Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Online Sanat Terapisi: Ekran Üzerinden Yaratıcı Çalışma Mümkün mü?

Online Sanat Terapisi: Ekran Üzerinden Yaratıcı Çalışma Mümkün mü?

Online sanat terapisi nasıl yapılır, yüz yüze çalışmadan farkı ne? Gerekli malzemeleri, ortam hazırlığını, gizlilik ilkelerini ve sınırlarını okuyun.

Tayini doğuda küçük bir ilçeye çıkmış genç bir öğretmen düşünün. Akşamları lojmanda yalnız, en yakın şehir merkezi saatlerce uzakta. Ya da Almanya'da yaşayan, çocukları okula gidince evde tek başına kalan ve Türkçe konuşabileceği bir destek arayan bir anne. İkisinin de aklına aynı soru gelebilir: Online sanat terapisi gerçekten işe yarar mı, ekranın karşısında boya ve kâğıtla çalışmak mümkün mü? Bu yazıda yaratıcı çalışmaların çevrim içi ortama nasıl taşındığını, bunun için nelere ihtiyaç duyulduğunu, yüz yüze çalışmaya göre neleri kolaylaştırıp neleri zorlaştırdığını ve kimler için daha uygun olabileceğini anlatıyoruz.

Online Sanat Terapisi Nedir?

Online sanat terapisi, resim, boyama, kolaj, kil gibi malzemelerle yapılan yaratıcı çalışmaların, görüntülü görüşme aracılığıyla ve eğitimli bir uzman eşliğinde yürütülmesidir. Kişi kendi evinde, kendi malzemeleriyle çalışır; uzman ise ekranın diğer tarafında süreci takip eder, sorular sorar ve ortaya çıkanlara birlikte bakılmasına alan açar.

Temel mantık, yüz yüze çalışmayla aynıdır. Amaç güzel bir ürün ortaya koymak değil, sözcüklerin henüz ulaşamadığı duygulara renk, şekil ve doku yoluyla ulaşmaktır. Bu yaklaşımın genel ilkelerini sanat terapisi nedir yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.

Değişen şey, çalışmanın gerçekleştiği yerdir. Seans odası yerine kişinin mutfak masası, çalışma köşesi ya da balkonu kullanılır. Bu değişiklik, aşağıda göreceğimiz gibi hem bazı fırsatlar hem de bazı sınırlar getirir.

Online Sanat Terapisi Nasıl Yapılır? Bir Oturumun Akışı

Çevrim içi bir yaratıcı çalışma oturumu kabaca şöyle ilerleyebilir:

  1. Bağlantı ve yerleşme: Görüntü ve ses kontrol edilir, kişi malzemelerini önüne alır, birkaç dakika o günkü ruh hâli konuşulur.
  2. Davet: Uzman bir çalışma önerebilir. Örneğin "Bu haftayı üç renkle anlatmak isteseydiniz hangilerini seçerdiniz?" ya da "Kendinizi şu an güvende hissettiğiniz bir yeri çizin."
  3. Çalışma: Kişi çalışırken kamera açık kalabilir. Bazen kamera yalnızca elleri ve kâğıdı gösterecek biçimde ayarlanır; bazen de kişi daha rahat çalışmak için kısa süreliğine kamerayı kendine çevirir.
  4. Birlikte bakma: Ürün kameraya gösterilir. Uzman yorum yapmaz; "Bu resme bakınca ne hissediyorsunuz?", "Hangi kısmı yaparken zorlandınız?" gibi sorularla kişinin kendi anlamını bulmasına eşlik eder.
  5. Kapanış: Ortaya çıkan duygular toparlanır, ürünün nerede ve nasıl saklanacağı konuşulur.

Bazı çalışmalar dijital araçlarla da yapılabilir: tablet üzerinde çizim, paylaşılan bir dijital tuval ya da fotoğraflardan oluşturulan kolajlar gibi. Ancak pek çok kişi için kâğıt, boya ve elle tutulan malzeme, ekranın soğukluğunu dengeleyen bir sıcaklık sağlar.

İlk görüşmede neler konuşulur?

