Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Drama Terapi Nedir? Psikodramadan Farkı ve Bir Seansın Akışı

Drama Terapi Nedir? Psikodramadan Farkı ve Bir Seansın Akışı

Drama terapi nedir, psikodramadan farkı ne? Rol, hikâye ve doğaçlamayla çalışmanın mantığı, bir seansın akışı ve yöntemin kanıt düzeyi sade bir dille.

Kırk yaşlarında bir kadın düşünün. Annesiyle ilişkisinden söz etmesi istendiğinde boğazı düğümleniyor, birkaç cümleden sonra konuyu değiştiriyor. Ama bir grup çalışmasında, ıssız bir adadaki deniz feneri bekçisinin hikâyesini canlandırırken, bekçinin hiç gelmeyen gemiyi beklerken söylediği sözler ağzından kendiliğinden dökülüyor. Kendi hikâyesini anlatmıyor; ama söylediği her şey bir yerde ona ait. Drama terapi nedir sorusunun cevabı, bu sahnenin içinde saklıdır: Kurgu, doğrudan anlatılamayanı güvenli bir mesafeden ifade etmeye imkân verir. Bu yazıda drama terapinin ne olduğunu, sıkça karıştırıldığı psikodramadan farkını, bir seansın nasıl ilerlediğini, kimler için uygun olabileceğini ve araştırmaların bu yöntem hakkında ne söylediğini ele alıyoruz.

Drama Terapi Nedir?

Drama terapi, rol alma, doğaçlama, hikâye anlatma, canlandırma, maske, kukla ve oyun gibi tiyatro araçlarının psikolojik destek amacıyla, planlı ve güvenli bir çerçeve içinde kullanıldığı bir yaklaşımdır. Amaç iyi bir oyun sergilemek değil; kişinin duygularını fark etmesine, ifade etmesine ve hayatına farklı açılardan bakabilmesine alan açmaktır.

Bu yaklaşımın arkasında basit ama güçlü bir fikir yatar: İnsanlar hayatları boyunca pek çok rol üstlenir. Evlat, ebeveyn, eş, çalışan, arkadaş... Bazen bu rollerden birine sıkışıp kalırız; bazen de içimizde hiç yer bulamamış bir rol bekler. Drama çalışması, bu rolleri sahnede deneme, değiştirme ve genişletme imkânı sunar.

Drama terapide kullanılan başlıca araçlar şunlardır:

  • Doğaçlama: Önceden yazılmış bir metin olmadan, o anda ortaya çıkan bir sahneyi canlandırmak.
  • Hikâye ve mit çalışmaları: Masallar, efsaneler ya da birlikte uydurulan hikâyeler üzerinden çalışmak.
  • Rol alma: Kişinin kendisinden farklı bir karaktere, bir nesneye ya da bir duyguya bürünmesi.
  • Maske ve kukla: Özellikle doğrudan konuşmanın zor olduğu durumlarda, araya bir nesne koyarak ifadeyi kolaylaştırmak.
  • Beden ve hareket: Duyguları sözcüklerden önce bedenle göstermek; bir heykel gibi donup kalmak ya da bir hareketi abartmak.

Burada önemli bir not düşelim: Bir okul gösterisinde rol almak ya da bir tiyatro kursuna gitmek de insana iyi gelebilir. Ama bunlar terapi değildir. Drama terapi, belirli hedefleri olan, güvenli bir ilişki içinde yürütülen ve duyguların dikkatle ele alındığı bir süreçtir.

Drama Terapinin Kökleri: Katarsis ve Tiyatro

Tiyatronun insan ruhuna etkisi üzerine düşünmek çok eskiye dayanır. Aristoteles'e göre tragedya, izleyicide acıma ve korku uyandırarak bir tür arınma, yani "katarsis" sağlar. Bu kavram, drama ile psikoloji arasındaki ilişkinin tarihinde sıkça anılır. Katarsis fikrinin ayrıntılarını merak ediyorsanız katarsis nedir yazısına göz atabilirsiniz.

Ancak bugünkü drama terapi, yalnızca "duyguyu boşaltmak" üzerine kurulu değildir. Duyguyu ifade etmek kadar, onu anlamak, yeni bir bakış açısı kazanmak ve günlük hayata taşınabilecek küçük değişiklikler denemek de önemlidir. Bir sahnede öfkeyi bağırarak dışa vurmak bir başlangıç olabilir; ama asıl çalışma, sonrasında o öfkenin neyi koruduğunu konuşabilmektir.

