Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Terapötik Fotoğrafçılık: Fotoğraflar Üzerinden Kendini Anlamak

Terapötik Fotoğrafçılık: Fotoğraflar Üzerinden Kendini Anlamak

Terapötik fotoğrafçılık nedir, aile albümleri ve çektiğiniz kareler duygularınızı anlamaya nasıl yardımcı olabilir? Yöntemleri ve sınırları okuyun.

Bayram ziyaretinde babaannenizin dolabından çıkan eski bir albüm, sararmış bir fotoğrafta tanımadığınız bir gülümsemeyle size bakan çocukluk hâliniz... Bazı fotoğraflar, aylarca konuşsanız açılmayacak bir kapıyı birkaç saniyede aralar. Terapötik fotoğrafçılık, işte bu etkiden yola çıkarak fotoğraf çekmeyi, fotoğraflara bakmayı ve onlar hakkında konuşmayı kendini anlamanın bir aracı olarak kullanan yaklaşımlara verilen genel addır. Bu yazıda terapötik fotoğrafçılık ile ne kastedildiğini, terapi ortamında fotoğrafların nasıl kullanılabildiğini, evde deneyebileceğiniz alıştırmaları ve bu yöntemin sınırlarını ele alıyoruz. Profesyonel bir fotoğraf makinesine ya da teknik bilgiye ihtiyacınız yok; cebinizdeki telefon ve biraz merak yeterli.

Terapötik Fotoğrafçılık Nedir?

Fotoğraflar yalnızca bir anı kaydetmez; o anı nasıl gördüğümüzü, neyi kadraja aldığımızı ve neyi dışarıda bıraktığımızı da gösterir. Terapötik fotoğrafçılık, bu seçimlerin kişinin iç dünyası hakkında konuşmaya fırsat verdiği fikrine dayanır.

Alanda bazen iki kullanım arasında bir ayrım yapılır:

  • Terapi içinde fotoğraf kullanımı (fototerapi olarak da anılır): Bir ruh sağlığı uzmanıyla yürütülen görüşmelerde, danışanın getirdiği ya da çektiği fotoğraflar üzerinden konuşulmasıdır. Burada fotoğraf, terapötik ilişkinin içinde bir araçtır.
  • Terapötik amaçlı fotoğraf etkinlikleri: Kişinin kendi başına ya da bir grup içinde, kendini ifade etmek, fark etmek ya da rahatlamak amacıyla fotoğraf çekmesi ve bunlar üzerine düşünmesidir. Bu bir terapi değil, yaratıcı bir öz bakım etkinliğidir.

Fotoğraf, resim ve kil gibi yaratıcı araçların psikolojik destekte nasıl kullanıldığına dair genel bir çerçeve için sanat terapisi nedir yazımıza göz atabilirsiniz.

Bu ayrım önemlidir. Kendi başınıza yaptığınız bir fotoğraf çalışması size iyi gelebilir; ama bu, bir uzmanla yürütülen terapötik sürecin yerine geçmez.

Fotoğraf neden "konuşturur"?

Bazı duygular doğrudan sorulduğunda donup kalır. "Annenizle ilişkiniz nasıldı?" sorusu kısa bir "iyiydi" ile geçiştirilebilir. Ama annenizin sizi kucağında tuttuğu bir fotoğrafa bakarken "Bu fotoğrafta ne hissediyorsunuz?" sorusu bambaşka cevaplar getirebilir. Fotoğraf, konuşulacak şeyle aranıza somut bir nesne koyar; bu mesafe bazen konuşmayı kolaylaştırır.

Terapötik Fotoğrafçılıkta Hangi Fotoğraflar Kullanılır?

Fotoğrafla çalışmanın farklı yolları vardır. Hangi yolun seçileceği, kişinin ihtiyacına ve konuşmak istediği konuya göre değişir.

Aile albümleri ve eski fotoğraflar

Çocukluk fotoğrafları, aile toplantıları, düğünler, bayramlar... Bu fotoğraflar aile içindeki ilişkileri, rolleri ve kimin kime yakın durduğunu düşündürebilir. "Bu fotoğrafta kim eksik?", "Neden hep annemin yanında duruyorum?" gibi sorular, aile öyküsüyle ilgili yeni bir konuşma başlatabilir.

Başkalarının sizi çektiği fotoğraflar

Bir başkasının gözünden kendinizi görmek ilginç bir deneyimdir. Bazı fotoğraflarda kendinizi tanıyamayabilir, bazılarında "işte bu benim" diyebilirsiniz. Bu farklar, kendinize dair algınızla başkalarının sizi görme biçimi arasındaki ilişkiyi konuşmaya yardımcı olabilir.

