Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Savaş Haberleri Kaygısı: Uzaktaki Çatışma İçimizi Nasıl Sarsar?

Savaş Haberleri Kaygısı: Uzaktaki Çatışma İçimizi Nasıl Sarsar?

Savaş haberleri kaygısı, çatışma bölgesi uzakta olsa da uykuyu, umudu ve güven duygusunu sarsabilir. Nedenlerini ve gündelik baş etme yollarını ele alıyoruz.

Gece yarısı, ışıklar sönmüşken telefonun ekranı yüzünüzü aydınlatıyor. Kaydırdıkça yıkılmış binalar, koşan insanlar, ağlayan çocuklar geçiyor gözünüzün önünden. Saat ikiyi geçiyor, uyumanız gerektiğini biliyorsunuz, ama bir sonraki videoyu da açıyorsunuz. Ertesi sabah işe giderken içinizde adını koyamadığınız bir ağırlık var; çay ocağında gülen iş arkadaşlarınıza bile bir tuhaf bakıyorsunuz. Savaş haberleri kaygısı, çatışma binlerce kilometre uzakta olsa da insanın güven duygusunu, uykusunu ve geleceğe bakışını sarsabilen bir tepkidir. Bu yazıda, uzaktaki bir savaşın neden bu kadar yakından hissedildiğini, bu kaygının hangi işaretlerle kendini gösterdiğini ve taraf tutmaya ya da duyarsızlaşmaya gerek kalmadan onunla nasıl yaşanabileceğini ele alacağız.

Savaş Haberleri Kaygısı Nedir?

Savaş haberleri kaygısı, savaş ve silahlı çatışmalarla ilgili görüntü ve bilgilere maruz kaldıktan sonra ortaya çıkan endişe, korku, üzüntü ve çaresizlik duygularının bir bütünüdür. Kişi doğrudan çatışmanın içinde değildir; ama haberler aracılığıyla o acıya her gün tanıklık eder.

Böyle bir tepki vermek, duyarlı bir insan olmanın doğal bir sonucudur. Başkalarının acısı karşısında kayıtsız kalamamak, insanı insan yapan özelliklerden biridir. Sorun, bu duyarlılığın kişiyi uykusuz bırakan, işlevini bozan ve geleceğe dair umudunu tüketen bir kaygıya dönüştüğü noktada başlar.

Bu bir tanı değildir. Bazı kişilerde kısa süren bir sarsıntı olarak yaşanır, bazılarında ise haftalar ve aylar boyunca devam eden bir arka plan gerginliğine dönüşür.

Uzaktaki Çatışma Neden Bu Kadar Yakından Hissedilir?

Eskiden savaş haberleri akşam bülteninde birkaç dakikalık bir bölümden ibaretti. Bugün ise cebimizdeki telefon, çatışma bölgesinden saniyeler içinde gelen görüntüleri gün boyu önümüze getiriyor. Bu durum, mesafeyi psikolojik olarak neredeyse ortadan kaldırıyor.

Görüntülerin dolaysızlığı

Bir patlamayı, yıkılan bir evi ya da enkaz altından çıkarılan bir çocuğu filtresiz biçimde izlemek, beynin tehlike sistemini doğrudan harekete geçirir. Beden, ekrandaki tehlikeyle gerçekte karşılaşılan tehlike arasında her zaman ayrım yapamaz. Bu yüzden izleyen kişi çarpıntı, kas gerginliği ya da mide bulantısı gibi tepkiler yaşayabilir.

Coğrafi ve tarihsel yakınlık

Türkiye, çevresinde uzun yıllardır çatışmaların yaşandığı bir bölgede yer alıyor. Komşu ülkelerdeki savaşlar, sınır kentlerindeki gerginlikler, göç dalgaları pek çok insanın hafızasında canlı. Bu nedenle uzaktaki bir savaş haberi bile "Ya buraya da sıçrarsa?" sorusunu kolayca uyandırabilir.

Kişisel bağlar

Çatışma bölgesinde akrabası, arkadaşı ya da tanıdığı olan kişiler için haberler soyut değildir. Mahallede, iş yerinde ya da okulda savaştan kaçıp gelmiş insanlarla yan yana yaşamak da bu acıyı somutlaştırır. Oğlu askerde olan bir anne için ise her sınır haberi ayrı bir anlam taşır.