Çevrim içi çalışmaya başlamadan önce yapılan ilk görüşme, çoğu zaman tanışma ve çerçeve belirleme amacı taşır. Bu görüşmede kişinin neden destek aradığı, ne beklediği ve günlük hayatında neler olup bittiği konuşulur. Bunun yanında çevrim içi çalışmaya özgü bazı pratik konular da netleştirilir: Bağlantı koparsa ne yapılacağı, görüşme sırasında acil bir durum olursa kime ulaşılacağı, kişinin hangi şehirde ya da ülkede bulunduğu, çalışmaların nasıl saklanacağı gibi. Bu konuların baştan konuşulması, sonraki oturumlarda kişinin aklının bu sorularda kalmamasını ve dikkatini çalışmanın kendisine verebilmesini sağlar. Kimi kişiler ilk görüşmede hiç malzemeyle çalışmaz; bu da olağandır.

Ekran, iki insanı ayırır gibi görünse de, masanızdaki kâğıt ve boyalar çalışmanın yine sizin ellerinizde ve sizin alanınızda gerçekleşmesini sağlar.

Evde Hangi Malzemelere İhtiyaç Var?

Pahalı ya da profesyonel malzemeler gerekmez. Çoğu zaman evde bulunan ya da kolayca edinilebilen şeyler yeterlidir:

  • Farklı boyutlarda beyaz kâğıtlar, gerekirse birkaç renkli kâğıt
  • Kurşun kalem, silgi ve kuru boya ya da pastel boya
  • Sulu boya ya da guaj boya ve birkaç fırça (isteğe bağlı)
  • Eski dergiler, gazeteler, makas ve yapıştırıcı (kolaj için)
  • Oyun hamuru ya da kil (isteğe bağlı)
  • Masayı korumak için bir gazete ya da örtü, ellerinizi silmek için bir bez

Uzman, ilk görüşmede hangi malzemelerin işe yarayacağını sizinle birlikte belirleyebilir. Elinizdeki malzemenin az olması bir engel değildir; bazen tek bir kurşun kalem bile yeterlidir. Önemli olan, malzemeyi her oturumdan önce hazır etmek ve çalışma sırasında bir şey aramak için kalkmak zorunda kalmamaktır. Malzemelerinizi yalnızca bu çalışmalar için ayırdığınız bir kutuda toplamak da küçük ama anlamlı bir alışkanlık olabilir; kutuyu açmak, zihninizin "şimdi kendime ayırdığım zaman başlıyor" mesajını almasına yardım eder.

Ortamınızı Hazırlamak: Gizlilik, Işık ve Kamera

Yaratıcı çalışma çevrim içi yapıldığında, ortam hazırlığı yüz yüze görüşmeye göre daha fazla önem kazanır.

Gizlilik: Görüşme sırasında kimsenin sizi duymayacağı ya da odaya girmeyeceği bir yer seçin. Kalabalık bir evde, geniş aileyle ya da küçük çocuklarla yaşıyorsanız bu kolay olmayabilir. Kapalı bir oda, kulaklık ya da evdekilerin dışarıda olduğu bir saat bu sorunu hafifletebilir. Bazı kişiler arabada, bazıları ise iş yerindeki boş bir toplantı odasında görüşmeyi tercih eder; ancak resim yapmak için masa ve rahat bir alan gerektiğini unutmamak gerekir.

Işık ve kamera: Kâğıdınızın kamerada net görünmesi için ışığın arkadan değil önden ya da yandan gelmesi iyi olur. Telefonla görüşüyorsanız telefonu sabit bir yere yerleştirmek, ellerinizi serbest bırakır.

Çalışmalarınızın güvenliği: Yaptığınız resimler size aittir. Ekran görüntüsü alınması, fotoğraflanması ya da başka bir yerde saklanması yalnızca sizin açık izninizle olmalıdır. Kendi çalışmalarınızı evde nerede saklayacağınızı da düşünün; ev arkadaşlarınızın ya da aile üyelerinizin onlara erişmesini istemiyorsanız kapalı bir dosya ya da kutu kullanabilirsiniz. Çevrim içi görüşmelerde kullanılan platformların güvenliği hakkında daha fazla bilgi için online terapide gizlilik ve güvenlik yazımıza göz atabilirsiniz.

