Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Çocuğun Resmini Övmek: Çok Güzel Yerine Ne Söylenebilir?

Çocuğun Resmini Övmek: Çok Güzel Yerine Ne Söylenebilir?

Çocuğun resmini övmek için çok güzel demek yeterli mi? Resme betimleyici ve meraklı karşılık vermenin yolları, kaçınılacak cümleler ve öğretmenlere öneriler.

Akşam yemeği hazırlanırken mutfağa koşan altı yaşındaki bir çocuk, elindeki kâğıdı havaya kaldırır: "Bak ne yaptım!" Tencerenin başındaki anne ya da baba çoğu zaman göz ucuyla bakar ve neredeyse refleks gibi aynı cümleyi söyler: "Çok güzel olmuş, aferin." Çocuk birkaç saniye bekler, sonra odasına döner. Bu sahnede kötü niyetli kimse yoktur; ama bazen bir şey eksik kalır. Çocuğun resmini övmek, ilk bakışta en kolay ebeveynlik işlerinden biri gibi görünür. Oysa "çok güzel" sözcüklerinin ardında, çocuğun gerçekten görülme ihtiyacı yatar. Bu yazıda bir çocuk resmine nasıl karşılık verebileceğinizi, hangi cümlelerin sohbet açtığını, hangilerinin farkında olmadan kapıyı kapattığını ve öğretmenlerin sınıfta neler yapabileceğini ele alıyoruz.

"Çok Güzel" Demek Neden Yetmeyebilir?

"Çok güzel" demek yanlış değildir. Sevgiyle söylenmiş bir "çok güzel", çocuğa ilgi gösterdiğinizi hissettirir. Sorun, bu cümlenin her resim için, her seferinde, resme neredeyse bakmadan söylenmesidir. Çocuklar dikkatli gözlemcilerdir; bir süre sonra bu sözün otomatik olduğunu fark edebilirler.

Bir de zamanlama meselesi vardır. Çocuk resmini gösterdiğinde elinizde başka bir iş varsa, "Şu an yemeği karıştırıyorum, iki dakika sonra gelip dikkatle bakacağım" demek, göz ucuyla bakılmış bir "çok güzel"den çoğu zaman daha değerlidir. Önemli olan, söz verdiğiniz o iki dakikayı gerçekten ayırmaktır.

Ayrıca "güzel" sözcüğü bir değerlendirmedir. Çocuğa, resmin bir yetişkin tarafından notlandırıldığı mesajını verir. Bu da bazı çocuklarda farkında olmadan şu düşünceyi besleyebilir: "Resim yapmanın amacı, büyükleri memnun etmek." Zamanla çocuk, kendi hoşuna giden şeyi çizmek yerine beğenileceğini bildiği şeyleri çizmeye başlayabilir: hep aynı ev, hep aynı güneş, hep aynı gülen yüz.

Çocuk gelişimi alanında sıkça vurgulanan bir fikir, çocuğun kişisel özelliklerini ya da sonucu övmek yerine çabasını, sürecini ve seçimlerini fark etmenin daha yararlı olduğudur. Övgünün genel ilkelerini merak ediyorsanız çocuğu övmek yazımız bu konuyu ayrıntılı ele alıyor. Bu yazıda ise odağımız, resme özgü küçük ama etkili değişiklikler.

Çocuğun Resmini Övmek Yerine Betimlemek: Gördüğünüzü Söyleyin

Çocuğun resmini övmek için kullanılabilecek belki de en etkili yol, değerlendirmek yerine betimlemektir. Yani resimde gördüğünüzü yüksek sesle söylemek. Bu, çocuğa "Resmine gerçekten baktım" mesajı verir.

Betimleyici cümlelere birkaç örnek:

  • "Burada çok fazla sarı kullanmışsın, kâğıdın her yeri ışıl ışıl."
  • "Bu çizgiler kıvrıla kıvrıla yukarı çıkıyor."
  • "Köşeye küçük bir şey çizmişsin, biraz yaklaşıp bakmam gerekti."
  • "Bu sefer kâğıdın tamamını doldurmuşsun."
  • "Ağacın dallarını tek tek çizmişsin, bu epey uzun sürmüştür."

