Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Jacob Moreno ve Psikodramanın Doğuşu: 1921 Viyana

Jacob Moreno ve Psikodramanın Doğuşu: 1921 Viyana

Jacob Moreno kimdir, psikodramayı nasıl düşündü ve 1 Nisan 1921 Viyana neden doğum günü sayılır? Yöntemin hikâyesi, temel fikirleri ve Türkiye'deki izleri.

Bir üniversite kulübünde ilk kez psikodrama atölyesine katılan biri, eve döndüğünde genellikle iki şey merak eder: "Bu yöntemi kim, neden bulmuş?" ve "Neden konuşmak yerine sahneye çıkıyoruz?" Bu soruların ikisi de aynı isme çıkar: Jacob Moreno. Tam adıyla Jacob Levy Moreno, psikodramanın kurucusu olarak kabul edilir ve yöntemin doğum günü olarak 1 Nisan 1921'i, Viyana'daki Komödienhaus'ta yaptığı çalışmayı gösterir. Bu yazıda Moreno'nun hayatını, psikodramayı ortaya çıkaran fikirleri, 1921'deki o akşamın anlamını ve yöntemin bugüne, Türkiye'ye nasıl ulaştığını kaynakların izin verdiği ölçüde anlatıyoruz. Amacımız bir kahramanlık hikâyesi yazmak değil, bir fikrin nasıl doğduğunu anlamak.

Jacob Moreno Kimdir?

Jacob Moreno, Romanya doğumlu bir psikiyatristtir; gençliğini ve tıp eğitimini Viyana'da geçirmiştir. Doğum yılı kaynaklarda farklı verilir: Bazıları 1889, bazıları 1892 yazar. Bu küçük belirsizlik bile, Moreno'nun hayatının bir kısmının kendi anlatımlarıyla şekillendiğini, biyografisinin her ayrıntısının kesin olmadığını hatırlatır.

  1. yüzyılın başındaki Viyana, psikoloji tarihinin en hareketli şehirlerinden biriydi. Psikanaliz bu şehirde gelişiyor, tiyatro ve edebiyat çevreleri yeni ifade biçimleri arıyordu. Moreno da bu ortamın içindeydi; ancak ilgisi, kişinin geçmişini divana uzanarak anlatmasından çok, insanın burada ve şimdi nasıl davrandığına, başkalarıyla nasıl ilişki kurduğuna yönelikti.

Psikodrama kaynaklarında sıkça anlatıldığı üzere Moreno, Viyana parklarında çocukların oynadığı oyunları gözlemlemiş ve onların hayal güçleriyle kendiliğinden sahneler kurmalarından etkilenmiştir. Çocuklar oyunda bir anne, bir kral, bir doktor olabiliyor; rol değiştirebiliyor, bir sahneyi yeniden oynayabiliyordu. Moreno'ya göre yetişkinler bu esnekliği zamanla kaybediyor, yeni durumlara eski ve kalıplaşmış tepkilerle karşılık veriyordu.

Kendiliğindenlik ve Yaratıcılık: Psikodramanın Temel Fikri

Jacob Moreno'nun düşüncesinin merkezinde iki kavram yer alır: kendiliğindenlik ve yaratıcılık. Kendiliğindenlik, kişinin yeni bir duruma uygun ve canlı bir tepki verebilme kapasitesidir; yeni bir duruma yeni bir cevap ya da eski bir duruma daha uygun bir cevap verebilmek. Yaratıcılık ise bu kapasitenin ortaya koyduğu üründür.

Moreno, psikolojik sıkıntıların önemli bir kısmının bu kapasitenin daralmasından doğduğunu düşünür. Örneğin her tartışmada sesini yükselten ya da tam tersine hemen susan biri, yıllar içinde öğrendiği tek bir rolün içine sıkışmış olabilir. Psikodrama, güvenli bir ortamda bu rolün dışına çıkmayı, farklı tepkileri denemeyi, yani bir anlamda hayatı prova etmeyi mümkün kılar.

Bu bakış, dönemin baskın yaklaşımlarından ayrışıyordu. Moreno için asıl mesele yalnızca "neden böyle olduğumuzu anlamak" değil, "başka türlü davranabilmeyi deneyimlemek"ti. Sahne bu deneyimin yeriydi. Konuşmak elbette değerliydi; ama bazı şeyler ancak bedenle, sesle, karşıdaki biriyle göz göze gelince gerçek bir değişime dönüşebiliyordu.

