Üçtutlar Mah., Merkez / Çorum Salı - Cumartesi, 10:00 - 18:00 0545 177 01 19 eda1erkan@gmail.com TR EN

Deprem Tahmini Korkusu: Açıklamaları Takip Etmeyi Bırakamamak

Deprem Tahmini Korkusu: Açıklamaları Takip Etmeyi Bırakamamak

Deprem tahmini korkusu yüzünden her açıklamayı, her listeyi takip ediyor musunuz? Bu döngünün neden sürdüğünü ve bilgiyle sağlıklı ilişki kurmayı okuyun.

Akşam yemeğinden sonra televizyonda bir tartışma programı açık. Konuklardan biri "beklenen büyük deprem" için bir olasılıktan söz ediyor, diğeri ona itiraz ediyor. Siz ise yarın sabah işe gitmeden önce bu açıklamanın kesilmiş videosunu sosyal medyada üç kez daha izlemiş, altındaki yorumları okumuş ve "son depremler" listesini yenilemiş olacaksınız. Deprem tahmini korkusu, depremin ne zaman olacağını öğrenme isteğinin, bilgi aradıkça büyüyen bir kaygıya dönüştüğü durumu anlatır. Bu yazıda bu döngünün neden bu kadar güçlü olduğunu, bilimin bu konuda neyi söyleyip neyi söyleyemediğini ve bilgiyle daha sağlıklı bir ilişki kurmanın yollarını ele alacağız.

Deprem Tahmini Korkusu Nedir?

Deprem tahmini korkusu bir tanı adı değildir; deprem hakkında yapılan açıklamaları, olasılık hesaplarını ve iddiaları takip etmeyi bırakamamayı ve bu takibin kaygıyı azaltmak yerine artırmasını tarif eden gündelik bir ifadedir.

Bu korkunun özünde, aslında son derece insani bir istek yatar: Tehlikenin ne zaman geleceğini bilmek. Eğer zamanı bilirsek hazırlanabiliriz, kaçabiliriz, sevdiklerimizi koruyabiliriz. Sorun şu ki deprem, zamanı önceden bilinemeyen bir olaydır. Zihin bu bilinmezliğe razı olmak istemez ve cevabı bulmak için her yeni açıklamaya, her yeni iddiaya koşar.

Neden Takip Etmeyi Bırakamıyoruz?

Bir deprem açıklamasını okumak ya da izlemek, kısa vadede bir şeyler yapıyormuşsunuz hissi verir. "Bilgileniyorum, hazırlıklıyım" duygusu, o an kaygıyı biraz yatıştırır. Ancak bu rahatlama birkaç dakika sürer ve ardından yeni bir soru gelir: "Peki öbür uzman ne diyor?"

Bu döngüyü besleyen birkaç psikolojik mekanizma vardır:

  • Belirsizliğe tahammülsüzlük: Bazı insanlar için "bilmemek", kötü bir haberi bilmekten bile daha rahatsız edicidir. Bu kişiler belirsizliği kapatmak için sürekli bilgi arar.

  • Güvence arama: Açıklamaları takip etmek, aslında birinin "merak etme, yakında olmayacak" demesini beklemektir. Ama bu cümle hiçbir bilim insanı tarafından kurulamaz; bu yüzden güvence hiç gelmez.

  • Seçici dikkat: Kaygılı zihin, korkutucu açıklamaları daha çok fark eder, daha uzun hatırlar. Sakinleştirici bilgiler gözden kaçar.

  • Algoritmalar: Bir deprem videosunu izlediğinizde, sosyal medya size benzerlerini daha çok gösterir. Böylece akışınız giderek daha fazla deprem içeriğiyle dolar ve dünya olduğundan daha tehlikeli görünür.

  • Batıl bir nöbet duygusu: Bazı kişiler, açıklamaları takip etmeyi bıraktıkları gün depremin olacağından gizlice korkar. Sanki izlemek, felaketi uzakta tutan bir nöbetmiş gibi hissedilir. Mantık bunun böyle olmadığını bilse de bu his, takibi bırakmayı zorlaştırır.

Bunlara bir de yalnız kalma korkusu eklenebilir. Herkesin konuştuğu bir açıklamayı bilmemek, sohbetten ve topluluktan kopmak gibi gelir. Böylece takip, bilgilenmekten çok "aynı korkuyu paylaşan insanların arasında olmak" ihtiyacına hizmet etmeye başlar.