Ekonomik yansımalar

Savaşın etkisi yalnızca ekranda kalmaz. Akaryakıt ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, döviz kurundaki hareketler, market fiyatlarına yansıyan zamlar, uzaktaki çatışmayı mutfak masasına kadar getirir. Hayat pahalılığıyla zaten zorlanan aileler için her yeni gerginlik haberi, "Bu kış nasıl geçineceğiz?" sorusunu da beraberinde getirebilir. Böylece kaygı, başkalarının acısına duyulan üzüntüyle kendi geleceğine duyulan endişenin iç içe geçtiği bir yüke dönüşür.

Deprem deneyimiyle örtüşme

6 Şubat 2023 depremlerini yaşamış ya da yakından izlemiş kişiler için yıkılmış bina görüntüleri, kendi deneyimlerini hatırlatabilir. Enkaz, toz, sirenler; farklı nedenlerle de olsa benzer görüntüler eski izleri yeniden canlandırabilir.

Savaş Haberleri Kaygısının Belirtileri Nelerdir?

Bu kaygı farklı kişilerde farklı biçimlerde görünür. Sık rastlanan işaretler şunlardır:

  • Durmadan haber kaydırmak: Gece geç saatlere kadar haber ve video izlemek, bırakmak istese de bırakamamak.
  • Uyku sorunları: Uykuya dalmakta zorlanmak, gece sık uyanmak, savaşla ilgili rüyalar görmek.
  • Zihinde dönen görüntüler: Gün içinde izlenen sahnelerin istemsizce akla gelmesi.
  • Suçluluk: Güvende olduğu için, gülebildiği için ya da sıradan şeylerle uğraştığı için kendini suçlu hissetmek.
  • Çaresizlik ve umutsuzluk: "Dünya çok kötü bir yer", "Hiçbir şey düzelmeyecek" gibi düşünceler.
  • Öfke: Haberlere, sosyal medyadaki yorumlara ya da duyarsız bulduğu insanlara karşı yoğun öfke.
  • Bedensel gerginlik: Baş ağrısı, omuzlarda sertlik, iştah değişiklikleri, sürekli tetikte olma hissi.
  • Duyarsızlaşma: Uzun süre yoğun görüntülere maruz kalan bazı kişiler, bir noktadan sonra hiçbir şey hissetmediklerini fark eder. Bu da bir tür koruma tepkisi olabilir.

Savaş Haberleri Kaygısı Kimleri Daha Çok Etkiler?

Aynı haberi izleyen herkes aynı biçimde etkilenmez. Bazı kişiler bu tür haberlere karşı daha kırılgan olabilir:

Savaş ya da zorunlu göç yaşamış kişiler: Kendi ülkesinden savaş nedeniyle ayrılmak zorunda kalmış kişiler için haberler, yaşadıkları kayıpları ve korkuları yeniden canlandırabilir.

Daha önce sarsıcı olaylar yaşamış olanlar: Deprem, ağır bir kaza ya da şiddet deneyimi geçirmiş kişilerde benzer görüntüler, eski deneyimleri tetikleyebilir.

Kaygıya yatkın kişiler: Belirsizliğe tahammül etmekte zorlanan, en kötüsünü düşünmeye eğilimli kişiler, uzaktaki bir çatışmayı da yakın bir tehdit gibi yaşayabilir.

Çocuklar ve gençler: Çocuklar gördükleri görüntüleri yetişkinler gibi bağlama oturtamaz. Gençler ise sosyal medyada filtresiz içerikle daha sık karşılaşır.

Haber ve sağlık çalışanları: Mesleği gereği bu görüntülerle sürekli çalışan gazeteciler, çevirmenler, içerik denetleyicileri ve insani yardım çalışanları, ikincil travma olarak bilinen bir yük taşıyabilir.

Savaş Haberleri Günlük Hayatı Nasıl Etkiler?

Bir üniversite öğrencisini düşünün. Çatışma başladığından beri her gece saatlerce video izliyor, sabah derslere uykusuz gidiyor. Sınıf arkadaşları hafta sonu planları yaparken o, "Bu kadar şey olurken nasıl eğlenebiliyorlar?" diye düşünüyor ve onlardan uzaklaşıyor. Annesi arayıp ne olduğunu sorduğunda anlatacak kelime bulamıyor. Bir süre sonra derslere de, arkadaşlarına da ilgisini kaybediyor.