Gündelik hayattan bir örnek düşünelim. Yeni bir işe başlayan biri, ilk toplantıda kendini tanıtırken dili tutuluyor; aklına sadece okulda öğretmenin tahtaya kaldırdığı anlar geliyor. Moreno'nun diliyle söylersek, bu kişi yeni bir duruma eski bir rolle yanıt veriyor. Psikodramada böyle bir an sahneye taşınabilir; kişi aynı toplantıyı birkaç kez, farklı tepkilerle yeniden oynayabilir. Amaç kusursuz bir konuşma ezberlemek değil, bedenin ve sesin de katıldığı yeni bir deneyim biriktirmektir.

Moreno'nun "ısınma" dediği şey de bu fikirle ilgilidir. Ona göre kendiliğindenlik birdenbire ortaya çıkmaz; kişinin hem bedensel hem duygusal olarak hazırlanması gerekir. Sporcuların maçtan önce ısınması gibi, psikodrama grupları da oturuma küçük oyunlar, hareketler ya da paylaşımlarla başlar. Bu hazırlık, katılımcıların zorlanmadan, kendi hızlarında sahneye yaklaşmasına yardım eder.

Bu fikrin kökleri antik çağa kadar uzatılarak okunur. Aristoteles'in Poetika'sında tragedyanın seyircide acıma ve korku yoluyla bir arınma, yani katarsis sağladığı anlatılır. Psikodrama ise katarsisi seyircinin değil, sahnede kendi hikâyesini yaşayan kişinin deneyimi olarak düşünür. Bu kavramın tarihini ve psikolojideki kullanımını merak ediyorsanız katarsis nedir yazımıza göz atabilirsiniz.

1 Nisan 1921 Viyana: Jacob Moreno Psikodramanın Doğum Gününü Neden Bu Tarih Olarak Gösterdi?

Psikodrama, doğum günü belli olan nadir terapi yöntemlerinden biridir. Bunun nedeni, tarihi Moreno'nun kendisinin belirlemiş olmasıdır: 1 Nisan 1921, Viyana'daki Komödienhaus. Moreno o akşam bir tiyatro salonunda, seyircilerin de katıldığı doğaçlama bir çalışma yapmıştır.

O akşam tam olarak neler yaşandığına dair anlatımlar farklı kaynaklarda farklı ayrıntılarla aktarılır ve bunların bir kısmı Moreno'nun sonraki yıllardaki anlatımlarına dayanır. Bu yüzden ayrıntılardan çok tarihin taşıdığı anlama odaklanmak daha doğru olur. Birinci Dünya Savaşı'nın ardından toplumun derin bir sarsıntı yaşadığı bir dönemde, Moreno sahnenin yalnızca hazır bir metnin oynandığı yer değil, insanların kendi meselelerini kendiliğinden canlandırabildiği bir alan olabileceğini göstermeye çalışmıştır.

Sonraki yıllarda Moreno doğaçlama tiyatrosu deneyleriyle bu fikri geliştirmiş, zamanla tiyatro ile terapi arasındaki çizgiyi daha belirgin hâle getirmiştir. Psikodrama, bir gösteri sanatı olmaktan çıkıp, eğitimli bir yöneticinin rehberliğinde, belirli kurallar ve güvenlik çerçevesi içinde yürütülen bir grup psikoterapisi yöntemine dönüşmüştür.

Psikodramanın doğum gününün bir tiyatro salonunda olması tesadüf değildir; Moreno, insanın kendini en açık biçimde anlattığı yerin bazen sözcükler değil, sahne olduğuna inanıyordu.

Grup Psikoterapisi, Sosyometri ve Sosyodrama

Jacob Moreno yalnız psikodramayla değil, grup çalışmalarıyla ilgili başka fikirleriyle de bilinir. Grup psikoterapisi kavramının öncülerinden biri sayılır. Ona göre insan ilişkiler içinde doğar, ilişkiler içinde yaralanır ve iyileşmesi de çoğu zaman ilişkiler içinde mümkün olur.

Bu düşüncenin bir uzantısı sosyometridir: Bir gruptaki ilişkileri, kimin kimi tercih ettiğini, kimin kenarda kaldığını, kimlerin birbirine yakın durduğunu inceleyen bir yaklaşım. Okul sınıflarından iş yerlerine kadar pek çok grupta görünmeyen ilişki ağlarını görünür kılmayı amaçlar.

Bir diğeri sosyodramadır. Psikodramada sahneye genellikle bir kişinin kendi hayatından bir sahne taşınırken, sosyodramada grubun ortak bir toplumsal meselesi canlandırılır: göç, kuşak çatışması, ayrımcılık ya da bir afetin ardından yaşananlar gibi.