Kendi çektiğiniz fotoğraflar

Neyi çektiğiniz, neyi tekrar tekrar çektiğiniz de bir şey anlatabilir. Hep gökyüzünü mü çekiyorsunuz, hep kalabalığı mı, yoksa hiç insan yok mu? Bunlar tek başına bir anlam taşımaz; ama sizinle birlikte konuşulduğunda düşündürücü olabilir.

Öz portreler

Kendinizi bilinçli olarak, belirli bir duyguyu ya da hâli yansıtacak biçimde fotoğraflamak da kullanılan yollardan biridir. Örneğin "yorgun hâlim" ya da "olmak istediğim hâlim" başlıklı birer fotoğraf çekmek, bu iki hâl arasındaki farkı somutlaştırabilir.

Size ait olmayan fotoğraflar

Dergi, kartpostal ya da internetteki fotoğraflar arasından sizi çeken birkaçını seçmek de bir başlangıç noktasıdır. Neden bu fotoğrafı seçtiğinizi düşünmek, o an içinizde olan bir şeye dikkat çekebilir.

Grup içinde fotoğrafla çalışmak

Fotoğraf etkinlikleri bazen grup hâlinde de yapılır. Örneğin katılımcılar aynı tema üzerine, diyelim ki "ev" kavramı üzerine fotoğraf çeker ve bunları birbirleriyle paylaşır. Aynı sözcüğün her bir kişide bambaşka görüntülere dönüşmesi, farklılıkları görmenin ve başkalarının deneyimlerini dinlemenin sıcak bir yolu olabilir. Grupta paylaşım her zaman gönüllüdür; kimse istemediği bir fotoğrafı göstermeye zorlanmaz.

Fotoğraflar Üzerinden Duygular Nasıl Keşfedilir?

Terapötik fotoğrafçılığın özünde, fotoğrafın "doğru" bir yorumu olmadığı fikri yatar. Bir fotoğrafın ne anlattığını, ona bakan kişi kendisi keşfeder. Uzman ya da çevredeki biri "Bu fotoğrafta mutsuz görünüyorsun, demek ki çocukluğun zor geçmiş" gibi bir yorum dayatmaz; anlam birlikte, sorularla ortaya çıkar.

Fotoğraflarla çalışırken sorulabilecek bazı sorular şunlardır:

  • Bu fotoğrafa baktığınızda ilk ne hissediyorsunuz?
  • Fotoğrafın çekildiği gün hakkında neler hatırlıyorsunuz?
  • Fotoğrafta olmayan, ama olmasını istediğiniz biri ya da bir şey var mı?
  • Fotoğraftaki kişiye şimdi bir şey söyleyebilseydiniz ne söylerdiniz?
  • Bu fotoğrafı kime göstermek isterdiniz, kimden saklamak isterdiniz?

Diyelim ki otuzlu yaşlarında bir kadın, annesinin ölümünden sonra albümleri karıştırırken, hemen her fotoğrafta annesinin ona değil kameraya baktığını fark ediyor. Bu fark ettiği şey, uzun zamandır taşıdığı "görülmeme" duygusuyla ilgili bir konuşmayı açabilir. Ancak burada önemli olan, bu anlamı fotoğrafın değil, kişinin kendisinin kurmasıdır. Aynı fotoğraf bir başkasına bambaşka bir şey anlatabilir.

Fotoğraf geçmişi değiştirmez; ama geçmişe bakarken nerede durduğumuzu görmemize yardım edebilir.

Telefondaki binlerce fotoğraf

Bugün çoğumuzun telefonunda binlerce fotoğraf var; ama bunlara geri dönüp baktığımız pek olmuyor. Eskiden bir film rulosunda sınırlı sayıda kare olduğu için her fotoğraf bir seçimdi. Şimdi ise aynı anı onlarca kez çekip hiçbirine bakmadan galeride bırakabiliyoruz. Terapötik fotoğrafçılık açısından bu bolluk bir fırsat da olabilir: Galerinizde geçen yılın aynı ayına dönüp bakmak, o dönem nelerle meşgul olduğunuzu, kimlerle vakit geçirdiğinizi ve nelerin değiştiğini fark ettirebilir. Hangi fotoğrafları sildiğiniz ve hangilerini saklamaya özen gösterdiğiniz de düşünmeye değer bir ayrıntıdır.

Terapötik Fotoğrafçılık Hangi Durumlarda Kullanılabilir?

