Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Hasta Arkadaştan Kaçmak: Ne Diyeceğini Bilemeyip Uzaklaşmak

Hasta Arkadaştan Kaçmak: Ne Diyeceğini Bilemeyip Uzaklaşmak

Hasta arkadaştan kaçmak, aramayı haftalarca ertelemek ve pişmanlık duymak tanıdık mı? Bu kaçınmanın nedenleri ve arkadaşınıza yeniden ulaşmanın yolları burada.

Telefonunuzun ekranında arkadaşınızın adı duruyor. Üç hafta önce ağır bir tanı aldığını öğrendiniz. İlk gün "Hemen arayayım" dediniz, sonra "Biraz dinlensin, rahatsız etmeyeyim" diye düşündünüz. Bir hafta geçti, ne diyeceğinizi bilemediniz. İki hafta geçti, bu kez "Bu kadar geç aradığım için ne düşünecek?" utancı eklendi. Şimdi her gün parmağınız ekranın üzerinde duruyor ama bir türlü arayamıyorsunuz. Hasta arkadaştan kaçmak, sanıldığından çok daha yaygın bir deneyimdir ve çoğu zaman ilgisizlikten değil, tam tersine yoğun bir duygusal yükten kaynaklanır. Bu yazıda bu kaçınmanın neden olduğunu, arkadaşınızın bunu nasıl yaşayabileceğini ve aradaki mesafeyi kapatmak için atabileceğiniz küçük adımları ele alıyorum.

Hasta Arkadaştan Kaçmak Neden Olur?

İnsanlar hasta bir arkadaştan genellikle onu sevmedikleri için değil, durumun kendilerinde uyandırdığı duygularla baş edemedikleri için uzaklaşır. Bu duyguları tanımak, kaçınmayı anlamanın ilk adımıdır.

Yanlış bir şey söyleme korkusu: "Ya onu üzecek bir şey söylersem?", "Ağlarsa ne yapacağım?" düşünceleri, konuşmayı hiç başlatmamayı daha güvenli gösterir. Mükemmel cümleyi bulamayınca hiç cümle kurmamayı seçeriz.

Kendi korkularımızla yüzleşmek: Yaşıtımız olan birinin ağır bir hastalığa yakalanması, "Bu bana da olabilir" gerçeğini yüzümüze çarpar. Arkadaşı görmek, kendi kırılganlığımızı ve ölümlülüğümüzü hatırlatır. Kaçınma, bu kaygıdan korunmanın bilinçsiz bir yolu olabilir.

Çaresizlik: Hastalığı iyileştiremeyeceğimizi, durumu değiştiremeyeceğimizi bilmek, "O zaman yapabileceğim bir şey yok" sonucuna götürebilir. Oysa yanında olmak da bir şey yapmaktır.

Rahatsız etme kaygısı: "Zaten yorgundur, ailesi yanındadır, bir de ben uğraştırmayayım" düşüncesi, iyi niyetli bir geri çekilmedir. Ama hasta tarafından çoğu zaman unutulmak olarak algılanır.

Geçmiş kayıpların izi: Daha önce bir yakınını hastalık sürecinde kaybetmiş biri için hasta bir arkadaşın yanında olmak, eski yaraları açabilir. Hastane kokusu, belirli kelimeler ya da görüntüler, o eski acıyı yeniden canlandırabilir.

Erteleme ve utanç döngüsü: İlk erteleme küçük bir adımdır; ama zaman geçtikçe aramanın "geç kalmış" olduğu hissi büyür. Utanç, kaçınmayı besler; kaçınma da utancı. Bu döngü kırılmadıkça mesafe her gün biraz daha açılır.

Kalabalık ilginin ardından gelen sessizlik

Türkiye'de ağır bir hastalık haberi çoğu zaman ilk günlerde yoğun bir ilgi dalgası yaratır. Telefonlar susmaz, kapı çalınır, hastane odası ziyaretçiyle dolar. Bazı arkadaşlar bu kalabalığın içinde "Zaten herkes orada, benim gitmeme gerek yok" diye düşünüp geri çekilir. Oysa birkaç hafta sonra o kalabalık dağılır; tedavinin uzun ve yorucu dönemi başladığında hastanın yanında kalan insan sayısı belirgin biçimde azalır. Bu yüzden ilk günlerde ulaşamadıysanız, ikinci ya da üçüncü ayda gelen bir mesaj belki de en çok ihtiyaç duyulan zamana denk gelir.