Oturumdan sonra kendinize bir geçiş alanı bırakın

Yüz yüze bir görüşmeden çıkan kişi, eve dönerken yolda düşüncelerini toparlama fırsatı bulur. Çevrim içi görüşmede ise ekran kapandığı anda kendinizi bulaşıkların, çocukların sorularının ya da iş e-postalarının ortasında bulabilirsiniz. Bu ani geçiş, özellikle duygusal açıdan yoğun bir çalışmanın ardından sarsıcı olabilir. Görüşmeden sonra birkaç dakikalık bir ara planlamak işe yarar: Malzemelerinizi yavaşça toplamak, bir bardak su içmek, pencereyi açıp birkaç derin nefes almak ya da kısa bir yürüyüşe çıkmak gibi. Yaptığınız çalışmayı hemen kaldırmak yerine birkaç dakika ona bakmak da sürecin doğal bir kapanışı olabilir.

Online Sanat Terapisinin Avantajları ve Sınırları

Çevrim içi yaratıcı çalışma bazı kişiler için kapıları açarken, bazı durumlarda yüz yüze çalışmanın yerini tam olarak tutamaz.

Olası avantajlar:

  • Ulaşılabilirlik: Küçük bir yerde yaşayanlar, hareket kısıtlılığı olanlar, yurt dışında yaşayan ve anadilinde destek arayanlar için önemli bir seçenektir.
  • Kendi ortamında üretmek: Bazı kişiler, tanıdık bir ortamda daha rahat ve özgür çalışabilir. Kendi mutfağında boya yapan biri, yabancı bir odada olduğundan daha az tedirgin hissedebilir.
  • Süreklilik: Taşınma, iş değişikliği ya da yoğun bir dönem nedeniyle görüşmelerin kesilmesi riskini azaltabilir.
  • Ürünle gündelik temas: Yapılan çalışmalar evde kaldığı için kişi hafta içinde onlara yeniden bakabilir ve düşüncelerini bir sonraki görüşmeye taşıyabilir.

Sınırlar:

  • Malzeme çeşitliliği: Seans odasındaki kadar geniş bir malzeme yelpazesi her evde bulunmaz.
  • Ayrıntı kaybı: Ekranda renkler, dokular ve küçük ayrıntılar tam görünmeyebilir. Uzman, kâğıdın üzerinde kişinin nasıl hareket ettiğini de yüz yüze olduğu kadar iyi izleyemeyebilir.
  • Küçük çocuklar: Okul öncesi yaştaki çocuklarla ekran üzerinden yaratıcı çalışma çoğu zaman zordur; dikkat süresi kısadır ve malzemeyle çalışırken bir yetişkinin yakın desteğine ihtiyaç duyarlar. Bu yaş grubunda yüz yüze çalışma genellikle daha uygundur.
  • Kriz ve ağır travma: Yoğun kriz döneminde olan, kendine zarar verme riski taşıyan ya da ağır travma sonrası güçlü duygusal tepkiler yaşayan kişiler için yüz yüze ve daha yakından izlenen bir destek daha güvenli olabilir.

Yurt dışında yaşayanlar için ayrıca bir boyut daha vardır. Bulunduğu ülkede yerel dilde destek almak mümkün olsa da, pek çok kişi duygularını en rahat anadilinde ifade eder. Çocukluk anıları, ailede kullanılan deyimler, ninniler ya da bir türkünün sözleri, kişinin iç dünyasının parçasıdır ve başka bir dile çevrildiğinde bir şeyler eksik kalabilir. Yaratıcı çalışma burada iki yönden yardımcı olabilir: Hem sözcüklere ihtiyaç duymayan bir ifade alanı açar hem de sözcükler gerektiğinde kişinin kendi dilinde konuşmasına olanak tanır. Saat farkı, bağlantı kalitesi ve iki ülke arasındaki farklı düzenlemeler gibi konuların ise baştan konuşulması gerekir.

Online yaratıcı çalışmaların etkinliğine dair araştırmalar henüz sınırlıdır ve alan gelişme aşamasındadır. Sanat temelli yaklaşımların genelinde olduğu gibi, bu çalışmalar da destekleyici bir yöntem olarak değerlendirilmeli; gerektiğinde psikoterapinin ve tıbbi tedavinin yerine konmamalıdır.

Online Sanat Terapisi Kimler İçin Daha Uygun Olabilir?

