Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Sanat Terapisi Etkinlikleri: Evde Denenebilecek Yaratıcı Alıştırmalar

Sanat Terapisi Etkinlikleri: Evde Denenebilecek Yaratıcı Alıştırmalar

Evde denenebilecek sanat terapisi etkinlikleri neler? Duygu haritasından kolaja yaratıcı alıştırmalar, güvenli denemenin yolları ve terapiyle aradaki fark.

Hafta sonu sabahı mutfak masasında bir kutu pastel boya, birkaç eski dergi ve bir makas duruyor. Ne yapacağınızı tam bilmiyorsunuz; yalnızca haftanın gerginliğinin bir yerden çıkmasını istiyorsunuz. İnternette "sanat terapisi etkinlikleri" diye aradığınızda karşınıza yüzlerce fikir çıkıyor; kimisi "kaygınızı yok edecek" teknikler vaat ediyor, kimisi ise bunların gerçekten bir terapi olduğunu ima ediyor. Bu yazıda evde kendi başınıza deneyebileceğiniz yaratıcı alıştırmaları adım adım anlatıyoruz. Aynı zamanda bu etkinliklerin neyi sağlayabileceğini, neyi sağlayamayacağını ve bir terapi sürecinden nasıl ayrıldığını da açıkça ortaya koyuyoruz.

Sanat Terapisi Etkinlikleri ile Sanat Terapisi Aynı Şey mi?

Önce önemli bir ayrımı netleştirelim. Sanat terapisi, resim, kil, kolaj gibi görsel sanat araçlarının, eğitimli bir uzmanla kurulan terapötik bir ilişki içinde, belirli hedeflere yönelik olarak kullanıldığı bir yaklaşımdır. Seansta ortaya çıkan ürün ve yaratma süreci, kişinin kendi anlamlandırmasıyla birlikte konuşulur; süreç bir değerlendirmeye ve çerçeveye dayanır.

Evde kendi başınıza yaptığınız boyama, karalama ya da kolaj ise bir öz bakım ve yaratıcı ifade etkinliğidir. Bu etkinlikler keyifli, rahatlatıcı ve kendinizi tanımanıza yardımcı olabilir; ama bir terapinin yerini tutmaz. İnternette "sanat terapisi etkinlikleri" başlığıyla paylaşılan alıştırmaların çoğu da aslında bu ikinci gruba girer.

Bu ayrım, etkinliklerin değerini azaltmak için değil, beklentileri gerçekçi tutmak için önemlidir. Yaklaşımın ne olduğunu, seansların nasıl işlediğini ayrıntılı merak ediyorsanız sanat terapisi nedir yazımıza göz atabilirsiniz.

Yaratıcı Etkinliklerin Olası Yararları: Araştırmalar Ne Diyor?

Sanatın ruh sağlığı üzerindeki etkisini inceleyen araştırmalar umut verici ama temkinli bir tablo çizer. Örneğin 2015 yılında yayımlanan kapsamlı bir derleme, psikoz dışı ruhsal sorunları olan yetişkinlerde yapılan 15 randomize kontrollü çalışmayı incelemiş; bunların 10'unda sanat terapisi alan grupta kontrol grubuna göre belirtilerde anlamlı olumlu değişim bulunmuştur. Ancak aynı derleme, çalışmaların kalitesinin genel olarak düşük olduğunu vurgular. 2018'de yayımlanan bir başka derleme de 27 çalışmayı ele almış, sonuçları umut verici ama yöntem açısından sınırlı bulmuştur.

Önemli bir not: Bu araştırmalar, eğitimli uzmanların yürüttüğü yapılandırılmış sanat terapisi süreçleri üzerinedir. Evde kendi başına yapılan etkinliklerin etkisini doğrudan ölçmez. Yine de pek çok kişi, yaratıcı bir uğraşın kendisine şunları sağladığını söyler:

  • Zihni bir süreliğine meşgul eden düşüncelerden uzaklaşma,
  • Ellerle bir şey yapmanın verdiği sakinlik ve odaklanma,
  • Sözle anlatılması zor duygulara renk, biçim ya da imge yoluyla yer açma,
  • Bir şey üretmiş olmanın küçük ama gerçek doyumu.

Bu araştırmaların ortak sınırlılıkları da vardır: Örneklemler çoğu zaman küçüktür, katılımcılar ne tür bir çalışmaya katıldıklarını bilir ve sonuçlar büyük ölçüde kişilerin kendi bildirdiği duygulara dayanır. Bu nedenle "sanat iyi gelir" demek yerine "bazı kişilere, bazı koşullarda destek olabilir" demek daha doğrudur.

Mandala boyamak bazı kişilere sakinleşmede yardımcı olabilir; ama hiçbir boyama sayfası kaygıyı tek başına ortadan kaldırmaz.

Başlamadan Önce: Güvenli ve Rahat Bir Çerçeve Kurmak

Evde yaratıcı bir etkinliğe başlamadan önce birkaç küçük hazırlık işinizi kolaylaştırır:

  1. Malzemeyi basit tutun. Kurşun kalem, birkaç renkli kalem ya da pastel boya, eski dergiler, makas, yapıştırıcı ve kâğıt çoğu alıştırma için yeterlidir. Pahalı malzeme gerekmez.
  2. Zaman sınırı koyun. Yirmi ya da otuz dakika gibi önceden belirlenmiş bir süre, etkinliği hem başlatmayı hem de bitirmeyi kolaylaştırır.
  3. "Güzel olmak zorunda değil" kuralını benimseyin. Amaç sanat eseri üretmek değil, süreci deneyimlemektir. Ürünü kimseye göstermek zorunda değilsiniz.
  4. Yorum yapmayın, merak edin. Ortaya çıkan şeye "Bu ne anlama geliyor?" diye bir hüküm vermek yerine "Bunu yaparken ne hissettim?" diye sorun.
  5. Yoğun duyguda durun. Etkinlik sırasında çok sarsıcı anılar ya da duygular yükselirse bırakmak, bir bardak su içmek, pencereyi açmak ya da biriyle konuşmak her zaman bir seçenektir.

Kalabalık bir evde yaşıyorsanız kendinize ait küçük bir alan ve zaman bulmak da önemlidir. Herkes uyuduktan sonraki yarım saat, çocuklar okuldayken mutfak masası ya da balkonun bir köşesi yeterli olabilir. Ev halkına "Biraz boyama yapacağım, yarım saat kendi başıma kalmak istiyorum" demek, ilk başta garip gelse de bu zamanı korumanın en basit yoludur. Bazı aileler ise bu etkinlikleri birlikte yapmayı tercih eder; bu da güzel bir seçenektir, yeter ki kimse diğerinin ürününü değerlendirmeye kalkmasın.

Evde Denenebilecek Sanat Terapisi Etkinlikleri

Aşağıdaki alıştırmalar herhangi bir sanat bilgisi gerektirmez. Her birini birkaç kez deneyip size hangisinin iyi geldiğini gözlemleyebilirsiniz.

Duygu renk haritası

Bir kâğıda kendi bedeninizin basit bir taslağını çizin; bir çubuk adam bile yeterlidir. Ardından şu anda hissettiğiniz duyguları renklerle, bedeninizde nerede hissettiğinize göre boyayın. Omuzlarda bir gerginlik varsa onu bir renkle, midede bir sıkışma varsa başka bir renkle gösterebilirsiniz. Bu etkinlik, duyguların bedende nasıl hissedildiğini fark etmeye yardımcı olabilir.

Karalama ve dönüştürme

Gözlerinizi yarı kapalı tutarak, bir dakika boyunca kalemi kaldırmadan rastgele bir karalama yapın. Sonra gözlerinizi açın ve karalamanın içinde bir şekil, yüz ya da nesne arayın; bulduğunuzu renklendirin. Bu alıştırma, mükemmeliyetçi bir iç sesi olanlar için "hata"nın bir başlangıç noktası olabileceğini deneyimlemenin hafif bir yoludur.

Haftanın kolajı

Eski dergilerden haftanızı anlatan görüntüleri, renkleri ya da kelimeleri kesip bir kâğıda yapıştırın. Seçerken çok düşünmeyin; dikkatinizi çekenleri alın. Bitirdiğinizde kolaja bir başlık verin. Diyelim ki hayat pahalılığının gölgesinde yoğun bir ay geçiren biri, farkında olmadan kolajına hep boş masalar ve kapalı kapılar yerleştirdi. Bunu fark etmek, ona yorgunluğunun aslında yalnızlıkla da ilgili olabileceğini düşündürebilir.

Güvenli bir yer çizmek

Kendinizi sakin ve güvende hissettiğiniz gerçek ya da hayalî bir yeri çizin. Bu çocukluğunuzdaki bir yayla evi, bir sahil kenarı ya da yalnızca hayalinizde var olan bir oda olabilir. Çizerken o yerin seslerini, kokularını, ışığını da düşünün. Gergin anlarda bu çizime bakmak, bazı kişiler için kısa bir sakinleşme molası işlevi görebilir.

Hamur ya da kil ile çalışmak

Bir parça oyun hamuru ya da kil alın ve birkaç dakika yalnızca ellerinizle yoğurun, sıkın, uzatın. Sonra o anki ruh hâlinizi bir şekle dönüştürmeyi deneyin. Ellerle çalışmak, özellikle zihni çok hareketli olan ve "hiç duramıyorum" diyen kişiler için farklı bir odak sağlayabilir.

İki sayfalık karşılaştırma

Bir sayfaya "şu an nasılım" başlığıyla, diğerine "nasıl olmak isterdim" başlığıyla birer çizim yapın. Sonra iki sayfaya yan yana bakın ve aralarındaki farkı küçük bir adımla nasıl azaltabileceğinizi düşünün. Bu alıştırma, soyut bir isteği somut bir hedefe dönüştürmeye yardımcı olabilir.

Fotoğraf yürüyüşü

Telefonunuzu alıp mahallenizde ya da işe giderken yürüdüğünüz yolda yirmi dakikalık bir yürüyüşe çıkın. Kendinize bir tema belirleyin: "beni sakinleştiren şeyler", "gözden kaçan renkler" ya da "küçük güzellikler" gibi. Yürüyüş sırasında bu temaya uyan beş fotoğraf çekin. Eve döndüğünüzde fotoğraflara bakın ve her birine tek kelimelik bir ad verin. Bu alıştırma, apartmanlar arasında sıkışmış hissedilen büyük şehir günlerinde bile dikkati çevredeki küçük ayrıntılara yönlendirmenin bir yolu olabilir.

Duygu kavanozu ya da kutusu

Küçük kâğıtlara hafta boyunca yaşadığınız duyguları birer kelime ya da küçük bir çizimle not edin ve bunları bir kavanoza veya kutuya atın. Hafta sonunda kavanozu boşaltıp kâğıtları renklerine ya da türlerine göre gruplayın. Hangi duyguların ağır bastığını, hangilerinin neredeyse hiç görünmediğini fark etmek, kendi haftanıza dışarıdan bakmanızı sağlayabilir.

Bu Etkinlikleri Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Evde yapılan sanat terapisi etkinlikleri çoğu insan için güvenlidir, ama bazı noktalara dikkat etmek iyi olur:

  • Ağır travmaları kendi başınıza kazımayın. Yaşadığınız çok zor bir olayı ayrıntılı biçimde çizmeye çalışmak, güvenli bir çerçeve olmadan duyguları yoğunlaştırabilir. Bu tür çalışmalar bir uzmanla, yavaş ve kontrollü biçimde yapılmalıdır.
  • Kendi resminize tanı koymayın. "Siyah kullandım, demek ki depresyondayım" gibi çıkarımlar doğru değildir. Renk seçimleri malzemeye, o günkü ruh hâline ve pek çok başka etkene bağlıdır.
  • Başkalarının resmini yorumlamayın. Özellikle çocukların resimlerinden duygu durumu ya da yaşantı çıkarmak bilimsel olarak desteklenmez; resim, konuşmayı açan bir araçtır.
  • Etkinliği bir ödev ya da baskıya dönüştürmeyin. "Her gün yapmalıyım, yapamazsam başarısızım" düşüncesi, yaratıcı uğraşın rahatlatıcı yanını ortadan kaldırabilir.

Bazı kişiler için bu etkinlikler, çok sevdikleri ve yıllardır ihmal ettikleri bir uğraşa dönüşü de temsil eder. Okul yıllarında resim yapmayı seven ama "bundan ekmek çıkmaz" diye bırakan biri için kâğıda yeniden dokunmak, yalnızca bir rahatlama değil, kendisinin unutulmuş bir yanıyla yeniden buluşma anlamına gelebilir.

Terapide Yaratıcı Araçlar Nasıl Kullanılır?

Evde yapılan etkinliklerle bir terapi sürecinde kullanılan yaratıcı araçlar arasında görünüşte benzerlik olabilir; ikisinde de kâğıt, boya ve kolaj vardır. Fark, çerçevededir. Terapide yaratıcı bir çalışma rastgele seçilmez; kişinin o dönemdeki ihtiyacına, hedeflerine ve duygusal olarak ne kadarını taşıyabileceğine göre planlanır.

Bir terapi seansında yaratıcı araçlar genellikle şu amaçlarla kullanılabilir:

  • Konuşmayı açmak: Sözle anlatması güç bir duygu önce bir renk ya da biçim olarak ortaya çıkar, ardından birlikte konuşulur.
  • Mesafe kazanmak: Zor bir durumu kâğıda koymak, kişinin ona biraz dışarıdan bakabilmesini sağlar.
  • Değişimi görünür kılmak: Süreç içinde yapılan çizimler, kişinin kendi değişimini görmesine yardımcı olabilir.

Bu çalışmalarda yorum kişiye aittir. Uzman "Bu ağaç senin annen" gibi bir anlam dayatmaz; çizimin kişi için ne ifade ettiği birlikte keşfedilir. Ortaya çıkan ürünler de kişiye aittir ve gizlilik kapsamında korunur.

Ayrıca güçlü duyguların açılabileceği bu çalışmalarda yavaş ilerlemek ve her seansı güvenli bir kapanışla bitirmek önemlidir. Evde yalnız yapılan etkinliklerde bu çerçeve bulunmadığından, ağır deneyimlerin kendi başına derinlemesine işlenmemesi önerilir.

Sanat Terapisi Etkinlikleri Yetmediğinde: Ne Zaman Destek Alınmalı?

Yaratıcı etkinlikler zor bir haftayı yumuşatabilir, ama bazı durumlar daha fazlasını gerektirir. Şu işaretlerden birini fark ediyorsanız bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşmeyi düşünebilirsiniz:

  • Haftalardır süren çökkünlük, isteksizlik ya da umutsuzluk,
  • Günlük işlerinizi aksatan yoğun kaygı, panik ya da huzursuzluk,
  • Uyku ve iştahta belirgin değişiklikler,
  • Geçmişte yaşanmış zor bir olayın anılarının sık sık zihninize girmesi,
  • Kendinize zarar verme ya da yaşamınıza son verme düşünceleri.

Son madde söz konusuysa beklemeden 112'yi arayın.

Bir terapi sürecinde yaratıcı araçlar, kişinin ilgisine göre kullanılabilir. Örneğin sözle anlatmakta zorlanılan bir duygu önce çizilip sonra konuşulabilir ya da seans sonrasında fark edilenler küçük bir kolajla toparlanabilir. Ancak sürecin temelinde, kişinin düşünce, duygu ve davranış örüntüleri üzerine yürütülen yapılandırılmış bir çalışma vardır. Bireysel terapi sürecinde bu tür araçlar, kanıta dayalı yöntemlerin yerine değil, yanında yer alabilir. Kaygıyla baş etmek için özellikle düşünülmüş yaratıcı alıştırmalar arıyorsanız kaygı için sanat etkinlikleri yazımız da size fikir verebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu etkinlikler için resim yeteneği gerekir mi?

Hayır. Yaratıcı etkinliklerde amaç güzel bir ürün ortaya çıkarmak değil, süreci deneyimlemektir. Çubuk adamlar, karalamalar ve yamuk çizgiler tamamen yeterlidir; yetenek kaygısı çoğu zaman başlamanın önündeki en büyük engeldir.

Haftada kaç kez yapmalıyım?

Belirli bir sayı yoktur. Bazı kişiler haftada bir uzun oturumu, bazıları her gün birkaç dakikalık küçük alıştırmaları tercih eder. Önemli olan, etkinliğin size bir yük değil, bir mola gibi gelmesidir.

Yaptığım resimleri saklamalı mıyım?

Bu tamamen sizin tercihinizdir. Bazı kişiler eski çizimlerine bakarak zaman içindeki değişimi görmekten hoşlanır, bazıları ise yaptıktan sonra atmayı rahatlatıcı bulur. İki seçenek de geçerlidir.

Çocuğumla birlikte bu etkinlikleri yapabilir miyim?

Evet, birçoğu çocuklarla birlikte yapılabilir ve keyifli bir ortak zaman sağlayabilir. Ancak çocuğun resmini yorumlamaktan, ondan bir anlam çıkarmaya çalışmaktan kaçının; bunun yerine "Bana anlatmak ister misin?" diye sorup onun anlatmasına alan açın.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler
Okumaya devam edin

İlgili makaleler