Drama Terapi Nedir, Psikodramadan Farkı Ne?

Drama terapi ile psikodrama çoğu zaman aynı şey sanılır. İkisi de sahneyi, rolü ve grubu kullanır; ikisi de tiyatrodan beslenir. Ama yaklaşımları arasında belirgin farklar vardır.

Psikodrama, Jacob Levy Moreno tarafından geliştirilmiştir. Moreno, psikodramanın doğum günü olarak 1 Nisan 1921'i, Viyana'daki Komödienhaus'ta yaptığı çalışmayı gösterir. Psikodramada genellikle bir "protagonist", yani başrol oyuncusu vardır ve sahneye çoğunlukla kendi hayatından bir anı, bir ilişki ya da bir çatışma taşınır. Rol değiştirme, ayna ve dublaj gibi teknikler bu çalışmanın temelini oluşturur. Türkiye'de psikodramanın kurumsallaşmasında Prof. Dr. Abdülkadir Özbek'in önemli bir rolü olduğu kabul edilir. Psikodramanın ayrıntıları için psikodrama nedir yazısını okuyabilirsiniz.

Drama terapi ise daha geniş bir araç yelpazesi kullanır ve kişinin kendi hayatını doğrudan sahnelemesini her zaman gerektirmez. Çoğu zaman kurgu, metafor, masal ya da hayal ürünü karakterler üzerinden çalışılır. Yazının başındaki deniz feneri bekçisi örneğinde olduğu gibi, kişi kendi hikâyesine bir karakterin arkasından yaklaşabilir.

Bu farkı şöyle özetleyebiliriz:

  • Psikodramada kişi çoğu zaman "kendisi olarak" sahneye çıkar; drama terapide ise sık sık "bir başkası olarak" sahneye çıkar.
  • Psikodrama genellikle bir protagonistin hikâyesi etrafında şekillenir; drama terapi, grubun birlikte kurduğu hikâyelerle de çalışabilir.
  • Drama terapide kurgunun sağladığı mesafe, doğrudan konuşmanın zor olduğu durumlarda daha yumuşak bir giriş sunabilir.

Bir örnekle somutlaştıralım. İşyerinde sürekli fazla iş üstlenen ve "hayır" diyemeyen biri psikodramada, büyük olasılıkla yöneticisiyle yaşadığı gerçek bir konuşmayı sahneye taşır; bir grup üyesi yöneticiyi canlandırır, kişi bir noktada rol değiştirerek yöneticinin yerine geçer. Drama terapide ise aynı kişi, örneğin herkesin yükünü sırtlanan bir köy postacısını ya da bütün köprüleri tek başına taşımaya çalışan bir dev karakterini canlandırabilir. İki yol da aynı meseleye dokunur; ama biri doğrudan, diğeri dolaylı bir kapıdan girer.

Bu farklar keskin sınırlar değildir; iki yaklaşım birbirinden beslenir ve bazı teknikler ortaktır. Önemli olan, hangisinin kişinin ihtiyacına ve hazır oluşuna uygun olduğudur.

Drama Terapi Seansı Nasıl Geçer? Seans Akışı

Drama terapi seansları bireysel ya da grup olarak yapılabilir. Uygulamalar farklılık gösterse de bir seans çoğunlukla dört aşamada ilerler.

1. Isınma

Seans, bedeni ve zihni çalışmaya hazırlayan basit etkinliklerle başlar. Odada yürümek, isim oyunları, bir duyguyu yalnızca yüz ifadesiyle göstermek ya da bir nesneyi elden ele dolaştırarak ona yeni bir anlam vermek gibi. Isınma, katılımcıların kaygısını azaltır ve grup içinde güven oluşmasına yardım eder. Pek çok kişi ilk seansa "Ben oyunculuktan hiç anlamam" diye gelir; ısınma aşaması, bunun hiç önemli olmadığını yaşayarak görmeyi sağlar.

2. Ana çalışma

Bu aşamada seansın odağı olan çalışma yapılır. Bir masal canlandırılabilir, bir karakter yaratılabilir, bir sahne doğaçlanabilir ya da bir maske yapılıp onun ağzından konuşulabilir. Örneğin bir grupta her katılımcı, uzun bir yolculuğa çıkan bir karakter yaratır ve bu karakterin yanına alacağı üç şeyi seçer. Seçimler çoğu zaman, kişinin kendi hayatında neye tutunduğuna dair ipuçları taşır; ama bu ipuçları zorla yorumlanmaz.