Bu mekanizmaların sonucu, bilgi aradıkça kaygının arttığı bir kısır döngüdür. Kötü haberleri art arda kaydırmanın ruh sağlığına etkisini kötü haber kaydırma yazımızda ayrıntılı olarak bulabilirsiniz.

Deprem Tahmini Korkusunun Belirtileri

Kendinizde şunları fark ediyorsanız, takip davranışı kaygıyı beslemeye başlamış olabilir:

  • Gün içinde defalarca deprem listelerini ya da uygulamalarını kontrol etmek
  • Küçük bir deprem bildiriminden sonra "büyüğün habercisi mi?" diye saatlerce araştırma yapmak
  • Uzmanların açıklamalarını kelime kelime analiz etmek, aralarındaki çelişkileri çözmeye çalışmak
  • Belirli bir tarih veren iddiaları ciddiye almasanız bile o tarih yaklaştıkça huzursuzlanmak
  • Haberleri izlemediğiniz zamanlarda "bir şey kaçırıyorum" duygusu yaşamak
  • Gece uyanıp telefona bakmak, yatmadan önce son bir kez listeyi kontrol etmek
  • Sohbetlerin, aile toplantılarının, iş arası molaların sürekli depreme kayması

Bu davranışların bazıları zaman zaman herkeste görülebilir. Asıl soru, ne sıklıkta olduğu, ne kadar zaman aldığı ve sonunda sizi daha mı sakin, yoksa daha mı tedirgin bıraktığıdır.

Bilim Ne Diyor, Ne Demiyor?

Bu konuda net olmak, kaygıyı azaltmanın önemli bir parçasıdır. Deprem bilimciler bir bölgedeki fay hatlarını, geçmişteki depremleri ve biriken gerilimi inceleyerek belirli bir zaman aralığında deprem olma olasılığı hakkında değerlendirmeler yapabilir. Ancak bugün dünyanın hiçbir yerinde bir depremin tarihini, saatini, yerini ve büyüklüğünü birlikte önceden belirleyebilen bilimsel bir yöntem yoktur.

Bu bilgi, iki önemli sonuç doğurur:

  1. Belirli bir tarih ya da gün veren iddialar bilimsel değildir. Gezegenlerin dizilimine, hava durumuna ya da hayvan davranışlarına dayanan tahminler, deprem tahmini için kabul görmüş yöntemler değildir.
  2. Bilim insanlarının açıklamaları olasılık dili kullanır. "Önümüzdeki yıllarda yüksek olasılık" gibi ifadeler, "yarın" ya da "bu ay" anlamına gelmez. Ancak kaygılı zihin, olasılığı bir kesinlik gibi duyar.

Yani ne kadar çok açıklama izlerseniz izleyin, öğrenebileceğiniz bilginin bir tavanı vardır. O tavana ulaştıktan sonra yapılan her ek araştırma size yeni bilgi değil, yalnızca yeni kaygı getirir.

Daha fazla açıklama izlemek sizi depreme daha hazır yapmaz; yalnızca daha yorgun yapar. Hazırlık evde başlar, ekranda değil.

Türkiye'de Açıklamalar, Ekranlar ve Bildirimler

Türkiye'de deprem, yalnızca bilimsel bir konu değil, aynı zamanda gündelik gündemin sabit bir parçasıdır. 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından televizyon programlarında, sosyal medyada ve mesajlaşma gruplarında deprem tartışmaları neredeyse hiç dinmedi. Özellikle İstanbul'da yaşayanlar için "beklenen deprem" konuşmaları yıllardır hayatın bir parçası.

Bu ortamda deprem tahmini korkusunu besleyen bazı tanıdık durumlar şunlardır:

  • Aile ve iş yeri mesaj grupları: Biri bir video paylaşır, "doğru mu bu?" sorusu gelir, herkes kendi bildiğini ekler ve kısa sürede ortam gerilir.
  • Kesilmiş videolar: Uzun bir röportajdan alınan birkaç saniyelik bir cümle, bağlamından koparılıp dolaşıma girer ve olduğundan daha korkutucu bir anlam kazanır.
  • Çelişen sesler: Farklı uzmanların farklı vurgular yapması, "kime inanacağım?" sorusunu doğurur ve daha fazla araştırmayı tetikler.
  • Deprem uygulamaları: Her küçük sarsıntı için gelen bildirimler, depremi gün boyu zihinde canlı tutar.