Bu cümlelerin hiçbiri "güzel" ya da "çirkin" demez; ama hepsi çocuğun yaptığı seçimlere dikkat çeker. Çoğu zaman çocuk, böyle bir cümleden sonra kendiliğinden anlatmaya başlar: "Evet, çünkü bu güneş değil, bir ejderha ateşi!"

Betimleme yaparken resmin içeriğini tahmin etmemeye dikkat edin. "Bu bir köpek mi?" diye sormak, aslında bir at çizmiş olan çocuğu hayal kırıklığına uğratabilir. Renkler, çizgiler, şekiller ve boşluklar gibi kesin olarak gördüğünüz şeylerden söz etmek daha güvenlidir.

Merak Eden Sorular: "Bu Ne?" Yerine Ne Sorulabilir?

"Bu ne?" sorusu masumdur; ama bazı çocuklar bunu "Ne çizdiğin anlaşılmıyor" diye duyabilir. Özellikle küçük yaşlarda çocuklar her zaman bir şey "çizmek" için çizmez; bazen sadece renklerin ve hareketin tadını çıkarırlar. Resmin bir "şey" olması gerekmez.

Daha açık ve davetkâr sorular şunlar olabilir:

  1. "Bana resmini anlatmak ister misin?"
  2. "Çizerken en çok hangi kısmı yapmaktan hoşlandın?"
  3. "Bu resimde neler oluyor?"
  4. "Bu resme bir isim koysan ne koyardın?"
  5. "Bundan sonra ne olacak sence?"

Burada önemli olan, çocuğun cevap vermeme hakkını da tanımaktır. Her resmin bir açıklaması olmak zorunda değildir; bazen bir resim, sadece yapılmış olduğu için değerlidir ve sessizce birlikte bakmak da bir karşılıktır. "Anlatmak istemiyorum" diyen bir çocuğa "Tamam, ben de sadece bakayım o zaman" demek, ona resmin kendisine ait olduğunu hatırlatır.

Diyelim ki yedi yaşındaki bir çocuk, kâğıdın neredeyse tamamını kahverengiye boyamış ve ortasına küçük bir mavi nokta koymuş. Baba "Ne güzel" demek yerine "Kahverengiyi çok geniş bir alana yaymışsın, ortada da küçük bir mavi var. Anlatır mısın?" diyor. Çocuk gülerek açıklıyor: "Burası çamur, mavi de içine düşen bilyem!" Bir sohbet, tam da burada başlıyor.

Yaşa Göre Karşılık: Karalamadan Ayrıntılı Çizime

Çocuğun resmini övmek, onun gelişim döneminin ne beklediğini bilmekle de ilgilidir. Her yaşta resim farklı bir anlam taşır.

İki ile dört yaş arası: Bu dönemde resim çoğunlukla karalamadır. Çocuk için önemli olan kalemin kâğıtta iz bırakması, kolun hareketi, rengin ortaya çıkmasıdır. "Bu ne?" sorusu bu yaşta çoğu zaman anlamsızdır; çünkü çocuk bir şeyi resmetmeye çalışmıyor olabilir. "Kalemi hızlı hızlı döndürmüşsün, kocaman bir yuvarlak oldu" gibi hareketi ve rengi fark eden cümleler daha uygundur.

Dört ile yedi yaş arası: Çocuk artık insanlar, evler, hayvanlar çizer; ama orantılar ve renkler gerçeğe uymayabilir. Başı gövdesinden büyük bir insan ya da evin üstünde yüzen bir araba son derece olağandır. Bu dönemde hikâyeye ilgi göstermek önemlidir: "Bu insanlar nereye gidiyor?" sorusu bir masal başlatabilir.

Yedi yaş ve sonrası: Çocuk gerçekçiliğe daha çok önem vermeye başlar ve kendini eleştirmeye daha yatkın hâle gelir. Bu yaşlarda çabayı, denemeleri ve öğrenilen yeni teknikleri fark etmek değerlidir: "Gölgeyi nasıl yaptın, bana gösterir misin?" gibi bir soru, çocuğu uzman konumuna koyar ve ona kendini yetkin hissettirir.

Bu yaş aralıkları yalnızca kaba bir çerçevedir; her çocuğun gelişimi kendi hızında ilerler. Kardeşler arasında bile büyük farklar görülebilir.