3. Rolden çıkma

Drama terapide çok önemli ama dışarıdan pek bilinmeyen bir aşamadır. Bir role bürünen kişi, o rolü sahnede bırakmalıdır. Bunun için kişi adını yüksek sesle söyleyebilir, rolün kostümünü ya da eşyasını çıkarıp bir kenara koyabilir, kendi gerçek hayatına dair birkaç cümle kurabilir. Bu adım, özellikle zor bir karakteri canlandıranların o duyguyu eve taşımaması için gereklidir.

4. Paylaşım ve kapanış

Seansın sonunda katılımcılar deneyimlerini paylaşır. Burada yorum yapmak, akıl vermek ya da birini eleştirmek yerine, "Bu sahne bana neyi hatırlattı?" sorusu üzerinden konuşulur. Kapanış, kişinin seanstan güvende hissederek ayrılmasını amaçlar.

Kurgu bir maskedir; ama bazen insan, yüzünü ancak bir maskenin arkasından gösterebilir.

Drama Terapi Kimler İçin Uygun Olabilir?

Drama temelli çalışmalar çok farklı yaş gruplarında ve ortamlarda kullanılır. Şu durumlarda kişiye yeni bir kapı açabilir:

  • Duygularını sözcüklere dökmekte zorlananlar: Konuşarak anlatmak zor geldiğinde, bir karakterin ağzından konuşmak daha kolay olabilir.
  • Çocuklar ve ergenler: Oyun ve canlandırma, çocukların doğal ifade biçimine yakındır. Çocuklarla çalışmanın temel mantığı, oyunun çocuğun dili olduğu fikrine dayanır.
  • Sosyal kaygı yaşayanlar: Zor bir konuşmayı ya da bir iş görüşmesini güvenli bir ortamda prova etmek, kişiye cesaret verebilir.
  • İlişkilerinde tekrar eden kalıpları fark etmek isteyenler: Bir sahneyi farklı rollerden yeniden oynamak, alışılmış tepkileri görünür kılabilir.
  • Yas ya da kayıp yaşayanlar: Söylenemeyen bir vedayı sembolik olarak sahnelemek, bazı kişiler için anlamlı olabilir.

Bununla birlikte drama çalışması herkese ve her döneme uygun değildir. Ağır bir kriz döneminde, yoğun travma belirtilerinin sürdüğü zamanlarda ya da gerçeklikle bağın zayıfladığı durumlarda, önce daha yapılandırılmış ve bireysel bir destek gerekebilir. Bu kararı vermek, kişiyi değerlendiren bir uzmanın işidir.

Araştırmalar Drama Terapi Hakkında Ne Söylüyor?

Drama terapi ilgi çekici bir yöntem olsa da bilimsel kanıt tabanı henüz sınırlıdır. Örneğin şizofreni ve benzeri tablolarda drama terapisine ilişkin Cochrane derlemesi (Ruddy ve Dent-Brown, 2007), çalışmaların raporlamasının yetersiz olduğunu ve yöntemin yarar ya da zararının belirsiz kaldığını belirtmiştir.

Sanat temelli yaklaşımların genelinde görülen sınırlılıklar drama terapi için de geçerlidir: Çalışmalar çoğunlukla küçük örneklemlerle yapılır, katılımcılar neye katıldıklarını bildiği için körleme mümkün olmaz, ölçümler çoğu zaman kişinin kendi bildirimine dayanır ve izlem süreleri kısadır. Bu nedenle drama terapiyi, tıbbi tedavinin ya da yapılandırılmış psikoterapinin yerine geçen bir yöntem olarak değil, uygun durumlarda bunlara eşlik edebilecek bir yaklaşım olarak düşünmek daha doğrudur.

Türkiye'de durum

Türkiye'de "drama terapisi" adıyla yasal olarak tanımlanmış ayrı bir meslek unvanı bulunmuyor gibi görünmektedir; bu alandaki mevzuatın güncel olarak izlenmesi gerekir. Psikodrama eğitimi ise uzun süredir dernekler ve enstitüler aracılığıyla verilmektedir. Drama temelli çalışmalar, ruh sağlığı alanında yetkin ve eğitimli kişilerce, gerektiğinde psikoterapiyle birlikte yürütülmelidir. Okullarda ve kurslarda yaygın olan eğitim amaçlı drama ise ayrı bir alandır; bu konuyu yaratıcı drama nedir yazısında ele alıyoruz.

