Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Gestalt Terapi Nedir? Boş Sandalye Tekniği ve Şimdi ve Burada İlkesi

Gestalt Terapi Nedir? Boş Sandalye Tekniği ve Şimdi ve Burada İlkesi

Gestalt terapi nedir, boş sandalye tekniği nasıl uygulanır? Farkındalık, tamamlanmamış işler ve şimdi ve burada ilkesini örneklerle, sade bir dille öğrenin.

Karşınızda boş bir sandalye duruyor. Terapist, "Babanız şu an orada otursaydı, ona ne söylemek isterdiniz?" diye soruyor. İlk anda bu size biraz yapay, hatta tuhaf gelebilir. Ama birkaç cümleden sonra sesinizin değiştiğini, yıllardır söyleyemediğiniz bir şeyin dilinizin ucuna geldiğini fark edebilirsiniz. Bu sahne, gestalt terapi ile en çok özdeşleşmiş tekniğin, yani boş sandalye çalışmasının bir örneği. Ancak bu yaklaşım tek bir teknikten çok daha fazlası. Bu yazıda gestalt yaklaşımının nereden geldiğini, "şimdi ve burada" ilkesinin ne anlama geldiğini, boş sandalye ve diğer tekniklerin nasıl uygulandığını, kimler için uygun olabileceğini ve nelere dikkat edilmesi gerektiğini ele alıyoruz.

Gestalt Terapi Nedir?

Gestalt terapi, 1940'lı ve 1950'li yıllarda Fritz Perls, Laura Perls ve Paul Goodman tarafından geliştirilmiş, insancıl ve deneyim odaklı bir psikoterapi yaklaşımıdır. "Gestalt" Almanca bir kelimedir ve "bütün", "biçim" ya da "örüntü" anlamına gelir. Bu isim, algı psikolojisinden gelen bir fikre dayanır: Biz dünyayı tek tek parçalar hâlinde değil, anlamlı bütünler hâlinde algılarız. Bir kâğıttaki üç noktayı hemen bir üçgen olarak görmemiz gibi.

Bu yaklaşımı benimseyen terapistler, aynı fikri insan deneyimine uygular. Kişinin düşüncesi, duygusu, bedensel duyumları ve çevresiyle ilişkisi birbirinden ayrı değil, bir bütünün parçalarıdır. Bir insanı anlamak için sadece ne düşündüğüne değil, bunu söylerken ellerini nasıl tuttuğuna, nefesinin nasıl değiştiğine, odadaki terapistle nasıl temas kurduğuna da bakmak gerekir.

Bu yaklaşımın temel amacı farkındalığı artırmaktır. Bu bakışta değişim, kişinin olmaya çalıştığı şey üzerinden değil, şu anda ne olduğunu tam olarak fark etmesi üzerinden gerçekleşir. Bu fikir "paradoksal değişim kuramı" olarak bilinir: Kendimizi zorla değiştirmeye çalıştıkça direnç artar; olduğumuz hâli kabul edip tam olarak deneyimlediğimizde ise değişim kendiliğinden başlar.

Gestalt Terapinin Temel Kavramları

Şimdi ve burada

Gestalt terapinin en bilinen ilkesi, dikkati şimdiki ana getirmektir. Geçmiş önemsizdir anlamına gelmez; ancak geçmiş, bugün nasıl yaşandığıyla ilgilenilir. "Annem beni hep eleştirirdi" diye anlatan birine terapist şöyle sorabilir: "Bunu anlatırken şu an bedeninizde ne oluyor?" Böylece anı, bir hikâye olmaktan çıkar ve şimdiki deneyimin bir parçası olarak çalışılabilir hâle gelir.

Farkındalık

Farkındalık, kişinin kendi duygularını, ihtiyaçlarını, bedensel duyumlarını ve çevresiyle nasıl temas kurduğunu fark etmesidir. Terapistler "Neden?" sorusundan çok "Ne?" ve "Nasıl?" sorularını kullanır. "Neden öfkelisiniz?" sorusu açıklamaya, savunmaya ve entelektüel konuşmaya davet eder. "Öfkenizi şu an nerede hissediyorsunuz?" sorusu ise deneyimin kendisine.

Tamamlanmamış işler

Söylenmemiş sözler, yaşanamamış vedalar, ifade edilmemiş öfke ya da kırgınlık zihinde "kapanmamış bir dosya" gibi kalır. Bu yaklaşımda bunlara "tamamlanmamış işler" denir. Bu işler, kişinin bugünkü ilişkilerine sızar. Örneğin hiç yüzleşemediği eleştirel bir ebeveynin sesini, yıllar sonra iş yerindeki her geri bildirimde yeniden duymak gibi.