Çocuğun Resmine Karşılık Verirken Kaçınılabilecek Cümleler

Bazı cümleler iyi niyetle söylense de çocuğun resim yapma isteğini ve kendine güvenini zamanla aşındırabilir:

  • Düzeltmek: "Gökyüzü mor olmaz, mavi olur." Çocuk resminde gerçekçilik bir zorunluluk değildir; mor gökyüzü bir hayal gücü işaretidir.
  • Karşılaştırmak: "Ablan senin yaşındayken daha düzgün çiziyordu." Kardeş ya da sınıf arkadaşıyla karşılaştırma, yaratıcı alanı bir yarışmaya çevirir.
  • Abartmak: "Sen bir dâhisin, Picasso bile bu kadar iyi çizemezdi!" Abartılı övgü, bazı çocuklarda bir sonraki resimde aynı beklentiyi karşılayamama kaygısı yaratabilir.
  • Yerine yapmak: "Dur, ben sana nasıl çizileceğini göstereyim." Yetişkin elinin değdiği bir resim, çocuğun gözünde artık onun resmi olmaktan çıkabilir.
  • Yorumlamak: "Babanı küçük çizmişsin, ona kızgın mısın?" Resme psikolojik anlam yüklemek, hem yanlış sonuçlara götürebilir hem de çocuğun kendini savunmaya geçmesine neden olabilir.

Son madde özellikle önemlidir. Çocuk resimlerinden kişilik, travma ya da aile ilişkileri hakkında kesin sonuçlar çıkarmak bilimsel olarak desteklenen bir yaklaşım değildir. Çizimler çocuğun o günkü hâli, elindeki boyalar, grafik becerisi ve ilgi alanları gibi pek çok etkenden etkilenir. Resim, çocukla konuşmayı açan bir araçtır; bir tanı aracı değildir. Bu konudaki yaygın yanlışları çocuk resimleri analizi yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

Bir çocuğun resmine verilebilecek en güzel karşılık, resmin hakkında hüküm vermek değil, resmin sahibine merakla bakmaktır.

Çocuk Kendi Resmini Beğenmediğinde Ne Yapılabilir?

Bazı çocuklar, özellikle ilkokul yıllarında, kendi resimlerine karşı çok eleştirel olabilir. "Çirkin oldu", "Ben hiç çizemiyorum" diyerek kâğıdı buruşturabilir ya da çizmeyi tamamen bırakabilirler. Bu durumda ilk refleks genellikle "Hayır, çok güzel olmuş!" demektir. Ancak bu cümle, çocuğun duygusunu yok saydığı için çoğu zaman işe yaramaz.

Bunun yerine şunları deneyebilirsiniz:

  1. Duyguyu kabul edin: "İstediğin gibi olmadı, bu canını sıkmış."
  2. Merak edin: "Nasıl olmasını istiyordun?"
  3. Süreci hatırlatın: "Atın bacaklarını çizmek zor, sen üç kere denedin."
  4. Deneme alanı açın: "İstersen bu kâğıdı bir kenara koyalım, başka bir kâğıtta denemek ister misin?"
  5. Kendi deneyiminizi paylaşın: "Ben de bazen bir şeyi yapmak istediğim gibi yapamayınca kızıyorum."

Kendi resmini sürekli beğenmeyen, en küçük hatada her şeyi silip baştan başlayan ya da hiç başlamayan bir çocukta, mükemmeliyetçi eğilimler de rol oynuyor olabilir. Bu durum uzun sürer ve çocuğun pek çok alandaki uğraşını etkilerse, bir uzmanla konuşmak yararlı olabilir.

Öğretmenler İçin: Sınıfta Çocuğun Resmini Övmek ve Sergilemek

Okul öncesi ve ilkokul öğretmenleri, her gün onlarca çocuk resmiyle karşılaşır. Kalabalık sınıflarda her resme tek tek betimleyici yorum yapmak kolay değildir; ama küçük değişiklikler büyük fark yaratabilir.