Moreno sonraki yıllarda çalışmalarını ABD'de sürdürmüş, psikodrama oradan dünyanın pek çok ülkesine yayılmıştır. Yöntemin kendisi, oturumun nasıl ilerlediği ve kullanılan teknikler hakkında ayrıntılı bilgiyi psikodrama nedir yazımızda bulabilirsiniz.

Jacob Moreno'nun Mirası: Bugün Psikodramada Neler Kalıcı?

Moreno'nun ortaya koyduğu pek çok unsur bugün de psikodramanın temel taşlarıdır:

  • Protagonist: Sahneye kendi hikâyesini taşıyan kişi.
  • Yönetici: Süreci yönlendiren, güvenliği gözeten eğitimli kişi.
  • Yardımcı egolar: Protagonistin hayatındaki önemli kişileri canlandıran grup üyeleri.
  • Seyirci ve grup: Sahneyi izleyen, sonunda kendi deneyimlerini paylaşan katılımcılar.
  • Sahne: Hikâyenin canlandırıldığı, gündelik hayattan ayrılmış alan.

Oturumlar genellikle üç aşamada ilerler: grubun hazırlandığı ısınma, bir sahnenin canlandırıldığı eylem ve katılımcıların kendi hayatlarından benzer deneyimleri anlattığı paylaşım. Rol değiştirme, ayna ve dublaj gibi teknikler de Moreno'nun mirasının parçasıdır. Rol değiştirmede kişi, örneğin annesinin yerine geçip kendine bakar; bu, karşıdakinin bakış açısını içeriden deneyimleme fırsatı sunar.

Aynada ise kişi, kendi rolünü bir başka grup üyesi oynarken sahneye dışarıdan bakar; kendi duruşunu, sesini, tepkisini bir izleyici gibi görme fırsatı bulur. Dublajda bir grup üyesi protagonistin arkasında durur ve onun söyleyemediği düşünce ya da duyguyu yüksek sesle dile getirmeye çalışır; protagonist bu sözleri kabul edebilir, düzeltebilir ya da reddedebilir. Bu tekniklerin ortak noktası, kişinin kendi deneyimine farklı açılardan bakabilmesini sağlamaktır. Bu yaklaşıma göre insan yalnızca kendi gözüyle değil, başkasının gözüyle de kendini görmeyi öğrenebilir; bu da sıkışmış bir ilişkide yeni bir kapı aralayabilir.

Bu teknikler bugün yalnız psikodrama gruplarında değil, drama terapisinde, aile çalışmalarında ve bazı bireysel terapi yaklaşımlarında da farklı biçimlerde kullanılır. Ancak burada dürüst bir not eklemek gerekir: Psikodramanın etkinliği üzerine yapılmış araştırmalar sürmektedir; bu yazının dayandığı kaynaklarda psikodramaya özgü güçlü bir sistematik derleme teyit edilmemiştir. Yöntem, deneyimli uygulayıcılar ve katılımcılar tarafından değerli bulunur; bunu bilimsel kanıtın gücüyle karıştırmamak gerekir.

Türkiye'de Psikodrama: Jacob Moreno'dan Bugüne

Psikodramanın Türkiye'ye gelişinde Prof. Dr. Abdülkadir Özbek'in adı öne çıkar. Anlatıldığına göre Özbek, 1958'de Moreno'nun bir konferansından etkilenmiş ve sonraki yıllarda psikodramanın Türkiye'de kurumsallaşmasında rol oynamıştır. Avrupa psikodrama eğitim kurumları federasyonu FEPTO'nun Türkiye sayfasında da bu süreç aktarılır.

Türkiye'de psikodrama eğitimi bugün de üniversite programlarından çok, dernekler ve enstitüler aracılığıyla verilir. FEPTO'nun aktarımına göre 2001'e kadar üç ayrı şehirde üç dernek bu eğitimi veriyordu. Psikodrama grupları büyük şehirlerde daha yaygındır; bazı psikiyatri klinikleri, üniversite hastaneleri ve özel merkezler de grup çalışmaları düzenler.

Moreno'nun hayatını okurken bir noktaya daha dikkat etmekte yarar var. Kurucu figürlerin hikâyeleri zamanla efsaneye dönüşebilir; bazı anekdotlar kitaptan kitaba, eğitimden eğitime aktarılırken büyür ya da sadeleşir. Moreno'nun doğum yılının bile kaynaklarda farklı geçmesi, onun hayatıyla ilgili her ayrıntıyı kesin bilgi gibi okumamak gerektiğini gösterir. Yöntemin değeri, kurucusunun hayatına dair her anekdotun doğruluğuna bağlı değildir; ama tarihe saygı, bilinenle anlatılanı ayırmayı gerektirir.