İş yerinde, mahallede ya da okul velileri arasında tanıdığınız biri hastalandığında da benzer bir durum yaşanır. "Çok yakın değiliz, aramam tuhaf kaçar" düşüncesi anlaşılırdır. Ancak kısa ve saygılı bir geçmiş olsun mesajı, yakınlık derecesi ne olursa olsun çoğu insana iyi gelir.

Bu nedenlerin hiçbiri sizin kötü bir arkadaş olduğunuzu göstermez. Ama kaçınmanın sizin için değil, arkadaşınız için ne anlama geldiğini düşünmek önemlidir.

Arkadaşınız Bu Sessizliği Nasıl Yaşıyor Olabilir?

Ağır bir hastalıkla karşılaşan pek çok insan, hastalığın kendisi kadar sosyal çevresindeki değişimden de etkilendiğini anlatır. Bazı arkadaşlar beklenmedik biçimde yakınlaşırken, en yakın sanılan bazıları sessizce kaybolur.

Hastalar bu sessizliği farklı biçimlerde yorumlayabilir:

  • "Demek ki benim için o kadar önemli değilmiş."
  • "Herkes benden kaçıyor, artık sadece bir hastayım."
  • "Belki ben bir şey yaptım, kırdım onu."
  • "Durumum o kadar kötü ki kimse yüzüme bakmak istemiyor."

Bu yorumlar hastanın yalnızlık duygusunu derinleştirir. Tedavi döneminde evde ya da hastanede uzun saatler geçiren biri için bir mesaj, kısa bir telefon görüşmesi bile günün en anlamlı anı olabilir. Ağır hastalık geçiren birçok insan, iyileştikten yıllar sonra bile "O dönem kimin aradığını, kimin aramadığını hiç unutmadım" der.

Buna karşın, arkadaşınızın da sizin durumunuzu anlayabileceğini unutmayın. Çoğu insan, geç de olsa gelen samimi bir mesajı, hiç gelmeyen bir mesajdan çok daha değerli bulur.

Hasta Arkadaştan Kaçmak Yerine: Mesafeyi Kapatmanın Yolları

Mükemmel cümleyi beklemeyin

Doğru kelimeleri bulmak için beklemek, çoğu zaman hiç konuşmamakla sonuçlanır. Arkadaşınızın sizden duymak istediği şey kusursuz bir konuşma değil, onu düşündüğünüzü bilmektir.

Gecikmeyi açıkça kabul edin

Geç kaldıysanız bunu saklamaya ya da karmaşık bahaneler üretmeye gerek yok. Kısa ve dürüst bir açıklama, hem sizin utancınızı hem de onun kırgınlığını hafifletir.

Kurgusal örnek cümleler:

  • "Haberi duyduğumdan beri seni düşünüyorum ama ne diyeceğimi bilemedim, bu yüzden geciktim. Özür dilerim, buradayım."
  • "Seni aramak istedim ama korktum, yanlış bir şey söylemekten çekindim. Nasılsın?"
  • "Ne diyeceğimi bilmiyorum ama seni çok özledim."

Kaçınmanız iyi olabilecek cümleler:

  • "Çok yoğundum, hiç vaktim olmadı." (Arkadaşınızı öncelik sıralamasında geride kalmış gibi hissettirebilir.)
  • "Seni rahatsız etmek istemedim, ailen yanındadır diye düşündüm." (Kısmen doğru olabilir ama tek başına söylendiğinde bir gerekçe gibi durur; ardından ilgi gösteren bir cümle eklemek iyi olur.)
  • "Ben de çok kötü oldum duyunca, günlerce kendime gelemedim." (Konuşmanın odağını sizin duygularınıza kaydırır ve hastayı sizi teselli etmek zorunda bırakabilir.)

Küçük adımlarla başlayın

Uzun bir telefon görüşmesi ya da hastane ziyareti gözünüzde büyüyorsa, önce kısa bir mesajla başlayın. Ardından arkadaşınızın tepkisine göre telefon ya da ziyaret planlayabilirsiniz. Küçük bir adım, kaçınma döngüsünü kırmak için yeterlidir.

Onun hızına uyun

Arkadaşınız hastalığını ayrıntılı anlatmak isteyebilir ya da hiç konuşmak istemeyebilir. "Bugün hastalığı konuşmak ister misin, yoksa başka şeylerden mi söz edelim?" sorusu, ona seçim hakkı tanır. Bazen eski bir anıyı hatırlamak, birlikte bir diziyi konuşmak ya da ortak bir arkadaşın haberini paylaşmak, ona hastalığın dışında da bir hayatı olduğunu hatırlatır.