Günlük Hayatta Rol ve Hikâyeden Yararlanmak

Drama terapi bir uzmanla yürütülen bir süreçtir; ama rol ve hikâyenin gücünden gündelik hayatta da küçük ölçülerde yararlanabilirsiniz. Aşağıdaki öneriler terapi değil, kendinizi tanımaya yönelik yaratıcı alıştırmalardır:

  • Zor bir konuşmayı prova edin. Patronunuzdan izin istemek, bir komşuyla apartman gürültüsünü konuşmak ya da bayram ziyaretinde sınır koymak gibi bir durum sizi geriyorsa, söylemek istediklerinizi önce aynanın karşısında ya da güvendiğiniz biriyle yüksek sesle deneyin. Kâğıt üzerinde düşünmekle sesli söylemek arasında şaşırtıcı bir fark vardır.
  • Kendinize üçüncü kişi gibi bakın. Yaşadığınız bir günü, bir romanın kahramanının günü gibi kısa bir paragrafla yazın: "O sabah servise yetişmek için koşarken..." Bu küçük mesafe, olaylara biraz daha şefkatle bakmanızı kolaylaştırabilir.
  • Çocuğunuzla kukla oynayın. Okulda ne olduğunu anlatmayan bir çocuk, bir kuklanın sorusuna bazen daha kolay cevap verir. Burada amaç sorgulamak değil, oyunun içinde kalarak merakla dinlemektir.
  • Bir masalı yeniden yazın. Çocukluğunuzdan bildiğiniz bir masalın sonunu değiştirin. Hangi karakteri kurtardığınız, hangisine söz hakkı verdiğiniz, size kendinizle ilgili bir şey düşündürebilir.

Bu alıştırmalar size zor gelirse ya da beklenmedik bir yoğunlukta duygu uyandırırsa zorlamayın; bunu bir uzmanla konuşmak daha doğru olur.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Bir drama atölyesine katılmak, kendinizi ifade etmenin keyifli bir yolu olabilir. Ama şu durumlarda bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşmeniz yerinde olur:

  • Bir atölyeden ya da çalışmadan sonra günlerce süren yoğun bir sıkıntı, kâbus ya da huzursuzluk yaşıyorsanız,
  • Geçmişte yaşadığınız zor bir olay sık sık zihninize geliyor ve günlük hayatınızı etkiliyorsa,
  • İlişkilerinizde tekrar eden sorunlar sizi tüketiyorsa,
  • Kendinize zarar verme ya da yaşamınıza son verme düşünceleri yaşıyorsanız. Böyle bir durumda beklemeyin; acil durumlarda 112'yi arayın.

Psikoterapide de zaman zaman rol çalışmalarından, canlandırmalardan ya da hayal etme egzersizlerinden yararlanılabilir. Örneğin bilişsel davranışçı terapide zor bir konuşma seans içinde prova edilebilir. Yetişkinlerle yürütülen bu süreç hakkında bireysel terapi sayfasında genel bilgi bulabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Drama terapi seansında ağlarsam ya da çok duygulanırsam ne olur?

Duygulanmak bu çalışmanın doğal bir parçasıdır ve çoğu zaman bir sorun değildir. Seansı yürüten kişi, yoğun duygular ortaya çıktığında tempoyu yavaşlatır, gerekirse çalışmaya ara verir ve kapanışta kişinin kendini güvende hissetmesine özen gösterir.

Drama terapi çocuklarla da yapılır mı?

Evet, oyun ve canlandırma çocukların doğal ifade biçimine yakın olduğu için drama temelli çalışmalar çocuklarla da kullanılır. Çocuğun yaşına ve ihtiyacına göre kukla, masal ya da kısa sahneler tercih edilebilir.

Drama terapi online yapılabilir mi?

Bazı drama temelli çalışmalar, özellikle bireysel seanslarda ve hikâye ya da nesne kullanılarak, çevrim içi ortama uyarlanabilir. Ancak bedenle ve grupla yapılan çalışmalar yüz yüze ortamda daha rahat yürütülür; hangi biçimin uygun olduğu kişinin ihtiyacına göre değerlendirilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler
Okumaya devam edin

İlgili makaleler