Temasın kesintiye uğraması

Gestalt kuramına göre sağlıklı bir insan, ihtiyaçlarını fark eder ve çevresiyle temas kurarak onları karşılar. Ancak bu döngü bazı alışkanlıklarla kesintiye uğrayabilir:

  • İçe atma: Başkalarından gelen kuralları sorgulamadan yutmak. "Kız çocuğu sesini yükseltmez" gibi.
  • Yansıtma: Kendi duygusunu başkasına atfetmek. Kendi öfkesini fark etmeyen birinin herkesi düşmanca bulması gibi.
  • Kendine döndürme: Başkasına yöneltilmesi gereken duyguyu kendine yöneltmek. Kızdığı kişiye değil, kendine yüklenmek gibi.
  • Birleşme: Kendi isteğiyle başkasınınkini ayıramamak. "Biz böyle severiz" deyip kendi ne istediğini bilmemek gibi.
  • Saptırma: Konuyu değiştirmek, şakaya vurmak, göz temasından kaçmak gibi yollarla temasın yoğunluğundan kaçınmak.

Boş Sandalye Tekniği Nasıl Uygulanır?

Boş sandalye, gestalt yaklaşımının sembolü hâline gelmiş bir yöntemdir. Kişi, karşısındaki boş sandalyede konuşmak istediği birinin oturduğunu hayal eder ve ona doğrudan konuşur. Bu kişi bir ebeveyn, eski bir partner, kaybedilmiş bir yakın ya da kişinin kendi bir parçası olabilir.

Diyelim ki pandemi döneminde babasını kaybeden ve hastanedeki kısıtlamalar nedeniyle vedalaşamayan, cenazesine bile gidemeyen bir kadın var. Yıllar geçmesine rağmen "helalleşemedim" duygusu içinde bir taş gibi duruyor. Terapist, uygun bir zaman geldiğinde, ona boş sandalyede babasını hayal etmesini ve söyleyemediklerini söylemesini önerebilir. Kadın önce çekingen cümlelerle başlıyor, sonra gözyaşları geliyor: "Seni son kez göremedim, elini tutamadım." Ardından terapist, istersen babanın sandalyesine geçip onun yerinden konuşmayı deneyebileceğini söylüyor. Bu yer değiştirme, kişinin kendi içinde taşıdığı babayı duymasına, belki de ihtiyaç duyduğu sözleri kendine söyleyebilmesine olanak tanır.

Bu teknik, yas sürecinde takılıp kalan pek çok kişi için güçlü bir deneyim olabilir. Yasın doğal seyri ve ne zaman zorlaştığı hakkında daha fazla bilgi için yas süreci yazımızı okuyabilirsiniz.

Boş sandalye çalışmasının dikkat edilmesi gereken bazı yönleri vardır:

  • Güçlü duygular açığa çıkardığı için, terapötik ilişkide yeterli güven oluşmadan aceleyle uygulanmamalıdır.
  • Kişi istemiyorsa zorlanmaz; "Bu bana yapay geliyor" demesi de çalışmanın bir parçası olarak konuşulur.
  • Seans, kişi yoğun duyguların ortasında bırakılmadan, toparlanmasına zaman tanınarak kapatılır.
  • Kayıp yakın ya da incitici bir kişiyle yapılan çalışma, o kişiyle gerçek hayatta yüzleşmeyi ya da barışmayı gerektirmez. Amaç, kişinin kendi içinde taşıdığı yükü hafifletmektir.

Boş sandalyenin gücü, orada kimse oturmadığı hâlde, söylenen sözlerin gerçekten birine ulaşıyormuş gibi hissettirmesindedir.

Diğer Gestalt Teknikleri

Boş sandalye dışında gestalt terapide sık kullanılan başka deneyimsel çalışmalar da vardır:

İki sandalye çalışması: Kişinin içindeki iki çatışan yan, örneğin "Daha çok çalışmalısın" diyen eleştirel ses ile "Artık yoruldum" diyen yan, iki ayrı sandalyeye yerleştirilir ve birbirleriyle konuşturulur. Bu çalışma, iç çatışmayı görünür ve konuşulabilir kılar.