Her yöntem gibi bu çalışma biçimi de herkese aynı ölçüde uymaz. Şu kişiler için daha kolay işleyebilir:

  • Ekran üzerinden iletişimde kendini rahat hisseden ergenler ve yetişkinler
  • Evinde kısa süreliğine de olsa sessiz ve özel bir alan oluşturabilen kişiler
  • Kendi kendine malzeme hazırlayıp çalışmayı sürdürebilecek kadar düzenli olabilenler
  • Yüz yüze desteğe ulaşmakta coğrafi, fiziksel ya da zamansal engeller yaşayanlar

Diyelim ki deprem sonrası başka bir şehre taşınmış ve yeni şehrinde henüz kimseyi tanımayan genç bir kadın, duygularını anlatmakta zorlanıyor. Görüntülü görüşmelerde konuşmak onu yoruyor; ama bir oturumda önerilen basit bir çalışmayla eski mahallesini çizmeye başladığında, kendisi bile şaşırarak çok uzun süre anlatıyor. Ekran burada bir engel değil, ona tanıdık mutfak masasında çalışma imkânı veren bir araç oluyor. Elbette bu örnek bir genelleme değildir; aynı yöntem bir başkası için yetersiz kalabilir.

Ne Zaman Yüz Yüze ya da Farklı Bir Destek Gerekir?

Şu durumlarda çevrim içi yaratıcı çalışma tek başına yeterli olmayabilir ve farklı bir değerlendirme gerekebilir:

  • Görüşmelerden sonra kendinizi uzun süre dağılmış, yalnız ve tutunamamış hissediyorsanız
  • Evde gizlilik sağlayamadığınız için açılamıyorsanız
  • Uyku, iştah ve gündelik işlevsellikte belirgin bir bozulma varsa
  • Gerçeklikten kopma, yoğun kaygı ya da panik atakları sık yaşanıyorsa

Kendinize zarar verme ya da yaşamınıza son verme düşünceleri yaşıyorsanız, acil durumlarda 112'yi arayın.

Online terapi sürecinde, görüşmelerin temel yapısı konuşmaya dayansa da, duyguları tanımak ve ifade etmek için zaman zaman basit çizimlerden, duygu haritalarından ya da imgeleme çalışmalarından yararlanılabilir. Bilişsel davranışçı terapi gibi yapılandırılmış yaklaşımlar da çevrim içi ortamda yürütülebilir. Gerekli görüldüğünde kişiye yüz yüze bir destek ya da psikiyatri hekimi değerlendirmesi önerilebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Online sanat terapisi için tablet ya da özel bir program gerekir mi?

Hayır. Çoğu zaman kâğıt, kalem ve birkaç renk yeterlidir. Dijital çizim araçları isteyenler için bir seçenek olabilir, ama zorunlu değildir; pek çok kişi elle tutulan malzemeyle çalışmayı daha doyurucu bulur.

Resmimi kameraya göstermek istemezsem ne olur?

Göstermek zorunda değilsiniz. Bazen yalnızca resmi yaparken neler yaşadığınızı anlatmak da yeterlidir. Ne kadarını paylaşmak istediğinize siz karar verirsiniz; bu sınır da çalışmanın bir parçası olarak konuşulabilir.

Çocuğum için online sanat temelli çalışma uygun mu?

Çocuğun yaşına ve ihtiyacına bağlıdır. Daha büyük çocuklar ve ergenler çevrim içi çalışmaya uyum sağlayabilir; okul öncesi çocuklarla ise yüz yüze çalışma genellikle daha uygundur. Bu kararı bir uzmanla birlikte vermek yerinde olur.

Görüşme sırasında evdeki biri odaya girerse ne yapmalıyım?

Görüşmeyi kısa bir süre durdurabilir ya da kamerayı kapatabilirsiniz. Bu tür durumlar için önceden bir işaret ya da kod sözcük belirlemek işe yarar. Sık yaşanıyorsa görüşme saatini ya da yerini değiştirmeyi konuşabilirsiniz. Yarım kalan çalışmayı daha sonra sakin bir anda tamamlayıp bir sonraki görüşmeye getirmek de mümkündür.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler
Okumaya devam edin

İlgili makaleler