizerse onu sakin bir şekilde dinlemek daha uygundur.

Gönüllü olarak çocukların resimlerinin fotoğrafını çekebilir miyim?

Ancak veli onayı ve çocuğun kendi rızasıyla, paylaşım amacı açıkça belirtilerek çekilebilir. Sosyal medyada paylaşmak, çocuğun yaşantısını kamuya açtığı için önerilmez.

Bir çocuğun resmi beni çok endişelendirdi. Ne yapmalıyım?

Resmi yorumlamak ya da başkalarına göstermek yerine çocuğun genel hâline bakın ve gözlemlerinizi ailesiyle ya da okulun rehberlik birimiyle paylaşın. Endişeniz sürüyorsa uzman desteğine yönlendirme yapılabilir.

Çocuk resim yapmak istemiyorsa ne yapılmalı?

Zorlamayın. Bazı çocuklar hamurla oynamayı, hikâye dinlemeyi ya da yalnızca etkinliği izlemeyi tercih eder. Bunlar da katılımın değerli biçimleridir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler
Okumaya devam edin

İlgili makaleler