Fotoğraflarla çalışmak birçok farklı konuda düşünmeyi destekleyebilir. Bunlardan bazıları:

  • Yas ve kayıp: Kaybedilen birinin fotoğrafları, onunla ilgili anıları paylaşmayı, söylenemeyenleri ifade etmeyi kolaylaştırabilir. Yasın farklı yüzlerini yas süreci yazımızda ele aldık.
  • Kimlik ve geçiş dönemleri: Taşınma, göç, emeklilik, ebeveyn olma gibi dönemlerde "eski ben" ile "şimdiki ben" arasındaki farkı düşünmek.
  • Aile ilişkileri: Aile fotoğrafları üzerinden roller, yakınlıklar ve mesafeler üzerine konuşmak.
  • Beden algısı: Kendi fotoğrafına bakmakta zorlanan kişilerle, bu zorlanmanın arkasındaki düşünceleri anlamak.
  • Yaşlılarla anı çalışması: Eski fotoğraflar, yaşlı bir yakınla geçmişi konuşmanın ve bağ kurmanın sıcak bir yolu olabilir. Bu konuyu anı terapisi yazımızda ayrıca ele alıyoruz.

6 Şubat 2023 depremlerinde evini kaybeden pek çok kişi, en çok aile fotoğraflarının kaybına üzüldüğünü anlatmıştır. Bu, fotoğrafların bizim için yalnızca birer kâğıt parçası olmadığını, kimliğimizin ve aidiyetimizin taşıyıcısı olduğunu gösterir. Kaybedilen fotoğrafların yasını tutmak da konuşulmayı hak eden bir deneyimdir.

Evde Deneyebileceğiniz Terapötik Fotoğrafçılık Alıştırmaları

Aşağıdaki alıştırmalar bir terapi değil, kendinizi gözlemlemenize yardımcı olabilecek yaratıcı etkinliklerdir. Zorlayıcı duygular ortaya çıkarsa ara vermekten çekinmeyin.

  1. Bir haftanın beş fotoğrafı: Bir hafta boyunca her gün, o günü anlatan tek bir fotoğraf çekin. Hafta sonunda beşini yan yana koyun ve kendinize sorun: Bu haftayı bir başlıkla anlatsam ne derdim?
  2. Çocukluk fotoğrafına mektup: Çocukluğunuza ait bir fotoğraf seçin. O çocuğa bugünkü hâlinizle kısa bir mektup yazın. Ne söylemek, neyi sormak isterdiniz?
  3. Sevdiğim yer, zorlandığım yer: Evinizde ya da mahallenizde sizi rahatlatan bir köşeyi ve sizi geren bir köşeyi fotoğraflayın. İkisi arasındaki farkı birkaç cümleyle not edin.
  4. Elleriniz: Gün içinde ellerinizin ne yaptığını fotoğraflayın: çay demlerken, klavyede, çocuğunuzun saçını tararken. Bu küçük anlar size gününüz hakkında ne söylüyor?
  5. Albüm sohbeti: Bir aile büyüğünüzle eski bir albüme bakın ve yalnızca sorular sorun. Bildiğinizi sandığınız hikâyelerin farklı yüzlerini duyabilirsiniz.

Bu alıştırmaları yaparken fotoğrafın "güzel" olması gerekmez. Bulanık, eğri ya da sıradan bir kare de bir şey anlatabilir. Önemli olan teknik değil, fark etmektir.

Mahremiyet ve paylaşım

Çektiğiniz fotoğraflar ve onlar hakkındaki düşünceleriniz size aittir. Bu çalışmaları sosyal medyada paylaşmak zorunda değilsiniz; paylaşmak beğeni beklentisini devreye sokarak süreci değiştirebilir. Fotoğraflarda başka kişiler varsa, özellikle çocuklar, onların mahremiyetini de gözetmek gerekir.

Fotoğrafla Çalışmanın Sınırları Nelerdir?

Fotoğraflar güçlü araçlardır; tam da bu yüzden dikkatli kullanılmaları gerekir. Bilinmesi gereken bazı sınırlar şunlardır:

  • Fotoğraf bir kanıt değildir. Bir fotoğrafta gülümsüyor olmanız o gün mutlu olduğunuzu, asık suratlı görünmeniz de mutsuz olduğunuzu göstermez. Fotoğraf, anın yalnızca küçük bir kesitidir.
  • Fotoğraftan tanı konmaz. Bir kişinin çektiği ya da seçtiği fotoğraflara bakarak onun ruh sağlığı hakkında hüküm vermek mümkün değildir. Fotoğraf, konuşmayı başlatan bir araçtır.
  • Anılar yeniden kurulur. Bir fotoğrafa bakarken hatırladığımız şey, çoğu zaman o fotoğraf hakkında sonradan anlatılan hikâyelerle karışır. Bu, anıların değersiz olduğu anlamına gelmez; yalnızca onları kesin bir kayıt gibi görmemek gerekir.
  • Herkes için uygun olmayabilir. Ağır bir travma yaşamış biri için belirli fotoğraflarla karşılaşmak, destekleyici olmak yerine bunaltıcı olabilir. Bu nedenle zorlayıcı içerikli fotoğraflarla çalışmak, kendi başına değil, bir uzmanla ve kişinin hazır olduğu zamanda yapılmalıdır.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Fotoğraflarla çalışmak bazen beklenmedik güçlü duyguları açabilir. Eski bir fotoğraf, uzun süredir bastırılmış bir anıyı ya da yası canlandırabilir. Aşağıdaki durumlarda bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşmeyi düşünebilirsiniz:

  • Eski fotoğraflara bakmak, günlerce süren yoğun üzüntü ya da kaygıya yol açıyorsa
  • Belirli fotoğraflardan ya da anılardan kaçınmak hayatınızı kısıtlıyorsa
  • Bir kayıp ya da sarsıcı olay sonrasında uzun süredir toparlanamıyorsanız
  • Kendi görüntünüze bakmak sizde yoğun sıkıntı yaratıyorsa
  • Uyku, iştah ya da günlük işlevlerinizde belirgin bir bozulma varsa

Bu belirtiler tek başına bir tanı anlamına gelmez. Ancak bir uzmanla konuşmak, bu duyguları güvenli bir çerçevede ele almanıza yardımcı olabilir. Kendinize zarar verme düşünceleriniz varsa beklemeden 112'yi arayın.

Terapide Fotoğraflar Nasıl Ele Alınır?

Psikolojik destek sürecinde fotoğraflar, konuşmayı başlatan ya da derinleştiren yardımcı araçlar olarak kullanılabilir. Örneğin bireysel terapi sürecinde danışan, kendisi için anlamlı bir fotoğrafı seansa getirebilir; bu fotoğraf üzerinden ilişkiler, anılar ya da duygular konuşulabilir. Bu çalışmalar, kanıta dayalı bir terapi çerçevesi içinde ve danışanın hızına saygı gösterilerek yürütülür.

Bu noktada bilimsel kanıt konusunda dürüst olmak gerekir: Terapötik fotoğrafçılık ve fototerapi üzerine sistematik araştırmalar oldukça sınırlıdır. Yöntem, pek çok uzmanın klinik deneyimde yararlı bulduğu yaratıcı bir araç olarak tanımlanabilir; ancak tek başına bir tedavi yöntemi olarak etkinliği kanıtlanmış değildir. Bu nedenle fotoğraflar, terapinin kendisi değil, terapide kullanılabilecek araçlardan biri olarak düşünülmelidir.

Fotoğraflarla çalışırken gözetilen bazı ilkeler şunlardır:

  • Fotoğrafın anlamını danışan belirler; uzman yorum dayatmaz.
  • Seansa getirilen fotoğraflar gizlilik kapsamındadır; kopyalanması ya da saklanması danışanın açık iznine bağlıdır.
  • Zorlayıcı anıları canlandırabilecek fotoğraflarla çalışırken yavaş ilerlenir ve her görüşme güvenli bir kapanışla bitirilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Terapötik fotoğrafçılık için iyi fotoğraf çekmeyi bilmek gerekir mi?

Hayır. Burada amaç estetik bir fotoğraf üretmek değil, fotoğraf üzerinden kendinizi fark etmektir. Telefonla çekilmiş sıradan bir kare de, eski ve bulanık bir aile fotoğrafı da aynı ölçüde değerli olabilir.

Fototerapi ile terapötik fotoğrafçılık aynı şey mi?

Bu terimler bazen birbirinin yerine kullanılır. Genel olarak fototerapi, bir ruh sağlığı uzmanıyla yürütülen görüşmelerde fotoğrafların kullanılmasını; terapötik fotoğrafçılık ise kişinin kendi başına ya da bir grupta kendini ifade etmek için yaptığı fotoğraf etkinliklerini anlatır.

Ölen bir yakınımın fotoğraflarına bakamıyorum, bu normal mi?

Yasın ilk dönemlerinde fotoğraflara bakmakta zorlanmak sık yaşanan bir durumdur. Kendinizi zorlamanız gerekmez; zamanla bakabilir hâle gelebilirsiniz. Ancak bu kaçınma uzun süre devam ediyor ve hayatınızı kısıtlıyorsa, bir uzmanla konuşmak yardımcı olabilir.

Çocuğumla aile albümüne bakmak ona iyi gelir mi?

Pek çok çocuk, kendi bebeklik fotoğraflarına ve aile hikâyelerine merakla yaklaşır. Birlikte albüme bakmak, aidiyet hissini destekleyen sıcak bir paylaşım olabilir. Çocuğun sorularını yanıtlamak ve onun anlattıklarını dinlemek, fotoğraflardan daha önemlidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler
Okumaya devam edin

İlgili makaleler