Örneğin doğum izninden sonra işe dönen bir anne, bir sandalyede "İyi bir anne çocuğunu bırakmaz" diyen sesi, diğerinde ise "Ben de kendi hayatımı, mesleğimi istiyorum" diyen yanını konuşturabilir. Çoğu zaman ilk sandalyedeki sesin aslında kayınvalidenin, annenin ya da çevrenin cümlelerini tekrarladığı fark edilir. İki yan arasında gidip gelirken, kişi hangisinin gerçekten kendisine ait olduğunu ve ikisini nasıl bir arada tutabileceğini daha net görmeye başlar. Amaç bir tarafı susturmak değil, aralarında daha insaflı bir konuşma kurmaktır.

Abartma: Kişinin farkında olmadan yaptığı küçük bir hareket ya da ses tonu, örneğin konuşurken yumruğunu sıkması, bilinçli olarak büyütülür. "Bu yumruğu biraz daha sıkın, size ne söylüyor?" sorusu, bastırılmış bir duygunun yüzeye çıkmasına yardım edebilir.

Dil çalışması: "Biri insanı kızdırıyor" yerine "Ben kızıyorum", "Yapamam" yerine "Yapmak istemiyorum", "ama" yerine "ve" demek gibi dil değişiklikleri, kişinin kendi deneyimine sahip çıkmasını sağlar.

Rüya çalışması: Gestalt terapide rüyanın her öğesi, kişinin kendi bir parçası olarak görülür. Rüyadaki kilitli kapının ağzından konuşmak, kişinin kendi içinde neyi kapalı tuttuğunu keşfetmesine yardım edebilir.

Beden farkındalığı: Nefes, duruş, kas gerginliği gibi bedensel ipuçlarına dikkat etmek, kelimelere henüz dökülmemiş duyguları fark etmenin yollarındandır.

Gestalt Terapi Kimler İçin Uygun, Nelere Dikkat Edilmeli?

Bu yaklaşım, özellikle duygularıyla teması zayıflamış, "Ne hissettiğimi bilmiyorum" diyen, hep mantıkla konuşup duygudan kaçan kişiler için anlamlı olabilir. Tamamlanmamış yaslar, kırgınlıklar, kişinin kendi içindeki çatışmaları ve ilişkilerde tekrar eden temas sorunları, bu çalışmaların sık ele aldığı konulardır.

Duyguları göstermenin uzun süre zayıflık sayıldığı ortamlarda büyüyenler için bu yaklaşımın deneyimsel yanı ayrıca anlamlı olabilir. "Erkek adam ağlamaz", "Büyüklerine karşı sesini yükseltme", "İçine at, geçer" gibi cümlelerle yetişen pek çok kişi, yetişkinlikte öfkesini ya da üzüntüsünü ancak baş ağrısı, mide sıkıntısı veya ani patlamalar biçiminde fark eder. Duyguyu önce bedende yakalamak ve onu güvenli bir ortamda sözcüklere dökmek, bu kişiler için yeni bir deneyim olabilir.

Bununla birlikte bazı sınırları bilmek önemlidir:

  • Araştırma desteği: Gestalt terapinin kendisi üzerine yapılan kontrollü araştırmalar, bilişsel davranışçı yaklaşımlara göre daha sınırlıdır. Öte yandan sandalye çalışmaları, duygu odaklı terapi ve şema terapi gibi araştırılmış yaklaşımlara uyarlanmış ve bu yaklaşımların içinde incelenmiştir.
  • Travma: Ağır travma yaşamış kişilerde, yoğun duyguları hızla açığa çıkaran teknikler dikkatli kullanılmalıdır. Önce güvenlik ve duygu düzenleme becerileri üzerinde durulması gerekebilir.
  • Uygulayıcının yetkinliği: Deneyimsel teknikler, kısa bir atölyede öğrenilip hemen uygulanabilecek kadar basit değildir. Güçlü duygularla çalışmayı bilen, bu alanda eğitim ve süpervizyon almış bir uzmanla çalışmak önemlidir.