  • Hazır kalıpları azaltın: Herkesin aynı şablonu aynı renge boyadığı etkinlikler, çocuğun kendi seçimlerine az yer bırakır. Mümkün olduğunda serbest çizime alan açın.
  • Sergide seçim yapmayın: "En güzel resimleri panoya asalım" uygulaması, panoya giremeyen çocuklar için incitici olabilir. Her çocuğun bir eseri sergilenebilir.
  • Çocuğa sorun: Bir resmi panoya asmadan ya da veliye göstermeden önce çocuğa izin sormak, eserin ona ait olduğunu hissettirir.
  • Resmi yorumlamaktan kaçının: Sınıfta bir çocuğun resmi hakkında "Bu çocuk sorunlu" gibi çıkarımlar yapmak ya da resmi bu amaçla velilere göstermek doğru değildir. Bir endişeniz varsa, okulun rehberlik servisiyle gözlemlerinizi paylaşabilirsiniz.

Dönem sonunda eve gönderilen resim dosyaları da güzel bir fırsattır. Veliler dosyayı çocukla birlikte açıp "Bu resmi yaparken neler hatırlıyorsun?" diye sorabilir. Öğretmenler de veli toplantılarında çocuğun resmini övmek için "yetenekli" gibi genel etiketler yerine, "Bu dönem renkleri karıştırmayı çok sevdi, her resminde yeni bir ton denedi" gibi somut gözlemler paylaşabilir. Böyle bir cümle, hem veliye çocuğunu farklı bir gözle görme imkânı verir hem de çocuğa sürecinin fark edildiğini hissettirir.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Çocuğun resimleri, çoğu zaman gündelik hayatın, oyunların, izlediği çizgi filmlerin ve hayallerin yansımasıdır. Karanlık renkler, savaş sahneleri ya da canavarlar tek başına endişe kaynağı değildir. Ancak şu durumlarda bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanıyla görüşmek yararlı olabilir:

  • Çocukta haftalardır süren belirgin bir davranış değişikliği varsa (içe kapanma, sık öfke, uyku sorunları)
  • Çocuk daha önce sevdiği etkinliklerden, oyundan ve resimden tamamen uzaklaştıysa
  • Yaşadığı sarsıcı bir olay (kayıp, deprem, aile içi bir kriz) sonrasında aynı korkutucu sahneyi uzun süre ve ısrarla tekrar ediyorsa
  • Kendine zarar verme ya da ölümle ilgili sık sözler ve davranışlar görüyorsanız; acil bir tehlike varsa 112'yi arayın

Bu durumlarda değerlendirme tek bir resme değil; çocuğun gözlemine, aileyle yapılan görüşmelere ve gerekirse standart değerlendirme araçlarına dayanır. Çocuk ve oyun terapisi sürecinde resim ve oyun, çocuğun kendini ifade edebildiği araçlar arasında yer alabilir; ama asıl amaç, çocuğu ve ailesini bütün olarak anlamaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuğumun her resmine "çok güzel" desem ne olur?

Büyük bir zarar vermezsiniz; sevgiyle söylenen bir söz her zaman değerlidir. Ancak aynı cümleyi her resim için tekrarlamak yerine zaman zaman gördüğünüzü betimlemek ve merakla soru sormak, çocuğun gerçekten görüldüğünü hissetmesine yardımcı olur.

Çocuğumun resmindeki hataları düzeltmeli miyim?

Çocuk resminde "hata" kavramı yetişkin resmindeki gibi değildir. Mor gökyüzü ya da dört bacaklı bir insan, çocuğun gelişim düzeyinin ya da hayal gücünün doğal bir parçasıdır. Çocuk özellikle bir konuda yardım isterse, onun yerine yapmadan birlikte denemek daha uygundur.

Çocuğumun resimlerini saklamalı mıyım?

Hepsini saklamak zorunda değilsiniz. Çocuğunuzla birlikte hangilerini saklamak istediğine karar vermek, ona eserlerinin değerli olduğunu hissettirir. Bir dosya ya da kutu ayırmak, yıllar sonra birlikte bakmak için güzel bir anı oluşturabilir.

Resimlerini sosyal medyada paylaşmak uygun mu?

Çocuğun eseri ona aittir. Paylaşmadan önce ona sormak, yüzünü, adını ya da okulunu gösteren bilgileri paylaşmamak ve resmi yorumlayıcı başlıklarla sunmamak iyi bir alışkanlıktır. Çocuk istemiyorsa paylaşmamak en saygılı tercihtir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler
Okumaya devam edin

İlgili makaleler