Bu örnekte görüldüğü gibi savaş haberleri kaygısı, zamanla hayatın pek çok alanına yayılabilir:

  • Uykusuzluk ve yorgunluk nedeniyle iş ya da okul veriminde düşüş
  • Sevilen etkinliklerden ve sosyal ilişkilerden uzaklaşma
  • Aile ve arkadaş ortamlarında, özellikle sosyal medyada, gergin tartışmalar
  • Geleceğe dair plan yapmakta zorlanma, "Ne anlamı var?" düşüncesi
  • Çocukların yanında farkında olmadan kaygının aktarılması

Sürekli olumsuz haber kaydırmanın zihin üzerindeki etkisini doomscrolling yazımızda daha ayrıntılı ele aldık.

Savaş Haberleri Kaygısıyla Nasıl Baş Edilir?

Amaç, dünyada olup bitenlerden habersiz yaşamak ya da duyarsızlaşmak değildir. Amaç, kendi ruh sağlığınızı koruyarak duyarlılığınızı sürdürebilmektir.

Haberle ilişkinizi yeniden düzenleyin

Haberleri günde bir ya da iki kez, belirli saatlerde takip etmeyi deneyin. Yatmadan önceki bir saati haberlerden arındırın. Video yerine yazılı özetleri tercih edin; yazı, görüntüye göre zihinde çok daha az iz bırakır. Otomatik oynatma özelliğini kapatmak da küçük ama etkili bir adımdır. Haber karşısında duyulan bıkkınlık ve tükenmişliği haber yorgunluğu yazımızda da bulabilirsiniz.

Kaynaklarınızı seçin

Savaş dönemlerinde yanlış ve manipülatif içerik çok hızlı yayılır. Doğrulanmamış videolar, yıllar önceki görüntülerin yeniymiş gibi paylaşılması ya da kurgulanmış içerikler kaygıyı gereksiz yere büyütebilir. Güvendiğiniz birkaç kaynakla yetinmek, hem bilgi kirliliğini hem de duygusal yükü azaltır.

Bedeninizi sakinleştirin

Haber izledikten sonra bedeninizde biriken gerginliği fark edin. Kısa bir yürüyüş, birkaç dakika yavaş nefes almak, ayaklarınızın yere bastığını hissetmek ya da çevrenizdeki beş nesneyi saymak gibi basit teknikler, sinir sisteminin alarm durumundan çıkmasına yardım eder.

Suçluluk duygusunu yeniden değerlendirin

Güvende olmak, gülmek ya da hayatınızı sürdürmek, başkalarının acısını önemsemediğiniz anlamına gelmez. Kendinizi tüketmeniz, çatışmanın içindeki insanlara bir yarar sağlamaz. Hatta kendi dengesini koruyabilen insanlar, başkalarına yardım etmek için de daha fazla güce sahip olur.

Çaresizliği eyleme dönüştürün

Elinizde olan küçük adımları düşünün: güvenilir bir yardım kuruluşuna bağış yapmak, gönüllü olmak, çevrenizdeki göçmen ailelere destek olmak. Küçük de olsa bir şey yapabilmek, çaresizlik hissini hafifletir. Ancak bunu kendinizi zorlayarak ya da suçluluktan kurtulmak için değil, değerlerinizle uyumlu olduğu için yapmanız önemlidir.

Konuşun, ama tartışma döngüsüne girmeyin

Duygularınızı güvendiğiniz biriyle paylaşmak yükü hafifletir. Öte yandan sosyal medyada saatlerce süren tartışmalar, kaygıyı ve öfkeyi daha da artırabilir. Duygu paylaşımı ile fikir kavgası arasındaki farkı gözetmek iyi gelir.

Gündelik ritüellerinize tutunun

Belirsizlik dönemlerinde küçük ve tekrar eden alışkanlıklar, zihne "Hayat devam ediyor" mesajını verir. Sabah kahvesini balkonda içmek, akşam yemeğini ailecek yemek, haftada bir arkadaşlarla buluşmak, sevdiğiniz bir diziyi izlemek ya da bir uğraşa zaman ayırmak sıradan görünebilir. Ama bu sıradan anlar, sinir sisteminin yeniden güvende hissetmesine yardım eden önemli dayanak noktalarıdır. Haberlerin yoğun olduğu dönemlerde bu ritüellerden vazgeçmek yerine onları bilinçli olarak korumaya çalışın.

Dünyadaki acıyı hissetmek sizi duyarlı kılar; o acının sizi tamamen ele geçirmesine izin vermemek ise ayakta kalmanızı sağlar.