Kendi Farkındalığınızı Artırmak İçin Küçük Denemeler

Gestalt yaklaşımının bazı fikirlerini gündelik hayatta da deneyebilirsiniz. Bunlar terapinin yerini tutmaz, ama kendinizle temasınızı güçlendirebilir:

  1. "Şu an fark ediyorum ki..." cümlesi: Gün içinde birkaç kez durun ve bu cümleyi tamamlayın. "Şu an fark ediyorum ki omuzlarım kalkmış." "Şu an fark ediyorum ki bu toplantıdan sıkıldım." Yargılamadan sadece fark edin.
  2. "Zorundayım" yerine "seçiyorum": "Annemi her gün aramak zorundayım" cümlesini "Annemi her gün aramayı seçiyorum" diye söyleyin. Hangi cümle size daha doğru geliyor? Bu farkın üzerine düşünün.
  3. Mektup yazmak: Söyleyemediğiniz sözleri, göndermeyeceğiniz bir mektupta yazın. Yazdıktan sonra mektubu kendinize sesli okuyun ve okurken bedeninizde ne olduğunu fark edin.
  4. Bedeninizi taramak: Akşamları birkaç dakikanızı ayırıp bedeninizde gerginlik hissettiğiniz yerleri fark edin. Bu alıştırmanın mindfulness nedir yazımızda anlattığımız bilinçli farkındalık uygulamalarıyla da ortak noktaları vardır.

Bu denemeler sırasında beklenmedik derecede yoğun duygular ortaya çıkarsa durmanız ve bunları güvendiğiniz biriyle ya da bir uzmanla paylaşmanız uygun olur.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Aşağıdaki durumlarda bir ruh sağlığı uzmanından destek almayı düşünebilirsiniz:

  • Bir kayıp, ayrılık ya da kırgınlık aylar, hatta yıllar geçmesine rağmen hâlâ yoğun biçimde canınızı yakıyorsa
  • Duygularınızı tanımakta, adlandırmakta ya da ifade etmekte belirgin biçimde zorlanıyorsanız
  • İçinizdeki eleştirel ses sürekli sizi küçümsüyor ve hayatınızı daraltıyorsa
  • İlişkilerinizde aynı tür kopukluklar tekrar ediyorsa
  • Uyku, iştah ya da genel işlevselliğinizde haftalardır süren değişiklikler varsa

Terapide Sandalye Çalışmaları ve Duygular Nasıl Ele Alınır?

Gestalt terapi bu alanda özel eğitim almış terapistler tarafından uygulanır. Klinik Psikolog Eda Erkan Alapala, Kognitif ve Davranışçı Terapiler Derneği'nde EABCT standartlarında dört yıllık Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimini tamamlamış bir klinik psikologdur. Sandalye çalışmaları ise yalnızca gestalt terapiye özgü değildir; şema terapi de bu tekniği, kişinin içindeki eleştirel ses ile incinmiş ve ihtiyaçları karşılanmamış yan arasındaki diyaloğu çalışmak için kullanır. Yüksek lisans tezinde erken dönem uyumsuz şemalar üzerine çalışmış olan Eda Erkan Alapala'nın şema odaklı bakışı, bu tür deneyimsel çalışmalara bilişsel davranışçı çerçeve içinde yer açar.

Bireysel terapi sürecinde bu tür tekniklerin kullanılıp kullanılmayacağı, danışanın hazır olup olmadığına ve ihtiyacına göre birlikte değerlendirilir. Görüşmeler Çorum'da yüz yüze ya da online yapılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Boş sandalye çalışması online seansta yapılabilir mi?

Evet, uyarlanarak yapılabilir. Kişi kendi odasında karşısına bir sandalye ya da yastık koyabilir; terapist ekrandan süreci yönlendirir. Ancak yoğun duygular ortaya çıkabileceği için seansın ardından kendinize sakin bir zaman ayırmanız önerilir.

Gestalt terapide geçmiş hiç konuşulmaz mı?

Konuşulur, ama farklı bir biçimde. Geçmiş, uzun anlatılar yerine bugün nasıl hissedildiği üzerinden ele alınır. Bir çocukluk anısı, sanki şu an yaşanıyormuş gibi canlandırılarak çalışılabilir.

Boş sandalyede konuşmak bana saçma geliyorsa ne olur?

Bu çok yaygın bir tepkidir ve kendi başına değerli bir bilgidir. Terapist sizi zorlamaz; bu çekingenliğin ne anlattığını birlikte konuşabilirsiniz. Bazı kişiler birkaç seans sonra denemeye hazır hisseder, bazıları ise başka yöntemlerle çalışmayı tercih eder.

Gestalt terapi grup hâlinde de yapılır mı?

Evet. Gestalt yaklaşımı tarihsel olarak grup çalışmalarında da sık kullanılmıştır. Grupta bir kişi çalışırken diğerleri tanıklık eder ve kendi deneyimlerini paylaşır. Bireysel mi grup mu sorusunun yanıtı, kişinin ihtiyacına ve hazır oluşuna göre değişir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler