Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Şiir Terapisi: Dizelerle Duygulara Yer Açmak

Şiir Terapisi: Dizelerle Duygulara Yer Açmak

Şiir terapisi nedir, şiir okumak ve yazmak psikolojik destekte nasıl kullanılır, araştırmalar ne söyler ve evde hangi yazma alıştırmaları denenebilir? Okuyun.

Lise yıllarında bir defterin arka sayfalarına yazılmış dizeler, bir yakının cenazesinden sonra telefona kaydedilen birkaç satır, gece yarısı bir arkadaşa gönderilen ve "tam da bunu hissediyorum" notu düşülen bir şiir… Pek çok insan, duygularını düz cümlelerle anlatamadığı anlarda kendiliğinden şiire uzanır. Şiir terapisi, bu kendiliğinden yönelişin psikolojik destekte bilinçli ve çerçeveli biçimde kullanılmasını anlatan bir kavramdır. Bu yazıda şiir okumanın ve yazmanın duyguları ifade etmeye nasıl katkı sağlayabileceğini, bir görüşmede şiire nasıl yer açılabileceğini, araştırmaların ne söylediğini ve neyi henüz söyleyemediğini, evde deneyebileceğiniz alıştırmaları ve dikkat edilmesi gereken sınırları ele alıyoruz.

Şiir Terapisi Nedir?

Şiir terapisi, şiir okumanın, dinlemenin ve yazmanın, kişinin duygularını fark etmesine, adlandırmasına ve ifade etmesine yardımcı olmak amacıyla kullanıldığı yaratıcı bir yaklaşımı anlatır. Kimi zaman tek başına bir yöntem gibi anılır, kimi zaman da daha geniş bir psikoterapi sürecinin içinde kullanılan bir araç olarak düşünülür.

Burada iki şeyi baştan netleştirmek yararlı olur. Birincisi, şiir terapisi için şair olmak, edebiyat bilgisine sahip olmak ya da "güzel" yazmak gerekmez. Amaç edebi bir ürün ortaya koymak değil, duygunun kendine bir biçim bulmasıdır. İkincisi, evde kendi başınıza şiir okumak ya da yazmak çok değerli bir öz bakım etkinliği olabilir; ama bu, terapötik bir çerçevede bir uzmanla yürütülen çalışmayla aynı şey değildir.

Şiirin bu iş için neden uygun bir araç olduğu sorusuna birkaç yanıt verilebilir:

  • Yoğunluk: Şiir az sözle çok şey söyler. Uzun uzun anlatılamayan bir duygu, birkaç imgeyle ifade edilebilir.
  • Mesafe: Bir duyguyu doğrudan "ben" diyerek anlatmak zor olabilir. Bir imge, bir benzetme ya da başkasının yazdığı bir dize, kişiye güvenli bir mesafe sağlar.
  • Ritim: Dizelerin ritmi, sözcüklerin sesi, düzensiz hissedilen bir iç dünyaya bir düzen duygusu katabilir.
  • Paylaşılan deneyim: Başkasının yazdığı bir şiirde kendi duygusunu bulmak, "bunu yaşayan yalnız ben değilim" hissini güçlendirebilir.

Şiir Okumak ve Şiir Yazmak: İki Farklı Kapı

Şiirle çalışmanın iki ana yolu vardır ve ikisi farklı deneyimler sunar.

Şiir okumak ya da dinlemek daha alıcı bir deneyimdir. Kişi başkasının yazdığı bir şiiri okur ve kendisinde neyin yankılandığını fark eder. "Bu dize bana neyi hatırlattı?", "Hangi sözcükte durdum?", "Okurken bedenimde ne hissettim?" gibi sorular, şiiri bir ayna gibi kullanmaya yardımcı olur. Türkiye'de pek çok insanın Yunus Emre'den, Karacaoğlan'dan, Orhan Veli'den, Nazım Hikmet'ten, Cemal Süreya'dan ezbere bildiği dizeler vardır. Bu ortak hafıza, şiirle konuşmayı kolaylaştıran bir kaynaktır. Türkülerin, manilerin, ağıtların da benzer bir işlev gördüğü söylenebilir: Kuşaklar boyunca ayrılığın, gurbetin, yasın sözcükleri bu biçimlerde taşınmıştır.

Şiir yazmak ise daha etkin bir deneyimdir. Kişi kendi duygusuna sözcük arar, imge seçer, satırları dizer. Bu süreç, duygunun belirsiz ve ağır bir yük olmaktan çıkıp üzerine düşünülebilen bir şeye dönüşmesine yardımcı olabilir. Yazdıktan sonra okumak da ayrı bir deneyimdir: Kişi kendi duygusuna bir adım dışarıdan bakabilir.

Kitap okumanın psikolojik destekteki yerini merak ediyorsanız biblioterapi nedir yazımız, şiirin de içinde yer aldığı bu daha geniş alanı anlatıyor.

Şiir Terapisi Nasıl Uygulanır? Bir Görüşmede Şiirin Yeri

Şiir terapisi yaklaşımında görüşmeler genellikle sözel bir sohbetle başlar; şiir bu sohbetin içine bir araç olarak girer. Örneğin şu tür çalışmalar yapılabilir:

  1. Bir şiir üzerine konuşmak: Kişiyle birlikte kısa bir şiir okunur. Ardından hangi satırın dikkatini çektiği, neyi hatırlattığı, hangi duyguyu uyandırdığı konuşulur. Şiirin "doğru" bir yorumu aranmaz; önemli olan kişinin kendi bağlantısıdır.
  2. Tamamlama çalışmaları: "Bugün içimde bir…", "Keşke sana söyleyebilseydim…" gibi yarım bırakılmış satırlar kişiye verilir ve kişi bunları kendi sözcükleriyle tamamlar.
  3. İmge listeleri: Bir duygunun rengi, sesi, kokusu, hava durumu sorulur. "Kaygım bir hava durumu olsaydı ne olurdu?" sorusu, soyut bir duyguyu somutlaştırmaya yardımcı olabilir.
  4. Mektup ya da şiir taslakları: Kayıp, ayrılık ya da öfke gibi zor duygular için kişi, bir kişiye ya da bir döneme hitaben kısa bir metin yazabilir.

Bu çalışmalarda yazılanlar kişiye aittir. Paylaşmak, sesli okumak ya da saklamak kişinin kendi tercihidir. Uzmanın görevi metni yorumlamak, "bu dize şunu gösteriyor" diye anlam dayatmak değil; kişinin kendi anlamını bulmasına eşlik etmektir.

Şiirle çalışma bazen grup ortamında da yapılır. Bir grup aynı şiiri okur, herkes kendisine dokunan satırı paylaşır ya da ortak bir şiir yazılır: Her katılımcı bir dize ekler ve ortaya kimsenin tek başına yazamayacağı bir metin çıkar. Grup çalışmasının bir değeri, aynı dizenin farklı insanlarda ne kadar farklı yankılar uyandırdığını görmektir. Bu, "benim hissettiğim tek doğru değil" ya da tam tersine "ben de yalnız değilmişim" duygusunu güçlendirebilir. Öte yandan grup ortamı herkese uygun değildir; kişisel bir şiiri başkalarının önünde okumak bazıları için fazla açıklayıcı ve zorlayıcı olabilir. Bu yüzden grupta da paylaşım gönüllülük esasına dayanır.

Önemli bir not: Bu sitenin sahibi bir klinik psikologdur. Şiir ya da yazı, terapi sürecinde zaman zaman başvurulabilecek yaratıcı araçlardan biridir; ayrı bir unvanla yürütülen bir hizmet olarak sunulmaz. Resim, oyun ve diğer yaratıcı araçların psikolojik destekte nasıl kullanıldığını daha genel olarak görmek isterseniz sanat terapisi nedir yazımıza göz atabilirsiniz.

Şiir Terapisi Araştırmalarda: Kanıt Ne Söylüyor?

Şiir terapisinin etkisi hakkında konuşurken dürüst olmak gerekir: Bu yazının dayandığı kaynak taramasında doğrudan şiir terapisine odaklanan, güçlü bir sistematik derleme bulunamamıştır. Bu, şiirin işe yaramadığı anlamına gelmez; yalnızca bu alanda henüz sağlam ve yeterli kanıtın biriktirilmediğini gösterir.

Yakın alanlarda ise bazı veriler vardır:

  • Dışavurumcu yazma: Kişinin zor bir deneyimle ilgili duygu ve düşüncelerini birkaç gün boyunca kısa sürelerle yazması üzerine çok sayıda çalışma yapılmıştır. 2006'da yayımlanan ve 146 randomize çalışmayı bir araya getiren bir meta-analiz, küçük ama anlamlı bir ortalama etki bulmuştur. Yani yazmak bazı insanlara yardımcı olabilir; ama etkinin büyüklüğü sınırlıdır ve herkes için aynı değildir.
  • Biblioterapi: Yapılandırılmış, bilişsel davranışçı ilkelere dayanan kendi kendine yardım kitaplarının depresyon belirtilerinde etkili olabildiği gösterilmiştir. Ancak bu bulgu "her kitap iyi gelir" anlamına gelmez; etki daha çok belirli bir yapıya sahip kitaplar için geçerlidir.

Sanat temelli yaklaşımların geneline bakıldığında da benzer bir tablo görülür: Bulgular umut verici, ama çalışmaların çoğu küçük örneklemli, kısa izlemli ve öz bildirime dayalıdır. Katılımcılar neye katıldıklarını bildiği için körleme yapmak da zordur.

Şiir duyguya bir kap sunabilir; ama o kabın ne kadar işe yaradığını anlamak için hâlâ daha çok ve daha iyi araştırmaya ihtiyaç var.

Bu yüzden şiir temelli çalışmalar en doğru biçimde destekleyici bir unsur olarak düşünülür; depresyon, kaygı bozuklukları ya da travma sonrası güçlükler gibi durumlarda araştırmalarla desteklenen psikoterapilerin ya da gerektiğinde tıbbi tedavinin yerine geçmez.

Evde Deneyebileceğiniz Şiirle Yazma Alıştırmaları

Aşağıdaki alıştırmalar bir terapi değil, kendinize zaman ayırmak için deneyebileceğiniz yaratıcı etkinliklerdir. Amaç güzel yazmak değil, duygunuza biraz yer açmaktır.

  • Beş satır, beş duyu: Şu anki ruh hâlinizi beş satırda yazın; her satırda bir duyuyu kullanın: Ne görüyor, ne duyuyor, neyin kokusunu alıyor, neyin tadını hissediyor, neye dokunuyorsunuz?
  • Bir dizenin peşinden: Sevdiğiniz bir şiirden tek bir dize seçin. O dizeyi sayfanın en üstüne yazın ve altına aklınıza gelenleri serbestçe ekleyin. Kendi dizelerinizin nereye gittiğine bakın.
  • Duyguya mektup: Bir duyguya, örneğin kaygınıza ya da öfkenize, bir kişiymiş gibi seslenen kısa bir metin yazın. "Sevgili kaygım, bu sabah yine erkenden geldin…" gibi.
  • Liste şiiri: "Bugün bana iyi gelen küçük şeyler" başlığıyla bir liste yazın: Sabah çayının buharı, otobüste kulağıma gelen bir türkü, komşunun selamı… Liste, gününüzdeki küçük kaynakları fark etmenize yardımcı olabilir.
  • Yazdıktan sonra kısa bir mola: Yazmayı bitirince birkaç dakika durun. Bedeninizde ne hissediyorsunuz? Daha hafif mi, daha ağır mı? Bu fark da bir bilgidir.

Diyelim ki üniversite sınavı için dershaneye giden bir genç, her akşam deneme sonuçlarına bakıp içi sıkılıyor. Bir akşam deneme kâğıdının arkasına "Bugün sayılar beni ezdi / ama annemin çorbası sıcaktı" diye iki satır yazıyor. Bu iki satır sınav kaygısını ortadan kaldırmıyor; ama o gece yaşadığı duygunun yanında küçük bir sıcaklığı da görmesine yardım ediyor. Ertesi gün aynı kaygı yine geldiğinde, en azından onu adlandırmanın bir yolunu biliyor.

Dikkat Edilmesi Gerekenler ve Ne Zaman Destek Alınmalı?

Şiirle çalışmak çoğu zaman yumuşak ve güvenli bir deneyimdir; ama bazı durumlarda dikkat gerekir:

  • Güçlü duygular açılabilir. Yas, travma ya da derin bir ayrılık üzerine yazmak, beklenenden yoğun duyguları harekete geçirebilir. Böyle bir anda yazmaya ara vermek, nefesinize dönmek ya da güvendiğiniz biriyle konuşmak iyi bir seçenektir.
  • Döngüye dönüşebilir. Her gün aynı acıyı, aynı sözcüklerle tekrar tekrar yazmak bazen rahatlatmak yerine kişiyi o duyguya daha çok kilitleyebilir. Yazdıklarınız sizi sürekli aynı yere çekiyorsa bunu fark etmek önemlidir.
  • Yalnızca karanlık şiirler okumak her zaman zararlı değildir; hüzünlü bir şiir bazen anlaşıldığınızı hissettirir. Ama okuduklarınız umutsuzluğunuzu besliyor, kendinizi daha da yalnız hissettiriyorsa bunu ciddiye almak gerekir.

Şu durumlarda bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşmek yararlı olabilir:

  • İki haftadan uzun süren çökkünlük, isteksizlik ya da umutsuzluk
  • Yazdıklarınızda ya da düşüncelerinizde sık sık ölüm, yok olma ya da kendinize zarar verme temalarının belirmesi
  • Uyku, iştah ya da günlük işlerde belirgin bozulma
  • Bir kayıp ya da sarsıcı bir olaydan sonra aylar geçmesine rağmen hayatın durmuş gibi hissedilmesi

Kendinize zarar verme ya da yaşamınıza son verme düşünceleri yaşıyorsanız beklemeden 112'yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun.

Terapide Yazı ve Şiir Nasıl Kullanılır?

Psikoterapide yazı ve şiir, kişinin tercihine ve ihtiyacına göre sürece eklenebilen araçlardır. Örneğin bilişsel davranışçı terapide kişinin düşüncelerini yazıya dökmesi, duygu ve düşünce arasındaki bağlantıları görmesine yardımcı olur. Bazı kişiler için bu yazma çalışmaları daha serbest, daha şiirsel bir biçim alabilir. Yas çalışmasında kaybedilen kişiye yazılan bir mektup ya da birkaç dize, söylenemeyenleri ifade etmenin bir yolu olabilir.

Bu araçların kullanılıp kullanılmayacağı, kişiyle birlikte konuşularak belirlenir. Kimi danışan için yazmak çok doğal bir ifade yoludur; kimi için ise zorlayıcı ya da yabancıdır. Zorlama yapılmaz; kişinin rahat ettiği yoldan ilerlenir. Dışavurumcu yazmanın nasıl işlediğini daha ayrıntılı merak ediyorsanız yazı terapisi yazımıza bakabilirsiniz.

Duygularınızı ifade etmekte zorlandığınızı, yazdıklarınızda hep aynı ağırlığa döndüğünüzü fark ediyorsanız, bireysel terapi sürecinde bu duyguları hem sözle hem de size uygun yaratıcı yollarla ele almak mümkündür.

Sıkça Sorulan Sorular

Şiir terapisi için şiir yazmayı bilmem gerekir mi?

Hayır. Amaç edebi açıdan güçlü bir metin üretmek değil, duygunuza biçim vermektir. Yazım kuralları, uyak ya da ölçü önemli değildir; birkaç dağınık satır da yeterlidir.

Başkalarının şiirlerini okumak da işe yarar mı?

Başkasının yazdığı bir şiirde kendi duygunuzu bulmak, anlaşıldığınızı hissettirebilir ve duygunuzu adlandırmanıza yardımcı olabilir. Ancak bu etki kişiden kişiye değişir ve araştırma kanıtı henüz sınırlıdır.

Yazdığım şiirleri birine göstermek zorunda mıyım?

Hayır. Yazdıklarınız size aittir. Terapötik bir çalışmada da paylaşmak, sesli okumak ya da saklamak sizin kararınızdır; metin sizin izniniz olmadan başkalarıyla paylaşılmaz.

Şiir yazmak depresyonu iyileştirir mi?

Yazmak bazı insanlara duygularını ifade etmede yardımcı olabilir ve kısa vadede rahatlama sağlayabilir. Ancak depresyon gibi durumlarda tek başına yeterli değildir; araştırmalarla desteklenen psikoterapiler ve gerektiğinde psikiyatri hekimi değerlendirmesi önemlidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler
Okumaya devam edin

İlgili makaleler