Somut yardım teklif edin

"Bir şeye ihtiyacın olursa söyle" cümlesi iyi niyetlidir ama çoğu hasta bunu kullanmakta zorlanır. Bunun yerine somut ve kolayca kabul edilebilir teklifler sunun: "Perşembe akşamı size yemek bırakabilir miyim?", "Cumartesi çocukları parka götürebilirim." Ziyaret konusunda hastanın enerjisine ve isteklerine saygı göstermek de önemlidir; bu konudaki ayrıntılar için hasta ziyareti adabı yazısına göz atabilirsiniz.

Sürekliliği koruyun

Bir kez arayıp sonra yeniden kaybolmak, hiç aramamaktan daha kırıcı olabilir. Uzun aralıklarla da olsa düzenli bir iletişim, örneğin haftada bir kısa mesaj, arkadaşınıza unutulmadığını hissettirir. Tedavi uzadıkça çevrenin ilgisi azalır; bu dönemde devam eden ilgi çok daha değerlidir.

Arkadaşınızın hastalığını iyileştiremezsiniz; ama bu yolu tek başına yürümemesini sağlayabilirsiniz.

Yaşa Göre Farklılıklar

Arkadaşı hastalanan çocuklar

Çocuklar bir sınıf arkadaşının hastalığına korku, merak ve bazen kaçınmayla tepki verebilir. "Bana da bulaşır mı?" ya da "O ölecek mi?" gibi sorular sorabilirler. Ebeveynlerin bu soruları yaşa uygun ve sakin bir dille yanıtlaması, gerekirse öğretmenle iş birliği yapması önemlidir. Hasta arkadaşa birlikte resim çizmek, kart yazmak ya da sesli mesaj göndermek, çocuğun hem korkusunu hem de arkadaşına olan bağlılığını ifade etmesine yardımcı olur.

Arkadaşı hastalanan ergenler

Ergenler için akran ilişkileri çok merkezîdir; arkadaşlarından birinin ağır bir hastalığa yakalanması onları derinden sarsabilir. Bazı gençler ne yapacağını bilemeyip sosyal medyada sessiz kalır, bazıları ise yoğun kaygı yaşar. Gencin bu duyguları konuşabileceği güvenli bir yetişkinin olması, onun arkadaşına destek olabilmesini de kolaylaştırır. Hasta gencin de akranlarından kopmaması, okul ve arkadaşlık bağlarının sürmesi iyileşme sürecinde önemlidir.

Yetişkinler ve yaşlılar

Yetişkinlikte iş, aile ve şehir değişiklikleri arkadaşlıkları zaten zorlar; ağır bir hastalık da bu ilişkileri sınava sokar. Yaşlılıkta ise hasta arkadaşın yanında olmak, çoğu zaman kişinin kendi sağlığı ve kayıplarıyla ilgili korkularını da harekete geçirir. Yaşlı bir arkadaşı ziyaret etmek, onunla eski günleri konuşmak, hem onun hem sizin için anlamlı olabilir. Yetişkinlikte arkadaşlık ilişkilerinin nasıl sürdürülebileceğini yetişkinlikte arkadaşlık yazısında ele aldım.

Pişmanlıkla Ne Yapmalı?

Bazen kaçınma o kadar uzun sürer ki arkadaşınızla yeniden iletişim kurmaya fırsat kalmaz. Arkadaşınız iyileşip hayatına devam etmiş, ilişki soğumuş olabilir ya da ne yazık ki onu kaybetmiş olabilirsiniz. Bu durumda yoğun bir pişmanlık ve suçluluk yaşamak çok anlaşılırdır.

Pişmanlıkla baş etmek için:

  • Kendinize şefkat gösterin. O dönemde sizi kaçınmaya iten korkuların insani olduğunu hatırlayın.
  • Mümkünse onarın. Arkadaşınız hayattaysa, gecikmiş de olsa bir özür ve samimi bir ilgi ilişkiyi onarabilir.
  • Yasınıza yer açın. Arkadaşınızı kaybettiyseniz, ona yazmak isteyip yazamadığınız bir mektup yazmak, ailesine taziyede bulunmak ya da onun anısına anlamlı bir şey yapmak, suçluluğu yasa dönüştürmeye yardımcı olabilir.
  • Bundan sonrası için öğrenin. Bu deneyim, bir dahaki sefere farklı davranmanız için önemli bir öğretmen olabilir.