Türkiye bağlamında psikodramanın ilgi görmesinin bir nedeni, kültürümüzde duyguların çoğu zaman doğrudan söylenmek yerine dolaylı yollarla, hikâyelerle, imalarla ifade edilmesi olabilir. "Babama hiç söyleyemedim", "Kayınvalidemle aramızda hep söylenmemiş bir şey var" diyen biri için bir sahnede bunu denemek, uzun süre ertelenmiş bir konuşmanın provası gibi olabilir. Elbette bu, herkes için uygun olmayabilir; bazı kişiler için grup önünde duygularla çalışmak fazla yoğun gelebilir.

Psikodramaya Katılmayı Düşünüyorsanız Ne Zaman Destek Alınmalı?

Psikodrama atölyeleri bazen kişisel gelişim etkinliği gibi sunulur. Oysa yöntem, güçlü duygular açabilir; özellikle travma, yas ya da aile içi yaşantılarla çalışılırken güvenli bir çerçeve, yavaş ilerleme ve iyi bir kapanış çok önemlidir. Bir atölyeye katılmadan önce kendinize şunları sorabilirsiniz:

  1. Şu sıralar duygusal olarak ne kadar dayanıklı hissediyorum?
  2. Yakın zamanda yaşadığım ağır bir kayıp ya da sarsıcı bir olay var mı?
  3. Grup önünde ağlamak, öfkelenmek ya da kırılgan görünmek benim için nasıl olur?
  4. Çalışmanın sonunda yaşadıklarımı konuşabileceğim bir alan olacak mı?

Diyelim ki bir üniversite öğrencisi, kampüsteki bir drama etkinliğinde babasıyla yaşadığı bir sahneyi canlandırdı ve günler sonra bile o sahnenin etkisinden çıkamıyor. Bu, yaşadığının önemsiz olmadığını, üzerinde durulması gereken bir konuya dokunulduğunu gösterebilir. Böyle bir durumda bireysel bir görüşmede bu deneyimi konuşmak iyi gelebilir.

Uzun süren çökkünlük, yoğun kaygı, geçmişe ait anıların sık sık zihne üşüşmesi ya da günlük işleri sürdürmekte zorlanma gibi durumlar varsa bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşmek yararlı olabilir. Kendine zarar verme ya da yaşamına son verme düşünceleri varsa beklemeden 112'yi arayın.

Terapide rol çalışmaları, bazı yaklaşımlarda yetişkinlerle de kullanılabilen araçlardır. Bireysel terapi sürecinde de bir konuşmayı prova etmek, bir kişiye söylenemeyenleri ifade etmeyi denemek gibi çalışmalar, kişinin hazır olduğu ölçüde ve onun tercihleriyle yapılabilir. Grup içinde çalışmak isteyenler için grup terapisi farklı bir seçenek olabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Jacob Moreno psikodramayı ne zaman buldu?

Moreno, psikodramanın doğum günü olarak 1 Nisan 1921'i, Viyana'daki Komödienhaus'ta yaptığı çalışmayı gösterir. Ancak yöntem bir günde ortaya çıkmamış; sonraki yıllarda doğaçlama tiyatrosu deneyleri ve grup çalışmalarıyla gelişmiştir.

Psikodrama ile tiyatro arasındaki fark nedir?

Tiyatroda oyuncular hazır bir metni seyirci için oynar. Psikodramada ise kişi kendi hayatından bir sahneyi, eğitimli bir yöneticinin rehberliğinde ve terapötik bir amaçla canlandırır. Amaç gösteri değil, deneyim ve farkındalıktır. Bu nedenle oyunculuk yeteneği gerekmez; sahnede "iyi oynamak" diye bir ölçüt yoktur, önemli olan kişinin kendi deneyimiyle temas kurabilmesidir.

Moreno'nun sosyometri dediği şey nedir?

Sosyometri, bir gruptaki ilişkileri, tercihleri ve görünmeyen bağları inceleyen bir yaklaşımdır. Kimin kenarda kaldığını, kimlerin birbirine yakın olduğunu görünür kılmayı amaçlar. Okul, iş yeri ve terapi grupları gibi farklı ortamlarda kullanılmıştır.

Türkiye'de psikodrama ne zamandan beri biliniyor?

Anlatıldığına göre Prof. Dr. Abdülkadir Özbek 1958'de Moreno'nun bir konferansından etkilenmiş ve psikodramanın Türkiye'de kurumsallaşmasında rol oynamıştır. Bugün eğitim çoğunlukla dernek ve enstitüler aracılığıyla verilmektedir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler
Okumaya devam edin

İlgili makaleler