Doğrulanmamış bilgilerin nasıl hızla yayıldığını ve kaygıyı nasıl artırdığını yalan haber ve kaygı yazımızda daha ayrıntılı ele alıyoruz.

Deprem Tahmini Korkusuyla Baş Etmenin Yolları

Bir "bilgi menüsü" belirleyin

Deprem hakkında bilgi alacağınız bir ya da iki resmî ve güvenilir kaynak seçin; AFAD gibi resmî kurumlar ve köklü bilimsel kuruluşlar bunlar arasında sayılabilir. Bunların dışındaki tartışma programlarını, kesilmiş videoları ve isimsiz iddiaları bilinçli olarak menünüzden çıkarın.

Takip için zaman sınırı koyun

Deprem haberlerine günde bir kez, belirli ve kısa bir süre ayırın. Örneğin öğle arasında on dakika. Gün içinde gelen "bir bakayım" dürtüsünü fark edin, adını koyun ve o zamana erteleyin. Yatmadan önceki saatte ise deprem içeriğine hiç bakmamayı deneyin.

Bildirimleri yeniden düzenleyin

Deprem uygulamasının bildirimlerini tamamen kapatmak zorunda değilsiniz. Ancak her küçük sarsıntı için değil, yalnızca bulunduğunuz bölgedeki ve belirli bir büyüklüğün üzerindeki depremler için bildirim almayı seçebilirsiniz. Bu, gün boyu tetiklenmeyi önemli ölçüde azaltır.

"Bu bilgi bugün ne yapacağımı değiştirir mi?" diye sorun

Bir açıklamayı izlemeden ya da bir listeyi yenilemeden önce kendinize bu soruyu sorun. Eğer cevap "hayır" ise, o bilgi size bir eylem değil yalnızca kaygı kazandıracaktır. Yapabileceğiniz şeyleri, yani deprem çantası, aile planı, eşyaların sabitlenmesi gibi adımları zaten yaptıysanız, ek bilgi o gün için bir şey değiştirmez.

Mesaj gruplarında sınır koyun

Aile ya da arkadaş gruplarında deprem videolarının paylaşılması sizi zorluyorsa, bunu nazikçe söyleyebilirsiniz: "Bu videolar beni çok geriyor, birbirimize sadece resmî açıklamaları iletirsek sevinirim." Gerekirse grubun bildirimlerini bir süre sessize almak da kendinizi korumanın meşru bir yoludur.

Belirsizlikle küçük dozlarda karşılaşın

Belirsizliğe tahammülü artırmanın yolu, onu küçük alanlarda deneyimlemektir. Örneğin bir gün boyunca hiç deprem listesine bakmamayı deneyin ve akşam kaygınızın nasıl seyrettiğini not edin. Birçok kişi, başta zor gelse de kaygının beklediğinden daha hızlı azaldığını fark eder.

Enerjinizi ekrandan hayata kaydırın

Deprem içeriği izlemek için harcadığınız zamanın bir kısmını, kontrolünüzde olan şeylere ayırın: Bir yürüyüş, bir arkadaşla buluşma, ertelediğiniz bir iş, çocuğunuzla bir oyun. Bu, korkuyu bastırmak değil, hayatın geri kalanına da yer açmaktır.

Diyelim ki bir muhasebeci, her sabah işe giderken metrobüste deprem açıklamalarını izlemeyi alışkanlık hâline getirmiş. Ofise vardığında içi sıkışık, dikkatini toparlamakta zorlanıyor. Bir hafta boyunca bu yolculukta deprem videoları yerine bir podcast dinlemeyi deniyor ve deprem haberlerine yalnızca öğle arasında on dakika bakıyor. İlk günler eli sürekli telefona gidiyor; ama haftanın sonunda sabahlarının daha sakin başladığını fark ediyor. Deprem hâlâ aklında, ama artık gününü yönetmiyor.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Deprem hakkında bilgi almak, özellikle deprem riski yüksek bir ülkede yaşarken son derece anlaşılırdır. Ancak şu durumlarda bir uzmandan destek almanız faydalı olabilir:

  • Takip davranışı gününüzün önemli bir kısmını alıyor ve sınırlamaya çalıştığınızda başaramıyorsanız
  • Deprem düşünceleri uykunuzu, işinizi ya da ilişkilerinizi belirgin biçimde etkiliyorsa
  • Belirli tarih veren iddialar sizi ciddi biçimde etkiliyor, o tarihlerde evden çıkamıyor ya da işe gidemiyorsanız
  • Deprem korkusu, genel bir gelecek kaygısına ya da sürekli bir tetikte olma hâline dönüştüyse
  • Geçmişte yaşadığınız bir deprem deneyimi, kâbuslar ve ani anılarla geri geliyorsa

Bu tür kaygılar için destek almak isteyen, ancak yoğun iş temposu ya da farklı bir şehirde yaşamak gibi nedenlerle yüz yüze görüşmeye vakit bulamayanlar için online terapi de bir seçenektir.