Suçluluğun bir işlevi olduğunu da hatırlamak yararlıdır: Bu duygu, arkadaşlığa ne kadar değer verdiğinizi gösterir. Ancak suçluluk sizi yalnızca geçmişe bağlıyorsa ve kendinizi sürekli cezalandırmanıza yol açıyorsa, artık size yardım etmiyordur. Onu bir ders ve bir değer hatırlatıcısı olarak tutup, kendinizi affetmeye izin vermek, hem sizin hem de çevrenizdeki diğer insanlarla kuracağınız ilişkilerin sağlığı için önemlidir.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Hasta bir arkadaşın karşısında kaygı ve kaçınma hissetmek olağandır. Ancak aşağıdaki durumlarda bir ruh sağlığı uzmanından destek almak yararlı olabilir:

  • Hastalık, hastane ya da ölümle ilgili her durumdan yoğun biçimde kaçınmak
  • Arkadaşınızın hastalığından sonra kendi sağlığınızla ilgili sürekli kaygı yaşamak
  • Geçmiş bir kaybın yeniden canlanması ve günlük hayatı etkileyen bir yasın başlaması
  • Arkadaşınızı kaybettikten sonra uzun süre geçmeyen yoğun suçluluk ve pişmanlık
  • Uykusuzluk, keyifsizlik ve içe kapanmanın haftalarca sürmesi

Siz ya da arkadaşınız ölüm isteği ya da kendine zarar verme düşünceleri dile getiriyorsa bunu ciddiye alın; acil durumlarda 112'yi arayın.

Terapide Kaçınma ve Suçluluk Nasıl Ele Alınır?

Bilişsel davranışçı terapi çerçevesinde kaçınmanın altında yatan düşünceler ("Yanlış bir şey söylersem her şeyi mahvederim", "Artık çok geç") fark edilir ve daha gerçekçi bir bakışla ele alınır. Kaçınılan durumla adım adım yüzleşmek, örneğin önce mesaj yazmak, sonra kısa bir telefon görüşmesi yapmak, kaygının azalmasına yardımcı olabilir. Ölüm ve hastalıkla ilgili kişisel korkular, geçmiş kayıplar ve bunların bugüne etkisi de terapide konuşulabilecek başlıklardır.

Bireysel terapi, hem kaçınmanın nedenlerini anlamak hem de pişmanlık ve suçluluk duygularıyla çalışmak için güvenli bir alan sunabilir. Görüşmeler yüz yüze ya da online yapılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Aylardır aramadım, şimdi aramak garip olmaz mı?

Garip gelebilir ama geç kalmış bir arama, hiç gelmeyen bir aramadan çoğu zaman çok daha değerlidir. Gecikmeyi kısa ve dürüstçe kabul eden bir mesajla başlamak, buzları eritmeye yardımcı olur.

Arkadaşım mesajlarıma yanıt vermiyor, ne yapmalıyım?

Yorgunluk, tedavi yan etkileri ya da yalnız kalma isteği yanıt verememesinin nedeni olabilir. Yanıt beklemediğinizi belirten kısa mesajlar göndermeye devam edebilirsiniz: "Yanıt vermene gerek yok, sadece seni düşündüğümü bilmeni istedim."

Hasta arkadaşımın yanında ağlarsam ne olur?

Ara sıra duygulanmak, arkadaşınıza onu ne kadar önemsediğinizi gösterebilir. Ancak ağlamanız uzun sürüyor ve arkadaşınız sizi teselli etmek zorunda kalıyorsa, duygularınızı paylaşacağınız başka bir yer bulmanız yararlı olur.

Hasta arkadaştan kaçmak yerine onu ziyaret etmek istiyorum ama hastane ortamı beni çok geriyor. Ne yapabilirim?

Hastane ortamı pek çok insanda kaygı uyandırır. Ziyareti kısa tutmak, yanınızda ortak bir arkadaş götürmek ya da arkadaşınız evdeyken gitmeyi tercih etmek bu kaygıyı azaltabilir. Ziyaret mümkün değilse görüntülü arama ya da el yazısı bir not da bağı sürdürmenin güzel yollarıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler
Okumaya devam edin

İlgili makaleler