Çocuklarınızı koruyun

Çocukların yanında savaş görüntülerini açık bırakmamaya özen gösterin. Bir şey duyup soru sorarlarsa yaşlarına uygun, kısa ve dürüst yanıtlar verin; onların şu anda güvende olduklarını vurgulayın. Çizim yapmak ya da oyun oynamak, çocukların duygularını ifade etmelerinin doğal yollarıdır.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Savaş haberlerinden etkilenmek doğaldır. Ancak aşağıdaki durumlarda bir uzmandan destek almak yararlı olabilir:

  • Haftalardır düzgün uyuyamıyorsanız ve yorgunluk günlük işlerinizi aksatıyorsa
  • Görüntüler istemsizce zihninize geliyor, kâbuslar görüyorsanız
  • Haber izlemeyi bırakmak istediğiniz hâlde bırakamıyorsanız
  • İşinizden, okulunuzdan, sevdiğiniz insanlardan uzaklaşmaya başladıysanız
  • Umutsuzluk, anlamsızlık ve isteksizlik duyguları uzun süredir devam ediyorsa
  • Savaş ya da göç geçmişiniz varsa ve haberler eski yaşantıları yeniden canlandırıyorsa

Terapide Savaş Haberleri Kaygısı Nasıl Ele Alınır?

Terapide önce kaygının kişideki özel anlamı keşfedilir. Kimi için bu haberler kendi geçmişindeki bir travmayı, kimi için ailesine dair bir korkuyu, kimi için de dünyaya dair temel güven duygusunun sarsılmasını temsil eder.

Bilişsel davranışçı terapide, haberlerin ardından ortaya çıkan "Her an bir şey olabilir", "Hiçbir yer güvenli değil" gibi otomatik düşünceler fark edilir ve gerçekçilikleri birlikte değerlendirilir. Sürekli haber takibi ya da tamamen kaçınma gibi davranışların kaygıyı nasıl sürdürdüğü incelenir ve daha dengeli bir haber alışkanlığı birlikte planlanır. Gevşeme ve dikkat yönlendirme gibi beceriler de bu sürecin parçası olabilir.

Suçluluk, öfke ve çaresizlik gibi duygular da terapide önemli bir yer tutar. Kişinin "Bir şey yapamıyorsam hiç olmazsa sürekli izlemeliyim" gibi inançları fark etmesi, kendine karşı daha şefkatli bir tutum geliştirmesine yardım eder. Değerleriyle uyumlu, gerçekçi ve sürdürülebilir küçük adımlar birlikte belirlenir.

Savaş ya da göç geçmişi olan kişilerde, geçmişte yaşanan sarsıcı deneyimler güvenli bir ortamda, kişinin hazır olduğu hızda ele alınır. Kaygı ve panik alanındaki çalışmalar, bu tür kaygıların günlük hayatı ve uykuyu ne ölçüde kısıtladığına göre şekillenir.

Sıkça Sorulan Sorular

Savaş görüntülerini izledikten sonra uyuyamamak normal mi?

Sarsıcı görüntüleri izledikten sonra birkaç gece uykunun bozulması anlaşılır bir tepkidir. Yatmadan önce haber izlememek, akşamları sakinleştirici bir rutin oluşturmak çoğu zaman yardımcı olur. Uyku sorunları haftalarca sürüyorsa bir uzmanla görüşmek yararlı olabilir.

Haber izlemeyi tamamen bırakırsam duyarsız biri mi olurum?

Hayır. Kendi ruh sağlığınızı korumak için bir süre haberlere ara vermek ya da haber tüketiminizi sınırlamak duyarsızlık değildir. Duyarlılık, izlediğiniz video sayısıyla değil, değerlerinizle uyumlu davranışlarla ölçülür.

Savaşla ilgili sosyal medya tartışmaları neden beni bu kadar geriyor?

Savaş, güçlü ahlaki duyguları ve kimlik meselelerini harekete geçirir. Sosyal medyada bu duygular kısa, sert ve çoğu zaman bağlamından koparılmış biçimde paylaşılır. Bu tür tartışmalar, ne kadar haklı olursanız olun, genellikle öfkeyi artırır ve kaygıyı besler.

Göç etmiş biri olarak haberler eski anılarımı canlandırıyor, ne yapmalıyım?

Bu tepki, yaşadığınız zorlukların doğal bir yankısıdır ve yalnız değilsiniz. Haberlere maruziyetinizi sınırlamak, güvendiğiniz insanlarla bağlantıda kalmak ve bedeninizi sakinleştiren teknikleri kullanmak ilk adımlar olabilir. Anılar yoğun ve sık geliyorsa, bu deneyimleri bir uzmanla güvenli bir ortamda konuşmak iyi gelebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler
Okumaya devam edin

İlgili makaleler