Terapide Deprem Tahmini Korkusu Nasıl Ele Alınır?

Terapide amaç, deprem riskini yok saymanızı sağlamak değil; bu riskle, hayatınızı ele geçirmesine izin vermeden yaşayabilmenizi desteklemektir.

Bilişsel davranışçı terapi çerçevesinde önce takip davranışlarının işlevi incelenir: Hangi durumda, hangi düşünceyle bilgi aramaya başlıyorsunuz ve bu arama sonunda ne hissediyorsunuz? Bu döngü görünür hâle geldiğinde, değişim için başlangıç noktaları da netleşir.

Belirsizliğe tahammül çalışmaları, kişinin "bilmemek" durumuyla ilişkisini değiştirmeyi hedefler. Belirsizliği ortadan kaldırmak mümkün olmadığından, onunla birlikte yaşayabilme becerisi adım adım güçlendirilir.

Güvence arama davranışlarının azaltılması, terapinin önemli bir parçasıdır. Liste kontrolü, açıklama izleme ve başkalarına "sence olacak mı?" diye sorma gibi davranışlar, kişinin hızına göre kademeli olarak azaltılır ve bu sırada kaygının kendiliğinden azaldığı deneyimlenir.

Endişe zamanı tekniğiyle, gün boyuna yayılmış deprem düşünceleri belirli bir zaman dilimine toplanır. Bu, düşünceleri bastırmadan onlara bir sınır koymayı sağlar.

Bazı kişilerde deprem tahmini korkusu, daha eski ve derin bir "her an kötü bir şey olabilir" inancıyla bağlantılıdır. Bu inancın kökleri, şema odaklı bir bakışla çocukluk ve ergenlik yaşantılarında aranabilir ve terapide birlikte anlamlandırılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Deprem uygulamasının bildirimlerini kapatmalı mıyım?

Tamamen kapatmak zorunda değilsiniz. Bildirimleri yalnızca yaşadığınız bölge ve belirli bir büyüklüğün üzerindeki depremlerle sınırlamak, hem bilgilenmenizi sağlar hem de gün boyu tetiklenmenizi azaltır. Bildirimler sizi yine de çok zorluyorsa, bir süre kapatıp kaygınızın nasıl değiştiğini gözlemleyebilirsiniz.

Uzmanların açıklamalarını hiç dinlememek sorumsuzluk olur mu?

Hayır. Önemli olan, bilgiyi güvenilir kaynaklardan ve sınırlı dozda almaktır. Bina güvenliği, hazırlık ve aile planı gibi yapılabilecek şeyleri yaptıysanız, her yeni açıklamayı takip etmek sizi daha güvende yapmaz.

Belirli bir tarih verilen tahminlere neden yine de tedirgin oluyorum?

Aklınız bu iddiaların bilimsel olmadığını bilse bile, kaygılı bir zihin "ya doğruysa" ihtimaline takılabilir. Bu, sizin saf ya da mantıksız olduğunuz anlamına gelmez; belirsizliğin zihin üzerindeki etkisini gösterir. O tarihte de günlük rutininizi sürdürmek, bu tür iddiaların gücünü zamanla azaltır.

Gece uyanıp son depremler listesine bakıyorum; bu alışkanlığı nasıl bırakırım?

Telefonu yatak odasının dışında şarj etmek ya da gece saatlerinde uygulamaya erişimi sınırlamak ilk adım olabilir. Uyandığınızda listeye bakmak yerine yavaş nefes vermeye odaklanın. Kontrol etmeden geçen her gece, bu alışkanlığın gücünü biraz daha azaltır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yaşadığınız güçlükler için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.

Yazar

Eda Erkan Alapala

Klinik Psikolog. İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans mezunu; bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi ve çocuk-ergen psikoterapisi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır.

Eğitimler
Okumaya devam edin

İlgili makaleler